Değişen savunma anlayışı
Son on yıldır, teknik adamlar, bir kaç istisna dışında, takımlarına ağırlıklı olarak üçlü savunma uygulatıyor. Bu sezon teknik adamların giderek üçlü savunma ısrarcılığını terk ettiği ve dörtlü savunma ile oynama yollarını zorladığı gözleniyor.
Üçlü savunma kurgusu uygulamasında sarkık libero ile oynanması bir oyuncunun pasif kullanılması anlamına geliyor.
Çakılı liberolu üçlü savunma oynayan takımların bu dezavantajlarını, avantaja dönüştürebilmelerinin yolu ise hareketli libero uygulamasına geçmeleri ile mümkün. Üçlü savunma ile oynayan takımlar arasında böyle bir şansı değerlendirebilme önceliği, Ümit Özat gibi çok yönlü bir liberoya sahip olan Fenerbahçe'nin bulunuyor. Kuşkusuz dörtlü savunma uygulaması, futbol takımlarına oyun alanında bir fazla aktif adama sahip olma avantajı getiriyor. Üçlü savunmaya tercih edilmesinin gerekçesi de bu noktada yatıyor. Bu sistem değişikliği savunma bloğunun göbeğinde tandem oynanmasını gerektiriyor. Yani, bu görevi üstlenen oyuncuların oyun içerisinde bir birini tamamlaması lazım. Bir birine kademe yapması yanısıra aynı zamanda rakip hücum oyuncularına etkili markaj yapma kapasiteleri olmalı. Her iki oyuncu hem libero hem de stoper niteliğini taşımalı.
Top tekniği, çabukluk ve sezgi yeteneğinin gelişmişliği gibi faktörleri bu görevi üstlenen oyuncuların seçiminde dikkat edilmesi gerekli hususlar olarak öne çıkarıyor.
Ülkemizde dörtlü savunma anlayışının en iyi uygulayıcısı, Popescu ve Bülent Korkmaz'ın çabukluklarını korudukları dönemdeki, Galatasaray'dı. Tabii önliberoda gününde bir Suat ile birlikte...
En riskli olarak da, mevcut uygulaması ile Gençlerbirliği gösterilebilir. Ankara takımı savunmanın göbeğinde her ikisi de ağır ve klasik stoper olan oyuncular kullanıyor. Dahası, önliberosuz oynuyor.
İster üçlü isterse dörtlü savunma uygulansın, günümüz futbolunun önliberolu oynanma gibi olmazsa olmaz bir diğer koşulu bulunuyor. Önlibero görevini üstlenen oyuncularda aranan meziyetlerin ilk sırasında; top tekniği ve tek top oynama özellikleri kadar defansif özelliği de sahip olması gösterilebilir.
Super 1. Lig'de, her iki savunma anlayışının dışında, bir başka sistem ile oynayan takımlarda bulunuyor. İkili savunma ile oynayan Ankaragücü, bu tarz değişkenliği yakalayan takımlar bakımından, bazı eksiklikleriyle beraber verilebilecek en yerinde örnek. Ankara takımı, Pareira'nın gerek dünya şampiyonu olan Brezilya'ya gerekse Türkiye 1. Lig şampiyonu olan Fenerbahçe'ye uygulattığı savunma anlayışına çok yakın bir uygulama içerisinde. Burada, İsmet gibi; gerektiğinde savunmasının kademesini de alabilen, bir önliberoya sahip olunmasının getirdiği avantaj göz ardı edilmemeli...
i.kibrizli@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
19/
07/
2001...
Kritik mevkiler
21/
07/
2001...
Hadi bakalım...
25/
07/
2001...
Son çırpınışlar...
28/
07/
2001...
Hem kaleci hem de libero
01/
08/
2001...
Bundan sonrası, kaos...
02/
08/
2001...
Galibiyet yanıltmasın
04/
08/
2001...
Özleyeceğiz...
08/
08/
2001...
Zayıf ekonomi, şaşkın TL!..
11/
08/
2001...
Bir'i sevinecek üç'ü üzülecek
15/
08/
2001...
Kendimizi daha fazla aldatmayalım!
|