Truva'da uygarlık izi
Alman arkeolog Prof. Dr. Korfmann başkanlığındaki kazı heyeti at kemikleri ve beyin ameliyatı yapılmış bir kafatasını ortaya çıkardı. Korfmann "Truva hayal değil. 6. Truva'dan itibaren uygarlık başlıyor." dedi.
Truva'da 15 yıldan bu yana, Schliemann'dan sonra en kapsamlı kazıları gerçekleştiren uluslararası kazı heyeti başkanı Alman arkeolog Prof. Dr. Manfred Korfmann, son yapılan kazılarda, 6. Truva'dan itibaren uygarlık belirtilerine rastladıklarını bildirdi.
Tarihi Yalı Hanı'nda, kazılarla ilgili bir söyleşi yapan Korfmann, "Truva'da altın değil, bilim arıyoruz." diyerek, bunun sonuçlarını da görmeye başladıklarını söyledi. Truva'nın, "birkaç yıkık duvardan" oluşmadığının yapılan kazılarla anlaşıldığını, Truva'nın bilinenden çok geniş bir alanı kapsadığını anlatan Korfmann, şöyle dedi:
"Son yaptığımız kazılarda, 6. Truva'dan itibaren uygarlık belirtilerine rastlıyoruz. Örneğin; 5. Truva'da hiç olmayan at kemikleri, 6. Truva'da yoğun olarak görülüyor. Demek ki; bu dönemde Mısır'da olduğu gibi, süslü savaş arabaları ve onları çekmek için atlar getirtilmiş veya yetiştirilmiş. Bunun yanında, su tünelleri ve küçük bir baraja rastladık. Buradan kente su verildiği anlaşılıyor. Şu anda tünellerden geçebilmek için bele kadar suya girmek gerekiyor. Ayrıca bu dönemde bir beyin ameliyatının da yapılmış olduğunu, bulduğumuz bir insan kafatasının incelenmesi sonucu öğrendik. Kafatasının tomografisini çektirdik. Beyninde ur olan bir hastaya yapılan ameliyatın başarısızlıkla sonuçlanıp, hastanın öldüğünü tespit ettik."
Kuşkular sona erdi
"Bir dönemde, Truva'nın (İllios), bir şehir olup olmadığına dair kuşkular vardı." diye konuşan Korfmann, eskiden olduğu gibi günümüzde de birçok bilim adamının "İlyada" daki "Truva" kentinin "şiirsel bir hayal ürünü" olduğunu iddia ettiklerini, bazı bilim adamlarının da Schliemann'dan beri Homeros'un anlattığı olayların tarihsel bir arka plana sahip olduğunu ve İlyada'nın bir tarih kitabı gibi okunabileceğini kabul ettiklerini söyledi.
"Bilim adamları karar versin"
Bu dönemde yapılan kazılarda, Truva'nın aşağı şehrindeki büyük bir alanda, birbirine bitişik Truva 6 ve 7. dönemine ait taş binaları ortaya çıkarmaya çalıştıklarını, buluntuların Truva Savaşı ile özdeşleştirilen "M.Ö. 13. ve 12. yüzyıla ait olduklarının anlaşıldığını belirten Korfmann, şöyle konuştu: Korfmann, "Tarihe merakı olan herkesi, bu önemli bulguları görmek için Truva'ya davet ediyoruz. Homeros'un Truva'sının (şiirsel bir hayal ürünü) ya da (tarihsel) bir öze dayanıp dayanmadığına diğer bilim dalları karar versin. " dedi.
Korfmann, son buluntularla ilgili düzenleme çalışmalarının devam ettiğini, bu yerlerin önümüzdeki dönemlerde ziyarete açılacağını kaydetti.
Okul kayıtları bugün başlıyor
İlköğretim okullarına ve genel liselere kayıtlar bugün başlıyor. Kayıt işlemleri, okullar açılıncaya kadar sürdürülecek. Bazı illerde kayıt tarihleri, valiliklerin vereceği karara göre değişiklik gösterebilecek.
Kayıt şartlarına ilişkin bilgiler okullarda duyurulacak. 2001–2002 eğitim–öğretim yılı 10 Eylül 2001'de başlayacak. 11–25 Şubat 2002 tarihleri arasında yarıyıl tatili yapılacak ve eğitim–öğretim yılı 14 Haziran 2002'de sona erecek.
Fen ve Anadolu ile yabancı dil ağırlıklı liselere kayıt takvimi ise şöyle:
FEN VE ANADOLU LİSELERİ: Kesin kayıtlar 20–24 Ağustos, ön kayıtlar 27–31 Ağustos, ön kayıt sonucu kesin kayıtlar 4–7 Eylül günleri arasında yapılacak.
ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSELERİ: Yetenek sınavlarını asıl listeden kazanan öğrencilerin kesin kayıtları, tüm Anadolu güzel sanatlar liselerinde 27–31 Ağustos 2001 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Açık kontenjan kalması durumunda, yedekten kayıt hakkı kazanan öğrencilerin listeleri, 31 Ağustos 2001 günü ilan edilecek. Bu öğrencilerin kayıtları ise 3–6 Eylül 2001 tarihlerinde yapılacak.
YABANCI DİL AĞIRLIKLI LİSELER (SÜPER LİSELER): Bu liselerin hazırlık sınıflarına ön kayıtlar 27–31 Ağustos 2001 tarihleri arasında kabul edilecek. Öğrencilerin kesin kayıt işlemleri 4–6 Eylül günleri arasında yapılacak. Okulda boş kontenjan bulunması halinde 13–14 Eylül 2001 tarihlerinde listedeki sıraya göre kayıt gerçekleştirilecek.
"Kayıt parası ödemeyin"
Eğitim–Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, öğrenci velilerinin okullara kayıt sırasında "herhangi bir ücret ödememeleri gerektiğini" ifade ederek, "Türkiye, okul yönetimlerini tahsildar olmaktan kurtaracak önlemleri almalı, bu soygunu durdurmalıdır." dedi. Dinçer, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kayıt sırasında okul yönetimlerinin para talep etmesinin yasal olmadığını açıklamasına rağmen, bunun "hiçbir yaptırımının bulunmadığını" savundu. Okul yönetimlerince talep edilecek paranın asgari 10 milyon lira olacağını ifade eden Dinçer, her kayıt döneminde, öğrenciden trilyonlarca lira toplandığını savundu. Dinçer, şöyle konuştu: "Hiçbir veli, öğrenci kaydında hiçbir ücret ödemek durumunda değildir. Veliler, karşılaşacakları her türlü baskıda şubelerimize başvurabilirler. "
7 ayda 7 trilyon
Açık hava müzesi niteliğindeki Ege Bölgesi'nde bulunan ören yerleri ve müzeler, adeta darphane gibi para basıyor.
Müzeleri, bu yılın ilk 7 ayında gezen 2 milyon 351 bin 563 yerli ve yabancı ziyaretçi, gişelere yaklaşık 7 trilyon lira ödedi. Sadece Efes Müzesi ve Antik Kenti'ni 7 ayda gezen 839 bin kişi, 4 trilyon 134 milyar lira giriş ücreti ödedi. Batı Anadolu'daki 5 ilde, bu yılın ilk 7 ayında müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı ile ödedikleri ücretler şöyle:
İZMİR: 7 ayda 1 milyon 291 bin 135 kişi ziyaret etti. Ziyaretçiler, toplam 4 trilyon 971 milyar 452 milyon 850 bin lira ödedi.
DENİZLİ: 523 bin 712'si yabancı olmak üzere toplam 626 bin 414 kişi gezdi. Bırakılan para toplamı ise 1 trilyon 797 milyar 550 milyon lira oldu.
AYDIN: 275 bin 581 kişi gezerek, 503 milyar lira giriş ücreti ödedi.
MANİSA: İlk 7 ayda müze ve ören yerlerini gezen 27 bin 764 kişi toplam 41 milyar 646 milyon lira ücret ödedi.
MUĞLA: Yılın ilk 6 ayında müze ve ören yerleri gişelerine 130 bin 669 ziyaretçi, 383 milyar 984 milyon 700 bin lira ödedi.
Cepte adil rekabet
Bir yılı geride bırakan Telekomünikasyon Kurumu, sektörde adil ve serbest rekabetin etkili olabilmesi için bir dizi projeyi hayata geçiriyor.
Telekomünikasyon Kurumu (TK)'nın bir yıllık çalışmalarını ve hedeflerini Zaman'a değerlendiren TK Başkanı Mehmet Yurdal, öncelikle kurumun işleyişine ilişkin yönetmeliklerin çıkarıldığını belirtti.
"23 Temmuz 2001'de 4502 sayılı yasanın verdiği yetkiye dayanarak, Türk Telekom, Turkcell, Telsim, Aria ve Aycell şirketleri ile Görev, GSM Görev ve İmtiyaz Sözleşmeleri imzalanarak şirket sözleşmeleri yenilenmiş oldu." diyen Yurdal, üçüncü nesil mobil sistemi olan UMTS lisanslarının verilmesi ile ilgili olarak hazırlanan teklif raporunun Ulaştırma Bakanlığı'na sunulduğunu kaydetti.
Danışma Konseyi kuruluyor
Türkiye'de, adil ve serbest rekabete dayalı dinamik bir telekomünikasyon sektörü hedefine ulaşabilmek için "Telekomünikasyon Politikaları Danışma Konseyi" oluşturulacağını açıklayan Yurdal, "Bu konseyin vakıf şeklinde örgütlenmesine ilişkin çalışmalar sürüyor. Vakfa katılımla ilgili olarak sektördeki işletici/işletmecilerin başvuruları alındı. Monitör altyapısının bütünüyle ve Türkiye genelinde kurularak faaliyete geçirilmesi amacıyla Milli Monitör Sistemi Projesi Mayıs 2001'den bu yana yürütülmektedir. Bu proje ile spektrum izleme, spektrum denetleme ve spektrum yönetimi için gerekli veritabanı ortamı oluşturulmuştur." dedi.
'Baz endişesi yersiz'
Telekom'un itirazlarına yol açan Şebekelerarası İrtibat ve İşbirliği Sözleşmesi'ne de değinen Mehmet Yurdal, 'operatörlerin kendi aralarında imzalanıyor olmasına rağmen bir sorun yaşanmaması için Telekomünikasyon Kurumu Standart Referans Ara Bağlantı Tarifesi hazırlıklarını sonuçlandırmak üzere olduklarını' vurguladı. Yurdal, Aria'nın Turkcell ve Telsim'den roaming talebi ile ilgili olarak TK'da üç operatör yetkilisinin kendi başkanlığında bir araya getirildiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
Endişeler yersiz
"Eğer anlaşma sağlayamazlarsa 406 sayılı yasanın 10. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak kurum roaming anlaşmasının hüküm ve şartlarını belirleyecek. Aycell'in de ulusal roaming başvurusu geldi. Aria ile ilgili olarak yapılacak düzenleme onu da kapsayacak."
Baz istasyonları konusunda gündeme getirilen endişelerin bilimsel ve gerçek bir temele dayanmadığını anlatan Yurdal, genel halk için uluslararası standartlarda belirtilen CENELEC ve ICNIRP değerlerinde koruma oranının 50 kat koruma oranı içerdiğini, buna karşılık bu oranın ülkemizde 800 kata yükseltildiğinin altını çizdi.
Marmaris'teki yangın kontrol altına alındı
Marmaris'in İnbükü mevkiinde dün çıkan orman yangınının kısmen kontrol altında tutulduğu bildirildi. Yangında, şu ana kadar yaklaşık 130 hektar alan tahrip oldu.
Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, MarmarisDatça arasındaki MTA kampı civarında başlayan yangını söndürme çalışmalarına, sabahın erken saatlerinde yeniden başlandı. Yangın söndürme çalışmalarına Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün 4 helikopterinin yanı sıra Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nden de 2 helikopter katılıyor. 300 orman işçisi ile 60 kişilik askeri birliğin ve vatandaşların yoğun çabaları sonucu, yangının kısmen kontrol altına alındığını ifade eden yetkililer, yangının, kuzey bölgesi ve deniz yönünde henüz kontrol altına alınamadığını söylediler.
Yetkililer, MTA kampı yakınında başlayan yangının, 60 hektarlık sahada tamamen kontrol altına alındığını, bu bölgeye çok yakın yerde başlayan 2. yangının ise gece saatlerinde 40 hektarlık sahaya yayılmışken, sabah saatlerinde 70 hektara ulaştığını belirttiler. Yetkililer, "Birbirine çok yakın 2 noktada çıkan yangında şu ana kadar toplam 130 hektar çam ormanı tahrip oldu." dediler. Yangının çıkış nedeninin elektrik direğindeki yalıtım fincanlarının patlayarak kıvılcım çıkarması olduğunun tahmin edildiğini kaydeden yetkililer, konuyla ilgili soruşturmaya devam edildiğini bildirdiler.
Almanlara Dadaş çorabı
Erzurum'da faaliyet gösteren Kar Tekstil Örme Sanayii, 17 çalışanı ile Almanya'ya ayda 100 bin çift çorap ihracaatı yapıyor.
Ekonomik kriz karşısında pes etmeyen girişimci işadamları yüzümüyü güldürüyor. 1997 yılında birkaç küçük esnafın bir araya gelmesi ile kurulan Kar Tekstil Örme Sanayii, ürettiği çorapları yurtdışı piyasasına da sokmayı başardı. Kar Tekstil Örme Sanayii Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Çelebi, 700 metrekare kapalı alan üzerine kurulan çorap örme atölyesinde bilgisiyarlı 10 makinede aylık 120 bin çift üretildiğini söyledi.
Havlu ve düz desen olarak üretilen çorapların desenlerinin bilgisayarlı makinelerde yapıldığını belirten Çelebi, 2001 yılı başlarında üretim ve makina sayısını ikiye katlamayı düşündüklerini, ancak kriz sebebiyle bunu gerçekleştiremediklerini açıkladı. Çelebi, uzun uğraşlar sonucu dış pazara yöneldiklerini ve ilk etapta bir Alman firması ile anlaştıklarını ifade ederek, her ay 100 bin çift çorap bağlantısı yaptıklarını bildirdi. Ayda 120 bin üretim kapasiteleri bulunduğunu kaydeden Çelebi, makine sayısını 10'dan 20'ye, ihracatı da 100 binden 200 bine çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Bu arada Kar Tekstil Örme Sanayii Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu 2. Başkanı Fatih Kırsaç ise, şu anda yüzde 80 kapasite ile çalıştıklarını hatırlatarak, bu oranı artırmak için gerekli çalışmalara başladıklarını bildirdi. Doğu Anadolu Bölgesi'nde ilk kez çorap ihracatı yapan firma olduklarına dikkat çeken Kırsaç şunları söyledi:
"Ürettiğimiz malın yüzde 80'ini ihracat yapıyoruz, yüzde 20'sini de iç pazara sunuyoruz. Hedefimiz iç pazarda da önemli bir paya sahip olmak. Bunun için de gerekli girişimlerimizi başlattık."
İngiltere'ye tahin, ABD'ye meyan kökü
Toplam 218 ülkeye dönük, 15 bin 524 çeşit ürün ve 24 bin 933 ihracatçı firması ile dünya ticaret sahnesinde yer alan Türkiye, tekstil, konfeksiyon, demirçelik ve tarımsal ürünler gibi klasik ürünlerin dışında, akla gelmeyecek kadar ilginç ürün talepleriyle karşılaşıyor.
DİE raporlarına göre, dünyanın en büyük pazarlarından biri olarak Almanya ve Amerika pazarının miktar ve kalem olarak Türk ürünlerine talebi daha fazla olurken, bunu İtalya, Fransa, İngiltere, İspanya, İsrail ile Arap ülkeleri başı çekiyor.
Uzun yıllar boyunca, Türkiye'den alışılagelmiş ürünleri talep eden uluslararası piyasalar, son yıllarda nargileden kilime ve oyalara, yufkadan nazar boncuğuna, dansöz kıyafetinden yöresel giysilere, namaz takkesinden ikinci el giysilere, kadın saçından kına, çömlek, kuş tüyü yorgana hatta köpek kılı, kedi ve koyun bağırsağı ile kayısı ve kiraz çekirdeğine kadar çok sayıda ilginç mal istiyorlar. Türkiye'de basılan Kur'an'a ise Avrupa ülkelerinden yoğun talep olduğu bildiriliyor. Sektör temsilcileri, Türkiye'de özgün malların kâr marjının yüksek olduğunu, fakat ihraç edecek ihtisaslaşmış ve organize olmuş şirketlerin az bulunduğunu belirttiler.
Gelen talepler
Türkiye'ye gelen mal taleplerinden bazıları ise şöyle: ABD: Meyan kökü, mendil, gümüş eşya ve mücevherat, salça, dansöz kıyafeti ve otantik giysiler, çömlek, baharat. Almanya: Silah, tavuk bacağı, fındık, çörek otu yağı, şal, lens, gözlük. Fransa: Doğada çıkan bitkiler, yabani mantar, geleneksel Türk yemekleri konserveleri, örme giyim, antika, sakız hammaddesi, jilet, kemik yağı, tıbbi malzemeler, Türk yemekleri kitabı, saksı, ütü masası, defolu mallar, kayısı ve kiraz çekirdeği. İngiltere: Tahin, helva, namaz takkesi, seccade, muhtelif Türk sosları, Kur'an–ı Kerim. Hollanda: Hasta sedyesi, döner makineleri ve bıçağı, Türk motifli ev dekorasyonu eşyaları, kilim, gübre, mayo. Kore: Tuvalet ve banyo aksesuvarı, hayvan yemi, silikonlu demir, nargile, hoparlör, kedi bağırsağı, tavuk bacağı. İspanya: Ayna, çerçeve, video ve fotoğraf makineleri, yufka ve hamur işi, çakmak, mum, balon, dantel, dondurma külahı, yabani mantar, tuvalet kağıdı. Portekiz: Şapka, anahtarlık, çakmak, plastik hortum, çocuk bezi. Danimarka: Pipo, dantel, mutfak eşyaları, kadın saçı, kan torbası, çiçek yetiştirmek için toprak, haşhaş tohumu. Macaristan: Deniz tuzu, kuru soğan ve sarımsak.
Yağmur balıkçıları durduramadı
Genci yaşlısı demeden olta ile balık tutma hobisi olanlara özellikle hafta sonları ev sahipliği yapan Haliç, dün yine İstanbulluların akınına uğradı.
Oltasını kapan 7’den 70’e herkes, havanın kapalı ve yağışlı olmasına aldırış etmeden Haliç’i doldurdu. Balık tutma meraklılarının yanı sıra, kriz sebebiyle pazardan balık alma gücü olamayan vatandaşların da gelmesiyle birlikte Haliç kıyıları neredeyse, oltalı balık avlayan vatandaşlardan geçilemez oldu. Erdal Şen / İSTANBUL (cha)
Nefesler tutuldu
İçel'in Anamur ilçesindeki Çukurpınar Yaylası'nda bulunan Peynirlik Mağarası'na iniş yapan Boğaziçi Üniversitesi Mağaracılık Kulübü üyesi 6 dağcı ile irtibat kesildi.
Boğaziçi Üniversitesi Mağaracılık Kulübü'nden, Peynirlik Mağarası inişini gerçekleştirmek üzere bölgede bulunan ekiplerin sorumlusu Hüsam Süleymangil, kimisi 4 gün önce olmak üzere Hüseyin Demir, Hüseyin Kuyumcuoğlu, Güneri Tuncer, Süha Yararbaş, Oğuz Karaçuka ve Mehmet Ali Özel'in çeşitli zamanlarda mağaraya girdiklerini bildirdi. Önceki günkü şiddetli yağış nedeniyle, mağara girişinde, yaklaşık bir metreyi bulan su toplandığını ve içeriye aktığını belirten Hüsam Süleymangil, sorunu çözümlemek için konuyu İçel Sivil Savunma Müdürlüğü'ne ilettiklerini ve daha sonra da bu yönde çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Süleymangil, şunları kaydetti: ''İrtibatımız dün saat 21.00 sıralarında kesildi. Telefonun kablosu yaklaşık 700 metre. Arkadaşlarımız çeşitli kademelerde bulunuyorlar; ama 900 metreye inildiğini sanıyoruz. Bu nedenle mahsur kalıp kalmadıklarını bilmiyoruz. Ancak, hepsi tecrübeli, yeterli yiyecek ve giyecekleri var. Gerekli aydınlatma aletleri de bulunuyor. Ekip arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor.''
Kurtarma timleri bölgede
Bölgeye hareket eden AKUT ekibi ile ilgili bilgi veren Zeynep Aktosun ise 6 mağaracının en derine inme alanında dünya rekoru kırmak amacı ile mağaraya inmek istediklerini; ancak yağış nedeni ile mahsur kaldıklarını kaydetti.
Bu arada İçel Sivil Savunma Müdürü Abdullah Kandemir başkanlığındaki ekipler, bölgede bulunurken, dün de Türk Silahlı Kuvvetleri Özel Kuvvetler Arama Kurtarma ekibi, helikopterle olay yerine geldi. Dünyanın en derin sekizinci mağarası olduğu bilinen Peynirlik Mağarası'nın derinliğinin bin 700 metreyi aştığı sanılıyor. (Ümit Pıtır)
Zimmete tutuklama
Zimmete para geçirmek ve evrakta tahrifat yapmakla suçlanan Afyon'un Dinar İlçesi Belediye Başkanı Muhammet Yıldırım, hakkında tutuklama kararı çıkınca, orta- dan kayboldu.
Şikayetler üzerine 2 bakanlık müfettişinin 10 gündür Dinar Belediyesi'nde yaptığı incelemeler sonucunda, Dinar Cumhuriyet Savcılığı, önceki gece belediyede çalışan 16 personel ile Başkan Muhammet Yıldırım'ın gözaltına alınması talimatını verdi. Belediye personelinin 12'si gözaltına alınırken, 4'ü serbest bırakıldı. Ancak Belediye Başkanı Muhammet Yıldırım bulunamadı.
Gözaltına alınan belediye çalışanları, hesap işleri eski müdürü Lütfi Karataş, yine hesap işleri eski müdürü Feridun Erdal, hesap işleri yeni müdürü Ramazan Aygün, itfaiye eski amiri Coşkun Özpınar, itfaiye yeni müdürü Rüstem Yıldız, makam şoförü Mehmet Ali Kaşlı, tahakkuk memurları Osman Aygündüz, Hüseyin Özcan, Ali Yılmaz, akaryakıt işletme müdürü Güngör Yıldırım, tanzim satış fon saymanı Osman Kılıç, fon saymanı Mehmet Serdar Akgün, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler. Dinar Belediyesi'nde görevli, zabıta amiri Yaşar Dönmez, tahsildar Halit Özpınar, park ve bahçeler müdürü Zafer Altıntaş ile gelir şefi Selami Sezer tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Afyon Valisi Ahmet Özyurt, Belediye Başkanı Muhammet Yıldırım'ın arandığını, öte yandan idari soruşturmanın da devam ettiğini bildirdi.
Haftayı yağışla karşılıyoruz
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, bugün, Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve batısı ile İç Ege ve Marmara'nın doğusunda yağış bekleniyor.
Yağışlar, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış şeklinde olacak. Yarın Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Marmara'nın batısı, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri açık, diğer yerler ise parçalı ve az bulutlu olacak. 22 Ağustos Çarşamba günü Marmara'nın batısı ile İç ve Doğu Anadolu'nun kuzeyinde parçalı ve az bulutlu, diğer yerlerde ise açık bir hava bekleniyor.
Gurbetçilerin dönüş çilesi
Almanya'nın Düsseldorf kentine gitmek üzere otobüslerle Ankara'dan İstanbul'a getirilen yaklaşık 300 gurbetçi, 3 gündür Atatürk Hava Limanı'nda uçak bekliyor.
Dış Hatlar Terminali gidiş katında bekleyen gurbetçiler, geçtiğimiz ay Almanya'daki "Ege Tur" adlı şirketten Ankara'ya gidiş–dönüş uçak bileti aldıklarını söylediler. 14 Ağustos'ta Ankara'dan Düsseldorf'a gitmek üzere Esenboğa Hava Limanı'na gittiklerini; ancak tur şirketinin uçak bulamaması nedeniyle yola çıkamadıklarını anlatan gurbetçiler, zamanında gidemedikleri için çocuklarını okullarına gönderemeyeceklerini kaydettiler. İSTANBUL (cha)
Sigara savaşı kızışıyor
Türkiye'de ilk yabancı-yerli sigara ortaklığı olan PM-Sabancı'dan sonra Koç-BAT ortaklığının bu dönemde hız kazanması, rekabeti alttan alta kızıştırıyor. Philip Morris Türkiye'ye 1993'te Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde girdi. PM, Türkiye'de yılda 25 milyar adet sigara üretiyor ve hepsini iç piyasaya sürüyor. Türkiye'de ürettiği sigaralarda yüzde 70-80 ithal tütün kullanan PM, dışarıya sigara olarak ihracat yapmıyor. Türkiye'deki pazar payı ise yüzde 30. Koç'un ortağı olmaya hazırlanan BAT, 180 ülkede faaliyet gösteriyor. Dünyanın ikinci büyük üreticisi. Bünyesinde 90 bin kişi çalışıyor. Markaları, Dunhill, Lucky Strike, Pall Mall ve Rothmans Kent, State Express 555 sigaralarını üretiyor. Şirket, Bitlis'te yıllar önce Ecevit'in çok sevdiği Best sigarasını üretmişti.
TBMM'nin eylül ayında açılmasıyla sigara savaşları tekrar gündeme gelecek. Özelleştirmeden sorumlu Devlet eski Bakanı Yüksel Yalova'nın istifasına sebep olduğu iddialarına yol açan yabancı firma bağlantılı sigara rekabetinin, yeni tartışmaları gündeme getirmesi bekleniyor. Türkiye'de ilk yabancı-yerli sigara ortaklığı olan Philip Morris-Sabancı'dan sonra Koç-British Amerikan Tobacco ortaklığının bu dönemde hız kazanması, rekabeti alttan alta kızıştırıyor.
Sigaraya 5 milyar $
Koç Topluluğu'nu sigara sektörüne yatırım yapmaya çeken manzara, Türkiye'deki yüksek sigara tüketimi. Tekel'in verilerine göre, Türkiye'nin yıllık sigara tüketimi 115 milyar adet. Yani, kişi başına yıllık sigara tüketimi 1.800 adet (93 paket) düzeyinde. Ve Türkiye'de tüketilen 115 milyar adet sigaranın 72 milyar adedini ABD tütünü ile üretilen sigaralar oluşturuyor. Bu rakamlar ışığında, Türkiye'nin yıllık sigara tüketiminin 5 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.
Derviş Yasaları arasında yer alan Tütün Yasası'ndaki 'Türkiye'de marka bazında sigara için en az 2 milyar adet' yıllık üretim kapasitesi sınırlaması, şu anki durumda sadece Philip Morris'e (PM) yarıyor. Bu durumdan rahatsız olan British Amerikan Tobacco (BAT) da yasada belirtilen 2 milyarlık üretim sınırını aşmak için Koç ortaklığıyla İzmir Tire'de fabrika kuruyor. TBMM Sanayi Komisyonu Üyesi MHP Milletvekili Ali Serdengeçti, Tütün Yasası'nın getirdiği imkanlardan BAT'ın da yaralanmak isteyip harekete geçmesini, 'Yabancı sigara savaşı kızışıyor' şeklinde yorumladı.
Yabancı sigara rekabetine hız kazandıran Tütün Yasası'nın veto edilmesinden önce de Sabancı ve Koç taraflarının birtakım kulisler yaptığı ortaya atılmıştı. Yasanın PM'nin istekleri doğrultusunda hazırlandığı, bu durum karşısında BAT'la görüşmeler yapan eski Bakan Yalova'nın istifasının bu süreçte gündeme geldiği öne sürülmüştü. MHP Milletvekili Serdengeçti, BAT-KOÇ ortaklığı girişimini şöyle değerlendirdi: "Böyle bir kanun çıkmış, onlar da tabii ki devreye girecekler. Çıkan yasa yabancı sigara firmalarına yaradığından BAT da bu fırsatı değerlendiriyor. Bu noktada özellikle yabancı sigara savaşı kızışıyor. Bu bizim zararımıza olabilir. Yasada amaç, yabancı sermayenin gelmesi. Yasada bu öngörülüyorsa, yabancı sermaye gelmesin, diyemeyiz. Fakat birtakım önlemler almalıyız. Aksi halde piyasaya yabancı sermaye hakim olur."
Serbest fiyatlandırma
Koç Holding iştirakçilerinden Düzey Tüketim Malları Sanayi Ticaret AŞ Genel Müdürü Ömer Bozer PM-Sabancı ile BAT-Koç ortaklığındaki rekabetin Yalova'nın istifasını getirdiği yönündeki iddiaları şöyle cevapladı: "Topluluğumuzun ve ona bağlı şirketlerin temel prensibi memleket menfaatlerinin ön planda tutulmasıdır. Esasen Tütün Kanunu'nun tarafımızı ilgilendiren kısmı sadece Türkiye'de üretilen sigaraların iç piyasada serbestçe fiyatlandırılıp, dağıtılabilmesinden ibarettir. Sayın Yalova'nın istifası konusunda herhangi bir yorum yapabilmek üstümüze vazife olmadığı gibi, bu konuda kamuoyu bilgileri ötesinde bilgi sahibi de değiliz."
2 milyarda ısrarlılar
Koç-BAT ortalığında kurulacak sigara fabrikasının kapasitesi de yasada öngörüldüğü gibi olacak. Bozer'in yaptığı açıklamaya göre başlangıçta tek vardiyada iki milyar adet/yıl kurulu kapasite olacak. Daha sonra bu kapasite pazarın ihtiyaçları doğrultusunda artırılacak.
Öte yandan Bozer, "Ortaklığın sigara olarak ihraca dönük yönelimi olacak mı? sorumuzu "Şartlar elverdiği ölçüde olacaktır." şeklinde cevapladı. Bu konuda BAT'ın Türkiye Genel Müdürü Paul Helderman da "Fabrikada dünyaca ünlü markaları üreteceğiz. Yılda 2 milyar adet sigara üreteceğiz." dedi. Yeni ortaklığın yasada öngörülen 2 milyar adette ısrarcı olması dikkat çekiyor.
Satış Koç'ta
BAT daha önce Akhisar Tütün Fabrikası'na da talip olmuş; ancak yerel tepki üzerine bu girişimi tıkanmıştı. BAT'ın yaptığı açıklamaya göre yeni sigara fabrikası için Türkiye'de 300 milyon dolarlık yatırım yapılacak. Ortaklıkta BAT yüzde 87,5, İzmir'de tütüncülük yapan Gürel ailesi yüzde 7,5 ve KOÇ da yüzde 5 pay sahibi olacak. Sigara fabrikası için Tire Organize Sanayi Bölgesi'nde yaklaşık 250 bin metrekarelik fabrika arazisi de satın alındı. Düzey AŞ'den yapılan açıklamaya göre imzalanmış olan dağtım anlaşması çerçevesinde Düzey, işin Türkiye sathında satışı ve dağıtımını üstlenecek. Üretim ve pazarlama işini ise BAT yürütecek. (Birol Aydın / İSTANBUL)
Afet fuarına ilgi yok
17 Ağustos Marmara depreminin ardından yapılan araştırma ve açıklamalar sonucu olası bir depremde İstanbul'da onbinlerce kişinin hayatını kaybedeceği belirtilirken, deprem önce yapılması gerekenlerin halka daha iyi anlatılması için düzenlenen fuara ilgi gösterilmedi.
Halkı bilinçlendirmek için düzenlenen SOS 2001 Afet Öncesi Hazırlık Fuarı'nı 3 gündür yaklaşık 15 bin kişi ziyaret etti.
17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümünde açılan SOS 2001, olası afetlere önceden önlem alınması düşüncesiyle açılmıştı. İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü destekleri ile, CNR Uluslararası Fuar Merkezi'nde düzenlenen fuar, 21 Ağustos'a kadar devam edecek.
1. Ordu Komutanı ziyaret etti
SOS 2001 Fuarı'nı ziyaret eden 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Ahmet Mete Işıkara ve stantlarda görevli askerlerden bilgi aldı. Standları tek tek dolaşan Orgeneral Doğan, polis köpeklerinin yaptıkları gösteriyi ilgiyle izledi. Doğan, 1. Ordu Komutanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri Doğal Afetler Taburu'nun, helikopterli arama kurtarma çalışmasını izledikten sonra bir konuşma yaptı. "Marmara depremi bize olası bir depreme karşı daha çok çalışmamız gerektiğini gösterdi. Nasıl bir yapıya ihtiyacımız olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda bu deprem, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin neler yapabileceğini de ortaya koydu." şeklinde konuşan Doğan, ekibe, çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Ayrıca, Arama Kurtarma Ekibi'nin, havadan, karadan ve denizden afet bölgesine ulaşabildiği de bildirildi. (Zeliş Yıldıral / İSTANBUL)
Afet gönüllüleri sertifikalarını aldı
İstanbul Afete Hazırlık Eğitim Projesi'ne (İAHEP) katılan gönüllüler, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın elinden sertifikalarını aldılar.
CNR Uluslararası Fuar Merkezi'nde devam eden 'S.O.S 2001 Uluslararası Afet Öncesi Hazırlık Semineri ve Kongresi'nde gerçekleştirilen sertifika töreninde, toplam 154 kişi sertifika sahibi oldu. Sertifika alanlar arasında manken ajansı sahibi Neşe Erberk ile Emine Ün'ün de da aralarında bulunduğu bazı mankenler yer aldı. Eğitim projesine katılarak sertifika alanlar arasında Prof. Dr. Asaf Ataseven ve eşi Gülseren Ataseven de bulunuyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen eğitim projesi, afete karşı toplumu bilinçlendirmek, deprem öncesi, sırası ve sonrası bilgileri için eğitmen yetiştirmeyi hedefliyor. Ahmet Dönmez
Alman uçağı pistten çıktı
Hamburgİstanbul seferini yapan Hamburg International Havayolları'na ait yolcu uçağı, Atatürk Hava limanı'na iniş yaptıktan kısa süre sonra pistten çıktı. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
Hamburg'dan 135 yolcu ve 6 mürettebatla yola çıkan Boeing 737700 tipi yolcu uçağı, saat 19.10 sıralarında Atatürk Havalimanı'nın "0624" pistine iniş yaptı. Yağmur nedeniyle kayganlaşan pistte bir süre ilerleyen uçak, frenlerinin tutmaması nedeniyle pist sonunda duramayarak toprak zemine saplandı. Yaklaşık 50 metre sürüklenen uçaktaki yolculardan ölen ya da yaralanan olmazken, uçağın, sağ motor, iniş takımları ve gövdesinde hasar meydana geldi.
Olayın hemen ardından uçağa ulaşan kurtarma ekipleri yolcuları tahliye ettiler. Uçağın kaptan pilotunun ifadesinde, 0624 pistine normal iniş yaptığını anlattığı, bir süre sonra yağış nedeniyle kayganlaşan pistte uçağın frenlerinin tutmadığını ve pist dışına çıktığını belirttiği öğrenildi.
Bu arada, 0624 pistinde meydana gelen kaza nedeniyle, Atatürk Hava limanı'na iniş yapacak olan diğer uçaklar, Sefaköy tarafındaki 1836 pistine yönlendirildi. Cenk Türkezer / İSTANBUL(cha)
|