GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Avrupa'ya Saadet lobisi

Saadet Partisi, AİHM'nin RP aleyhindeki kararından sonra Avrupa'ya özel önem veriyor. Başta Strasbourg olmak üzere Brüksel ve Cenevre gibi Avrupa'nın büyük kentlerinde teşkilat kurmaya hazırlanan SP, bunlar aracılığıyla etkin lobi faaliyetinde bulunmayı hedefliyor. Böylece partinin yanlış imajının silineceği ve etkili merkezlerin desteğinin alınacağı hesaplanıyor.

Saadet Partisi, yurtiçi teşkilatlanmasını bu ayın sonunda tamamlamayı hedeflerken, yurtdışında da bürolar açmaya hazırlanıyor. SP, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kapatma davasında Refah Partisi aleyhine verdiği kararı da dikkate alarak, Avrupa'ya özel önem veriyor. Bu amaçla, parti tüzüğünde de yer alan 'yurtdışı teşkilatları'nın ilk bölümü, Avrupa'nın önemli kentleri Strasbourg, Brüksel ve Cenevre'de kuruluyor. Saadet, bu bürolar aracılığıyla güçlü ve etkin bir lobi çalışması öngörüyor. Partinin tanıtımı ve yanlış imajın silinmesi hedeflenirken, Avrupa'nın etkili merkezlerinin de desteğinin alınması planlanıyor.

Milli Görüş çizgisinin diğer partilerinin Avrupa'da uyguladığı teşkilat modelini değiştiren SP, bu işlevi kuracağı bürolar aracılığıyla yapmayı düşünürken, bu büroları birer lobi merkezi olarak çalıştırmayı amaçlıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) götürülen RP kararının olumsuz çıkmasını 'yeterince tanıtımın olmaması'na bağlayan Saadet Partisi, Avrupa'nın önemli kentlerine büro açma kararını ilk olarak AİHM'nin bulunduğu Strasbourg'da, daha sonra Avrupa Birliği'nin (AB) merkezi olarak bilinen Brüksel ve Cenevre'de uygulamaya koyacak. Saadet'in planında, Avrupa'nın ardından, New York (ABD) ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı Almanya büroları var.

Amaç; doğru tanıtım

Saadet Partisi'nin yurtdışına da yaydığı teşkilatlanma ağı, parti kurulurken tüzüğe de konuldu. Tüzüğün teşkilatlanma ile ilgili bölümünde yer alan maddede konuya 'yurtdışı temsilcilikleri' adı altında yer verildi.

Uygulamanın amacı ise şöyle özetlendi: "Vatandaşlarımızın yoğun olduğu ülkelerdeki temsilcilikler, milli menfaatlerimiz açısından o ülkede Türkiye'nin doğru tanıtımı için çalışacaklar.'' (Emine Dolmacı / ANKARA (Zaman)




Taban kardeşlik istiyor

Milli Görüş hareketi, 30 yıllık sürecin ardından ilk kez Saadet ve AK PARTİ olarak ikiye bölünürken; bu, tabanın birlikteliğini bozmadı. Saadet Partisi kuruluşundan bu yana 1 ayını, Adalet ve Kalkınma Partisi ise henüz birkaç gününü doldururken, iki parti birbirine sert eleştiriler göndermemeyi tercih ediyor.

Milli Görüş tabanı ise, mesajını Saadet Partisi'nin internet sitesi üzerinden gönderiyor. Mesajların ortak özelliğini, 'gelenekçi-yenilikçi tartışmasına girilmemesi' talebi oluşturuyor.

Rakip konumuna gelen iki partinin birbirini eleştirmeme kararı aldığı öğrenilirken, Saadet Partisi ile AK PARTİ'nin genel başkanları ve yetkili organlarınca da bunun fiili olarak uygulandığı dikkatlerden kaçmadı. Bu kararda tabanın gönderdiği mesajların etkisine dikkat çekilirken, Saadet Partisi'nin internet sitesi, 'Saadetpartisi.org.tr'de, 'sizden gelenler' adıyla yayınlanan mesajlarda, konuya ilişkin uyarılar yer alıyor.

'Ayrılıklara çare bulun'

İşte Saadet'in internet sitesine gönderilen birkaç mesajdan cümleler:

"Saadet arayanlara selam olsun. Aman kardeşler yenilikçi-gelenekçi çatışmasına girmeyelim. Gelişmelerin hayırlara vesile olması dileği ile."

"Türkiye'deki bu zor şartlarda siyaset arenasında Allah yardımcınız olsun. Gönlümüz sizlerle beraber. Bu ayrılıklara bir çare bulunmasını gönülden arzu ediyoruz. Bu ayrılıkların Müslümanlara hiçbir fayda getirmeyeceği kanısındayım. (Almanya- F. Paslı).''

''Yeni parti 'adalet' ve insan haklarına saygılı bir nizam getirsin.''

Emine Dolmacı / ANKARA (Zaman)




AK PARTİ, Saadet kadar değişti

DYP Genel Başkan Yardımcısı Hacı Filiz, FP'nin kapatılmasına neden olan iki milletvekilinin AK PARTİ'yi desteklediğini savunarak, "Saadet Partisi ne kadar değişmişse, bu parti de o kadar değişmiştir." dedi.

Filiz, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de yeni partiye değil, Siyasi Partiler ve Seçim Yasası'nın değiştirilmesine, partilerin harcamalarının şeffaflığına ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu çerçevede Saadet Partisi ile AK PARTİ'nin yeni ve değişen partiler olarak tanıtılmasını eleştiren Filiz, her iki partinin Milli Görüş partilerinden farklı olmadıklarını anlattı.

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın, ulusal güvenlik konusunu gündeme getirmesini de değerlendiren Filiz şunları kaydetti: "Yılmaz, ulusal güvenlik konusundan bahsederek kendisini gündeme getirmeye çalışmıştır. Cumhurbaşkanı da Başbakan da (Hükümette sorun yok) diyorlar. Yılmaz, MGK'da konuşmuyor, hükümette de konuşmuyor, kongrede konuşuyor. "TBMM tatile girdiğinde, DYP lideri Tansu Çiller'in talimatıyla 80 milletvekilinin, vatandaşların sorunlarını dinlemek üzere çeşitli illere gittiklerini hatırlatan Filiz, iktidarın zamlarla vatandaşları perişan ettiğini gözlemlediklerini sözlerine ekledi. ANKARA




Yazıcıoğlu: Bağnazlığı bırakalım

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, "Şuurlu hareket edersek, siyasi bağnazlıkları bir tarafa bırakırsak, bütün sıkıntıların ve sorunların üstesinden geliriz." dedi.

Yazıcıoğlu, Giresun'un Çamoluk ilçesinde düzenlenen "Bal Festivali"nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çözülemeyen problemlerinin "dertler yumağı" haline geldiğini anlattı. Yazıcıoğlu şöyle konuştu: "Bugünlerde Türkiye'nin önüne konulan fotoğraf 1919 ve 1920'lerde Erzurum ve Sivas Kongresi'nde tartışılan konulardır. Bugün ne yazık ki bu kongrelerdeki tartışmaları yapar hale geldik. Sanki (bir mandacılığa mecbur olmak gibi) bir mecburiyet önümüze kondu. Biz inanıyoruz ki; şuurlu hareket edersek, siyasi bağnazlıkları bir tarafa bırakarak, bu sorunların üstesinden geliriz ve bütün sıkıntıları, sorunları bertaraf ederiz."

Yazıcıoğlu, IMF ve Dünya Bankası'na çok fazla hoşgörü gösterildiğini de savundu. Bu kuruluşlara gösterilen hoşgörü, çaba, ikna ve sunulan programların milletin önüne konulmasını isteyen Yazıcıoğlu, milletin bütün imkanlarını çözüme doğru kanalize etmesi ve öz varlıklarını kullanmasıyla krizlerin ortadan kalkacağını söyledi. ÇAMOLUK




Meclis teşkilatına neşter

TBMM'nin yeniden teşkilatlandırılması çerçevesinde başlatılan çalışmaların ilk bölümü tamamlandı. Bu konuda hazırlanan rapor Başkan Ömer İzgi'ye sunulurken, şu değişikliklerin yapılması öngörüldü: Daire başkanlıkları kaldırılacak. Personel sayısı azaltılacak. Bazı hizmetler dışarıdan satın alınacak. Müşavirler ya emekli edilecek ya başka birimlere gönderilecek ya da Başbakanlık'a iade edilecek.

TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin talimatıyla, Meclis teşkilatının, çağın gereklerine ve tasarruf ilkelerine uygun bir şekilde değiştirilmesi için başlatılan çalışmaların ilk aşaması tamamlandı. TBMM Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan ön çalışma, Başkan İzgi'ye sunuldu.

Alınan bilgiye göre, öneriler arasında Genel Sekreterlik ile müdürlükler arasında bir ara kademe olarak görev yapan daire başkanlıklarının kaldırılması ve müdürlüklerin doğrudan genel sekreter yardımcılıklarına bağlanması öngörülüyor.

Böylece hizmetlerin bürokratik bir aşamanın kalkması ile daha hızlı ve daha verimli yürütülmesi amaçlanıyor. Ayrıca, Meclis personelinin verimlilik ve kadro esasına göre gözden geçirilerek, tasarrufa gidilebilecek alanların belirlenmesi isteniyor. Bazı hizmetlerin dışarıdan satın alınması da öneriler arasında.

Müşavirler gidecek

TBMM Başkanlığı geçen yasama yılında, uzun yıllardan bu yana yapılmak istenilen bu değişiklikleri Başkanlık Divanı gündemine getirmiş ve bir komisyon oluşturularak rapor hazırlatılmıştı. Yürütülen son çalışmada esas alınan bu raporda, müşavirler, "hizmetinden yararlanılamayan personel" olarak nitelendirildi. Bu görüşten hareketle, müşavirler arasında emekliliği gelenlerin ayrılmaları, yararlanılabilecek başka birimlerde değerlendirilmeleri, ya da Başbakanlık'a iadeleri önerildi.

Emekliliği gelen personelden emekliye ayrılmak için "çocuğunun işe alınması koşulunu" öne sürenlerin bu istekleri uygun görülmezken, bazılarının ise bir üst unvan verilerek emekli olmalarının özendirilmesi düşünüldü. Ayrıca raporda, kadrolarda tasarrufa gidebilmek için emeklilik ve personelin gerçek kurumlarına iadesinin yanı sıra özellikle temizlik, lokanta, berber, ayakkabı boyacılığı gibi hizmetlerin de dışarıdan satın alınması teklif edildi. ANKARA




Çakmakoğlu: Ulusal güvenlik sorunumuz yok

Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Türkiye'nin milli güvenlik konusunda herhangi bir sorununun olmadığını söyledi. Çakmakoğlu, ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın bu konuda yaptığı açıklamaları ise ''Hükümeti değil, sadece Yılmaz'ı bağlar.'' diye değerlendirdi.

Bazı açılış ve temel atma törenleri için Isparta'ya gelen Bakan Çakmakoğlu, gazetecilerin sorularını cevapladı. Milli güvenlik politikalarının tüm ülkelerde vazgeçilmez tedbir ve uygulamalarla belirlendiğini vurgulayan Çakmakoğlu, Türkiye'nin jeopolitik konumunun milli savunma stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Çakmakoğlu, "Türkiye'nin kendine has standartları ve stratejik konumu vardır. Bu politikalar belirlenirken doğru ve etkin karar verilmelidir." dedi. Konunun TBMM'de gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine de Çakmakoğlu, "Meclis araştırması gibi, Meclis görüşmesi gibi elbette gündeme getirilebilir. Ama bir hükümet ortağının bu konuları evvela katıldığı MGK platformunda konuşması daha isabetli olur düşüncesindeyim." diye konuştu. Uğur Sağındık / ISPARTA (Zaman)




Yılmaz: Değişim paketini MGK'ya taşıyacak

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde önemli bir yere sahip olan Anayasa değişiklik paketini yarın yapılacak MGK toplantısına taşıyacak.

ANAP lideri Yılmaz ve Genelkurmay'ı karşı karşıya getiren 'ulusal güvenlik' tartışmasında kritik bir noktaya gelindi. Yarın MGK olağan toplantısını yapacak. Söz konusu tartışmanın bu toplantıdaki durumu, devletin zirvesinde de sıkıntıya sebep oldu. Başbakan Bülent Ecevit, önceki gün bir gazeteye yaptığı açıklamada, tartışmanın MGK'ya taşınmaması gerektiği ve bu konuda Cumhurbaşkanı ile görüş birliğinde olduklarını açıkladı. Bunun üzerine gözler ANAP lideri Yılmaz'a çevrilirken, dün Yılmaz'ın tavrının ipuçları alındı. Yılmaz, Milliyet Gazetesi yazarı Fikret Bila'ya yaptığı özel açıklamada, durumu MGK toplantısında değerlendireceğini vurguladı. Yılmaz, şunları kaydetti: "21 Ağustos'ta yapılacak MGK, Anayasa değişikliği paketinin Meclis'te görüşülmesinden önceki son toplantı oluyor. Bu nedenle Anayasa değişikliği paketi bağlamında konuşurum. Paketin içeriği de tartışılan konularla ilişkili." ANKARA



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.