
Türkiye sevdalısı Garih
Renkli siması ve saygın kişiliği ile Alarko Holding'in patronu Dr. Üzeyir Garih tam bir Türkiye sevdalısıydı. İş hayatında o, bundan sonra hep başarıları ile hatırlanacak.
Üzeyir Garih'in ANISINA (1929-2001)
Alarko Şirketler Topluluğu Başkanı Üzeyir Garih, 1929 İstanbul doğumlu. Beyoğlu Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nden makine mühendisi olarak mezun oldu. Üç yıl Carrier firmasının İstanbul'daki ofisinde çalıştıktan sonra 1954 yılında ilk şirketini kurarak iş hayatına atıldı. 1963'te Rami'de 14 bin metrekarelik ilk fabrikada üretimin ardından 1970'li yıllarda yurtiçi ve dışı inşaat işlerine ağırlık verdi. 1984 yılında İTÜ tarafından kendisine mühendislik şeref doktoru unvanı verilen Garih'in yayınlanmış 10'a yakın kitabı ve 200'ü aşkın makalesi bulunuyor. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilen Garih, evli olup iki çocuk ve 5 torun sahibiydi. Üzeyir Garih, 25 Ağustos 2001 tarihinde Eyüp Mezarlığı'nda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Cumartesi günü elim bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Üzeyir Garih ile çeşitli defalar bir araya geldim, Ortaköy'deki ofisinde özel görüşmeler yaptım. Kendisi sadece başarılı bir işadamı değil, açıksözlü ve dürüst kişiliği ile herkesle yakından ilgilenen gerçek bir büyüğümüzdü. Gazetecilerle de adeta arkadaş olan Garih, esprili kişiliği ile bizleri hep güldürürdü. Ama ne yazık ki Eyüp Sultan'a son gidişinde bizi gerçekten çok üzdü. Onu hep o renkli kişiliği ile hatırlayacağız.
EĞİTİME ÖZEL ÖNEM
Üzeyir Garih, eğitim ve kültür alanına verdiği, desteği 1986 yılında kurduğu Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı aracılığıyla sürdürüyordu. 15 yıldan bu yana 557 yükseköğrenim, 200 de ortaöğrenim bursu veren bu vakıf, çeşitli kültür, sanat aktivitelerine de sponsor oluyordu.
Türk girişimcileri tarafından Türk cumhuriyetleri ve Rusya Federasyonu'nda yaptırılan Türk kolejlerini de bizzat gezen ve başarılarını takdirle karşılayan Üzeyir Garih, ülkemizde ve yurtdışında verilen çeşitli eğitim hizmetlerine de destek veriyordu. Üniversitelerde yüksek lisans dersleri veren Üzeyir Garih, iş hayatındaki birikimlerini ise derleyerek 5 kitap haline getirmişti.
Alarko Şirketler Topluluğu olarak her yıl geleneksel iftar yemekleri vermeyi ihmal etmeyen Üzeyir Garih, inançlara saygılı bir kişiliğe sahipti. Kendisini Allah'a inanan bir mümin olarak gördüğünü söyleyen Üzeyir Garih, Osmanlı'nın izlerini taşıyan ülkemizde farklı milletler ve dinlerden herkes ile yakın diyalog halindeydi.
GENÇLERE TAVSİYELER
Ülkemizde pek çok siyasetçinin ve işadamının mezun olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Üzeyir Garih için ayrı bir yeri vardı. Üniversiteden bir de fahri doktora unvanı bulunan Garih, gençlere mühendislik tahsili yapmalarını tavsiye ederek, "İster makine, isterse bilgisayar mühendisliği olsun, fark etmez." demişti.
Günümüzde yeni mezun olan genç mühendis adaylarına Garih'in önerisi ise yüksek teknoloji üzerine bir eğitim almaları idi. Garih, son yıllarda kaba yatırımlar ya da ağır sanayi yatırımlarının değerlerinin beyin gücünün altında kaldığını belirterek, "Bugün soft meslekler yani beyin gücü ile yapılabilen işler daha gelir getirici ve istikbal vadedici oluyor. Dolayısıyla gençlere beyin gücü işlerinde çalışmalarını tavsiye ediyorum." diyordu.
1954 yılında Karaköy'deki Vefai Han'da çalışma hayatına atılan Üzeyir Garih, İshak Alaton ile o tarihten bu yana işleri birlikte yürütmeye başlar. 1956 yılında Tophane Caddesi'nde küçük bir atölye kurarak işe başlayan iki ortak, şirkete Alarko Kolektif Şirketi ismini verdiler.
1963 yılında Türkiye Sınai Kalkınma Bankası kredisi ile Rami'de 14 bin metrekarelik bir arsa üzerinde ilk fabrikalarını üretime açan Alarko AŞ, burada ısıtma, klima, pompa ve brülör tesisatı üretimine başlıyor. Türkiye'de sınai tesis yapımını gerçekleştiren ilk şirketlerden birisi olan Alarko, 1973 yılında ise 65 milyon lira sermayeli halka açık bir holding halini alır.
GARİH SOYADI
Kendisi ile daha önce yaptığımız görüşmelerde esas kökenlerinin Bağdat'a dayandığını belirten Garih, soyadlarının hikayesini ise şöyle anlatıyordu:
"Büyükbabam diş tabibiydi. Esas ismimiz ise Carıh'tır. 'Carıh' Osmanlıcada yaralanmış anlamına geliyor. Bağdat'ta, Basra'da Carıh ailesinin çok üyeleri vardır. Yeni harfler çıktığı zaman, yani Latin alfabesine geçildiği zaman babam nüfus memurluğuna müracaat etmişti. Babama soyadını sordukları zaman babam Carıh demesine rağmen oradaki memur yeni harflere çok iyi alışmamış olmasından dolayı onu Garih şeklinde yazmış. Babam da bu ismin daha ince ve nazik olduğunu düşünerek bunu kabul etmiş."
Babasının diş tabibi, bir amcasının doktor, bir amcasının da eczacı olduğunu kaydeden Garih, "O günün şartlarına göre ben dişçilik fakültesi ile İTÜ'ye girme teşebbüsünde bulundum. İTÜ'yü kazanınca dişçi okulundan vazgeçtim, mühendis oldum. O zaman mühendis olmak yani Teknik Üniversite'ye girmek bir ayrıcalıktı." diyordu.
CARRİER GÜNLERİ
Üniversiteyi bitirdikten sonra 1951-54 yılları arasında üç yıl süre ile dünyaca ünlü Carrier firmasında çalışan Garih, bu firma ile sonraki yıllarda ortaklık kurmuştu. Alarko'nun ortağı Carrier 6 milyar dolar civarında yıllık cirosu olan dünyanın en büyük şirketlerinden bir tanesi. Dünyaca ünlü Sikorsky helikopterlerini de üreten United Technologies'e bağlı bu şirket, özellikle ısıtma teknolojisi konusunda dünyanın önde gelen firmalarından birisi.
Türkiye piyasasına girmek için araştırmalar yapan ve Üzeyir Garih'e ortaklık teklif eden Carrier firması, Türkiye'de yaptıkları yatırımın ardından şu anda İspanya, Fransa ve Hollanda'da bulunan fabrikalarını kapatmaya hazırlanıyor. Üzeyir Garih, Carrier firması ile sinerjik bir anlaşma yaptıklarını ve bu sayede Avrupa'ya ihracat imkanı kazandıklarını belirtiyordu. Klima alanında ülkemize yeni teknoloji transferinde bulunduklarını ifade eden Garih, böylece Carrier ile klima sektöründe güç kazandıklarına dikkat çekiyordu.
ENERJİ KORİDORU TÜRKİYE
Gelecekte Türk cumhuriyetlerinin petrol ve doğalgazdan elde edecekleri gelirler ile bugünkü sıkıntıların daha rahat aşılabileceğini kaydeden Üzeyir Garih, o kaynakların da yeni projelerde kullanılabileceğini açıklamıştı. Türkiye'nin stratejik konumu itibarıyla enerji koridorunda çok önemli bir ülke olduğunu ifade eden Garih, bu konuda holding olarak çok farklı projeler ürettiklerini ifade etmişti.
Petrol devlerinden Shell firması ile bir çerçeve anlaşması bulunan Alarko Holding, Orta Asya ve Türkiye'deki tüm enerji ve gaz projelerinde Shell ile müşterek hareket etme kararı almıştı. Shell ve diğer bazı şirketlerle birlikte 'Pipe Solution Group' isminde bir şirket kuran Alarko, Türkmen doğalgazının Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakli konusunda yeni yeni projeler üretiyordu.
Bakü-Ceyhan petrol boru hattı için de Yüksel İnşaat ve Atilla Doğan ile bir konsorsiyum kuran Üzeyir Garih, bu projede yapılacak olan boru hatlarını müştereken yapmak üzere bir çalışma başlatmıştı. Alarko Holding son olarak da Ankara-İstanbul arasında yapımı planlanan hızlı tren projesinin Ankara'dan Eskişehir'e kadar olan 206 kilometrelik kısmının taahhüt işini üstlenmişti.
Bir zamanlar ülkemizde Bank of Boston'un ortağı olarak bankacılık da yaptıklarını belirten Üzeyir Garih, son dönemde ise bankacılık sektörüne biraz uzak durduklarını ifade ediyordu;
"Biz, Bank of Boston'un üçlü sahibiydik. Oyak Grubu, Alarko ve Bank of Boston-Amerika ülkemizdeki bu bankanın üç ortağıydık. Bank of Boston Türkiye'den çekilince Oyak'la biz kaldık. Bunun üzerine hisselerimizi Oyak'a devrettik ve bugün Oyakbank ismi altında devam ediyor. Bana göre bankacılık apayrı bir meslek ve şu anda düşünmüyoruz, özellikle de bu sektörde son yıllarda yaşanan olayları gördükten sonra."
Buna rağmen; ipotek bankacılığı gibi bankacılığın başka alt sistemlerini kurabileceklerini söyleyen Garih, başlattıkları gayrimenkul yatırım ortaklığının da aslında bir finans işi olduğunu kaydediyordu.
KIBRIS'A DENİZDEN SU
İşadamı Üzeyir Garih'in Kıbrıs Barış Suyu konusunda da bazı proje çalışmaları bulunuyordu. Kıbrıs'a 75 km. denizden uzanacak boru hattından yıllık 75 milyon metreküplük bir su gönderileceğini ifade eden Garih, bu suyun Ortadoğu'ya uzanmasının ise şimdilik mümkün gözükmediğini belirtiyordu.
Üzeyir Garih; "Ortadoğu'nun ihtiyacı olan su bu rakamın çok üzerinde, ayrıca mesafesi de çok uzak. Kıbrıs'a uzanacak Dragon Çayı Ortadoğu'ya yeterli suyu verecek durumda değil. Dolayısıyla Manavgat'ta yapılmış olan tesisten suyu almak lazım. Manavgat ile Lübnan ya da İsrail arasındaki mesafe ise 500 km. civarında. Bu uzunlukta bir boru döşemek hem çok pahalı, hem de pompa ihtiyacını gerektirir. Dolayısıyla çok pahalıya mal olur. Bu bakımdan Ortadoğu'ya suyun tankerlerle taşınması metreküpü 55 sent gibi bir rakama mümkün olabilir, bu da şimdilik pahalı sayılmaz. Çünkü deniz suyunu tatlılaştıran sistemde halen 80 cente suyu mal etmekteler."
FİLİPİNLER FAHRİ KONSOLOSU
12 yıldan bu yana Filipinler fahri başkonsolosluğu görevini de sürdüren Garih, "Benim Filipinler ile ticari bir bağlantım da yoktu; ama onlar beni istemiş ve seçmişler." diyordu. Türkiye'de eskiden Filipinler büyükelçiliğinin bulunmadığını kaydeden Garih, Filipinlerlilerin Türkiye'yle ticari ilişkilerini geliştirmek istediklerini ve kendisine bu görevi teklif ettiklerini söylemişti.
Üzeyir Garih, ayrıca DEİK'e bağlı Türk- Belçika İş Konseyi başkanlığını da son birkaç senedir yürütüyordu. Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler konusunda da çalışan Garih, Türkiye'nin AB'nin merkezi olan Belçika ile Brüksel'de birtakım ilişkileri geliştirme bakımından böyle bir konseyin bulunmasının yararını dile getirmişti.
|