GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

28/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



HAYAT 


Çocuğum çok korkuyor, ne yapayım?

Çocukların bilmediği şeylerden korkması normaldir. Normal olmayan, korkulan şeylerin çocuklarda fiziksel ve psikolojik zararlar ortaya çıkarmasıdır.

Küçük çocuklarda zaman zaman görülen korkular aşırı olmadıkça normaldir. Çocuklar bebekliklerinde kuvvetli seslerden korkarken büyüdükçe hayvanlardan, böceklerden vb. korkmaya başlarlar. Çocuklar genelde bilmedikleri şeylerden korkarlar ve çevrenin etkisi önemlidir. Korktuğu varlıklar hakkında bilgi sahibi oldukça korkuları hafifler. Anne baba olaylara, varlıklara karşı gösterdikleri tepkilerle çocukların korkusunda olumlu veya olumsuz şekilde etkili olurlar.

Fobi, normal korkudan farklıdır

Fobiler aşırı korkulardır. Çocuğun bir tehlikeye maruz kalması, korktuğu bir cisim ve varlıkla ani ve olumsuz şekilde karşılaşması, korkutulması, bazı fobilerin oluşmasında etkili olur. Fobiler normal korkulardan farklıdır. Fobiler kişinin hayatını olumsuz şekilde etkiler, toplum içine çıkmasını zorlaştırıp çekingen ve güvensiz olmasına yol açabilir. Asansör fobisi, köpek fobisi, kuş fobisi, böcek fobisi gibi fobiler vardır. Fobisi olan kişi korktuğu cisim veya varlıkla karşılaştığında bulunduğu yerde kalakalıp, kızarıp ter dökebilir, şiddetli kalp çarpıntısı olabilir, baygınlık geçirebilir, çığlıklar atabilir veya kaçabilir. Kişinin yaşı ilerledikçe bu tür davranışlar göstermesi kişiyi daha zor duruma sokar.

Sosyal hayatta zor duruma sokabilir

Bazı fobiler kişiyi sosyal hayattan uzaklaştırabilir. Mesela kedi fobisi olan bir kişi bir lokantada yemek yerken kedi görünce aniden masadan kalkabilir, çığlık atabilir. Tabii bu davranışı sonucunda herkesin kendisine bakması sonucu büyük bir suçluluk duyar. Tekrar aynı durumla karşılaşmamak için dışarıda yemek istemeyeceğinden sosyal hayatı arkadaşlık ilişkileri bundan etkilenebilir. Bazı kişiler de fobilerini fark ettirmemeye çalışırlar. Bu onlarda başka psikolojik sıkıntılara yol açabilir, uyku bozuklukları ve konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir.

Arkadaş etkisiyle başlayabilir

Fobiler genelde çocukların veya yetişkinlerin psikolojik olarak hassas olduğu bir dönemde ortaya çıkar. Arkadaşların, kardeşlerin etkisinin de çok olduğu görülmektedir. Aileler bu konuda dikkatli olmalıdır. Çocukların karşısına arkadaşlarının veya kardeşlerinin karanlıkta aniden maskeli olarak çıkması, bir hayvanı aniden üzerlerine atmaları, cinlerden korkutmaları vb. en çok görülen korkutma şekillerindendir. (Farika (Teymur) Artır / Psikolog)




Bu korku onu hayat boyu etkileyebilir

Fobiler, çocukların psikolojik olarak hassas oldukları dönemlerde ortaya çıkar. Aileler çocuklarda oluşabilecek korkular konusunda dikkatli olmalıdır.

Karanlıkta aniden karşısına çıkmak onların karanlıktan korkmasına, üzerlerine bir hayvanı atmak, hayvanlardan korkmasına neden olabilir. Korku ile birlikte çocuklarda ve yetişkinlerde donup kalmak, terlemek, kızarmak, şiddetli kalp çarpıntısı, çığlık atma, ağlama, kaçma ve bayılma gibi reaksiyonlar görülür. İlk başta normal gibi karşılansa bile bu korkular sosyal hayatta insanların, ilişkilerini, işlerini, çalışma tempolarını, beslenmelerini ve psikolojilerini olumsuz yönde etkiler. Sorun eğer tüm gayretlere rağmen geçmiyorsa bir psikoloğun gözetiminde tedavi gerek-tirir. Çünkü bu korkular, çocukların gelişen kişiliklerini olumsuz yönde etkiler.




Okula başlama, sünnet olma ve ameliyat öncesinde dikkatli olun

Çocukların hayatlarındaki önemli olaylarda arkadaş etkisine de dikkat edilmelidir. Okul fobisi olan bazı çocuklar, psikolojik olarak incelendiğinde arkadaşlarının “öğretmenler seni döver, arkadaşların seni döver” diye korkuttukları ortaya çıkmıştır.

Yine sünnet öncesinde aşırı korkan bazı çocukların arkadaşlarının sünnet olayını abartılı ve gerçek dışı şekilde anlatması sonucu korktukları, sünnetten kaçtıkları, bayıldıkları görülmektedir. Ameliyat öncesi korkutulan çocuklar da vardır. Bu gibi durumlarda çekingenlik ve korku belirtileri gösteren çocukların korkularının kaynağının araştırılması gerekir. Eğer aile korkunun kaynağını bulamamışsa ve bütün gayretlerine rağmen çocuğun korkusunda bir değişiklik yoksa profesyonel yardım gerekir. Fobilerin bir kısmı şartlanmayla ilişkilidir ve psikolojik tedavi ile ve terapilerle geçer. Psikiyatrist tarafından yapılacak ilaç tedavisi de gerekebilir. Fobiler çocuğun kişilik gelişimini olumsuz şekilde etkileyeceğinden tedavisi ihmal edilmemelidir.




Alkol kullanımı üç kat arttı

Psikiyatrik Araştırmalar ve Eğitim Merkezi Derneği'nce (PAREM) İstanbul'da yapılan bir araştırma, 18–25 yaş grubunda günlük alkol kullanımının son 3 yılda yaklaşık 3 kat arttığını ortaya çıkardı.

PAREM Başkanı, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Uçucu Madde Araştırma ve Tedavi Merkezi Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Kültegin Ögel, kentte 24 ilçede rastgele seçilen 18–65 yaş arası 707 kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen "alkol kullanımının yaygınlığı" konulu araştırmanın sonuçları hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Ögel, araştırmanın, özellikle 18–25 yaş arası genç nüfusun alkol kullanımının son 3 yılda 3 kat arttığını ortaya çıkardığını vurguladı. İstanbul'da 3 yıl önce yapılan araştırmada her gün alkol kullandığını belirten gençlerin oranının yüzde 3,2 olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ögel, son araştırmada ise bu oranın yüzde 9 olarak çıktığını bildirdi. Doç. Dr. Ögel, "Bu hızlı artışın başlıca sebepleri hızlı kentleşme, deprem ve en önemlisi de ekonomik sorunlar. Alkol bağımlılığı, hâlâ ülkemizde uyuşturucu madde kullanımının yaygınlığı kadar ciddiye alınmıyor. Bu yakın bir gelecekte ciddi tehditler yaratacak." dedi. İSTANBUL (aa)




Türklerin kellik endişesi var

Taylor Nelson Sofres Piar'ın Türkiye'de kadın ve erkeklerden oluşan 2 bini aşkın kişinin katıldığı bir araştırma sonucuna göre Türk erkeklerin en büyük kabusu kellik.

Bersay Stratejik İletişim Danışmanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre genetik nedenlerden ya da erkeklik hormonunun düzeyiyle ilgili olarak gelişen saç dökülmesi, özellikle saçları yeni dökülmeye başlayan 25–30 yaş arası erkekleri uykusuz bırakıyor. Araştırma sonucuna göre her 100 kişiden 73'ü de saç dökülmesini erkekler için "üzücü" bir durum olarak değerlendirdi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Server Serdaroğlu, saçı dökülen erkeklerin psikolojik sorunlarının yersiz olduğunu bildirdi. İSTANBUL (aa)




Mihrali Bey Konağı Sivas'a taşınıyor

Kafkasya'dan gelerek 93 Osmanlı-Rus harbinde büyük kahramanlıklar gösteren Hamidiye Alayları Komutanı Mihrali Bey'in Acıyurt beldesindeki 120 yıllık tarihe sahip konağının Sivas merkeze taşınması için gerekli çalışmalar başlatıldı.

Sivas Valiliği, şu anda harap bir vaziyette bulunan ve korunması da pek mümkün olmayan konağın mevcut yerinde restore edilmesinin gelecek kuşaklara aktarılmasında sıkıntı doğuracağı gerekçesiyle Mihrali Bey Konağı’nın aynısının Sivas merkezde inşa edilmesi için düğmeye bastı. Mehmet Kuru / SİVAS (cha)




Kars'ta Vagner engereği araştırması

Dünyada ender rastlanan Vagner engereği yılanı Kars'ta araştırma konusu oldu.

İki yıldır çalışmalarını Çevre Bakanlığı Çevre Koruma Genel Müdürlüğü ile ortak sürdüren 9 Eylül Üniversitesi Biyoloji Bilim Dalı uzmanları, Kağızman Karakurt arasında çok ender rastlanan ve koleksiyoncuların ilgisini çeken Vagner engereğini gözlemliyorlar. Ülkemizde sadece bu yörede bulunan yılan türü dünyada da nadir bulunuyor. Vagner engereği 50-90 cm. boylarında ve çok güzel desenlere sahip zehirli bir yılan türü. İbrahim Yürük / KARS(cha)




Dünya Mirası Listesi yenileniyor

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) Dünya Miras Sözleşmesi'ne 1983 yılında imza atan ve bugüne kadar 9 yeri Dünya Miras Listesi'ne
kaydettiren Türkiye, UNESCO'ya yeni bir geçici liste gönderdi.

16 tarihi yerden oluşan yeni listede Edirne'deki Selimiye Camii, Bursa ve Cumalıkızık Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri, Alanya Kalesi ve Tersanesi, Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri, Sümela Manastırı, Tarsus'taki St. Paul Kilisesi kuyusu ve çevresi ile Denizli-Doğubeyazıt

güzergahındaki Selçuk kervansarayları bulunuyor. İZMİR




Saç telinin yüzbinde biri inceliğinde yonga

Amerikan bilgisayar devi IBM firması, saç telinin yüzbinde biri inceliğinde elektronik yonga ürettiğini açıkladı.

Firma tarafından yapılan açıklamada, bir molekül içine yerleştirilen yonganın çok az enerji tüketimiyle çok daha hızlı bilgisayar üretimini mümkün kılacağı belirtildi. Yonganın, “karbon nanotüpü”nden yararlanılarak geliştirildiği kaydedilen açıklamada, milimetrenin milyarda biri ölçeğindeki teknoloji anlamına gelen nanoteknolojinin, bilgisayar dünyasının önünde yepyeni ufuklar açacağı vurgulandı.

NEW YORK (aa)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.