GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

29/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Arşivlerimiz ilgiye muhtaç

Arşivler, bir ülkenin hafızasıdır. Medeniyetlerin, kültürün aynası o ülkeyle ilgili elde edilen her türlü bilgi kaynağı, yani arşivleridir. Çinlilerin 'yangında ilk kurtarılacak eşya' olarak arşivlerini görmeleri, Tayvanlıların Mao'ya yenilmelerine rağmen "Arşivimizi komünistlere kaptırmadık." diye övünmesi boşuna değildir.

"Bizde ise 'arşiv' lafı edilince ayıp olmasın diye herkesin önem verdiği bir konudur; ama bütçeyi hazırlarken ve bina tahsis edilirken neredeyse çöplükle bir kalemde mütalaa edilir. Arşivlerin ve eski eserlerin bulunduğu mekanlar çok iyi korunmalıdır." diyen İrfan Kurtul da milli hafızamıza gerekli değerin verilmemesini eleştiriyor.

Maalesef bir–iki sene önce Türkiye'nin en eski el yazması merkezlerinden biri olan Yusuf Ağa Kitaplığı'ndaki ilgisizlik, II. Bayezid'in kurduğu Harameyn Vakfiyesi ve Damatzade Şeyhülislam Feyzullah Efendi Vakfiyesi'ne ait belgelerin İzmit'teki SEKA çöplüğünde bulunmasının, bizdeki arşiv kıyımının sadece birkaç örneğini teşkil ettiğini kaydeden Kurtul, ekliyor: "Güçlü bir geçmişi reddetmek ve tarihin tecrübelerinden istifade etmemek, milletimizin kolektif anıları olan arşivi yok etmeye çalışmak elbette ki akıl kârı değildir. Son zamanlarda ülkemize yapılan siyasi hücumlar nedeniyle arşivlerimize olan ilgi artmış ve bazı belgeler mikrofilmlerini almayı gerektirecek kadar yıpranmıştır. Bu nedenle Osmanlı arşivleri dijital sisteme geçirilmeli ve bunun için gereken para mutlaka karşılanmalıdır; çünkü arşivlerimiz tüm toplumun geleceğini koruyan mekanlardır, korunmazsa zararlarını yine millet karşılamak zorunda kalacaktır."

Evet.. Milli hafızamızı korumak, sahip çıkmak ve ihtişamlı geçmişimizi gelecek nesillere bırakmak için yetkililerin bir an önce harekete geçmesi gerekir. Yoksa çok geç olabilir...




Depremzedeler hâlâ evlerini bekliyor

Adapazarı'nın Karaman bölgesinde Bayındırlık Bakanlığı'nın yaptırmış olduğu kalıcı konutlarda depremzede Faruk Oktay'a da bir daire çıkar. Ancak nisan ayında verilmesi gereken dairesinin bir türlü teslim edilmemesinden yakınan Oktay, "Problemimi Sakarya vali yardımcılarına, Bayındırlık Bakanlığı görevlilerine ilettim. Fakat çözüm bulamadık. Hâlâ kirada, Adapazarı'nın tozu toprağıyla köyden beter yollarında hayatımızı sürdürüyoruz. Yetkililerden mağduriyetimizin giderilmesini bekliyorum." diyor.

Bu depremzedenin durumuna benzer binlerce vatandaşımız kendilerine söz verilmesine rağmen hâlâ bekliyorlar. Bir kış daha geldi çattı; ama depremzedelerimiz evlerine kavuşamadılar. Bayındırlık Bakanlığı yetkilileri bu konuda ne düşünüyorlar acaba?!..




Boğaziçi Elektrik'ten 'fatura' açıklaması

10.08.2001 tarihli "1 ayda 2 fatura neyin nesi?" başlığı altında yayınladığımız yazıyla igili Boğaziçi Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Arkun Yaşar ve Halkla İlişkiler Müdürü Y. Keziban Zaim imzasıyla bir açıklama gönderildi. Açıklama şöyle:

"İlgi şikayete konu olan 2 adet fatura tarafımızdan tetkik edilmiş olup, tetkik sonucu 27.06.2001-26.07.2001 tarihleri arası okuma dönemlerini kapsayan 87 Kwh'lık 10.430.000 TL'lik faturanın 27.07.2001 tarihinde, yine 25.07.2001-06.08.2001 tarihler arası okuma dönemlerini kapsayan 31 Kwh'lık 4.600.000 TL'lik faturanın ise aboneye ibrazının 07.08.2001 tarihlerinde yapıldığı ve de 09.11.1995 tarih ve 22458 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 49. maddesine göre faturaların üzerinde yazılı son ödeme tarihine kadar ödeme zorunluluğunun bulunduğu, dolayısıyla birbirini izleyen ve farklı iki tüketim dönemini kapsayan, fatura ibraz tarihlerinin ise okuma dönemi farklı olan temmuz ve ağustos aylarını kapsayan farklı iki tarihte tanzim edildiği, dolayısıyla gerek faturaların tanziminde, gerekse ibrazında bir hatanın olmadığı, faturalara yansıtılan KDV'nin ise o dönem çıkartılan tüketim fatura bedeli üzerinden alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğundan, ayrıca 4611 sayılı 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 43–g maddesi gereği güç bedeli fatura başına tahakkuk ettirilmesinin zorunlu bulunduğu anlaşılmıştır.

Haber yazınızda ifade edilen "1 ayda 2 defa güç bedeli ödendiği ifadesinin" yorumunun değerlendirilmesini faturaların son ödeme tarihlerine göre değil, faturaların okuma dönem sarfiyatlarına göre çıkartılan 2 ayrı okuma döneminin, 2 ayrı farklı ibraz tarihli, 2 ayrı faturası olarak değerlendirildiğinde hatanın yapılmadığı anlaşılacaktır."



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.