Piyasalar olumluya döndü
Hazine'nin peş peşe düzenlediği Türk Lirası ve döviz cinsinden halka arzlarla istediği borçlanmayı yapabilmesi, piyasalarda kaybolan güveni yeniden tesis etmeye başladı.
Merkez Bankası'nın (MB) kısa vadeli faiz oranlarında yaptığı indirim ve TL'ye İtibar Hareketi'nin de psikolojik desteğiyle döviz fiyatları ve faizler gerilerken, beklentiler olumluya döndü. Dövizdeki psikolojinin değişmesiyle önümüzdeki dönemde Türk Lirası'na dönüşün başlamasını bekleyen uzmanların önümüzdeki döneme ilişkin görüşleri şöyle:
Gedik Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Uğur Yılmaz:
Dövizdeki talep kırıldı, faizler ise cazip seviyeye geriledi. Borsa ise spekülatörün kontrolünde, çıkış için zamana ihtiyaç var. Endeks, 0,60 cent tabanına oturdu ve artık buradan yüzde 10 çıkışta dahi ciddi direnç gelir. Endeks 11 bin seviyesini test edebilir; ancak bunun ötesindeki sert çıkışlar yine sert satışlara neden olacaktır. Alternatif piyasalardaki gelişmeler piyasanın lehine de olsa çıkış şu aşamada hayal. Son çıkışta bir miktar yabancı para girişi oldu; ancak bu da "bıyıklı yabancı" olarak tabir edilen yerli yatırımcıdan kaynaklandı. Yabancı para bonoya gitti. Şu anda ekonomide bütün gelişmeler Türkiye'nin lehine. 2002 yılının ilkbahar aylarında ilk düzelme işaretleri görülecektir. İlk tepki de yine Borsa'dan gelecektir ve bunun kasım ayı ile aralık başlarında başlamasını bekliyorum.
Borsa Yatırımcıları Derneği / BORYAD Başkanı Ali Bahçuvan:
Ağustos sonlarında okulların açılma dönemiyle birlikte piyasalarda ve reel sektörde bir hareketlenme yaşandı. Dövizdeki yükseliş korkusunun durulması, dövizi yukarı çektiği söylenen yabancı bankaların satışlarına yerli bankaların da aynı yönde eğilim göstermesi, insanlar tarafından psikolojik olarak işlerin açılacağı ve dövizde beklemenin anlamsız olduğu şeklinde yorumlandı. Bu iyimserlik bir süre daha devam edebilir; ancak önemli olan "kasım ayı sendromu"nun atlatılması. Eğer bunu hafifletecek tedbirler alınır, eylül ayında bu para uygun koşullarda toplanırsa, piyasalardaki güven ortamı pekişecektir. Dolar, en önemli gösterge, bu nedenle dövizdeki ani iniş çıkışlara izin verilmemesi, gerekli tedbirlerin alınması şart.
Borsacılar, en çok siyasilerin söylemlerindeki aşırılıklardan korkuyor. Siyasetten gelecek sinyaller ve Meclis açılınca kimin ne diyeceği büyük önem taşıyor. Piyasaya bir miktar para girişi oldu; ama gelen para yabancı parası değil, daha çok korkup piyasadan kaçan para.
Ak Yatırım Menkul Değerler Araştırma Geliştirme Departmanı Müdür Yardımcısı Kadir Konukoğlu:
Döviz kurlarındaki düşüşler bekleniyordu, bankaların döviz pozisyon açıklarının kapatılmasından kaynaklandı. Hafta başında Merkez Bankası'nın faiz indirimine rağmen dövizdeki düşüşün sürmesi de bunu teyit etti. Aşırı değerlenen dövizde bundan sonra kriz beklemek doğru olmaz. Repo faizleriyle birebir hesaplanan bono faizlerinde de düşüş başladı, faizlerdeki düşüş yumuşak bir şekilde devam edecektir. Piyasalar bundan böyle ancak uluslararası piyasalarda yaşanabilecek önemli bir olumsuzluktan etkilenebilir. Ekim-kasım aylarındaki yüklü itfalarda da Hazine'nin zorluk çekmesini beklemiyorum. Hisse senetleri piyasasında da beklentiler olumluya döndü. Özel sektör bankalarındaki yabancı ortaklık anlaşmalarının gerçekleşmesi de piyasalara itici güç olacaktır.
Kent Yatırım Araştırma Müdürü Özgecan Fırıldak:
Hazine, Türk Lirası ve döviz cinsinden çok başarılı halka arzlarla dövizdeki psikolojik baskıyı kırdı ve bu nedenle piyasalarda beklentiler olumluya döndü. Dövizdeki psikolojinin değişmesiyle önümüzdeki dönemde Türk Lirası'na dönüşün başlamasını bekliyoruz. Eylül ayında IMF'den gelecek 3 milyar dolar kredi ve turizm gelirlerindeki yansımayla faizlerdeki düşüş de sürecektir. Borsa'da kâr realizasyonları yaşanıyor; ancak önümüzdeki haftadan itibaren orta vadeli bir yükseliş trendi gerçekleşmesini bekliyorum.
TL’ye kayış ekonomiyi canlandıracak
Türkiye Halk Bankası Genel Müdürü Emel Çabukoğlu, Türk Lirası'na itibar kazandırmaya yönelik kampanyalara destek verdiklerini belirterek, bunun psikolojik boyutunun da çok önemli olduğunu söyledi.
Çabukoğlu, yaptığı açıklamada, dövizlerin bozdurularak, Türk Lirası'na yönelişin bankalardaki Türk Lirası mevduatları ve dolayısıyla ülke ekonomisini canlandıracağını vurguladı. "Ben bu kampanyanın ülke ekonomisine ve toplumsal güvene büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Önceki gün Merkez Bankası faizleri indirdi, insanlar döviz almadı ve dolar da düştü. Bu sürecin devam edeceğini düşünüyorum. Olayın psikolojik boyutu çok önemli." diyen Çabukoğlu, şöyle devam etti:
"İnsanlar ceplerindeki yabancı parayı bozacaklar, bunları harcayacaklar. Bir para sirkülasyonu, bir ticaret olmak zorunda. Anadolu'yu geziyoruz, dükkanlar siftahsız kapanıyor. Dolayısıyla bu işin psikolojik boyutu da çok önemli. Sanayici, müteşebbis (ben yalnız başıma krizle baş başa mı kaldım?) diye düşünüyor. Biz Halk Bankası olarak bu adamlara destek olduğumuzu gösterebildiğimiz ölçüde rahatlıyorlar. İnsanlar kendilerini ne kadar iyi hissederlerse o kadar para bozacaklar. Halk artık karamsar olmaktan bıktı. Bir şeyler ümit etmek istiyoruz ve o ümit de yeşeriyor bence."
Avrupa Merkez Bankası faizleri indirdi
Avrupa Merkez Bankası (ECB), uzun süreden bu yana beklenen faiz oranlarını düşürme operasyonunu dün gerçekleştirdi.
ECB, ana faiz oranlarını çeyrek puan indirerek, yüzde 4,25'e çekti. En son mayıs ayında, faiz oranlarını indiren ECB, ekonomistler ve siyasetçiler tarafından, faiz oranlarını indirmekte yavaş davranmakla eleştiriliyordu. ECB'nin faiz oranlarını indirmesinin, gelecek yılın başında tam olarak yürürlüğe girecek olan Euro'yu güçlendireceği belirtiliyor. Ekonomistler, faiz oranlarını düşürmekte çekingen davranan ECB'nin, ABD ekonomisine ilişkin olumsuz tahminler sonucunda karar vermekte hızlandığını kaydediyorlar. Bu arada, piyasalar, ECB'nin faiz oranlarını indirme kararına temkinli tepki verdiler. Londra Borsası'ndaki FTSE 100 endeksi, öğle saatlerinde, 10,1 puan düşerek 5.407,5 puana geriledi.
Faza-1’de imzalar atıldı
Azerbaycan ana üretim petrolünü Batılı pazarlara taşıyacak Bakü-Tiflis Ceyhan boru hattı projesi için büyük önem taşıyan Faza-1 programının hayata geçirilmesine ilişkin anlaşma dün imzalandı.
Anlaşma, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen törende Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) Başkanı Natık Aliyev ve Uluslararası Konsorsiyum (AIOC) Başkanı David Woodward tarafından imzalandı. Törende, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev başta olmak üzere Azerbaycan'ın üst düzey yetkilileriyle konsorsiyum içinde yer alan petrol şirketlerinin temsilcileri katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Aliyev, "Projenin hayata geçirilmesi sürecinde yabancı petrol şirketlerinin finansman başta olmak üzere bazı konularda taşıdığı endişeleri vardı. Kolay bir süreç değildi. Hattın maliyeti konusundaki tereddütler, projenin hayata geçirilmesinde gecikmeler yaşanmasına neden oldu. İşbirliğimiz ile yaşanan tüm sorunları giderdik." dedi. Aliyev, hattın inşasının gelecek yıl içinde başlayacağını kaydetti.
Yılda 9 milyar $ gelir
AIOC Başkanı Woodward da konuşmasında, tam kapasite üretime geçildiği zaman 2008 yılında günlük 1 milyon varil petrol ihracının sağlanmasının planlandığını, yılda 9 milyar dolar da gelir elde edilmesinin beklendiğini açıkladı.
Woodward, Faza-1 programı kapsamında yapılacak çalışmalar için 3,4 milyar dolar yatırımın öngörüldüğünü, söz konusu programın geliştirilmesi için gerekli yatırım miktarının 7 milyar dolara ulaşacağını dile getirdi.
Faza-1 programı
Faza-1 programı, uluslararası konsorsiyum tarafından işletilen Azeri, Çıraklı ve Güneşli yataklarının daha kapsamlı işletimini öngörüyor. Program çerçevesinde, Sengeçal terminalinin kapasitesi iki kat artırılacak ve su altından geçirilerek terminale uzanacak 30 düğümlük boru hattı döşenecek. Terminale uzanan 24 düğümlük mevcut boru hattı ise doğalgaz akımı için düzenlenecek. Program çerçevesinde ayrıca, yeni platformda 48 kuyu kazılması öngörülürken, platformdan yılda yaklaşık 20 milyon ton petrol üretilmesi hedefleniyor. Yeni açılacak kuyulardaki basıncı dengelemek içinse yıllık 13 milyon ton suyu pompalama gücüne sahip ayrı bir platform inşa edilecek. Faza-1 programıyla ilgili çalışmaların Bakü-Ceyhan hattının inşasıyla eş zamanda bitirilmesi planlanıyor.
Kamu birbirine borçlu
Devletin enerji dağıtım şirketi TEDAŞ kamu ve özel sektörden 1,2 katrilyon alacaklı. TEDAŞ bunları tahsil edemediği için, devletin enerji üretim şirketi TEAŞ'a 1 katrilyon borcu var. TEAŞ bu alacağını tahsil edemediği için devletin diğer enerji üretim şirketi BOTAŞ'a 809 trilyon lira borcu var.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan, 29 yap-işlet-devret (YİD) modeli santralın durumlarının netleşmesi için Hazine ile temaslarının sürdüğünü, BOTAŞ, TEAŞ ve TEDAŞ'ın alacaklarının tahsili için yeni yöntemler üzerinde durduklarını söyledi. Amaçlarının; 'üzüm yemek' olduğunu ifade eden Çakan, bu amaçla borçlulara yapacakları ödeme planı doğrultusunda kolaylıklar sağlanabileceğini de dile getirdi.
Bakanlar Kurulu'na sunduğu enerji raporunu, bakanlığının üst düzey bürokratları ile düzenlediği basın toplantısında kamuoyuna açıklayan Çakan, TEDAŞ'ın toplam alacağının 1,2 katrilyonu aştığını, TEAŞ'ın TEDAŞ'tan alacağının 1 katrilyon, BOTAŞ'ın da TEDAŞ'tan alacağının 860 katrilyonun üzerine çıktığını söyledi. Bu kurumların kamu kesiminden borçlarını tahsil için, kamu kuruluşları için bütçeye pay konmasını, belediyelerden alacakları için İller Bankası'ndan borç mukabili yapılacak kesintinin direkt kendilerine aktarılmasını, özelleştirme idaresi kapsamındaki KİT'lerin borcunu da, Özelleştirme İdaresi'nce karşılamasını isteyeceklerini teklif edeceklerini dile getirdi.
Çakan, ekonomide daralma yaşandığı için elektrik kesintisine gidilmediğini belirterek, Bulgaristan'dan ithal edilen elektrik ile Antalya bölgesindeki ulaşım hatlarında yedekleme çalışması ve kaliteli eleman alımı gibi geniş kapsamlı bir rehabilite çalışması yapacaklarını kaydetti. Çakan, "Yağmur yağmadı diye elektrik kesemezsiniz. Bulgaristan'dan gelen hatlarda bazı problemler var. Antalya'daki ulaşım hatlarında çatlaklar meydana gelmiş. Buralardaki en ufak bir sıkıntıya karşı tedbir almak zorundayız." dedi. Rehabilitasyon çalışmasının 5 yıla yayılacağını belirten Çakan, bunun için 2 milyar dolar gerektiğini de söyledi.
29 YİD projesine Hazine'nin garanti vermesi ile ilgili olarak, konuyu çözüme kavuşturduklarını, mevcut durumda termik santralların işletme hakkının devredilmesiyle 1,75 milyar dolar gelir elde edileceğini, ancak devredilmemesi durumunda da en az 980 milyon dolar yatırım yapılmasının şart olduğunu belirtti. Ayrıca dağıtım hatları için 1 milyar dolar ve 5 bin 500 eleman gerektiğini söyleyen Çakan, bunların devredilmesi durumunda ise Hazine'nin 875 milyon dolar para alacağını kaydetti.
TEAŞ kararnamesi Köşk'te
Çakan, TEAŞ'ın 3'e bölünmesi ile ilgili olarak Üretim, İletim ile Ticaret ve Taahhüt olmak üzere hazırlanan dosyanın Başbakanlık'a imzaya gönderildiğini, büyük olasılıkla buradan Cumhurbaşkanlığı'na havale edilmiş olabileceğini anlatarak, üst kurullar için liderler arasında herhangi bir pazarlık söz konusu olmadığını, eleman ihtiyaçlarının kurum içinden karşılanacağını ifade etti.
Çakan, Beyaz Enerji ile ilgili olarak da, geçmişte yapılan bir yanlışlık varsa olayın yargıda olduğunu ve belirleneceğini kaydederek, yargı süreci içinde konuşmanın yanlış olacağını, davanın sonuçlanmasını beklemek gerektiğini dile getirdi.
ANKARA (Zaman)
Numaralı hayat başlıyor
Vergi kimlik numarası zorunluluğu yarından itibaren başlıyor. Vergi numarasını, başta bankacılık işlemleri olmak üzere, döviz, sigorta, Borsa ve birçok resmi işlemi yaptırabilmek için vatandaşların alması gerekiyor.
Mazisi 1995 yılına kadar dayanan ve taşıt alım-satımı ile gayrimenkul işlerinde uygulanmakta olan vergi kimlik numarası, bu ay başından itibaren artık banka, döviz, sermaye piyasası ve sigorta işlemleri için de kullanılmaya başlanıyor.
Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği'ne göre, bankalar (Türkiye'de şubesi olan yabancı bankalar ve off-shore şubeler dahil) 1 Eylül tarihinden itibaren bankacılık ve mali hizmetlerini sunarken, müşterilerinden vergi kimlik numarasını isteyecekler.
Ayrıca; Merkez Bankası da dahil banka ve aracı kurumlar, bu ay başından itibaren her nev'i bono, tahvil ve borçlanma senedi sattıkları müşterileri adına açtıkları hesaplarda, bunların kupon bedelleri ile vadeleri bitiminde gerek makbuz, gerek fiziki olarak bu menkul kıymetleri ibraz eden kişilere itibari değerlerini nakden veya hesaben ödeme ya da başka bir hesaba havale işlemi yapmadan önce vergi kimlik numarası arayacak.
Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK) Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uygulamanın genişletilmesine olumlu baktıklarını belirterek, vergi kayıp ve kaçağını önleyen her türlü önleme destek olacaklarını söyledi. Ancak teknik altyapının yeterli oluşturulmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, önemli olanın numara vermek değil, kayıtdışını sağlıklı bir şekilde incelemek ve sisteme katılmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Kılıçdaroğlu, "Bu çok önemli bir adım. Ancak teknik altyapı ve denetim birimlerinin ücret dahil donanımlarının güçlendirilmesi gerekir. Bundan sonra; kayda girmek istemeyen para, bankacılık sisteminden çıkacaktır. Özellikle yurtdışına bir çıkış olacaktır. Bu proje zaten uzun vadede İçişleri Bakanlığı'nın uygulamaya koyduğu MERNİS projesinin altyapısını oluşturacak. Zaman içinde uyum sağlanacaktır. Böylesine ciddi bir adımın hayata geçirilebilmesi için sağlıklı bir altyapı oluşturulması gerekiyordu." diye konuştu.
VERGİ NUMARASI NERELERDE SORULACAK?
* Bankaların yurtiçi ve yurtdışına yapılan 5 milyar lira veya muadili yabancı parayı geçen Türk lirası ve döviz havalelerini yapmadan önce göndericinin, havalenin yurt içine yapılması halinde (yurtdışından yapılan havaleler dahil) ödeme yapmadan önce ayrıca alıcının da vergi kimlik numarasının tespiti ve kullanımı ile ilgili işlem yapılacak.
* Bankalar, 1 Eylül'den itibaren müşterilerinin havale yoluyla off-shore bankalar ile benzeri diğer mali kurumlarda hesap açma, sözleşme düzenleme ve diğer işlemlerine aracılık etmeleri durumunda, bu işlemlerini müşterilerinin vergi kimlik numarası altında, bu konuda istenildiği zaman bilgi verecek şekilde ayrıca izleyecek.
* Özel finans kurumlarınca yapılan işlemler: Türkiye'de kurulmuş ve kurulacak özel finans kurumları, özel cari hesaplar ve kâr-zarara katılma hakkı veren hesaplar ile toplanan fonların üretim desteği sağlanması, kira akdi, kâr ve zarara katılma yöntemi, mal karşılığı olan vesaikin alım-satım yoluyla kullandırılması işlemlerinde de müşterilerden vergi kimlik numarası isteyecek.
* Çek ve senet işlemleri: Bankalar, 1 Eylül'den itibaren çek karnesi verecekleri müşterileri ile her ne ad altında olursa olsun tahsil için alınan çek bedellerinin ödenmesinde, önce ödeme yapılacak kişiler ile tahsile kabul edecekleri senetler ve senet karşılığı kullandıracakları avans kredilerinde teminata alacakları senetleri, tahsilat ve teminat için kabul etmeden önce senedi tahsil veya teminata veren kişinin vergi kimlik numarasını isteyecek.
* Kredi kartı okuma makinesi işlemleri: Bankalar ve kredi kartı okuma makinesi veren diğer kuruluşlar, üye işyerlerine kredi kartı okuma makinesi vermeden önce müşterilerinin vergi kimlik numaralarının tespiti ve kullanımı ile ilgili işlem yapacaklar. Bu müşterileri ile birlikte daha önce kredi kartı okuma makinesi verdikleri üye işyerleri, bu cihazlarla yaptıkları satış tutarlarını aylık dönemler itibarıyle Maliye Bakanlığı'na göndermeye devam edecekler.
* Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki kurumlarca yapılacak işlemler: Sermaye piyasası kurumları, 1 Eylül'den itibaren müşterilerine hesap açmadan, sözleşme ve işlemleri yapmadan önce vergi kimlik numarası tespitinde bulunacak.
* Ödünç para verme işlemleri: Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bu işlerle uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ikrazatçılar, faktoring şirketleri ve finansman şirketleri de söz konusu tarihten itibaren vergi numarası tespiti sonrası müşterilerine hesap açıp, sözleşme
yapabilecek.
* Yetkili müesseselerce yapılan işlemler: Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Karar çerçevesinde kurulan ve kurulacak olan yetkili müesseseler, 1 Eylül'den itibaren 3 bin doları veya muadili döviz alış ve satış işlemlerinde müşterileriyle yapacakları sözleşmelerde de vergi kimlik numarası arayacak.
* Posta merkezi işlemleri: PTT merkezleri, posta çeki hesabı veya döviz pozisyonlu posta cari hesabı açtırmak için başvuran kişilere hesap açmadan ve sözleşme düzenlemeden önce vergi kimlik numarası tespiti yapacak.
* Finansal kiralama işlemleri: İlgili kanuna göre kurulan veya kurulacak olan finansal kiralama şirketleri de vergi kimlik numarasına göre işlemde bulunacak.
* Sigortacılık işlemleri: Türkiye'de kurulmuş ve kurulacak olan sigorta şirketleri ile yabancı ülkelerde kurulmuş olup da şube açmak suretiyle ülkemizde faaliyet gösteren veya gösterecek sigorta ve reasürans şirketleri de 1 Eylül'den itibaren her türlü sigorta sözleşmesi yapmadan önce sözleşme ve işlemlerin muhatabı veya tarafı olan kişilerden vergi kimlik numarası tespiti sonrasında işlem yapacak. Sigorta sözleşmeleri yapan banka şubeleri ile aracı kuruluşlar da bu zorunluluğa uyacak.
* Yurtdışında yerleşik bulunan, bulundukları ülkede çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla bir süredir yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının yapacakları işlemler de vergi kimlik numarasından muaf olacak.
* Aynı şekilde elektrik, su, doğalgaz, telefon, kablolu televizyon faturası, çevre temizlik vergisi, öğrenci sınav harcı ve öğrenci kredisi ödemeleri ile Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK ve yardımlaşma sandıkları tarafından yapılan emeklilik maaş ödemeleri ile işçi ve memurların ücret ve maaş ödemeleri için açılan hesapların sadece belirtilen emeklilik maaşı ile maaş ve ücret ödemelerinden ibaret olması halinde vergi kimlik numarası istenmeyecek.
* Vergi numarası zorunluluğu bulunan işlemlerde, işlemin birden fazla kişi adına yapılması halinde her bir kişi için vergi numarası tespitinde bulunulurken, havale işlemleri için belirlenen limitler her yıl yeniden değerleme oranı kadar artırılacak.
(Ramazan Solak / ANKARA Zaman)
İlk gaz bidon ile geldi
Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ve Şahdeniz projelerine destek vermek amacıyla yola çıkan motosikletli grubun lideri Amerikalı gazeteci Thomas Goltz, "Başlattığımız destek ABD'nin teşebbüsüyle değil, tamamen kendi inisiyatifimizde olan bir çalışmadır." dedi.
Gazeteci Goltz tarafından organize edilen ve geçen yıl ilki gerçekleştirilen Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Şahdeniz projelerini desteklemek amacıyla 24 Ağustos'ta Bakü'den yola çıkan gönüllü 40 kişilik motosikletli grubun, Polat Renaissance Erzurum Hotel'de düzenledikleri basın toplantısına Erzurum Valisi Derya Kadıoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mahmut Uykusuz da katıldı. Goltz, 1986-1988 yılları arasında Washington Post Gazetesi'nde çalıştığı dönemde Türkiye'ye göçerler için haber yapmaya geldiğini ve onların yaşamından çok etkilendiğini söyledi. Şu anda ise göçerlerin hayatına benzer bir yaşam tarzı olduğunu ifade eden Goltz, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ve Şahdeniz projelerinin gerçekleşmesi için boru hattı güzergahını 2 yıldır motosikletlerle geçerek, bu projeye destek verdiklerini söyledi. Doğalgazın Türkiye ve Erzurum için önemine dikkat çeken Vali Derya Kadıoğlu ise doğalgazın Erzurum'a gelmesiyle birlikte insan sağlığını birinci derecede etkileyen hava kirliliği probleminin ortadan kalkacağını belirtti.
İhracat 8 ayda yüzde 13 arttı
Devlet Bakanı Tunca Toskay, ihracatın 20 Ağustos tarihi itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artış kaydettiğini vurgularken, bu yıl cari işlemler fazlasının 5 milyar doları bulabileceğini kaydetti.
Toskay, bu yılki ihracat rakamının, psikolojik sınır olan 30 milyar doları aşmasını beklediklerini açıkladı. İhracatçı birliklerinin verilerine göre 20 Ağustos tarihi itibariyle, ihracatın yüzde 13 oranında seyrettiğinin görüldüğünü vurgulayan Toskay, bu yılki dış ticaret açığının 11-14 milyar dolar arasında olmasının beklendiğini bildirdi.
Bu gelişmelerin olması durumunda, yıl sonunda 5 milyar dolarlık bir cari işlemler fazlasının ortaya çıkacağını ifade eden Bakan, dövizde bolluk olacağına dikkati çekti.
Yastık altındaki paraya ilişkin bir soru üzerine Toskay, Türkiye'de bu konuda psikolojik bir kasılma olduğunu belirterek, "Bunun gevşetilmesi gerekiyor." dedi.
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın zorluğuna dikkat çeken Toskay, sorunları çözecek güçte olduklarını söyledi.
TIR karnesine tepki
İzmir Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi M.Ali Kasalı, sefere çıkan her TIR için 35 dolar karşılığı alınan TIR karnesi uygulamasından vazgeçilmesini istedi.
Türk nakliyecilerinin 2000 yılında 336 bin TIR karnesi kullandığını belirten Kasalı, bunun için 12 milyon dolar (yaklaşık 17 trilyon lira) ödediğini, bu paranın önemli bir kısmının Uluslararası Nakliyeciler Derneği'nin (UND) de bağlı bulunduğu İsviçre'deki kuruma gönderildiğini kaydetti.
(Ali Rıza Karasu / İZMİR Cha)
'Türkiye'nin umudu yurtdışındaki parada'
TİSK Başkanı Baydur, Türk insanının yurtdışında 40-50 milyar dolar parası olduğunu iddia ederek, bunun Türkiye'ye geri getirilmesi için güvenin sağlanmasının şart olduğunu söyledi.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Refik Baydur, Türk insanının yurtdışında 40—50 milyar dolar parası bulunduğunu söyledi.
Baydur, insanların paralarını belirli endişeler ve sebeplerle yurtdışına götürdüklerini belirtti.
İstanbul'da, 5 Eylül'de, işçi ve işveren sendikalarının başkan ve başkan yardımcılarının katılacağı bir toplantı yapacaklarını ifade eden Baydur, şunları söyledi: "Toplantının konularından bir tanesi Türkiye'deki parasal sıkıntıya çare bulmak. İkincisi, yurtdışındaki dövizlerimizi Türkiye'ye çekmek; üçüncüsü, döviz sahibi, mevduat sahibi bütün insanlarımızı rahatlatacak mevzuat hükmü koyabilmektir. Adam (yarın devlet el mi koyacak, vergi mi koyacak?) endişesinden kurtulabilsin, Türkiye'ye dönsün. Ben şuna inanıyorum: Türkiye dışında bugün neresinden bakarsan, Türk insanının 40—50 milyar dolar parası var. Belirli endişelerle ve nedenlerle bunu yurtdışına götürüyor. Bunu geri çekersek, gidip 1,5—2 milyar dolar için el ovuşturmaya hiç ihtiyaç kalmaz. Bunu başarabilirsek işçi ve işveren de memleket için çok iyi bir hizmet yapmış olacağız."
Avrupa'da iş kurmuş insanların bu tür çalışmaları destekleyeceklerini ifade ettiklerini anlatan TİSK Başkanı Baydur, "Benim ümidim, rahat 10—15 milyar dolara tekabül eden bir para toplanabilir. Bunu da (devlet al borcunu öde) demeyeceğiz, sanayiye vereceğiz, ihracat kapısını aralayacağız, kim daha fazla istihdam yaratabiliyorsa ona daha fazla kapı aralayacağız." dedi.
"TL'ye İtibar Hareketi'nin" de çok iyi düşünülmüş bir teşebbüs olduğunu vurgulayan Baydur, şunları kaydetti: "Basın duyarlılığını devam ettirirse epeyce mesafe kat edileceğine inanıyorum. Bir de devletin, millete bir emniyet payı vermesi lazım. Onu verebilmenin en büyük desteği, halkın gözünden kaçmayan gereksiz harcamaların ve vurgunların ortadan kaldırılmasıdır. Bunlar devam ettikçe tereddüt devam eder. Bunları kaldırabilirsek başarırız."
'Çay-Kur'a 22 bin işçi fazla'
Devlet Bakanı Edip Safder Gaydalı, Çay—Kur'un şu anda kendi ayakları üzerinde durabilen bir kurum olmadığını belirterek, "Hazine'nin yardımı ile ayakta duruyor. Bu yıl 20 trilyon lira da sermayesini artırdık; ama bu yapısı ile Çay—Kur yine de kendi ayakları üzerinde duramaz." dedi. Gaydalı, Çay—Kur'da 22 bin işçi çalıştığını, bu nedenle işçi sorununun had safhada olduğunu kaydetti.
Bakan Gaydalı, önümüzdeki dönem bütçesine gerekli pay konulabilirse ve emekliliği gelmiş 6 bin işçinin tazminatları ödenerek emekli edilebilirse, Çay—Kur'un yeni bir yapılanma ile Hazine'ye yük olmaktan kurtulabileceğini belirterek, "O zaman kendi ayakları üzerinde durabilir" şeklinde konuştu.
Çay—Kur'da yeniden yapılanmaya gittiklerini ifade eden Bakan Gaydalı, yeni bir işçi, personel belki de norm kadro sistemi getirilerek Kurum'un, Hazine'ye yük olmaktan çıkarılması gerektiğini, bunun için de çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Bakan Gaydalı, Çay—Kur olarak bu sene, 500 ile 520 bin ton arasında bir çay alımını beklediklerini de ifade etti. Alımda birinci sürgün bitirdiklerini ve bu ay sonu itibarıyla da üreticiye olan 50 trilyon lira borcu ödeyeceklerini bildiren Gaydalı, "Bu parayı temin ettik. 1 Eylül'e kadar birinci sürgünün parası tamamıyla üreticiye ödenecektir." dedi.
Bakan Gaydalı, çay üretimi ve satışı konusunda ise üretim, alım ve fabrika kurulması için özel sektörün bölgeye 230'a yakın fabrika kurduğunu, oysa Çay—Kur'un 46 fabrikası bulunduğunu belirterek, şunları söyledi: "Alıma ve çay işletmeye bakıldığında ise özel sektörün 5 katı kadar Çay—Kur çay işliyor. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Eğer özel sektör başarılı olabilseydi, Çay—Kur yavaş yavaş işlevini yitirirdi, özel sektör bölgeye tamamıyla hakim olurdu ve serbest piyasa koşullarına göre dengeye otururdu. Ama bu maalesef çayda olmadı, istenilen verimi kaliteyi tutturamadılar."
Yunanistan'ı İzmir Fuarı'ndan çekti, görevden alındı
Yunanistan'ın İzmir Enternasyonal Fuarı'na (İEF) katılma kararını son gün geri çekerek Türk–Yunan dostluğuna gölge düşüren Selanik Enternasyonal Fuarı Genel Müdürü Kostas Mavrakis'in görevinden alındığı öğrenildi.
Yetkisini aştığı gerekçesiyle görevden alınan Mavrakis, İEF'nin açılışına bir gün kala katılım için gelen 12 Yunan firmasını, KKTC'nin fuara katılışını gerekçe göstererek geri çekmiş ve iki ülke arasında gelişmeleri zedelemişti.
İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Yunanistan'ın 70. İEF'ye katılmama kararını açıklamasının ardından Midilli ve Atina ticaret odaları ile Türk Yunan İş Konseyi başkanlarıyla temasa geçtiklerini belirterek şunları söyledi: "Görüştüğüm başkanlar bunun bir hükümet politikası olmadığını, küçük kafalı insanların kararı olduğunu söylediler. Bunun ardından Selanik Fuar Müdürü Kostas Mavrakis görevinden alındı. Bu gelişmelerin ardından Yunanistan'a düzenleyeceğimiz iş gezisini iptal etmedik."
(Ali Rıza Karasu / İZMİR Cha)
4 sanayi tesisinden 1'i kapandı
Kocaeli'nde, ekonomik kriz sonrası çok sayıda sanayi tesisinin kapandığı, üretimini sürdüren tesislerden azımsanamayacak oranda işçi çıkarıldığı, binlerce kişiye de ücretli izin verildiği belirlendi.
Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Başkanı Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Kanbak, kriz sonrası hazırladıkları anketin bin 200 civarında sanayi tesisinden 235'inin verilerini kapsadığını ifade ederek, "üretim, istihdam, finansman, ihracat ve ithalat" ana başlıkları altında toplanan verilere dayandığını söyledi.
Krizin ilk 2 ayında, işletmelerin büyük sıkıntı içine girdiğine ve halen bu durumun giderilemediğine dikkati çeken Kanbak, "ekonomik kriz nedeniyle Kocaeli'ndeki her 4 sanayi kuruluşundan 1'i, başka bir deyişle yüzde 25'i kapandı." dedi.
Dağlara üzüm serdik
Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde yetiştirilen dünyaca ünlü sultaniye üzümlerin kurutulmasında sergiler yetmeyince, üreticiler çareyi üzümleri dağlara sermekte buldu.
Bağbozumunun başlamasıyla toplanmasına başlanan Sarıgöl'ün çekirdeksiz sultaniye üzümü, bağlardaki sergilerin yetmemesi nedeniyle boş alanlara serilmeye başlandı. Kısa sürede kurutulması gereken üzümlerin dağlara serilmesi ile birlikte Sarıgöl'de adeta üzüm dağları oluşmaya başladı.
Vitrindekiler...
McDonald's'tan sürpriz
McDonald's restoranları Türk damak tadına uygun yeni ürünü KöfteBurger'i Türk tüketicisinin beğenisine sunuyor. Özel bir mönü ile hazırlanan KöfteBurger McDonald's restoranlarında farklı tat arayan tüketiciler için farklı bir lezzet sunuyor.
102 Dalmaçyalı Selpak
Walt Disney'in sevimli "102 Dalmaçyalı" kahramanları, Selpak ürünlerini renklendiriyor. Eylül ayında vizyona girecek olan "102 Dalmaçyalı" filminin karakterleri, Selpak markalı desenli havlu, peçete, kutu mendil, cep mendil ve ıslak mendil ürünlerinde yer alacak.
Dört mevsim Algida
Daha çok yaz mevsiminde tüketicinin karşısına çıkan dondurma; artık Algida ile 12 ay boyunca tüketiciyle buluşacak. Yeni sezonda çarpıcı ürünler ve sürpriz promosyonlarla dondurmaseverlerin yüzünü güldürmeye hazırlanan Algida "yalnızca yaz günlerinde değil, yapraklar sarardığında, yağmur bardaktan boşanırcasına yağdığında, kar lapa lapa yağdığında" her mevsim dondurmaseverlerin karşısında olacak.
|