Her yer şenlendi
Zafer Bayramı, coşkuyla kutlandı. Ankara ve İstanbul'daki gösteriler nefes kesti. Şanlıurfa'da çiğ köfte, Söke'de karavana dağıtıldı. Erzurum'da ise gazlı kutlama yapıldı.
Ankara’daki törenler çerçevesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, kuvvet komutanları ve ordu mensupları, Atatürk’ün kabrini ziyaret etti. Anıtkabir’deki törene katılan gaziler, gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Anıtkabir’deki törenin ardından, Genelkurmay Başkanlığı’nda düzenlenen tebrik törenine geçildi. Daha sonra Ankara Hipodrom’da geçit töreni yapıldı. Buradaki kutlamaya Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit de katıldı.
Hipadrom’daki törende Türk Yıldızları’nın akrobasi gösterisi, askeri birliklerin tören geçişi, TSK Paraşüt Takımı’nın, Casa uçağından 3 bin metreden yaptıkları atlayış, 2 helikopterden sarkıtılan ip merdivenlere asılı olarak geçiş yapan SAT komandoları, F16 ve F4 uçakları hayranlıkla izlendi. Doğal Afet Arama, Kurtarma Taburu’na ait bir birlik, resmi geçit yaptı. Son derece gelişmiş aletlerle donatılan bu birlikte özel eğitilmiş köpeklerin de yer aldığı gözlendi.
Erzurum’da petrollü katılım
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Şahdeniz projelerine destek vermek amacıyla Bakü’den yola çıkan ve beraberlerinde sembolik birer varil petrol ve doğalgaz taşıyan motosikletli grup, Erzurum’da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katıldı. İlgiyle karşılanan söz konusu grup, 2 Eylül’de Ceyhan’a ulaşacak.
İstanbul’da Taksim Cumhuriyet Anıtı önüne çelenk konulmasıyla başlayan törenler, Vatan Caddesi'nde düzenlenen resmi geçit töreniyle devam etti. 6 helikopter, tören boyunca alçak uçuş gösterisi yaptı.
Çiğ köfte dağıtıldı
Şanlıurfa’da Zafer Bayramı ilk defa çiğ köfteli kutlandı. Sehir stadyumunda karılan köfte önce protokole sonra da törene katılan vatandaşlara ikram edildi. İl merkezine bağlı birçok köyden kutlamalar için gelen yöresel kıyafetli kadınlar ve erkeklere Mehmetçik tarafından üzerinde Türk Silahlı Kuvetleri yazılı şapkalar dağıtıldı. Yöresel kıyafetli kadınların yeşil sahanın çimleri üzerine oturup çiğ köfteyi iştahla yemesi dikkat çekti.
Aydın’ın Söke ilçesindeki törenlerden sonra ilçe stadına kurulan portatif mutfaklarda pişirilen nohutlu pilav ve ayrandan oluşan asker karavanası, yaklaşık bin kişiye ikram edildi.
Protokol krizi yaşanmadı
Manisa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kazım Usta ile ANAP İl Başkanı Ahmet Özövgü arasında daha önce yaşanan protokol tartışması bu yıl tekrarlanmadı. Vali Vekili Zeki Çepoğlu, Belediye Başkanı Adil Aygül ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kazım Usta’nın hazır bulunduğu törenlerde, ANAP İl Başkanı Ahmet Özövgü de protokolun üçüncü sırasında yerini aldı. Tuğgeneral Usta ile Özövgü arasındaki soğukluğun hâlâ devam ettiği gözlendi.
Kafalar yine karıştı
Garih'in katil zanlısı Yermez'in kız arkadaşı Pınar Konuşkan'ın kan örneği mezarlıktaki kanla uyuşmadı. Polis, kanın sahibini bulmak için Eyüp'te çok sayıda hayat kadınını gözaltına aldı.
Yener Yermez'in sevgilisi Pınar Konuşkan'ın polise çelişkili ifade verdiği öğrenildi. Yapılan ilk sorgusunda “Cinayet anında Yener'le birlikteydim” diyen Konuşkan, polisin “O zaman Üzeyir Garih'in üzerinde ne vardı? anlat.” sorusuna alakasız cevaplar verdi. Polisin ısrarlı sorgusu karşısında Konuşkan cinayet anında orada olmadığını söyledi.
Olay yerini gösteremedi
Eyüp Mezarlığı'nın otoparkçısı Ayhan Yıldız'ın gözaltına alınmasının ardından poliste hareketli anlar yaşandı. İlk önce Yener'le bağlantısı olduğu saptanan 5 kız ve 4 erkek gözaltına alındı. Gözaltında bulunan kızlardan Pınar Konuşkan'ın "cinayet anında oradaydım" demesi üzerine dikkatler Konuşkan'ın üzerinde yoğunlaştı. Konuşkan'a olay anında Üzeyir Garih'in üzerinde ne olduğu soruldu. O da çok şık bir takım elbise olduğunu anlattı. Ancak anlattığı kıyafet tarifinin Garih'in kıyafetlerine benzememesi üzerine çapraz sorguya alınan Pınar Konuşkan bu sefer ifadesini değiştirerek o gün olay yerinde olmadığını söyledi. Ayrıca Konuşkan'ın sabah saatlerinde yer gösterme için götürüldüğü Eyüp Mezarlığı'nın her yerini çok iyi tanımasına rağmen olayın gerçekleştirildiği yeri gösteremediği öğrenildi.
Savcı: Şuuru yerinde değil
Garih cinayetini soruşturan Eyüp Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz, Yener Yermez'in kız arkadaşı olduğu ileri sürülen Pınar Konuşkan'ın hap kullandığını ve şuurunun yerinde olmadığını söyledi. Konuşkan'ın verdiği ifadelerin tutarsız olduğunu kaydeden Savcı Yılmaz, "Bu nedenle şuuru yerine gelene kadar bekleyip, ondan sonra ifadesine başvuracağız." dedi. Yılmaz, Yener Yermez'in Beşiktaş'ta yakını ya da arkadaşı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Yener Yermez, ya birinden para, ya da başka bir şey isteyecek. Bağlantı kurmaya çalışacaktır. İzinli olduğu süre içinde Eyüp ve Beşiktaş haricinde hiçbir yere gitmemiş.
Kan örnekleri tutmadı
Pınar Konuşkan ve olayla ilgili gözaltına alınan 3 kadından alınan kan örneklerinin, cinayetin işlendiği yerden alınan kan örneğiyle uyuşmadığı ileri sürüldü. Polis dün, gözaltına aldığı Pınar Konuşkan ve 3 kadını Şişli Etfal Hastanesi'ne götürerek kan örneği almış ve olay yerindeki numunelerle karşılaştırmıştı. Emniyet yetkilileri Pınar'ın ve diğer kadınların kan örneğinin tutmaması üzerine Eyüp'te geçimini fuhuş yaparak kazanan pek çok kadını daha gözaltına almaya başladı. Öte yandan önceki akşam bir televizyon kanalında canlı yayına katılıp Yener Yermez'i ve sevgilisi Pınar Konuşkan'ı tanıdığını belirttikten sonra canlı yayın sonrası polis tarafından gözaltına alınan otoparkçı Ayhan Yıldız öğle saatlerinde serbest bırakıldı.
Banka kartı heyecanlandırdı
Bu arada dün öğle saatlerinde Beşiktaş'ta İş Bankası Şubesi'nden Yener Yermez'e ait bankomat kartı ile para çekilmek istenmesi poliste heyecanlı dakikalar yaşanmasına sebep oldu. İş Bankası şubesi bankamatiğinden para çekmeye çalışan bir şahıs bankamatikte bir kart bulduğunu belirterek banka güvenlik görevlisine kartı teslim etti. Banka güvenlik görevlisi kartın Yener Yermez'e ait olduğunun anlaşılması üzerine 155 polis imdatı arayarak olayı bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, banka kartını bulan gençle güvenlik görevlisinin bilgisine başvurmak üzere şahısları Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirdiler. Bankadan para çekmek isteyen kişinin Yermez olup olmadığını belirlemek için polis ATM güvenlik görüntülerini incelemeye aldı. Kart üzerindeki parmak izlerinin de Yermez'e ait olup olmadığı araştırılırken Yermez'in aynı kartla Kadıköy'deki bir ATM şubesinden para çektiği öğrenildi.
Başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'de aranan Yermez'in Mersin'de olduğuna dair ihbar gelmesi bölge polisini alarma geçirdi.(Nuri İmre / Altan Cankut / Cemalettin Çandır / Murat Akan / İSTANBUL(Zaman)
Atın bunları!
Garih cinayetiyle ilgili gelişmelerin basın tarafından anında ve ayrıntılarıyla verilmesi, Emniyet tarafından tepkiyle karşılandı.
Basın kuruluşlarına yönelik bu tepki, asayişten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Gündüz Memişoğlu tarafından bizzat dillendirildi. Asayiş Şube'nin bahçesinde toplanan gazetecilerin kalabalık şekilde bahçeye yayıldıklarını gören Memişoğlu, kapıdaki nöbetçilere "Atın bunları." talimatını verince polis ve medya mensupları arasında tartışma çıktı. Talimat gereği dışarı çıkartılan gazeteciler olayı protesto ettiler. Bunların yaşandığı sırada şube müdürleriyle perşembe toplantılarını yapmak üzere Asayiş Şube'ye gelen İl Emniyet Müdür Vekili Hasan Özdemir'in aracının önü gazeteciler tarafından kesildi. Şubede yaşananları bir süre dinleyen Özdemir daha sonra toplantıya geçti. Özdemir çıkışta ise "Olur olmaz şeyler yazıyorsunuz, işimizi zora sokuyorsunuz." dedi.
Orakoğlu: Zaafiyet olur
Garih cinayetinde büyük bir koordinasyonsuzluk olduğuna dikkat çeken Bülent Orakoğlu, Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de bir yetkilinin operasyona zarar vermeyecek şekilde gelişmeler hakkında basını bilgilendirmesi gerektiğine işaret etti. Basının polis içindeki haber kaynaklarından aldığı bilgi kırıntıları ile yaptığı haberlerin operasyona zarar verdiğine dikkat çeken Orakoğlu, "Türk polisi Garih cinayetini aydınlatmak için iyi bir teknolojik donanıma sahip. Ancak operasyon kapsamında bir yanlış yapıldı. Polisin zanlıları yakalamada kullandığı teknikler gözler önüne serildi. Bu durum bundan sonra meydana gelecek olaylarda suç işleyecek kişilerin daha temkinli davranmasına, zaaf yaratılmasına yol açar." dedi.
Sedat Güneç-Altan Cankut /ANKARA-İSTANBUL (Zaman)
MOSSAD hep buradaydı
Üzeyir Garih cinayetini soruşturmak için MOSSAD ajanlarının Türkiye'ye gelmesiyle ilgili tartışmalar sürerken, İsrail gizli servisinin 1993'ten beri iki özel ofisiyle Türkiye'de faaliyet gösterdiği ortaya çıktı.
İsrail'de yayınlanan The Jerusalem Post gazetesinde 1999'da yer alan habere göre, istihbarat alışverişi konusunda uzun zamandır yakın ilişkiler içinde bulunan Türk ve İsrailli yetkililer, 1993 yılında dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin'in İsrail ziyareti sırasında özel bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre, İstanbul ve Ankara'da kurulacak iki ayrı istasyon ile MOSSAD önemli operasyonlarını gerçekleştirebilecekti. 'Tevel' adını taşıyan istasyonla ortak operasyon ve uluslararası birliktelik gerçekleştirilirken, 'Tzomet' adı verilen ikinci istasyon Arap ajanlarına yönelik faaliyet gösterecekti. PKK ve kontr–terör konusunda iki ülke yetkilileri arasında uzun zamandır ciddi bir işbirliği olduğu ifade edilen 25 Şubat tarihli The Jerusalem Post gazetesindeki haberle ilgili olarak görüşlerini aldığımız uzmanlar da bu olasılığın göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.
'Gizlice vergi toplar'
Terör hareketleri uzmanı Doç. Dr. Emin Gürses, İsrail ile Türkiye arasında istihbarat konusunda işbirliği anlaşması olduğunu doğruladı. Gürses, "Dünyadaki bütün Yahudi işadamları İsrail Devleti'ne yıllık vergi öder. Bu, yasal olmayan bir vergidir. İsrail'in kuruluş temelinde de bu vardır. MOSSAD bu insanları bu yüzden korur. Bu yüzden MOSSAD'ın istasyon kurması son derece doğaldır." dedi.
Emniyet yetkilileri ise Garih cinayetinin çözülmesi için MOSSAD'ın kendilerine destek verdiği ve MOSSAD ajanlarınca çalışma yapıldığı veya yönlendirildiği yolundaki iddialardan rahatsız. Basın Protokol ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, bu konuda çalışmaların İstanbul Emniyet Müdürlüğü olarak, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile irtibatlı olarak sürekli ve titiz olarak sürdürüldüğü vurgulanmıştı. Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan da Garih'in cenazesinde yaptığı açıklamada, "İsrail'de Allah vermesin bir Türk katledilse MİT'ten 3 ajanın oraya gidip araştırmasına İsrail müsaade eder mi?" sorusunu sormuş ve Türkiye'nin İsrail'deki istihbari varlığının sorgulanması gerektiğini söylemişti.
Mustafa Aydın-Ufuk Şanlı/İSTANBUL (Zaman)
Garih'in eğitimdeki idealleri yaşatılacak
İşadamı Üzeyir Garih, faaliyetlerine destek verdiği Tolerans Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Şirin ile geçen aylarda bir araya gelmiş ve görüşlerini iletmişti.
Menfur bir cinayete kurban giden Üzeyir Garih, başarılı bir işadamı olmasının yanı sıra eğitime büyük önem veren bir kişiydi. Garih, Türk girişimcilerce yurtdışında açılan okullara da destek olmuş, karşılaşılan sorunların aşılması için büyük gayret sarf etmişti.
Üzeyir Garih'in çeşitli diyaloglarla Moskova'da kendilerine destek verdiği Tolerans Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Şirin, Alarko Holding yöneticisi olarak Rusya'da önemli projelere imza atan Garih'in okullara yaptığı katkıları şöyle anlattı: "Garih, Türk–Rus dostluğunun pekişmesindeki en önemli faktörlerden biri olarak da eğitimi görüyordu. Bugün, belli bir seviyeyi yakalayabilen Rusya–Türkiye ilişkilerinde, eminim ki, Garih'in öngördüğü gibi eğitim ve buradaki okulların rolü de büyük olmuştur. Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov ile olan yakın diyaloğu nedeniyle Garih, Tolerans Eğitim Kurumları'na bağlı okulların Rusya'da açılması aşamasında büyük destek vedi. Bugün, Tolerans Kurumları'na bağlı olarak başkent Moskova'da bir ilkokul ve bir kolej, ülkenin ikinci büyük kenti ve Çarlık Rusyası'nın başkenti St. Petersburg'da biri kız koleji olmak üzere 2 kolej faaliyet gösteriyor."
Mustafa Kemal Şirin, geçen aylarda Üzeyir Garih ile bir araya geldiklerini ve eğitim işinin uzun soluklu bir çalışma olduğunun farkında olan Garih'in fikirlerinden yararlandıklarını kaydetti. "Merhum Garih'i hiçbir zaman unutmayacağız." diyen Şirin, "Her kişi ve kurumla hoşgörü çerçevesinde temasta bulunan biz eğitim gönüllüleri olarak, uygar, başarılı ve de eğitime büyük değer veren merhum Garih'i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz." şeklinde konuştu. (Mirza Çetinkaya/ MOSKOVA (Zaman))
Demirel üniversitesini gezdi
Kazakistan'daki Özel Süleyman Demirel Üniversitesi'ni ziyaret eden 9. Cumhurbaşkanı Demirel, kitap bağışı sözü verdi. Demirel ayrıca, olimpiyatlarda başarılı olan öğrencilere bilgisayar ve cep telefonları hediye etti.
Kazakistan'ın bağımsızlığının 10. yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen etkinliklere katılmak üzere bu ülkeye gelen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, gezisinin son gününde kendi adını taşıyan Özel Süleyman Demirel Üniversitesi'ni ziyaret etti. Burada kendisi için hazarlanan programda konuşan Demirel, "Türkiye için, dünya ile yarışıyorsunuz." dedi.
Demirel'in üniversite ziyaretine Kazakistan İletişim ve Toplumsal Mutabakat Bakanı Muhtar Kulmuhammet, Kazakistan'ın Türkiye Büyükelçisi Kayrat Sarıbay ile Türkiye'nin Kazakistan Büyükelçisi Çınar Aldemir de katıldı. Üniversite Kurucu Rektörü Sadi Çöğenli, Demirel ve beraberindeki heyete üniversite hakkında bir brifing verdi. Prof. Çöğenli, üniversitelerinin ağırlıklı olarak İngilizce eğitim verdiğini, bunun yanı sıra bazı derslerin Türkçe, Kazakça ve Rusça okutulduğuna değindi. Halen yaklaşık 400 öğrenciye 50 öğretim görevlisiyle eğitim verildiğini belirten Prof. Dr. Çöğenli, "Kaliteli eğitim için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak, öğretim görevlilerimizi, Türkiye, Amerika, Pakistan, Azerbaycan gibi ülkelerden seçerek getirtmekteyiz.'' dedi.
KATEV'in 26 okulu var
Üniversitenin kurucularından olan Dr. Ali Bayram, Türkiye'yi yurtdışında en iyi şekilde temsil etmeye çalıştıklarını söyledi. Daha sonra KATEV Başkanı Ali Tokul söz alarak, halen ülke genelinde 24 lise, bir ilkokul, bir de üniversite olmak kaydıyla toplam 26 eğitim kurumuyla kardeş Kazakistan halkına hizmet verdiklerini ifade etti. Başkan Tokul şunları kaydetti: "Bu yıl vakfımızın bünyesindeki okullardan dünya bilim olimpiyatlarına katılan 7 öğrencimizden 4'ü matematik dalında altın madalya alırken, bir öğrencimiz biyoloji dalında gümüş, bir öğrencimiz kimya alanında bronz ve bir öğrencimiz de biyoloji dalında bronz madalya alarak ülkelerini ve okullarımızı en iyi şekilde temsil ederek, büyük bir başarıya imza attılar.''
Demirel de öğrencilerin göstermiş olduğu bu başarıdan dolayı duyduğu memnuniyetini ifade ederek, "Siz Türkiye için dünya ile yarışıyorsunuz.'' diye konuştu. Olimpiyatlarda başarılı olan öğrencilerden birincilere bilgisayar, ikinci ve üçüncülere ise cep telefonundan oluşan hediyelerini takdim eden Süleyman Demirel, 'yakalanan bu başarının azim ve çalışkanlığın bir göstergesi olduğunu' vurguladı.
Daha sonra üniversiteyi gezen Demirel ve beraberindeki heyetin, teknik ve altyapı olarak yakalanan başarıdan bir hayli memnun oldukları gözlendi. Demirel üniversitenin kütüphanesine kitap bağışı vaadinde bulunurken, Bakan Muhtar Kulmuhammet de kitap bağışı sözü verdi. Demirel temaslarının ardından dün Türkiye'ye döndü. (Ahmet Alyaz/ ALMATI (cha))
İtiraf etti, kayıplara karıştı
Etibank'ın Merkez Şube eski Müdürü Hakkı Cengiz Kırgül, savunmasında bir kredi olayında sahte imza attığını söyleyince tutuklama kararı verildi. Kırgül, aramalara rağmen bulunamadı.
Fona devredilen Etibank'ı 480 trilyon 12 milyar lira zarara uğrattıkları öne sürülen bankanın eski sahibi Dinç Bilgin, eski bakan Cavit Çağlar ile oğullarının da aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında açılan davanın önceki gün İstanbul 6 No'lu DGM'de görülen ilk duruşması ilginç anlara sahne oldu. Dinç Bilgin ve Cavit Çağlar'ın duygu yüklü savunma yaptıkları duruşmada söz alan davanın tutuksuz sanığı Etibank Merkez Şube eski Müdürü Hakkı Cengiz Kırgül, bir kredi verilmesi olayında iki kişinin yerine sahte imza attığını itiraf etti. Duruşmanın ilerleyen saatlerinde dinlenen Kırgül, kendisine imzada sahtecilik suçunu işlemeye götüren olayın nedenlerini anlatırken mahkeme salonunda zaman zaman gülüşmeler yaşandı. Kırgül mahkeme heyetine şunları söyledi:
"Dört imza atılmıştı kefil olarak ancak iki imza eski ortaklara aitti. Yeni iki ortağın imzası gerekiyordu. Ancak genel müdürlük krediyi kullandırmamı istedi. Ben noksan imza ile kredi kullandırmanın sakıncalarını anlattım. Ancak Genel Müdür Zeki Ünal verilen kredinin geri geleceğini ve yönetim kurulu kararı çıkaracaklarını söyledi. Bu arada Etibank uluslararası satış firmaları tarafından denetleniyordu. Eksik imzalar bu denetlemeler sırasında da sorun oldu. Ben de genel müdürlüğe konuyu ilettim. Kabul görmeyince de satış sözleşmesindeki imzaları ben attım. Büyük bir hata yaptım. Ve kredi de geri ödenmedi."
Önceki gece 23.00'te biten duruşmada tutuklanması kararlaştırılan Cengiz Kırgül, verilen arada bulunamayınca, hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. (Erkan Acar- Bülent Ceyhan )
Komşuya dostluk gezisi
TDİ 8 günlük gezi düzenleyecek
Yunanistan'la Türkiye arasındaki yakınlaşma süreci turizme de yansıdı. Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ), Yunanistan'a Ege Dostluk Gezisi düzenliyor. 15 Eylül'de başlayacak ve 8 gün sürecek geziye katılanlar başta Ege adaları olmak üzere Yunanistan'ın tarihi ve turistik yerlerini görme imkanına kavuşacaklar. Konuklarına unutulmaz bir tatil yaşatacaklarını söyleyen TDİ Genel Müdürü Erkan Arıkan, Ege Dostluk Gezileri için halktan yoğun talep geldiğini belirtti. Arıkan, Karadeniz yolcu gemisinin gezi sırasında Ege'nin en çok ilgi çeken Mykonos, Girit ve Rodos adaları ile Pire ve Selanik limanlarına uğrayacağını dile getirdi.
Bir kişi için tam pansiyon ücreti 450 dolar olan Ege Dostluk Gezileri hakkında 0 212 249 92 22 no'lu telefondan daha geniş bilgi alınabileceği bildirildi.
Turhan Bozkurt
İSTANBUL (Zaman)
Onarım gürültüsü mahkûm oldu
Yargıtay, uzun süren ev onarımının verdiği rahatsızlığın komşuların "ruh bütünlüğünü bozarak", kişilik haklarına saldırıya dönüştüğüne karar vererek, manevi tazminata hükmetti.
Bir kişi, oturduğu apartmanın üst katındaki evin onarımının çok uzun sürdüğünü, gürültü nedeniyle üzüntü ve tedirginlik yaşadığını belirterek, kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle ev sahibine karşı manevi tazminat davası açtı. Yerel mahkeme, istemi kısmen kabul etti. Ev sahibi, bu kararı temyiz edince dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne geldi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını yerinde bularak oybirliği ile onadı.
Hayatı karardı
9 milyara traktör aldı. 5 milyarını ödedi iflas etti. 2 milyara traktörünü geri verdi; ama sadece 1 milyar 300 milyonunu alabildi.
Susurluk'un Söğütlüce köyünde çiftçilik yapan Uzar ailesinin yaşamı bir yıl önce aldıkları traktörle altüst oldu. Aynı zamanda hayvancılık da yapan aile, traktörle tarlalarını sürecek ve daha çok gelir elde edecekti. Ama işler düşündükleri gibi gitmedi. 9 milyara aldıkları traktörün borcunun yalnızca 5 milyar liralık kısmını zor şartlar altında ödeyebildiler. Ekonomik krize giren aile, 1 yıl önce 9 milyara aldığı ve 5 milyarını ödediği traktörü satın aldığı yere 2 milyara geri vermek zorunda kaldı. 4 milyarlık borcunu ödeyemedikleri traktörü Otomobilciler Sitesi'ndeki Gökseller Mağazası'na satan aile, 2 milyarın da sadece 1 milyar 300 milyonunu alabildi. 700 milyonluk traktör parasını alabilmek amacıyla galeriye gidip gelen Kadir Uzar, perişan durumda.
Susurluklu Kadir Uzar isimli köylünün eşi Sevim Uzar, içinde bulundukları durumu şöyle anlattı: "Ben her gün başkalarının tarlasına çapa yapmaya gittim. Oradan aldığım üç kuruşu dahi bu traktöre yatırdık. Finans kurumundan aldığımız kredi nedeniyle kocam 15 gün hapis yattı. Böyle olacağını bilseydik traktörü almazdık."
Özel bir finans kurumundan traktör alabilmek amacıyla kredi alan Kadir Uzar'ın, bu borcu ödeyemediği için 15 gün cezaevinde kaldığı, hapisten çıktıktan sonra borçlarını ödemek için daha 5 milyarını ödeyebildiği traktörünü 2 milyara geri verdiği öğrenildi. Ellerinde hiçbir belge bulunmayan Uzar ailesi, kandırıldıklarını ileri sürerek mahkemeye başvuracaklarını belirtiyor. (Erhan Güven / BALIKESİR (cha)
Vurgun sanıklarına ek gözaltı
DGM, Vurgun Operasyonu sanığı 18 kişi için 3 gün ek gözaltı süresi verdi. Şimdiye kadar mahkemeye çıkarılan 36 sanık serbest bırakıldı, 4 sanık ise tutuklandı.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın bazı ihalelerine ilişkin yürütülen "Vurgun" operasyonu kapsamında gözaltına alınan Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban'ın da aralarında bulunduğu 18 kişi için polise 3 gün ek gözaltı süresi verildi. Ankara DGM Savcısı Cengiz Köksal, söz konusu kararı, Ankara Emniyeti'nin talebi üzerine verdi.
Bu arada, "Vurgun" operasyonu kapsamında yurt genelinde gözaltına alınarak Ankara'ya getirilen müteahhitlerin, DGM'ye sevkleri de devam ediyor. DGM'ye dün getirilen 11 müteahhit, Savcı Köksal tarafından sorgulandıktan sonra, tutuklama istemiyle yedek hakimliğe sevk edildi. Ankara 2 No'lu DGM'nin Yedek Hakimi Ramazan Aksan tarafından sorgulanan 11 müteahhit serbest bırakıldı.
Daha önce, DGM'ye getirilen 25 müteahhitten 21'i savcılık ifadelerinin ardından, 4'ü de yedek hakimlik sorgularından sonra serbest bırakılmıştı.
Pırlanta İnşaat Şirketi sahibi Mustafa Eriş, ortağı İbrahim Mithat Eşmeli, Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Büro Görevlisi Fethi Soydan ve Bayındırlık İl Müdürlüğü Şube Müdürü Ahmet Kenan Bozokkalfa ise önceki gün çıkarıldıkları yedek hakimlikçe tutuklanmışlardı. Bu arada operasyon çerçevesinde Mersin'de de Martaş İnşaat Taahhüt Şirketi'nin sahibi Reşit Kurt ile kimlikleri açıklanmayan iki yöneticisi gözaltına alındı. Sanıklar Ankara'ya gönderildi.
Zihni İpek gözaltında
1980 öncesinin ünlü uyuşturucu ve silah kaçakçısı Zihni İpek, uyuşturucu parası anlaşmazlığı nedeniyle iki ayrı kişiyi kaçırdığı gerekçesiyle 13 adamı ile birlikte gözaltına alındı.
İpek ve adamlarının ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda 10 adet tabanca ele geçirildi.
Yurtdışında yaşayan uyuşturucu kaçakçısı Özgür Yetim, Zihni İpek ve adamları tarafından kaçırıldığı, zorla senet ve çek imzalattırdığı gerekçesi ile savcılığa buşvurdu. Yapılan incelemede olayın uyuşturucu parası anlaşmazlığından kaynaklandığı ortaya çıktı. Polis, bunun üzerine Zihni İpek'in Beyoğlu'ndaki bürosuna operasyon düzenledi. İpek ve 13 adamı gözaltına alındı. Sorgulama sonunda, yurtdışına gönderilen yüklü miktarda bir uyuşturucuya aracılık eden Özgür Yetim'in paranın verilmemesinden dolayı kaçırıldığı belirlendi. Bunun üzerine Yetim de sorgulanmak üzere gözaltına alındı. Silivri'de bir çiftlik evine kaçırılan Buğra Harma isimli çocuğun da Zihni İpek tarafından kaçırıldığı belirlendi. Ercan Gün – Kazım Canlan / İSTANBUL (Zaman)
76 yıldır kanlı bıçaklılar
Dünya, 1 Eylül'de Barış Günü'nü kutlamaya hazırlanırken, Şanlıurfanın Siverek ilçesinde Aybek ve Şeman aileleri arasında 76 yıldır yaşanan kan davası hâlâ devam ediyor.
Siverek'in Aşağıbeşyamaç ve Yukarıbeşyamaç köylerinde oturan Aybek ve Seman aileleri arasında arazi anlaşmazlığı yüzünden 76 yıl önce çıkan kan davasında onlarca insan öldü, bir o kadarı da yaralandı. Son olarak 7 aylık hamile olan Hanım Delibaş ile 10 yaşındaki Feride Tanrıverdi, iki aile arasındaki düşmanlığın kurbanı oldu.
Köylüler kan davasının bir an önce sona erdirilmesi için yetkililerden yardım beklerken, Şanlıurfa Valisi Muzafer Dilek, Aybek ve Seman aileleri arasındaki barışın imkansız olduğunu söyledi. Dünya Barış Günü dolayısıyla iki ailenin barıştırılması için, bu yıl herhangi bir girişimlerinin bulunmadığını kaydeden Vali Dilek, söz konusu ailelerin barıştırılması için büyük çaba sarf edildiğini; ancak herhangi bir olumlu gelişme yaşanmadığını dile getirdi. Vali Dilek "Umarım bu yıl bu iki aile Dünya Barış Günü dolayısıyla barışır ve aralarındaki düşmanlığa son verir." dedi.
Mehmet Dener / ŞANLIURFA (cha)
Yöneticileri çalışan seçecek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, SSK hastanelerindeki başhekim, baştabip ve başhemşireyi hastane çalışanlarının seçeceğini söyledi.
Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında SSK'daki yeni yapılanmayı anlatan Okuyan, hastanelerde bir yerel yönetim kurulu oluşturulacağını, bu kurulda sivil toplum örgütleri ve hastane temsilcisi olmak üzere 9 kişinin görev yapacağını belirtti. Bu konularla ilgili hazırlanan yönetmelik çalışmalarının son aşamaya geldiğini dile getiren Okuyan, "Artık şikayetleri yerinde çözeceğiz. Bundan sonra başhekimi, baştabibi, başhemşireyi biz atamayacağız. Hastane çalışanları bir seçim yapacak." dedi. 2–3 ilde yapılacak pilot uygulamadan sonra düzenlemenin Türkiye geneline yaygınlaştırılacağını kaydeden Okuyan, hedeflerinin 36 milyon insana en modern ve çağdaş sağlık hizmetini vermek olduğunu söyledi. ANKARA (cha)
Mevsimlik işçiler sokakta
2 aydan beri Manisa ve köylerinde mevsimlik işçi olarak çalışan işçiler, hem paralarını alamadılar hem de sokakta kaldılar.
İşlerin bitiminden sonra trenle memleketlerine dönmek isteyen aileler, paraları olmadığı için 10 gündür istasyonda kurdukları çadırlarda yatıp kalkıyorlar. Kendilerine söz verildiği halde işlerin bitiminde işverenden paralarını alamadıkları için parasız kalan aileler, yetkililere başvurmalarına rağmen hiçbir sonuç alamadıklarını ifade ettiler. Daha önce bu ilde böyle bir sorunla karşılaşmadıklarını kaydeden işçiler, bir daha çalışmak için Manisa'ya gelmeyeceklerini belirttiler. Mevsimlik işçiler, Manisa'da tütün, üzüm ve pamuk tarlalarında çalışmışlardı.
Muharrem Gökçen / MANİSA (cha)
Kahkaha yarışmasını 73'lük nine kazandı
70. İzmir Enternasyonel Fuarı’nda çarşamba akşamı DJ Hakan Doğanay tarafından düzenlenen ve sunulan 3. Kahkaha Yarışması yapıldı.
Yarışmayı 73 yaşındaki Hadiye Hergeç kazandı. Yarışmanın sonunda basın mensuplarına bir açıklama yapan Hergeç, “Her zaman bu şekilde gülerim. Gülmeyi çok seviyorum. Bakıyorum da zamane gençliği dert dolu. Dünyada herkes gülsün.” diye konuştu. Yarışma sonrası birinci olan Hadiye Hergeç’e 100 milyon lira para ödülü verildi. Sinan K. Uçkaç / İZMİR (Zaman)
|