GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

31/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


'Teşvikiye bir hafızadır'

Şişli Belediyesi, Teşvikiye Caddesi'nin adını, "Teşvikiye Dr. Üzeyir Garih Caddesi" olarak değiştirme kararı aldı. Aydınlar ve yazarlar karara tepki gösterdi. Bilindiği gibi Teşvikiye Caddesi'nin çok eski bir tarihi var. Cadde hem edebiyat hem de tarih açısından bir 'hafıza' niteliği taşıyor. Bir yerleşim yeri olarak Teşvikiye'nin tarihi 19. yy. ortalarına kadar uzanıyor ve buranın bir yerleşim merkezi olması konusunda Sultan Abdülmecid'in çalışmaları biliniyor. Tanzimat ve Servet-i Fünun edebiyatımızın pek çok romanına ve hikâyesine konu olan olayların da geçtiği yer olan Teşvikiye'de, başta Teşvikiye Camii olmak üzere pek çok tarihi konak, hastane ve okul bulunuyor.

Teşvikiye Caddesi'nin bu tarihi yönüne ve edebiyatımızdaki "hafıza" özelliğine dikkat çeken aydınlar ve yazarlar, çok değerli bir işadamının adı bile verilse, caddenin adının değiştirilmesinin veya bir ekleme yapılmasının uygun olmayacağını söylüyorlar. Ortak kanaat, Şişli Belediyesi'nin bu konuda biraz duygusal ve aceleci davrandığı üzerinde yoğunlaşırken Üzeyir Garih'in çok değerli ve adı yaşatılması gereken bir değer olduğu vurgulanıyor. "Peki bir vefa duygusundan yola çıkan Şişli Belediyesi ne yapabilirdi?" sorusuna aydınlar ve yazarlar: "Belediye, Şişli'de açacağı yeni bir parka ya da bir eğitim kurumuna 'Dr. Üzeyir Garih' adını verebilirdi. Onun adına bir anıt yaptırmayı düşünebilirdi. Tarihi geçmişi olan yer adları, Türkiye'nin neresinde ve hangi sebeple olursa olsun değiştirilmemeli. Çünkü onların her biri orada yaşayan insanların hatıralarını saklıyor. Caddelerin, sokakların ve yapıların adları hem insanların hem de şehrin hafızasıdır, bu hafıza silinirse gelecek nesillere bizden çok şey kalmaz." cevabını veriyorlar.

Şişli Belediyesi'nin kararına karşı çıkan bazı köşe yazarları ve aydınlar olayı gazete sütunlarına taşıdılar. Doğan Hızlan, Hürriyet'teki köşesinde, Hıncal Uluç Sabah'ta, Taha Akyol da Milliyet'te kararı eleştirdiler. Tartışma gazete sayfalarına şöyle yansıdı:

Doğan Hızlan:

"Şişli Belediyesi'nin tarihi önem taşıyan, siyasal ve edebi tarihimizde yeri olan Teşvikiye Caddesi'nin başına Dr. Üzeyir Garih adını eklemesi kabul edilemez. Yani yüz yıllık Teşvikiye Caddesi'ne bundan sonra Dr. Üzeyir Garih Caddesi diyeceğiz. Ben demem, yazılarımda da o adı kullanmam. Eğer o caddeye bir ad verilme gereği duyulsaydı -ki duyulmaması lazım- orada Maçka Palas'ta yıllarca oturan Abdülhak Hamid Tarhan adı verilebilirdi. Bu tam şarka ve şarklıya göre bir davranış. Acılarımız da abartılı, sevinçlerimiz de. Dr. Üzeyir Garih, saygın bir işadamıydı, sosyal yanı olan, düşündüklerini söyleyen, yazan, kitaplaştıran, uluslararası tanınan bir kişiydi. Ama bu nitelikleri, onun tanınmış bir caddeye adının konmasının gerekçesi olamaz."

Hıncal Uluç:

"Teşvikiye Caddesi üzerindeki..." derken bir parantez açmam gerek... Caddemizin adı aniden değişmiş. Dr. Üzeyir Garih Caddesi olmuş... Bence Mustafa Sarıgül acele etti. Dr. Üzeyir Garih'in anısına bir şeyler yapmak iyi fikir... Yapılan iş yanlış... İstanbul babamızın malı değil. Tarihin bize mirası. İstanbul'un bazı yerlerini 'SİT' diye nasıl koruyorsak, ondaki bazı isimleri de öyle korumamız gerek. Ölen her başarılı işadamının adını bu kentin bir tarihi caddesine versek İstanbul'da tarih kalmaz..."

Taha Akyol:

"Teşvikiye Caddesi'nin adının değiştirilip Üzeyir Garih adının verilmesini çok yanlış buluyorum. Çünkü "Teşvikiye", sıradan bir cadde adı değil, bir "tarih"tir!! "Teşvikiye Caddesi" Tanzimat romanında vardır; Meşrutiyet romanında vardır. Ömer Seyfettin'de, Yakup Kadri'de vardır. İkinci Meşrutiyet günlerindeki "Efruz Bey"i okuyacak yeni nesiller, "Teşvikiye Caddesi"ndeki evinden, yürüyüşlerden, nutuklardan bahsedildiği zaman, nasıl bir muhayyile zenginliğine sahip olacaklar?" Taha Akyol görüşlerini, bu konulardaki hassasiyeti ile tanınan tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cümleleri ile destekliyor. Ortaylı, Taha Akyol'a şunları söylüyor: "Teşvikiye Caddesi'ne Dr. Üzeyir Garih adının verilmesi yanlış! Üzeyir Bey'in adı başka türlü yaşatılabilir. Ama tarihle bütünleşmiş semt, sokak, meydan ve cadde isimleri kesinlikle değiştirilmemelidir. Teşvikiye'de eski Yeniçeri obalarının adlarını ve yakın tarihle ilgili isimleri yansıtan birçok sokak adları değiştirildi, tarih tahrip edildi. Teşvikiye Caddesi adı mutlaka korunmalıdır." Kültür Servisi




Beşir Ayvazoğlu: Üzeyir Garih ismi, yeni bir caddeye verilebilir

Bizde sokak ve cadde isimlerini değiştirmek eski bir hastalıktır. Zaten eski dokuları hızla yok edilen şehirlerimizde bir de isimlerini değiştirdik mi, bütünüyle tarihsizleşmiş olacağız. Bu hangi akla hizmettir, anlamak mümkün değil. İsimler, sokakları tarihle ve kültürle irtibatlandırır. Defalarca değiştirilmiş sokak isimleri var. Düşününüz, doğduğunuz sokağa bir gidiyorsunuz, bakıyorsunuz ismi de, şekli de değişmiş.

Kör kazma, doğduğumuz evi zaten yeryüzünden sileli çok olmuş. Bu ne tuhaf duygudur, düşünebiliyor musunuz? Şimdi siz nerede doğdunuz? Ayağınızı nereye basacaksınız? Sevilen insanların isimlerinin sokaklara ve caddelere verilmesi güzel; ama bunun için eski cadde ve sokakların seçilmesi, bence ihanet ölçüsünde bir gaflettir. Üzeyir Garih ismi, yeni kurulan semtlerdeki yeni cadde veya sokaklardan birine verilseydi kıyamet mi kopardı?




Bir aktörün ölümü

Hayata sahnede veda etmek, derinden bir istektir tiyatro sanatçısı için. İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçısı Metin Çeliker de bu temenni üzere hayata gözlerini yumarken, etrafında geleceğin tiyatrocuları vardı.

Ünlü tiyatrocu Metin Çeliker (54) Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde geçirdiği beyin kanaması sonucunda hayatını kaybetti. 35 yıldır İstanbul Şehir Tiyatroları'nda görev yapan Çeliker, Karadeniz Ereğli'de sanat tiyatrosu kapsamında yaklaşık 100 kişiye tiyatro ile ilgili kurslar veriyordu. Önceki gece genç tiyatroculara kurs verirken geçirdiği beyin kanaması sonucunda Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi'ne yetiştirilemeden hayatını kaybetti. Kendisi ile yıllarca aynı sahneleri paylaşan tiyatrocu Sabahattin Bostancı, Çeliker'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, "Onun bıraktığı bayrağı devam ettirmekten şeref duyacağız." dedi.

100 kişiye kurs veriyordu

4 aydır Karadeniz Ereğli'de bulunduklarını anlatan Bostancı şöyle devam etti: "Karadeniz Ereğli'de yaklaşık 100 kişiye tiyatro kursları verdik. Bu kurslar sonucunda bazı oyunlar sahnelendi. Büyük başarı sağlandı. Kendisinin bir hayali vardı. Karadeniz Ereğli'de kurulan sanat tiyatrosunu konservatuvara dönüştürerek kültür sanat okulunu kurmak istiyordu. Çeliker'i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tiyatrocular yorgunluk ve stres sonucunda zamansız olarak hayatını kaybediyorlar. Bir de Türkiye'de yeteri kadar sanata ve sanatçıya önem verilmiyor; ancak öldükten sonra kıymeti biliniyor, o zaman da pek bir önemi kalmıyor."

"Mahellenin Muhtarları" ve son olarak da "Benimle Evlenir misin?" dizilerinde rol alan Çeliker, evli ve bir çocuk babasıydı. Yakın zamanda, İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun sahnelediği Eşik adlı oyunda da rol alan Çeliker için bugün İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenecek. Çeliker, Teşvikiye Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından vasiyeti üzerine Feriköy'de annesinin yanına defnedilecek.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.