Savaştan çıkmış gibiyiz
Ekonomide birbiri ardına yaşanan iki kriz ve talepteki azalma, büyüme hızını savaş yılları sonrası bir hale getirdi. Ekonomimiz yılın ikinci çeyreğinde yüzde 11,8 oranında küçülerek, İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan yüzde 15,3'lük küçülmeden sonra en büyük küçülmeyi gerçekleştirdi.
Türkiye ekonomisi, 2001'in ikinci çeyreğinde, 1945'ten bu yana en derin küçülmesini yaşadı. GSMH yüzde 11,8, GSYİH yüzde 9,3 küçüldü. İlk 6 aylık daralma yüzde 8,5 oldu. En hızlı küçülen sektörler ithalat vergisi, ticaret ve inşaat.
1945 yılında yüzde 15,3 oranında küçülen Türkiye ekonomisi, 2001 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 11,8 küçülerek son yılların en ciddi ekonomik krizini de bu iş ve istihdam kaybıyla belgelemiş oldu. Türkiye ekonomisi, 1994 krizinde yüzde 9,7 oranında daralmıştı.
Büyüme hızı, yılın ilk yarısında yüzde –8,5, ikinci üç ayda ise yüzde –11,8 olarak gerçekleşti. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), bu yılın ilk yarısı ve ikinci 3 aylık dönemine ilişkin gayri safi milli hasıla (GSMH) sonuçlarını açıkladı. 2001 yılının ikinci üç aylık döneminde GSMH, geçici hesaplamaya göre cari fiyatlarla 38 katrilyon 472 trilyon 148 milyar lira olarak hesaplandı. Büyüme hızı ise ikinci üç ayda, cari fiyatlarla yüzde 4 olarak belirlenirken, sabit fiyatlarla yüzde –11,8 oldu.
Türkiye'de, bu yılın ilk yarısında, sabit fiyatlarla tarım sektörü yüzde 1,6, sanayi sektörü yüzde 5,2, inşaat sektörü yüzde 8,9, ticaret sektörü ise yüzde 8,3 oranında küçüldü.
Yılın ilk yarısında sabit fiyatlarla sektörel bazda büyüme, ulaştırma ve haberleşme sektöründe yüzde –5,9, mali kuruluşlarda yüzde –7,7, serbest meslek ve hizmetlerde yüzde –6,1 olurken, devlet hizmetlerinde yüzde 3,7, kâr amacı olmayan kuruluşlarda yüzde 0,6 olarak hesaplandı.
Bu yılın ilk altı ayında konut sahipliğinde 2,1 artış yaşanırken, ithalat vergisi yüzde 22 oranında azaldı. Bu yılın ilk yarısında GSMH de, cari fiyatlarla 63 katrilyon 487 trilyon 575 milyar lira olarak hesaplandı.
Tüketim yüzde 7,5 azaldı
Bu arada yılın altı ayında özel nihai tüketim harcamaları yüzde 7,5, devletin nihai tüketim harcamaları da yüzde 3,5 oranında azalırken, gayri safi sabit sermaye oluşumundaki gerileme yüzde 23,5'u buldu. İhracattaki yüzde 8,8'lik büyümeye karşılık, ithalat yüzde 23,7 oranında daraldı.
DİE'ye göre, bu yılın 2. üç aylık döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre, sabit fiyatlarla tarım sektörü yüzde 4,9, sanayi sektörü yüzde 8,5, inşaat sektörü yüzde 10,1, ticaret sektörü yüzde 11,5, ulaştırma ve haberleşme sektörü de yüzde 8,8 oranında küçüldü.
Bu dönemde, ithalat vergisinde yüzde 32,4, serbest meslekler sektöründe yüzde 9,4, kâr amacı olmayan kuruluşlarda yüzde 0,3, daralma yaşanırken, devlet hizmetlerinde yüzde 3,6, konut sahipliğinde de yüzde 2 oranında büyüme kaydedildi.
Harcama grupları itibariyle, ikinci üç ayda, özel nihai tüketim harcamaları yüzde 11,5, devletin nihai tüketim harcamaları ise yüzde 5,7 düştü. Gayri safi sabit sermaye oluşumu yüzde 32,1, ithalat da yüzde 31,5 oranında düşerken, mal ve hizmet ihracatında yüzde 7,6 artış oldu. Aynı dönemde, GSMH, cari fiyatlarla yüzde 40,5 oranında büyürken, sabit fiyatlarla 11,8 küçüldü.
Faizler etkili oldu
Uzmanlar, büyüme oranındaki hızlı düşüşü rekor yüksek faizler, devalüasyon ve sonrasında gelen talep düşüşüne bağlıyorlar. Şubat ayındaki devalüasyonun bankalarda olduğu gibi reel sektördeki pozisyonları da etkilediğini söyleyen uzmanlar, kredilerde yaşanan sorunlar ve faizlerin iş yapmayı ve üretimi olumsuz yönde etkilediğini ifade ettiler. Buna ek olarak tüketici talebinin de kesilmesi rekor daralmayı getirdi.
Yılın ikinci yarısından itibaren beklenen toparlanmayla ilgili net bir işaret bulunmadığını belirten uzmanlar ancak düşüşte bir yavaşlama gerçekleşebileceğini ifade ediyorlar. Uzmanlar ihracatla ilgili bir toparlanmanın yaşanabileceğini; ancak ihracattaki performansın da beklendiği kadar iyi olmadığını dile getiriyorlar.
Karakamçı'nın hareketine destek artıyor
Denizlili iş adamı Mustafa Karakamçı'nın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e, ekonomik krizden kurtulmak için 50 bin dolar ödeme taahhüdü, diğer sanayicileri de harekete geçirdi.
Denizli Ticaret Odası Başkanı Nail Kalemci, "Bizim sanayicilerimiz krizden fazlasıyla bunaldı. Bu hareketler de bir göstergesi. Gerçekten büyük bir fedekarlık örneği. Bu anlamda destekliyoruz. Güvenilir bir yönetim, arkasına alacağı kitlelerle bu krizin üstesinden gelebilir. Sanayicilerimiz de bu işte önderlik yapabilir." dedi.
Bu hareketin sahibi Mustafa Karakamçı'nın üye olduğu Genç Tüccar ve İş Adamları Derneği (GETİAD) ise Karakamçı'nın arkasında olduğunu açıkladı. Dernek Başkanı Zeki Erdemir yaptığı özel açıklamada, "Başta sanayiciler olmak üzere tüm kesimler güvenilir bir yönetim istediklerini her fırsatta dile getiriyorlar. Üyemiz Mustafa Karakamçı'nın da belirttiği gibi, bu ülkede insanlar her şeyi ile sıkıntıyı paylaşmayı kendine şiar edinmiştir. Bu krizin nedeni ne sanayicimiz ne de gariban vatandaşımızdır. Ancak çözümü millette aramak daha iyi bir netice verecektir. Yani herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Sanayicimiz de bu işte önderlik yapmıştır. Bakalım bundan sonra nasıl gelişmeler bizleri bekliyor?" şeklinde konuştu.
'Vatanseverce bir hareket'
ANAP Grup Başkan Vekili ve Denizli Milletvekili Beyhan Aslan, bu hareketin vatanseverliğin bir göstergesi olduğunu söyledi. Hareketin ülke insanının özverisinin derecesini gösterecek bir hareket olduğunun altını çizen Aslan, "Bu hareketi takdirle karşılıyorum. Kriz ortamından çıkmak için hükümetin belli bir programı var. Bu çerçevede vatandaşlarımızın da gayretli çalışması bizleri umutlandırıyor. Öte yandan bana göre işadamı taahhüt ettiği bu parayı yatırıma dönüştürse daha iyi olur." diye konuştu.
Hamit Kavak / DENİZLİ (cha)
VAVEK: Aydın istifa etmeli
Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK), Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın'ın görevinden istifa etmesi gerektiğini savundu.
VAVEK, yaptığı açıklamada, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin, "Aydın'ın en ufak sorumluluğu varsa bakanlıktan ve MHP'den istifa etmeli" dediği hatırlatılarak, Bakan Aydın'ın bakanlığındaki yolsuzlukta sorumluluğunu kimin saptayacağı soruldu. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Aydın, bakanlığındaki yolsuzluklarla ilgili olarak (Marksistlerin işi) dedi olmadı. (Alttaki birkaç bürokratın işi) dedi olmadı. Bakan olduktan sonra inşaat malzemeleri satan bir şirket kuruldu, yine ufak sorumluluğu görülmedi. Öyle anlaşılıyor ki bu ufak sorumluluğu hiç saptayamayacağız. Böyle düşünenler acaba halkı aptal mı zannediyorlar? Aydın, bir iyilik yapsın ve hiç beklemeden oturduğu koltuğu bıraksın."
YİMPAŞ'ın 2. Proma marketi Mersin'de
Türkiye'de perakende sektörünün önde gelen isimlerinden YİMPAŞ'ın 'hesaplı mağazacılığın yeni adresi' sloganı ile başlattığı proma market atağı sürüyor.
YİMPAŞ, ilkini İstanbul Güngören'de açtığı Proma marketlerin ikincisini bugün Mersin'de açıyor. YİMPAŞ Genel Müdürü Nurullah Öztürk, Mersin'de açılacak proma marketin bin 650 metrekare satış alanına sahip olduğunu belirterek, bu yolla 50 kişiye iş imkânı sağlanacağını söyledi. Ülkenin içinde bulunduğu kriz ortamına rağmen yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Öztürk, kârlılık, verimlilik, tasarruf ve performans politikaları ile sektörün en iyisi olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini kaydetti. Öztürk, "YİMPAŞ proma projesi, franchasing sistemiyle işlemekte ve müteşebbisimizi bu yolla market sahibi yapmaktadır. Bu çerçevede Proma Discount/indirim marketlerinin sayısını en kısa zamanda 100'e ulaştırmayı hedefliyoruz." dedi.
Electrolux dizayn ödülü aldı
Electrolux, profesyonel soğutucu ürün grubunda enerji kullanımından tasarruf sağlayan teknolojisi ile Foodservice Consultans Society International (FCSI) tarafından İtalya'da düzenlenen yarışmada "en iyi dizayn geliştirme" ödülünü aldı.
Electrolux'ün yakın bir zamanda profesyonel soğutucu ürünlerinde kullanmaya başlayacağı akıllı kontrol paneli, buzdolabının iç haznesi, kondenseri ve evaporatorundaki ısıyı kontrol altında tutuyor ve ısı değişimlerini monitörden izleme ayrıcalığı sunuyor.
AB'nin Tv sehpası Türkiye'den
Berlin'deki 43 IFA Uluslararası Elektronik Fuarı'nda, Lodos Dış Ticaret adındaki bir Türk firması 225 bin adet televizyon sehpası siparişi aldı.
Lodos Dış Ticaret, Vestel'e sipariş veren bir firma için de 35 bin adet Tv sehpası üretecek. 1999'da kurulan ve 2000'de dünyanın 28 ülkesine 37 bin 100 adet televizyon sehpası ihraç ettiğini belirten Lodos Dış Ticaret kurucusu Cem R. Uctum, Avrupa pazarında tanınmaya başladıklarını, önümüzdeki yıllarda ihracat hacmini daha da artıracaklarını kaydetti.
Dolarda düşüş sürüyor
Hazine'nin peş peşe düzenlediği başarılı halka arzların ardından gerilemeye başlayan döviz fiyatlarındaki düşüş sürüyor. Yapı Kredi Bankası'nın 350 milyon dolar sendikasyon kredisi imzalayacağı haberi dünkü gerilemede etkili olurken, dolar 1 milyon 364 bin liraya geriledi.
Bankalararası piyasanın açılışında 1 milyon 390 bin liraya kadar çıkan dolar, Merkez Bankası'nın (MB) dolar satış ihalesi sonrasında artan satışlarla geriledi. MB, dün düzenlediği ihalede 60 milyon dolar tutarında döviz satarken, ihalede ortalama kur 1 milyon 386 bin 725 lira oldu. İnterbank kapanışında bankaların en iyi dolar alış ve satış kotasyonları 1 milyon 364 bin ve 1 milyon 366 bin lirada bulunuyordu.
MB doların kapanış kurunu alış için 1 milyon 358 bin 232, satış içinse 1 milyon 364 bin 783 lira olarak açıkladı. Doların çarşamba günkü kapanış kuru 1 milyon 368 bin 548 ve 1 milyon 375 bin 149 liraydı. Böylece lira dolar karşısında çarşamba gününe göre yüzde 0,76 değer kazandı. İstanbul Kapalıçarşı'da ise dolar 1 milyon 370 bin, mark da 638 bin liradan kapandı.
Piyasaların en önemli beklentisi, pazartesi günü açıklanacak enflasyon oranları. Buradan çıkacak düşük bir rakamın ardından MB'nin yeni bir faiz indirimine gitmesi bekleniyor.
Borsa ve bonoda satışlar
Borsa ve bono piyasasında tatil rehavetiyle çok düşük işlem hacimleri oluşurken, her iki piyasaya da satışlar hakim oldu. İMKB, yılın ikinci çeyreğine ilişkin açıklanan büyüme rakamlarının beklenenden kötü çıkması ve yurtdışı piyasalarda gözlenen düşüşün etkisiyle geriledi. Endeks yüzde 1,11 oranında değer kaybederek 9.878 puana indi.
Bono piyasasında ise faizler hafif yükseldi. En aktif işlem gören 6 Mart 2002 kağıdında bileşik faiz en yüksek yüzde 82,35'i gördükten sonra ortalama yüzde 81,42 kapanışla çarşamba gününe göre yarım puan artış kaydetti.
(Harun Çümen / Ekonomi Servisi)
DYP lideri Tansu Çiller: Kambiyo borsası kurulmalı
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, hükümete 'Türk Kambiyo Borsası' kurulması önerisinde bulundu.
Çiller, dün konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Yağmur duası eder gibi dolar düşsün diye temennide bulunmak yerine, 'Türk Kambiyo Borsası'nı kurup hayata geçirin. Türk Kambiyo Borsası kurulmalı. Böylece döviz talep eden ithalatçı ile döviz kazandırıcı faaliyetlerde bulunan ihracatçı ve turizmci, bu piyasada karşılaşabilmeli, serbest piyasa koşullarında kur tespiti gerçek anlamda hayata geçebilmelidir." dedi.
IMF Başkanı Horst Köhler: Şubat krizinde beni Fischer sakinleştirdi
IMF'de yaklaşık yedi yıldır görev yapan Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, IMF'deki görevinden resmen ayrıldı. IMF Başkanı Horst Köhler, Eylül 1994'te fondaki görevine başlayan Fischer'in, görevinden ayrılması nedeniyle önceki akşam düzenlenen veda yemeğinde yaptığı konuşmada, Fischer'in çok başarılı bir kişi olduğunu söyledi.
Fischer'in, olaylar karşısındaki soğukkanlı ve mantıklı davranışını vurgulayan Köhler, bu tavrını, verdiği şu örnekle anlattı:
"Türkiye'de 'şubat krizi' çıktığında, kriz yönetimi ve IMF'nin tepkisi için, Stanley Fischer'i aradım ve Afrika turunu yarıda bırakarak Washington'a dönmek istediğimi bildirdim. Fischer, beni devamlı bilgilendireceklerini belirterek, benim Afrika turuna devam etmemi söyledi. Fischer'in teskin edici sözleri beni panik olmaktan kurtardı."
Stanley Fischer ise, fonda görev yaptığı süre içinde, çok sayıda deneyim kazandığını ve birçok anısının bulunduğunu söyledi. Fonun, borç isteyen ülkelere karşı yumuşak davranmakla eleştirildiğini hatırlatan Fischer, fonun, üye ülkelere yardım yapmasının en doğal görevi olduğunu söyledi.
Fischer, ABD eski Başkanı Ronald Reagan'ın, "Güven; ama doğruluğunu kontrol et." sözünü ilke olarak aldıklarını ve bu çerçevede, yardım yapılacak ülkelere, belirli şartlar altında kredi verdiklerini ifade etti.
Kadın profesör geliyor
Fonun, ABD yönetimi tarafından da eleştirilere maruz kaldığını hatırlatan Fischer, "ABD'nin IMF'ye eleştirileri, bu kuruluşun tarihi kadar eskidir." dedi. Fischer, ünlü İngiliz iktisatçısı Keynes'in de, IMF'nin merkezinin, ABD'nin başkenti Washinton'da değil de New York'ta olmasını istediğini hatırlatarak, sonuçta, merkezin Washington'a yapıldığını bildirdi. Fischer, Arjantin ile ilgili anısını şöyle anlattı:
"Nisan 1995'te, Meksika'da başlayan 'Tekila Krizi', Arjantin'i de tehdit etmeye başlamıştı. Arjantin, bankaların likidite ihtiyaçlarını derhal karşıladı ve vergi oranlarını, seçimlere birkaç ay kalmasına rağmen hemen yükseltti. Biz, Arjantin'e acilen kredi sağladık, bu önlemler sonucu ekonomik istikrar sağlandı, Devlet Başkanı Menem, vergileri artırmasına rağmen yeniden devlet başkanı seçildi."
IMF Yönetim Kurulu da, Fischer'e hizmetleri ve başarılarından dolayı takdirlerini bildiren bir açıklama yaptı. Eylül ayından itibaren, IMF Birinci Başkan Yardımcılığı'nı, Stanford Üniversitesi ekonomi profesörü olan Anne O. Krueger devralacak.
Almanya’da Euro dağıtımı başlıyor
Almanya'da 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren markın yerine kullanılmaya başlanacak olan yeni para birimi Euro'lar, hafta başından itibaren sıkı güvenlik önlemleri altında bankalara taşınmaya başlanacak.
Güvenlik nedeniyle bu konuda ayrıntılı bilgi vermeyen polis, sadece yeni Euro banknotlarının ve bozuk paraların yaklaşık 2 bin 300 para aracıyla Almanya'nın her bir yanındaki bankalara taşınacağını açıkladı.
Almanya'da, 17 Aralık tarihinden itibaren bankalardan kişi başına azami 20 mark karşılığı, madeni para olan 1 ve 2 Euro'larla sent adı verilen bozuk para alınabileceği bildirildi.
Almanya'da 2002 yılının Şubat ayı sonuna kadar markla alışveriş yapabilmek mümkün olacak. Müşteriler para üstünü Euro ve sent cinsinden alacak.
BDDK Başkanı Akçakoca: Banka sayısı 5’e inecek
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca, 2005-2006 yıllarında bankacılık sektöründe çok büyük 5-6 bankanın yer alması ve sektörün toplam aktif büyüklüğünün 500-600 milyar dolar civarında oluşmasını beklediğini bildirdi.
Akçakoca, Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin yayın organı Ekonom'un son sayısında yer alan açıklamasında, sektörün en önemli sorununun, makroekonomik ortamdaki istikrarsızlık olduğunu vurguladı.
e-gümrük hızı
Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, ihracat ve ithalat beyannamelerini ofisten düzenleme sisteminin hızla yaygınlaştığını, bankalara da tahsil yetkisi vererek, dış ticarette gümrükçüyle yüz yüze teması tümüyle sona erdireceklerini bildirdi.
Saygılıoğlu, yaptığı açıklamada, ofiste elektronik bilgi girişini sağlayan EDİ sistemiyle artık ihracat ve ithalat için gümrüğe gidip beyanname doldurma uygulamasının ortadan kalktığına dikkati çekti.
Temmuz ayında otomasyona geçen 42 gümrük kapısına 151 bin adet ihracat-ithalat beyannamesi verildiğini kaydeden Saygılıoğlu, bunların 51 bininin EDİ yöntemiyle gerçekleştirildiğini söyledi.
Mayıs sonunda yüzde 26, haziranda ise yüzde 30 olan ofiste elektronik bilgi girişinin temmuz ayında yüzde 34'e yükseldiğine dikkat çeken Gümrük Müsteşarı, EDİ'li işlem oranının İstanbul Haydarpaşa gümrüğünde yüzde 39'a, Ambarlı'da yüzde 40'a, Halkalı Tekstil Gümrüğünde yüzde 54,5'a, Bursa Gümrüğü'nde ise yüzde 71'e yükseldiğini vurguladı.
Saygılıoğlu, "Bu sistemde ithalatçı ve ihracatçı gümrüğe sadece beyanname tescili için gidiyor. Diğer işlemleri oturduğu yerden ofisinde yürütüyor." dedi.
Bankalara yetki
Saygılıoğlu, ihracatçı ve ithalatçının gümrükçüyle yüz yüze ilişkisinin EDİ sisteminden sonra bankalara tahsil yetkisinin de verilmesiyle tamamen son bulacağını belirtti.
Halen Maliye Bakanlığı ve bankalarla bu konuda görüşmeler yaptıklarını kaydeden Saygılıoğlu, "Bu işi bir protokole bağlayarak, bankalara, para tahsili için yetki verdiğimiz zaman gümrük vergisi, ithalatta alınan KDV, fon gibi ödemeler artık gümrük saymanlıklarına değil, doğrudan bankalara yapılacak. Böylece artık gümrüğe gidip gelme olayı da tümüyle ortadan kalkacak." diye konuştu. Nevzat Saygılıoğlu, bu durumun da, gümrüklerde rüşvet ve yolsuzluk olaylarının önlenmesine büyük katkı sağlayacağını ifade etti.
Gümrük Müsteşarı, teşkilatta en üst birimden en alttaki görevliye kadar herkesin uyması gereken kuralların yer aldığı "Davranış ve Dürüstlük İlkeleri"ne ilişkin genelgeyi de tamamlamak üzere olduklarını bildirdi.
Söz konusu düzenlemeyle gümrükçüye hediye verilmesinden, promosyonlu ürün satışına, rüşvet teklifine kadar hangi olayda nasıl davranılması gerektiğinin tek tek ortaya konulduğunu anlatan Saygılıoğlu, bütün amaçlarının gümrükleri dürüst ve hızlı bir şekilde hizmet verilen yerler haline getirmek olduğunu ifade etti. Saygılıoğlu, gümrük teşkilatının açılacak bir web sayfasıyla çok daha şeffaf duruma geleceğini de vurguladı.
Yerli ve yabancı işadamlarına yönelik gümrük mevzuatı ile yolcu beraberinden TIR rejimine, eğitilmiş köpeklere ve operasyonlara kadar her türlü bilginin ekrana yansıyacağını belirten Gümrük Müsteşarı, web sayfasıyla sık sık karşılaşılan sorulara da cevap verileceğini kaydetti.
İhracatın yarısı dolarla
Geçen yıl ihracat gelirinin yarısı dolar, dörtte biri ise mark üzerinden sağlandı. Bir başka deyişle, geçen yıl dolar ile yapılan ihracatın toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 50,7, Alman Markı'nın yüzde 25,9, Euro'nun payı ise yüzde 7,7 olarak gerçekleşti.
Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerinden yapılan hesaplamaya göre, 1999 yılında ABD Doları ile yapılan ihracatın toplam ihracattaki payı yüzde 52,5, Alman Markı'nın ise yüzde 27,2 olmuştu. Geçen yıl ayrıca, toplam ihracatta İngiliz Sterlini'nin payı yüzde 5,5, Fransız Frangı'nın payı da yüzde 4,1 oldu. Euro'nun payı 1999 yılında yüzde 4,3, İngiliz Sterlini'nin payı yüzde 5,1, Fransız Frangı'nın payı yüzde 4,3 olarak gerçekleşmişti.
Verilere göre geçen yıl İtalyan Lireti'nin toplam ihracattaki payı yüzde 2,2 olurken, Türk Lirası'nın payı yüzde 1,4, Hollanda Florini'nin payı yüzde 1, İsveç Kronu'nun payı yüzde 0,3, diğer döviz cinsleri ile yapılan ihracatın payı da yüzde 1,2 oldu.
1999 yılında İtalyan Lireti'nin payı yüzde 2,5, Türk Lirası'nın payı yüzde 1,4, Hollanda Florini'nin payı yüzde 1,1, İsveç Kronu'nun payı yüzde 0,3, diğer döviz cinsleri ile yapılan ihracatın payı ise yüzde 1,3 olarak hesaplanmıştı.
Etibank’ın malları satışta
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankaların küçülme operasyonları devam ediyor. Sümerbank'tan sonra Etibank ile aynı çatı altında birleştirilen İnterbank ve Esbank'ın kapatılan 110 şubesine ait menkul ve gayrimenkuller yapılacak olan müzayedelerle yeni sahiplerine geçecek. Etibank'ın tasfiyesini üstlenen Eskidji Müzayede Evi sahibi Dikran Masis, 23 günde 97 müzayede yaparak bir rekora imza atacaklarını ifade etti.
Üç bankanın halen Türkiye genelinde toplam 269 şubesi bulunuyor. Tasfiye edilecek 110 şubeye ait 27 bin 500 mobilya, 10 bin elektronik eşya, bin adet gayrimenkul ve 80 otomobil satışa çıkarılırken, toplam bin adet gayrimenkulun satışı ise daha sonra gerçekleştirilecek. Etibank'ın bazı şubelerinde kira sözleşmelerinin sürelerinin dolması sebebiyle eşyaların hızla satılması gerektiğinin altını çizen Masis, bu satışta teminatların artırıldığını da kaydetti. Buna göre müzayedeye katılmak isteyenlerin mobilya ve elektronik eşyalar için 200 milyon, otomobiller için 1 milyar, resimler için 500 milyon ve gayrimenkuller için de 2 milyar lira teminat yatırmaları gerekiyor.
Müzayedelerin 3 Eylül'de, Bursa Mustafa Kemal Paşa, Adapazarı, Bilecik, Manisa ve Menemen şubelerinde başlayacağını kaydeden Masis, bazı katılımcıların müzayede sırasında aldıkları mallardan daha sonra vazgeçmelerinden yakındı. Bu durumun aynı mala sahip olmak isteyen insanları zor durumda bıraktığının altını çizen Masis, "Bizim elimizde müzayedelere girip sonra talip oldukları malları almayan işadamlarının kara listesi var. Bu tür insanları belirleyip diğer müzayedelere katılmalarını engelliyoruz." dedi.
(Zafer Özcan / İSTANBUL cha)
Bağ-Kur’luya ek süre verildi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Bağ-Kur'a borcu bulunan sigortalılara ödeme kolaylığı sağlamak amacıyla prim borçlarının yüzde 3 tecil faiziyle 18 eşit taksitte ödenmesine imkan veren uygulama için dün dolan son başvuru tarihinin 15 Eylül'e kadar uzatıldığını bildirdi.
Bağ-Kur il müdürlüklerinin çoğundan aldıkları sonuçlara göre esnaf, sanatkar ve çiftçilerin bu uygulamaya ilgilerinin sevindirici olduğunu belirten Okuyan, bazı il müdürlüklerinde fiziki ortamların yetersizliği ve vatandaşların "işlerini son güne bırakmaları" nedeniyle izdiham yaşandığını söyledi. Bu nedenle vatandaşların mağdur olmaması için 3 Eylül Pazartesi gününden başlamak üzere 2 hafta ek süre tanınmasının kararlaştırıldığını anlatan Okuyan, "Vatandaşlarımızın verilen bu ek süre içinde ilk 10 gün uygulamadan yararlanmalarını, bunu son 2-3 güne bırakmamalarını umuyorum. Yoksa, izdiham yine yaşanır." dedi.
Başvuruların beklenen düzeyde olmasının kendilerini sevindirdiğini belirten Yaşar Okuyan, şu ana kadar 400 bin mükellefin bu ödeme için başvurduğunu, taksitlendirilen alacak tutarının ise 650 trilyona ulaştığını kaydetti. Okuyan, taksitlendirilen alacak tutarının 1 katrilyon lira olmasını beklediklerini ifade etti.
ANKARA (Zaman)
Vatandaş bankadan dönmeyecek
Maliye Bakanı Sümer Oral, bugünden itibaren yürürlüğe girecek olan finans kesiminde vergi numarası uygulamasının hiçbir şekilde ilave bir vergi yükü oluşturmadığını, olayın nereden buldun düzenlemesiyle de alakası bulunmadığını söyledi.
Oral, vergi numarasının 1998 yılında başlayan bir uygulamayı daha olgun bir hale getirmeyi amaçladığını ifade etti. Maliye Bakanı, bu şekilde vergi numarası uygulamasının daha sağlıklı bir sisteme oturtulacağını kaydetti.
Maliye Bakanı Oral, yeni uygulamayla birlikte vatandaşın eskiden olduğu gibi bankaya gidip işlemini yaptıracağını da bildirdi. Oral, şöyle devam etti: "Bankalarda işlem yaptıracakların 1 Eylül'e kadar mutlaka vergi numarası alma zorunluluğu yok. Bankalar, yine gelen vatandaşın işlemini yapacak. Bu arada nüfus hüviyet cüzdanının fotokopisi alınacak. Banka daha sonra vergi dairesi ile temasa geçerek, bu kişi adına vergi numarası alacak. Bu şekilde, vergi numarası olmayan vatandaşın bankada işlemi yapılmayacak gibi bir hadise kesinlikle söz konusu değil."
Bakü-Ceyhan hızlandı
BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Bildacı, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) projesinin detay mühendislik fazındaki tüm ihaleleri 31 Aralık tarihine kadar tamamlayarak 15 Mayıs'a kadar petrol şirketlerinin onayını almayı planladıklarını bildirdi.
Bildacı, inşaat müteahhitlerine EPC (Engineering Procurement Construction) yeterlilik verilmesi için düzenlenen ihaleye toplam 56 başvuru olduğunu ve değerlendirmenin devam ettiğini kaydederek şunları söyledi:
"Boru hattını üçe böldük, diğer pompa istasyonları, bir diğeri de Ceyhan terminali, toplam beş paket var. Bunların yeterlilikleri en kısa zamanda belirlenecek. Bu arada 'Long Lead Items' dediğimiz boru, pompalar, ölçüm istasyonları, fiber optik kablo, vanalar gibi temini uzun sürecek materyaller için de ön yeterliliğe başladık. Bunlar için ilanlar 27 Ağustos'ta yerel gazetelerde, 28 Ağustos'ta da yabancı gazetelerde çıktı. Onlarla ilgili başvuruları topluyoruz. Kısa zamanda listeler hazırlanacak ve bütün ihaleler 31 Aralık tarihine kadar bitecek. Müteahhitlere hazırlık için ihalelerde 1,5-2 ay süre verebiliyoruz. 1,5-2 ay da bize değerlendirme için kalıyor. Bu işlem Türkiye'de de Azerbaycan-Gürcistan tarafında da aynı süreler içinde yapılacak. Değerlendirmelerimizi yapıp petrol şirketlerine göndereceğiz, onların onaylaması da 15 Mayıs'ı bulacak. 2002 Mayısı'nda vanayı kimden alacağız, boruyu kimden alacağız, hangi kısmı hangi müteahhit yapacak, her şey netleşmiş olacak. Ve 24 Haziran 2002'de inşaat başlayacak."
Bildacı, Detay Mühendislik fazı için petrol şirketlerinin hedefledikleri bütçenin 150 milyon dolar olduğunu kaydetti. Bu bütçenin bir kısmının Türkiye'ye, bir bölümünün Azerbaycan ve Gürcistan'a ait olduğunu kaydeden Bildacı, bir kısmının da şu anda devam eden finans görüşmeleri için harcandığını söyledi.
Hisse paylaşımı
BTC sponsor grubu içnideki Azeri milli petrol şirketi SOCAR'ın, kendi payını yüzde 50'den yüzde 15'e çekmek istediğini hatırlatan Bildacı, Totalfina-Elf, Texaco, Chevron, Alberta Energy, Eni gibi şirketlerin SOCAR ile görüşmelerinin sürdüğünü kaydetti.
Sponsor grubunun içinde yüzde 5'lik payı bulunan TPAO'nun da payını artırmak isteyebileceğini kaydeden Bildacı, "TPAO'nun da SOCAR'dan pay alması söz konusu olabilir tabii. Bence almasında fayda var. Çünkü kârlı bir yatırım, çünkü kısa zamanda kendini amorti edebilen bir yatırım ve o bölgenin sıcak denize tek çıkış noktası olacak." diye konuştu. Bildacı, Bakü-Ceyhan projesinin maliyetlerinin artmadığını vurguladı. Reuters
Çanakkale liman istiyor
672 kilometrelik sahil şeridine sahip Çanakkale'de liman olmamasının büyük ekonomik kayıplara sebep olduğu belirtildi. 3,8 trilyon lira harcanarak 5 yılda altyapısı tamamlanan Kepez Limanı'nın ise üstyapıdaki bazı eksiklikleri nedeniyle 3 yıldır hizmete açılamadığı öğrenildi.
Kale Grubu Şirketleri Seramik Grup Başkanı Süleyman Caner, Çan'daki fabrikada üretilen malların ihracatında büyük sıkıntı çektiklerini söyledi. Caner, Çanakkale'de liman bulunmaması yüzünden 325 kilometre daha kat ederek İzmir'den ihracat yaptıklarını belirterek, "Nakliye maliyeti olarak yılda 2,5 milyon dolar fazladan ödüyoruz." dedi.
Dardanel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, yaklaşık 4 trilyon lira harcanarak yapımı tamamlanan bir limanın artık açılması gerektiğini belirterek, "Yılda 1 milyon ton yükleme kapasitesine sahip bir liman açılması durumunda sanayiciye 10 milyon dolar avantaj sağlayacak. Liman açılırsa kapasitelerimizi artıracağız." dedi.
Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Tuğrul Aksoy ise 3 yıldır açılamayan limanın geciktirilmesine bir türlü anlam veremediğini söyledi. Aksoy, limanın açılmaması için kabul edilebilir bir bahane olamayacağını vurguladı.
(Mehmet Özdemir / ÇANAKKALE cha)
Çimento fabrikasına Avrupa çevre ödülü
Adana Çimento Sanayii Hazır Beton Tesisleri, "Avrupa çevre ödülü" aldı.
Adana Çimento Sanayii (AÇS) Genel Müdürü Cengiz Göçer, üretim ve satışta başarı kadar çevre konusunda da duyarlı olduklarını, bu yöndeki başarılı çalışmalarını aldıkları ödüllerle kanıtladıklarını belirterek, "Hedefimiz, Avrupa ülkelerinde yeni uygulanmaya başlayan kalite-çevre duyarlılığı kriterlerini içeren ISO 14000 Belgesi'ni almaktır." dedi.
|