Bakanlığımda yolsuzluk var
ANAP'lı Yaşar Okuyan'ın ardından MHP'li Sağlık Bakanı Durmuş da bakanlığındaki yolsuzluklardan yakındı. Özellikle Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nde büyük usulsüzlükler yapıldığını söyleyen Durmuş, gazetecilerden yardım istedi.
Kabinedeki ikinci yolsuzluk itirafı Sağlık Bakanı Osman Durmuş'tan geldi. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nde büyük yolsuzluklar bulunduğunu açıklayan Durmuş, gazetecilerden yardım istedi. Durmuş, "Sahte makbuzdan başlayan her türlü yolsuzluk var benim bakanlığımda. Lütfen bunları yazın." dedi.
Bakan Durmuş, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni kuran, Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Uzman'ın ölümünün 50. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen anma törenine katılarak, adının verildiği salonu hizmete açtı.
'Niye yazmıyorsunuz?'
Gazetecilerin Bayındırlık Bakanlığı'ndaki 'Vurgun operasyonu' ile ilgili sorularını cevaplayan Durmuş, "Vurgun varsa MHP üstüne gider, vurgun yoksa mesele yok, oyun varsa onun da üstüne gideriz." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Durmuş, daha sonra konuyu kendi bakanlığına getirerek, önemli açıklamalar yaptı.
Sağlık Bakanlığı'ndan savcılığa üç suç duyuru iletildiğini anlatan Osman Durmuş, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nde büyük yolsuzluk yapıldığını vurguladı. Basının bunları yazmasını isteyen Durmuş, şöyle konuştu: "Sahte makbuzdan başlayan her türlü yolsuzluk var benim bakanlığımda. Lütfen bunları yazın. Ben bununla mücadele ediyorum. Haberim olursa, ihbar alırsam mücadele ederim. Adamı görevden alıyorsun, 10 defa geri geliyor. Yolsuzluğu var kardeşim... Neden bunları yazmıyorsunuz?" ( Abdullah Dirican / İSTANBUL (Zaman)
Okuyan: Misilleme peşinde değiliz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, "Dün MHP'li bazı yöneticiler ANAP'lı bir bakanın istifasını istedi, biz de ANAP'lılar olarak onun istifasını isteyelim anlayışı içinde değiliz." dedi.
Okuyan, dün düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin 'Vurgun operasyonu'na ilişkin soruları üzerine, 'bir bakanlıktaki hadiseyi hemen ilgili bakanla özdeşleştirip, o bakanın istifasını istemenin doğru olmadığını' ifade etti. Okuyan, şunları söyledi:
'Bu yaklaşım yanlış'
"Bunu Enerji Bakanlığı meselesinde gördük, daha önceki birçok hadiselerde de gördük. Şimdi, ANAP olarak biz aynı anlayışı düşünmüyoruz. Bazı MHP'li arkadaşlarımız, Beyaz Enerji operasyonu sırasında Sayın Ersümer'in istifasını istemiş olabilirler. Ama, biz o zaman da bu yaklaşımın yanlış olduğunu söyledik. Hukuki prosedür öne çıkmalıdır."
Yargılama sonucunda ilgili bakanla irtibat kurulması halinde, gereğinin yapılacağını vurgulayan Okuyan, bunun siyasi spekülasyon konusu yapılması halinde hukuk devleti olma anlayışından uzaklaşılacağını dile getirdi. Okuyan, "Onun için, dün MHP'li bazı yöneticiler ANAP'lı bir bakanın istifasını istedi, (ANAP'lılar olarak biz de onun istifasını isteyelim) anlayışında değiliz." diye konuştu. ANKARA
MHP'ye gensoru jesti
Hükümette krize yol açmamak için temkinli davranan ANAP, 'Vurgun' operasyonuyla ilgili muhalefetin gensoru önergelerine ret oyu verecek.
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı, yargı kararı olmadan kimseyi suçlamayacaklarını açıkladı. Akarcalı, "Hükümetin istikrarından yana tavır koyup, gensoruya ret oyu vereceğiz." dedi. Zekai Özçınar / ANKARA (Zaman)
Bahçeli: Sabredin
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, Bayındırlık Bakanlığı'nda başlayan 'Vurgun' operasyonunu kurmaylarına değerlendirirken, "Bakanımız Aydın, iddianamenin ortaya çıkmasından sonra her şeyi delilleriyle ortaya koyacak. Sabırlı olun." dediği öğrenildi.
Alınan bilgiye göre, Bahçeli, MHP'li yöneticilerle yaptığı toplantıda 'Vurgun' operasyonu konusunda kamuoyunun rüzgarından etkilenilmemesini istedi. Bahçeli, şu görüşleri aktardı: "Herkes her şeyi bir söylesin. İddianame bir hazırlansın. Daha önce de Koray Aydın hakkında bazı iddialar ortaya atılmış; ancak hepsi havada kalmıştı. Aydın, hakkındaki iddiaları delilleriyle ortaya koyacak. Sabırlı olun. Daha sonra konuşma sırası bize gelecek."
Bu arada, MHP lideri Bahçeli, partisinin il başkanları ve MYK üyeleriyle, bugün Ankara Kızılcahamam'da bir araya gelecek. İllerdeki sorunların konuşulacağı toplantıda ayrıca erken seçimin de gündeme geleceği bildirildi. ( Selim Kuvel / ANKARA (Zaman)
Kutan: Resepsiyonu değil barışı konuşalım
SP Genel Başkanı Kutan, Genelkurmay Başkanlığı'nın önceki gün verdiği 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilmeyişinin tartışma konusu yapılmamasını istedi.
Kutan, ''Barış ve sevgi ortamına; birliğe ve bütünlüğe ihtiyacımız olduğu bir dönemde bu tip konuların tartışmaya açılmasında hiçbir yarar görmüyorum.'' dedi.
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu'na çağrılmamasını değerlendirirken, "Her zamankinden daha çok barışa, huzura ve birliğe ihtiyacımız olan bir dönemde bu tip konuların tartışılmasında hiçbir yarar görmüyorum." dedi.
Cuma namazını Kocatepe Camii'nde kılan Kutan, çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. 'CHP lideri Deniz Baykal'ın davet edildiği 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu'na tasarruf gerekçesiyle çağrılmayışı'nın hatırlatılması üzerine Kutan şöyle konuştu: ''Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu maddî ve manevî sıkıntılar herkesçe malum. Her zamankinden daha çok huzura, barış ve sevgi ortamına; birliğe ve bütünlüğe ihtiyacımız olduğu bir dönemde bu tip konuların tartışmaya açılmasında hiçbir yarar görmüyorum. Bu itibarla bu konuda herhangi bir tartışmaya girmek istemiyorum."
Kutan ve Erdoğan çağrılmamıştı
Genelkurmay Başkanlığı'nca önceki akşam verilen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonu'nda konuk sayısı yarıya indirilmişti. Tasarruf gerekçesiyle resepsiyona hükümet üyeleri dışında sadece 'Anamuhalefet lideri' sıfatıyla Tansu Çiller'e davetiye gönderilmişti. Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın katılmadığı resepsiyonda, CHP lideri Deniz Baykal özel davetli olarak yer almıştı. Resepsiyona Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan ile Adalet ve Kalkınma Partisi lideri Recep Tayyip Erdoğan çağırılmamıştı.
Kampanya ile liraya itibar kazandırılmaz
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Lirası'na itibar kazandırılması için başlatılan kampanyanın inandırıcılığının olması gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Temennim odur ki netice alınsın. Ama beklentim pek netice alacağa benzemiyor." dedi.
Erdoğan, cuma namazına gitmek üzere Üsküdar Emniyet Mahallesi'ndeki evinden ayrılırken, gazetecilerin, konuyla ilgili sorularını cevapladı. Türk Lirası için alınan kararın güzel olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Türk Lirası'nın belirleyici oluşuna hiçbir Türk vatandaşı (hayır) demez. Fakat, eğer siz doğalgazı ve elektriği dolara endeksli satıyorsanız, kiraları dolara endeksli yapıyorsanız, ülke yönetimi bazı kararları dolara endeksli alıyorsa, halkımızın böyle bir kampanyaya katılımı zorlaşır. Şu andaki bu mevcut kampanya cebinde 3–5 doları olana yöneliktir.'' Erdoğan, daha sonra Altunizade'de bulunan İlahiyat Fakültesi Tatbikat Camii'nde cuma namazı kıldı. İSTANBUL
DYP: Vurgun'u Bahçeli'ye sorduk
DYP Genel Başkan Yardımcısı Nevfel Şahin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu statüsündeki Yapı İşleri, İller Bankası ve Karayolları genel müdürlüklerindeki ihalelerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının, MHP lideri Devlet Bahçeli'den sorulması için soru önergesi verdiklerini bildirdi.
Şahin, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda yolsuzluk yapıldığını daha önceden bildiklerini ifade etti. DYP Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız'ın, geçtiğimiz yıl çeşitli tarihlerde konuyla ilgili 3 kez soru önergesi verdiğini hatırlatan Şahin şöyle konuştu: ''Söz konusu genel müdürlüklerde yapılan ihalelerdeki usulsüzlükleri Bakan Koray Aydın'dan sorduk. Ama hiçbir cevap alamadık. Aynı soruları bu kez de Bahçeli'ye yönelttik. Bugün (dün) TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdik.'' Yargının, Koray Aydın'a haber vermeden operasyon başlattığını, Bakan'ın bunu onur meselesi yaparak istifa etmesi gerektiğini de ileri süren Şahin, “ANAP, Enerji Bakanlığı'nda jandarmalık, MHP, Bayındırlık Bakanlığı'nda karakolluk olmuştur.” görüşünü savundu. ANKARA
Arınç: İddialar oyumuzu artırdı
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Grup Başkan Vekili Bülent Arınç, önlerini kesme düşüncesiyle ortaya atılan iddiaların ters teptiğini söyledi.
Arınç, ''Bu tür yayınlardan sonra partimizin oy oranı artışa geçti.'' dedi. Arınç, Zaman'a yaptığı açıklamada, hem seçim bölgesi olan Manisa'da, hem de Anadolu'nun birçok bölgesinde halkın partisine yönelik nabzını tuttuğunu belirtti. Buralarda hem AK PARTİ, hem de Genel Başkan Tayyip Erdoğan'a ilişkin iddiaları halka sorduğunu ifade eden Arınç şöyle konuştu: ''İnsanlar, daha partimiz kurulur kurulmaz yapılan linç girişiminin, oylarımızı yüzde 5 artırdığını düşünüyor. Benim de görüşüm de bu yönde. Hatta iddialardan sonra partide aktif görev almak isteyenlerin sayısı da arttı.'' ( Erdal Şen / İSTANBUL (Zaman)
Gül: Ayrımcılık halkı üzer
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonuna partisinden temsilci davet edilmemesi ile ilgili olarak, "Bu tip ayrımcılık yapılırsa halk üzülür. Halk üzülünce de kurumlar halk nezdinde yıpranırlar." dedi.
Keçiören Belediyesi tarafından Zafer Haftası dolayısıyla Fatih Stadı'nda düzenlenen "Türk Dünyası Zafer Şöleni"ne katılan Gül, gazetecilerin sorularını cevapladı. Abdullah Gül, "Genelkurmay Başkanı'nın 30 Ağustos resepsiyonuna, hem AK PARTİ'den, hem Saadet Partisi'nden temsilci çağrılmadı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, 30 Ağustos Zaferi'nin, Türk tarihinin şanlı sayfalarından biri olduğunu ve hep beraber kutlandığını söyledi. Gül, şöyle konuştu: "Bu tip ayrımcılıklar yapılırsa, bunlara halk üzülür. Halk üzülünce de kurumlar halk nezdinde yıpranırlar, bu da bizi üzer."
"Genelkurmay, bu durumu ekonomik krize, tasarruf tedbirlerine bağladı. Buna ne diyorsunuz?" sorusuna da Gül, "Muhakkak ki, bu tür tedbirlerin alınması iyidir. Ama bunda ayrım yapılırsa, bu ayrımı halk görür. " cevabını verdi. ANKARA
|