İsrail, İstanbul polisinden ne istedi?
Üzeyir Garih ve eşi Lili Garih, birkaç ay önce şarkıcı Erol Evgin'in "Bir Sevda Masalı" adını taşıyan televizyon programına katılıyorlar.
Lili Garih, işine aşırı düşkün olan eşinin kendilerine çok az zaman ayırmasından yakınıyor. Söz, cumartesi ve pazar günlerini nasıl geçirdiklerine gelince Üzeyir Garih, "Pazar günleri saat 9.00–13.00 arası üniversitede master öğrencilerine ders veriyorum." diyor. Cumartesi günleri için ise eşi Lili Garih konuşuyor: "Sabah saat 10.00'dan itibaren cep telefonu kapalıdır, kendisine ulaşılamaz."
Programda yayınlanıp yayınlanmadığını bilmediğim diyaloğun bundan sonrasını, salı günü Neve Şalom Sinagogu'nda yapılan cenaze töreninde karşılaştığımız Erol Evgin'e sordum. Lili Hanım'ın bu sözlerinden sonra Erol Evgin, "Hayrola bir gönül işi mi var?" deyip Üzeyir Garih'e takılıyor. Garih'in cevabı şöyle oluyor: "Eyüp Sultan'a gidiyorum, kendimle baş başa kalıp dinleniyorum." Programda ortaya çıkıyor ki cumartesi günleri Garih'in cep telefonu öğleden sonra saat 15.00'e kadar, hatta bazen saat 17.00'ye kadar kapalı kalırmış.
Garih'e bıçaklı saldırı olayının tarzı ve yeri sebebiyle poliste yerleşen, "bu cinayet bir serseri veya psikopatın işidir" inancı ağırlıklı olarak bir haftadır sürüyor. Bununla birlikte polisin, Garih'in özel hayatını ve bazı özel alışkanlıklarını da mercek altına alıp araştırdığını belirtelim. Olay bu iki senaryoyu doğrulatacak şekilde aydınlanırsa, her iki durumda da Garih cinayeti kayıtlara siyasi yönü olmayan adi bir olay olarak geçecek demektir.
Acaba Garih cinayeti planlı bir suikast olabilir mi? İstanbul polisinden bu senaryo şimdilik pek rağbet görmüyor. Eğer böyle bir bilgi ortaya çıkarsa trafik kazası süsü verilmiş suikastlardan sonra bu kez sapık eylemi süsü verilmiş bir suikast olayıyla karşı karşıyayız. Bu durumda suikast planı, Garih'in Eyüp Sultan Mezarlığı'na yaptığı düzenli ziyaretler üzerine kurulmuş demektir.
Üzeyir Garih, günlük hayatında güvenlik endişesi taşımayan, çok rahat hareket eden bir isimdi. Örneğin bir süre önce iade–i ziyaret için işyerine giden İstanbul Emniyeti'nin üst düzey yöneticileri kendisine şunu söylemişler:
"Herhangi bir endişeniz varsa korunmanız için gerekeni yapalım." Garih, hiçbir endişesi olmadığını, korunmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını belirtmiş.
Polis, "İsrail gizli servisi MOSSAD'ın üst düzey bir yetkilisi bir süre önce Türkiye'ye geldi. Musevi işadamlarına yönelik bazı saldırılar olacağını belirtti." bilgisini de doğrulamıyor. Haziran ayında Türkiye'ye gelen kişi MOSSAD yöneticisi değil, İsrail Polis Teşkilatı İstihbarat Dairesi Başkanı Korgeneral Haim Klain'di. En azından Haim Klain'in İstanbul Emniyeti'nde yaptığı görüşmelerde, Musevi işadamlarına saldırılar olacağı yönünde bir konuşma geçmemiş. Ama görüşmede ilginç bir konu gündeme gelmiş. Haim Klain, "Ülkemizdeki yeni bir havaalanının güvenliği için İstanbul polisinin tecrübesinden yararlanmak istiyoruz." demiş.
Son günlerde bu sefer, Garih cinayetini çözmek için bir MOSSAD ekibinin İstanbul'a geldiği öne sürülüyor. Geçtiğimiz yılın başında İstanbul'da yapılan Hizbullah operasyonuna da MOSSAD'ın katkı sağladığı gündeme gelmişti. Türkiye'nin 1993'ten beri İsrail ile istihbarat ve güvenlik alanında işbirliği öngören bazı anlaşmalar yaptığı sır değil. Hatta bu konuyla ilgili bazı bilgiler Kutlu Savaş'ın Susurluk raporunda bile yer aldı.
Ama bu bilgiler, bu türden her polisiye olaya bir yerinden MOSSAD'ı bulaştırmamızı gerektirmez. Nitekim İstanbul Emniyeti bu kez net bir açıklamayla MOSSAD söylentisini yalanladı. Artık şu MOSSAD takıntısını aşmanın da zamanı geldi. Bugün Milli İstihbarat Teşkilatı ve polisin geldiği seviye on sene öncesiyle kıyas bile kabul etmez.
f.mercan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
18/
06/
2001...
Torun Yakup Cemil tartışması
23/
06/
2001...
Bir istihbarat başkanının ziyareti
30/
06/
2001...
Kod adı ‘Etkin siyasetçi yakını’
07/
07/
2001...
O gece tam 50 patlama olsaydı
14/
07/
2001...
Sadece para korsanları mı?
21/
07/
2001...
Beşinci liderin hamlesi bekleniyor
28/
07/
2001...
11 yıl sonra gelen altın vizesi
04/
08/
2001...
Sahte Picassolar ülkesindeki yarışlar
11/
08/
2001...
Belgeler ve görüntüler
18/
08/
2001...
Bir dünya dilinin rahipleri
|