MOSSAD'ın işi...
Arap ülkeleri hariç, İsrail gizli servisi MOSSAD'dan olur olmaz en çok söz eden ülke herhalde biziz. Bu son 15–20 yılda hem halk, hem de belli çevreler nezdinde hızla artan, yayılan tehlikeli komplocu kafa ya da zihniyetten olsa gerek.
Bu komplocu kafa zaman zaman bakanlar seviyesine bile ulaşabiliyor. Bu bapta, mesela ben birkaç yıl önce bir bakanın Uğur Mumcu cinayetinin arkasında muhakkak MOSSAD'ın bulunduğunu ve hatta bunu ispat edeceğini söylediğini de bugün hâlâ esefle hatırlarım.
MOSSAD'a dönük komplocu kafa son Üzeyir Garih cinayetiyle yine kafasını kaldırmayı denedi; ama cinayetin yönü çok erken aydınlanmaya başladığı için bunu pek yapamadı; bunun yerine 'Üç MOSSAD ajanının cinayetten hemen sonra apar– topar İstanbul'a ulaştığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne 2 minibüs dolusu MOSSAD ajanının geldiği ve bundan sonra soruşturmanın seyrinin değiştiği' gibi doğruluğu, gerçekliği son derece şüpheli haberlerle kafa karıştırmaya da kalktı tabii.
Ben MOSSAD ajanlarının cinayet üzerine apar–topar ülkemize geldiğine hiç inanmadım; bugün de böyle bir habere inanmıyorum. Bunun sebebi Türkiye'de zaten MOSSAD ajanlarının çoktandır bulunduğu kanaatinde olmamdandır. Üstelik bu yeni bir şey değildir bana göre; ben 1960'lardan bu yana MOSSAD temsilci ya da temsilcilerinin Türkiye bir şekilde bulundukları kanaatindeyim; üstelik bana göre bu tek taraflı bir 'bulunma' da değildir; Türkiye'nin de İsrail'de benzer temsilci ya da yetkilileri bulunduğuna, bunun karşılıklı ilişkiler çerçevesinde iki ülke arasında yapılan anlaşmalara dayandığına da inanırım ben ayrıca...
Nitekim, dün ZAMAN'da tam da zamanında çıkan 'MOSSAD hep buradaydı' başlıklı Mustafa Aydın ve Ufuk Şanlı imzalı haber benim söz konusu kanaatimi büyük ölçüde doğruluyor. İsrail gazetesi Jerusalem Post (Kudüs Postası) da 1999'da çıkan, benim de o zaman okuduğumu hatırladığım bu haberde, 'istihbarat alışverişi konusunda uzun zamandır yakın ilişkiler içinde bulunan Türk ve İsrailli yetkililerin, 1993 yılında dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin'in İsrail ziyareti sırasında özel bir anlaşma imzaladıklarına, anlaşmaya göre İstanbul ve Ankara'da kurulacak 2 ayrı istasyon ile MOSSAD'ın önemli operasyonlarını gerçekleştirebileceğine' dikkat çekiliyordu.
Hal böyle olunca, MOSSAD'ın Garih cinayetinden hemen sonra Türkiye'ye ajan göndermesine gerek olmadığını kolaylıkla söyleyebiliriz; çünkü burada bu cinayetle ilgilenecek adamları zaten var. 'MOSSAD Garih cinayeti ile ilgilenir mi, niçin ilgilenir?' derseniz, buna da 'Tabii ilgilenir, ilgilenmek zorundadır.' diye cevap veririm ben.
MOSSAD, bunu da dünyanın her yerindeki, her ülkesindeki Yahudilerin güvenliğinden kendisini sorumlu gördüğü için yapar. Bu, yıllardır bilinen; ama geçen yıla kadar ilan edilmeyen bir gerçektir. Bu gerçeği ilan eden de MOSSAD'ın bugünkü Başkanı Efrahim Halevi'den başkası değildir.
Halevi, geçen yıl İsrail'in Herzliya şehrinde düzenlenen bir güvenlik konferasında 'Siyonist Ethos ve İsrail'in Güvenliği' tebliğini sunarken İsrail'in bütün dünyadaki Yahudilerin güvenliğinden sorumlu olduğunu ilk defa bir MOSSAD Başkanı olarak açıklamıştır.
'Biz beğensek de beğenmesek de, İsrail'in güvenliği dışarıdaki Yahudilerin kaderini etkilemektedir... Bugünkü İntifada'nın başlangıcından bu yana Yahudi kurumlarına ve şahıslara yönelik saldırıların sayısında meydana gelen artış, bugünlerde İsrail'in güvenliğinin anlamına yeni boyutlar katmaktadır. Kudüs'te, Tel–Aviv'de, Hayfa'da olan biten New York, Londra ve Moskova'daki Yahudilerin durumunu etkilemektedir.. Bir savaşçımız bir misyona çıktığında (yani göreve başladığında) o sadece İsrail'in sınırlarını ya da evrensel değerleri korumak için hayatını tehlikeye atmamaktadır; bu savaşçı hayatını tehlikeye attığında bunu Yahudi milletinin var oluşunu koruma bilinci ve arzusuyla da yapmaktadır.. İsrail'in güvenliği, nerede olurlarsa olsunlar Yahudilerin hayat ve kurtuluşlarından sorumlu olmayı ihtiva eder.' şeklindeki önemli sözler Halevi ve dolayısıyla MOSSAD'ın bütün Yahudilerin güvenliğine nasıl önem verdiğini açıkça göstermektedir.
Sonuç itibarıyla, 'MOSSAD'ın en önemli işi bütün Yahudilerin güvenliğidir.' desek hiç yanlış olmaz. Üstelik bu işin yanlış bir iş olduğu da kolay kolay söylenemez.
f.ertan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
11/
08/
2001...
Yuri Lujkov'un tuhaf sözleri
12/
08/
2001...
O kadar mutluyum ki...
14/
08/
2001...
Safra'nın esrarı...
15/
08/
2001...
İran Hazar'da yalnız
18/
08/
2001...
İsrail'in kolları
19/
08/
2001...
Sovyetler'in öldüğü gün
21/
08/
2001...
Yakovlev'i hatırlayınca
22/
08/
2001...
Amerika'nın yeni askerî şefi
28/
08/
2001...
Uzay savaşçısı
29/
08/
2001...
Fazla naz, âşık usandırır...
|