GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

02/09/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EKONOMİ 


Yatırımcının önü açılıyor

Türkiye'de yatırım yapmak isteyenler için bürokratik işlemleri hafifleteceklerini belirten Başbakan Bülent Ecevit, yatırımcıların tek yere müracaat edeceklerini söyledi.

Cumhuriyet tarihinin rekor küçülmesi hükümeti yatırımlar konusunda kararlar almaya yöneltti. Yabancı sermayenin önünü açmak isteyen hükümet, hazırladığı kanun tasarısıyla bürokratik işlemleri de asgari seviyeye çekecek.

Başbakan Bülent Ecevit, yabancı yatırımcıların yatırım yapacakları zaman 40 kapıya müracaat etmek zorunda kaldıklarına dikkat çekerek, müracaat kapısını bire indireceklerini söyledi. Bu konuda kanun hazırlığı yaptıklarını belirten Başbakan Ecevit, yatırım müracaatlarına da en geç 3 ay içinde cevap verileceğini vurguladı.

Başbakan Bülent Ecevit, ekonomide büyüme hızındaki düşüş sürecinin mutlaka durdurulması gerektiğini vurgularken, "Türk ekonomisi daralmaya, küçülmeye mahkum değil." dedi. Ecevit, "Büyüme hızındaki düşüş sürecini mutlaka durdurmak ve büyüme sürecini yeniden hızlandırmak zorundayız. Türk ekonomisi daralmaya, küçülmeye mahkum değildir." şeklinde konuştu. Başbakan, alınması öngörülen önlemlerin, büyümeyi kısa sürede yeniden hızlandırabileceğine inandığını da kaydetti.

Ecevit, Başbakanlık merkez binada düzenlediği basın toplantısında, "Döviz tüketen değil, döviz üreten bir toplum olmak zorundayız." derken, ekonomiye düzlüğe çıkarmak için dövize kaçışı önlemek ve parasal politikalar oluşturmak gerektiğini, ancak bunun yeterli olmadığını vurguladı.

Üretimin yeniden mutlaka canlandırılması ve yatırımların heveslendirilmesi gereğine işaret eden Başbakan, bu yönde alınan ya da alınacak önlemleri anlattı. Ecevit, güç durumda olan fakat kurtarılabilecek olan şirketlerin ödeyemedikleri borçlarının, taksitlere bağlanacağını bildirdi.

Hazine taşınmazları

İlk olarak, Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi için Meclis tatile girmeden yasa çıkarıldığını hatırlatan Ecevit, "Bu yasa süratle uygulanmaya konmaktadır. Kısa süre içinde bu yolla devlet ve topluma büyük gelir sağlanacak. Bu kaynaklar büyük ölçüde dar gelirli vatandaşların durumlarının düzeltilmesi ve güç durumdaki işletmelerin canlanmadırılması için değerlendirilecek." dedi.

Başbakan Ecevit, Türkiye'nin çok geniş doğal kaynakları bulunduğunu ve bunların gereği gibi değerlendirilemediğini de söyledi. Altın ve gümüş bakımından Türkiye'nin, olağanüstü zenginlikte bir ülke olduğunu hatırlatan Ecevit, "Fakat bazı yasal ve toplumsal engeller, bunların gereği gibi değerlendirilmesini önlüyor. Bu engelleri de mutlaka aşmak zorundayız." ifadesini kullandı.

Şirketlere taksit kolaylığı

Güç durumda olan, fakat kurtarılabilecek durumda olan şirketlerin ödeyemedikleri borçların taksitlere bağlanacağını kaydeden Başbakan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) bu konuda çok anlayışlı davrandığını, bu yoldan da devlete büyük gelir sağlanacağına inandığını söyledi.

Ayrıca, dış sermaye yatırımları ve yurt dışındaki Türklerin birikimlerinin, yatırımlarını değerlendirmesine de büyük önem verdiklerini anlatan Başbakan, kapanan veya üretimini kısmak zorunda kalmış işletmelerin yeniden canlandırılabiilmesi için harekete geçeceklerini vurguladı.

Başbakan Ecevit, bunun ön hazırlığı olarak da, valiliklere birer mektup gönderdiğini, illerindeki yarım kalmış veya üretimini düşürmek zorunda kalmış şirketlerin dökümünü istediğini anlatırken, şöyle devam etti: "Buralara yatırım yapmak isteyenler olabilir. Dış ve iş sermaye çevrelerinde bu konuda heves olabilir. Fakat, bir çoğu, nereye, nasıl yatırım yapacaklarını bilmiyor olabilirler. Bütün valiliklere mektup yolladım. Bir hafta içinde yanıt rica ettim. Valilerimizden dileğim şu; kapanan veya üretimini kısmak zorunda kalan işletmeleri yeniden canlandırabilmek için ne yapmak gerekir? İlinizde hangi yatırımlar durmuştur? veya üretimlerini kısmak zorunda kalmıştır? Bunların listesini rica ettim."

Beklediği cevapların çok büyük ölçüde geldiğine işaret eden Başbakan Ecevit, "Bu yanıtlara göre, Türkiye'de hangi illerde yatrımların aksaması olduğunu, hangi fabrikaların kapandığını, hangi fabrikaların üretimlerinin ne kadar kısıldığını, gerek Türkiye'deki olası sermaye çevrelerini, gerekse yabancı ülkelerden Türkiye'ye yatırım yapmak isteyecek olanlara, bu arada yurtdışındaki Türklere, kardeşlerimize, bu valiliklerden gelen bilgileri sunacağız." şeklinde konuştu.

Bürokratik engeller kalkacak

Endüstri bölgeleri tasarısıyla yatırımların kolaylaştırılmasının beklendiğine işaret eden Ecevit, yabancı sermayeye getirilecek kolaylık konusunda şöyle konuştu: "Türkiye'ye yabancı sermaye girişinin yavaş gitmesinin başta gelen sebebi, bürokratik engellerdir. Bundan, Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen yabancı kuruluşlar, çok sikayet etmektedir. Bir yabancı kuruluş yatırım yapmak için başvurduğunda 40 kapıyı çalmak zorundadır. Bu 40 kapıdan beklenen önlemler bazen aylar, bazen yıllar sürmektedir. Bu da Türkiye'ye yatırım hevesini kırmaktadır. Biz bu durumu önlemek için yasa tasarısı hazırladık. Önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek. Bu yasa yürürlüğe girdiğinde, Türkiye'de yatırım yapmak isteyenler, 40 kapı çalmayacaklar, tek bir kapıya başvuracaklardır. 3 ay gibi kısa sürede kesin olarak kendilerine yanıt verilecek."

(ANKARA Zaman)




IMF toplantısına Türkiye çıkarması

Türkiye, 29-30 Eylül 2001 tarihlerinde Washington'da yapılacak olan IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarında, Devlet Bakanı Derviş başkanlığında geniş bir heyetle temsil edilecek.

Derviş başkanlığındaki heyette, Hazine Müsteşarı Faik Öztrak ve Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ile Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, BDDK gibi kurumların yetkilileri de yer alacak

Türk heyeti, toplantılar başlamadan birkaç gün önceden gideceği Washington'da, toplantıların bitmesinin ardından birkaç gün daha kalarak temaslarda bulunacak. Washington'da uzun kalınmasının nedeni olarak ise uluslararası mali kuruluşlar, bankacılar ve yatırımcılara, Türkiye ekonomisindeki son gelişmeler ve yatırım imkanları konusunda sunuşların yapılması gösteriliyor. IMF-Dünya Bankası toplantılarının öncesi ve sonrasında, Türkiye konusunda özel toplantılar gerçekleştirilerek sunuşlar yapılacak. Bu yıl yapılacak toplantılarda, Türkiye ve Arjantin'e özel bir önem gösterileceği ifade ediliyor.

Öte yandan, IMF Türkiye Masası Şefi Juha Kahkonen başkanlığındaki IMF heyeti ise 7 Eylül Cuma günü Türkiye'ye gelerek, 10. gözden geçirme ziyareti çerçevesinde çalışmalarına başlayacak. Ekonomi birimleri, bu hafta Türkiye'ye gelecek olan IMF heyetinin ziyareti öncesinde, 2002 yılı bütçesi, yıl sonu ve gelecek yıl makro ekonomik tahminleri konusunda çalışmalara başladılar.

Ayrıca, KİT'lerin genel dengesiyle ilgili çalışmaların da Hazine'de başladığı öğrenildi. Çalışmalarda, yaklaşık 40'a yakın KİT'in, 2002 yılı yatırım ve finansman programları ele alınıyor.




Maç giriş ücretleri zam şampiyonu

İstanbul'da ağustos ayında en fazla fiyat artışı, yüzde 233,3 ile açık tribün maç giriş ücretinde görüldü. Maç giriş ücretindeki artışı, yüzde 41,9 ile müze giriş ücreti, yüzde 25 ile salatalık ücreti, yüzde 21,4 ile akide şekeri izledi.

Yılın sekiz ayında ise fiyatları en çok artan ürünler, yüzde 233,3'le yine açık tribün maç giriş ücreti, yüzde 135,0 ile 12 kg'lık tüpgaz, yüzde 122,8 artışla balık ücreti ve yüzde 104 artışla buzdolabı ücreti oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ağustos ayında ve ilk sekiz aylık dönemde İstanbul'da perakende fiyatları en fazla artan maddeleri açıkladı.

Geçen ay perakende fiyatı en fazla artış gösterenlerden maç giriş ücreti 1 milyon 500 bin liradan 5 milyon liraya, müze giriş ücreti 3 milyon 875 bin liradan 5 milyon 500 bin liraya yükseldi. Geçen ayki fiyat artışları, balıkta yüzde 17,3, defterde yüzde 16,8, kurşun kalemde yüzde 15,7, toz şekerde yüzde 15,3 oranında gerçekleşti.




Demiryolu çelişkisi

Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna oturan Oktay Vural'ın bakanlığının ilk günlerinde Ankara-İstanbul Sürat Demiryolu Projesi'nin rafa kaldırılabileceğini açıklaması, Türkiye'nin demiryolu ulaşımı ve bu konuda geliştirdiği politikaların yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

1943 yılında tasarlanan ve 1975'te dönemin başbakanı Süleyman Demirel tarafından 1. etap inşaatı olan 85 km'lik Sincan- Çayırhan bölümünün temeli atılan söz konusu projede, siyasi iradenin vurdumduymazlığı ve demiryollarını üvey evlat gibi gören anlayışın bir sonucu olarak 26 yılda ancak bir arpa boyu yol kat edilebildi. Bakan Vural'ın aynı noktaya işaret eden beyanları büyük destek görürken, projenin rafa kaldırılacağı yönündeki sözleri ise şaşkınlıkla karşılandı. Çünkü bakanlığın çıkış yolu olarak önerdiği mevcut hattın rehabilitasyonu 400 milyon dolara Kasım 2000'de ihale edilmesine rağmen halen Hazine onayını alamamıştı.

Hat bitmeden tren ihalesi

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCDD) 28 Eylül 2001'de yapacağı Beşli Tren Seti ve Vagon İhalesi, sürat projesi hakkında kamuoyunda tartışılmayan konuların varlığına işaret ediyor. İhaleye ilişkin eleştirilerin başında, TCDD'nin kendi kuruluşu olan Türkiye Vagon Sanayii AŞ (TÜVASAŞ)'ye aktaracağı 100 milyon dolarlık kaynağı dışarıdan gelecek yatar gövdeli trenlere ödeyecek olması geliyor.

Bu arada sürat projesinin gerçekleşmesini belli lobilerin engellediği dile getirilirken, Ulaştırma Bakanı Oktay Vural'ın sürat projesini bir çırpıda rafa kaldırma girişimi de 'acele ve yanlış verilmiş bir karar' olarak değerlendirildi.

TCDD eski Genel Müdürü Tekin Çınar, sürat projesini kamuoyunun yeteri kadar anlayamadığını savundu. Çınar, "AB'nin sürat demiryolları haritasında Türkiye'ye de yer verildi. Eğer bu projeyi gerçekleştirmezsek, AB ile entegre olamayız." dedi. Çınar, tren setlerine verilecek paranın TÜVASAŞ'a verilerek, hızlı tren üretilmesini önerdi.

TÜVASAŞ Genel Müdürü Mehmet Göktürk de TÜVASAŞ'ın gereken desteğin verilmesi halinde dünyanın en modern vagonlarını üretebileceklerini söyledi. Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel, Karadeniz Sahil Yolu'na 25 milyar dolarlık kaynağa karşılık sürat projesinin bitirilmesi için gerekli 4 milyar doların bulunamamasını karayolu lobilerinin baskısına bağladı.

Dünya hız peşinde

Hızlı tren teknolojisi dünyada artık vazgeçilmez bir ulaşım modeli haline geldi. Fransa'da Paris-Tours arasında 215 km/saat, İngiltere'de Londra-Edinburg arasında 155 km/saat, İspanya'da Madrit-Sevil arasında 201 km/saat, Paris-Londra arasında 172 km/saat, Almanya'da Hannover-Gottingen arasında 199 km/saat, Japonya'da Tokyo-Nagoya arasında 216 km/saat süratle ulaşım sağlanırken, ABD'de hızla seyreden demiryolları 1975 yıllarından beri çalışmakta olup kısa ve orta uzaklıkta seyahatlerde tercih edilen çevreye uyumlu, ekonomik ve konforlu bir seyahat aracı olarak ilgi görüyor.

(Turhan Bozkurt / Ramazan Solak / İSTANBUL / ANKARA cha)




V i t r i n d e k i l e r . . .

Vestel Almanya'da

Türkiye'nin ileri teknolojide öncü kuruluşlarından Vestel, 25 Ağustos-2 Eylül 2001 tarihleri arası Almanya'nın Berlin şehrinde düzenlenen IFA 2001 Fuarı'nda yer alıyor. 36 ülkeden 800'ün üzerinde firmanın katıldığı IFA 2001 Fuarı, elektronik eşya, telekomünikasyon, bilişim, ev bilgi ağı, güvenlik sistemleri ürünleri sergileniyor.

Colins'ten bedava okul çantası

Spor giyimin önde markalarından Colin's, 50 milyon liralık alış veriş yapan her müşterisine okul çantası veriyor. Okul masraflarının aileler üzerinde büyük külfet getirdiğini belirten Colin's Jeans Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Yassıtepe, "Bu promosyonla müşterilerimizin okul giderlerini azaltmayı amaçladık." dedi.

Superonline-estore işbirliği

Türkiye'nin e-ticaret konusunda deneyimli isimlerinden estore (www.estore.com.tr) önde gelen internet servis sağlayıcı Superonline (www.superonline.com ile yeni bir işbirliğine imza attı. Türkçe içerikli Superonline Shopping bu işbirliği ile estore tarafından yönetilecek.

Adidas'tan genç saati

Spor yapmayı seven her yaştan erkek ve kadına göre hazırlanan Adidas Response 40, yeni çağın genç saati sloganıyla piyasaya çıktı. Adidas Response 40 çok fonksiyonlu bir saatin tüm özelliklerine sahip. Gün ışığı olmadığında kendiliğinden yanan gece aydınlatması, dual zamanlı, 2 günlük alarmlı ve 10ATM basınca dayanıklı.

Unmaş'tan Pizza Uno

Unmaş AŞ'nin tüketicilerle bir süre ünce tanıştırdığı deep freezden sofraya 15 dakikada hazırlanan Pizza Uno Ekonomik; Pizza Uno Single Karışık ve Mantarlı ile annelere yardımcı oluyor. Pizza Uno'nun hamurundan oluşturulan Uno Pizza'lar, pratik, besleyici ve hijyenik ortamlarda üretilmesi özelliğiyle okul dönemindeki çocukların vazgeçilmez yiyeceği olacak.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.