Bahçeli'den 3 mesaj
MHP lideri Devlet Bahçeli, Bayındırlık Bakanlığı'ndaki 'Vurgun operasyonu'nu değerlendirirken 3 önemli mesaj verdi. Başbakan Bülent Ecevit'ten bütün kamu kurum ve kuruluşlarının denetlenmesini isteyen Bahçeli, Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın kendi özel işlerini tasfiye edeceğini söyledi. Bahçeli, 'Vurgun operasyonu'nu başlatan ANAP'a bağlı İçişleri Bakanlığı'nı da 'Garih cinayeti' konusunda eleştirdi. Bahçeli, 'güvenlik kuvvetlerinin kendilerine çekidüzen vermeleri gerektiğini' söyledi.
MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri ve il başkanları dün Kızılcahamam'da bir araya geldiler. Bahçeli, MYK toplantısı öncesi yaptığı konuşmada, 'Vurgun operasyonu' hakkında açıklamalarda bulundu. Operasyonun sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini anlatan Bahçeli, MHP'li bakanlardan kendi sorumlu oldukları dönem başta olmak üzere bütün ihbar ve şikayetleri ciddiyetle tetkik etmelerini talep etti. Bahçeli, konuşmasında özetle şu görüşleri dile getirdi:
'Pazarlık konusu yapmayız'
Partimizin seçim beyannamesinde yer alan temel önceliklerden birisi yoksulluk ve yolsuzlukla mücadeledir. Partimizin yolsuzluk ve suiistimal iddialarının siyasi çıkar ve pazarlıkların konusu haline getirilmemesi yolundaki tavrı da çok iyi bilinmektedir. Çünkü geçmişte üst üste patlak veren onlarca skandal ne yazık ki pazarlıklar ve karşılıklı anlaşmalarla örtbas edilmiş, kamuoyunun siyaset kurumuna ve bürokrasiye olan inancı ve güveni de bu şekilde eritilmiştir.
'Yargısız infaza izin vermeyiz'
MHP, belgelerle ve yargı kararlarıyla kanıtlanmadıkça hiç kimseyi peşinen suçlu ilan etmedi. Siyasetin karalama ve iftiralar üzerine zemin bulmasının faturalarını halen ödemekte olan ülkemizde, MHP olarak tavrımız yine her türlü yolsuzluk ve suiistimal iddialarının titizlikle incelenmesinden yanadır. Ancak yargı kararları ve delillerle sabit olmadıkça da kimsenin peşinen suçlu ilan edilmesine izin vermeyeceğimiz açıktır.
'Çirkin ilişkiler'
Bayındırlık Bakanlığı'nda ortaya çıkan ve kökü geçmiş yıllara dayanan çirkin ve kabul edilemez ilişkiler yolsuzlukla mücadelenin ne kadar vazgeçilmez olduğunu bir kez daha göstermiştir. MHP'li bakanların kendi sorumlu oldukları dönem başta olmak üzere bütün ihbar ve şikayetleri ciddiyetle tetkik etmelerini ve gereğini yapmalarını istiyorum. Ayrıca Sayın Başbakan'dan bütün kamu kurum ve kuruluşlarında 57. hükümet dönemini de kapsayacak biçimde Başbakanlık Teftiş Kurulu'nu talimatlandırarak, her türlü ihbar ve şikayeti değerlendirmelerini istiyorum.
Türkiye'nin, kamu gücü suiistimallerini daha fazla taşımaya tahammülü yoktur. Kamuoyunu sürekli tedirgin etmeye, siyasete ve yönetime güven duymaz halde bırakmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Devleti yolsuzluklardan temizlemek mecburiyetindeyiz." (Zekai Özçınar-Selim Kuvel / KIZILCAHAMAM (Zaman)
Polise eleştiri
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin MYK toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada, işadamı Üzeyir Garih cinayetiyle ilgili olarak polise eleştiriler yöneltti.
Güvenlik güçlerinin ve medyanın 'ağız birliği etmişçesine' kesin delillere ulaşılmadan 13 yaşındaki bir çocuğu birtakım söylentilerden hareketle Garih'in katili ilan ettiklerini hatırlatan Bahçeli, yargı kararı ile kesinleşmedikçe insanların suçlu ilan edilmesinin, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün hiçe sayılması anlamını taşıdığını vurguladı.
Güvenlik güçleri ve medyanın bu noktada büyük bir hassasiyet sergilemesinin şart olduğuna işaret eden Bahçeli, kamuoyuna verilen bilgilerin doğru olmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bahçeli, şöyle konuştu: "Ülkemizde son yıllarda pek çok olayda yaşanan, sorumluluktan uzak, insanların hayatlarının geri kalanını olumsuz etkileyebilecek bu tavırların sona erdirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Burada da öncelikle güvenlik güçlerinin kendilerini gözden geçirmeleri ve kamu gücünün suiistimali anlamlarını taşıyacak olayların içinde yer almamaları esastır."
Ya siyaset ya ticaret
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin MYK toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bahçeli, Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın ticari faaliyetlerinin hatırlatılması üzerine, MHP'nin 'ya siyaset ya ticaret' anlayışının sürdüğünü vurguladı. Bahçeli, "Sayın Bakan'ımızın özel ticaretiyle ilgili durumunu düzelteceğine inanıyorum." dedi. Bahçeli'ye sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyle:
MHP yöneticilerinin ekonomik faaliyetlerini tasfiye etmeleri konusunda hassasiyetiniz vardı. Koray Aydın'ın buna uymamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konu üzerinde MHP'nin hassasiyeti sürüyor. Sayın Bakan'ımızın kendi özel ticaretiyle ilgili durumunu düzelteceğine inanıyorum.
Bu konuda Bakan Aydın'la görüştünüz mü?
Basında yer aldıktan sonra dikkatlerini çektim.
Aydın'ın bakanlığı sürerken şirketlerinin faaliyetlerinin sürmesi etik mi?
MHP olarak daha önce ifade ettiğimiz görüşlerimiz vardır. 'Ya ticaret ya siyaset' demiştik. Ancak, Sayın Bakan'ımızın ticari işletmeleri olmasına rağmen, aktif bir ticari eylem içerisinde olmasına dair bir işaret yoktur.
Soruşturmanın selameti açısından Bakan Aydın'ın istifa etmesi gerekir mi?
Böyle bir yoruma varmak için şimdilik erken. MHP üzerine düşen her şeyi yapar.
Savcının iddianamesinin tamamlanmasını mı bekliyorsunuz?
Hazırlık soruşturmasının tamamlanmasını bekliyoruz.
'Vurgun operasyonu'nda siyasi kampanya mesajı alıyor musunuz?
22 Ağustos tarihinden bu yana basının takip edilmesi halinde belli tespitlere ulaşılabilir. Konu şu an hazırlık soruşturması aşamasında. Çok soğukkanlı ve sabırla hareketlerimizi belirlemeye çalışıyoruz.
Vurgun operasyonu ile birlikte MHP'nin temiz siyaset imajı zedelendi mi?
Hayır. Daha sonuçlanmamış bir konuda partiyi zedelemek, kirletmek, lekeletmek, böyle şeyler düşünmek Milliyetçi Hareket'in izin vermeyeceği şeylerdir.
Her gün seçime biraz daha yaklaşıyoruz
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yürütme Kurulu üyelerine 'seçime hazırlık' talimatı verdi.
Bahçeli, MHP'nin Kızılcahamam'da dün başlayan iki günlük kampında parti yöneticilerine önemli açıklamalarda bulundu.
Alınan bilgilere göre, MYK'nın sabah yapılan toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, 'her gün seçime bir gün daha yaklaşıldığını' vurguladı. Bahçeli'nin, "Her türlü hazırlığınızı yapın. Her an seçim olacakmış gibi teşkilatları ayağa kaldırın. Bundan sonra her gün seçime bir gün yaklaşıyoruz." dediği öğrenildi. Bayındırlık Bakanlığı'ndaki 'Vurgun Operasyonu'na değinen Bahçeli'nin, 'iddianamenin hazırlanmasından sonra gerekli açıklamaların bizzat kendisi tarafından yapılacağını' kaydettiği öğrenildi.
Anayasa değişikliği tartışmalarını da değerlendiren Bahçeli, Ulusal Program'da yer alan ve kendilerinin de ısrarla üzerinde durdukları ve hassasiyet gösterdikleri düşüncelerden asla taviz vermeyeceklerini bildirdi. Anayasa değişikliklerinde 'kafalarının ardında sakladıklarını gerçekleştirmek isteyenlerin' olabileceğini dile getiren Bahçeli, hassasiyetle üzerinde durdukları konuları 'sulandırtmayacaklarını' kaydetti. ANKARA (Zaman)
89 kişi gözaltına alındı
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde sürdürülen 'Vurgun operasyonu' kapsamında bugüne kadar toplam 89 kişi gözaltına alındı.
Bu kişilerden 23'ü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, 12 kişi emniyetten, 21 müteahhit de savcılık sorgusundan sonra salıverildi. Gözaltına alındıktan sonra, hakkındaki iddialar konusunda ifade vermekten kaçınan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban'ın ise konuşmaya başladığı ve Savcı Köksal'a "önemli açıklamalarda" bulunduğu kaydedildi. Aralarında Sedat Aban'ın da bulunduğu 18 kişinin bugün Ankara DGM'de hakim karşısına çıkarılması bekleniyor. ANKARA (Zaman)
Ecevit, MHP'nin kararını bekliyor
Başbakan Bülent Ecevit, 'Vurgun operasyonu' sebebiyle Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın istifa etmesiyle ilgili talepleri, "Bu MHP'nin ele alması gereken bir konu.
Evvela MHP'nin ne düşündüğünü bilmemiz gerekir. Koalisyon adabının gereği budur." sözleriyle değerlendirdi.
Ecevit, Başbakanlık'ta düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. 57. hükümet döneminde, şimdiye kadar görülmemiş bir biçimde yolsuzlukla mücadele edildiğini anlatan Ecevit, 'Koray Aydın'ın istifası uygun olur mu?' şeklindeki soruya, şu karşılığı verdi: "O aşamada bu konu MHP'nin ele alması gereken bir sorundur. Nitekim bugün, bu konuyla ilgili görüşmeleri yapacaklardır. Evvela MHP'nin ne düşündüğünü bilmemiz gerekir. Koalisyon adabının gereği de budur."
'Amaç üzümü yemek olmalı'
Yolsuzluklarla mücadelenin en etkili şekilde sürdürüleceğini vurgulayan Ecevit, "Ancak bu mücadeleyi sürdürürken de bağcıyı dövmekten çok, üzüm yemeyi de el üzerinde tutmamız, yani üretimin aksamasını, istihdamın azalmasını önlemek zorundayız." dedi. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, 'bütün kurum ve kuruluşların Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından denetlenmesi' önerisine de değinen Ecevit, teftiş kurulunun zaten büyük bir hızla çalıştığını söyledi. ANKARA (Zaman)
'Türkiye sorunları aşar'
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, "Memleketi için canını feda eden insanlar olduğu sürece, her türlü sıkıntıyı, sorunu aşabileceğimize inanıyorum." dedi.
Yılmaz, ANAP Güngören İlçe Teşkilatı'nca, önceki gece Güngören Belediyespor Stadyumu'nda gerçekleştirilen sünnet şölenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Mesut Yılmaz, böyle bir etkinliği düzenleyen ilçe teşkilatını kutladı. Yılmaz, teşkilatın, bu organizasyonla sadece bir siyasi partinin ilçe teşkilatı olmadığını, sosyal hizmetlerde de bulunduğunu gösterdiğini söyledi. Bir ülke için en büyük felaketin, 'gerektiğinde memleketi için ölümü göze alacak insanların bulunmayışı' olduğunu anlatan ANAP lideri Yılmaz, Türkiye'nin bugün yaşadığı problemlerin gelip geçici olduğunu ifade etti. Yılmaz, şunları kaydetti:
'Ülke için canını feda edenler'
"Bu akşam delikanlılığa ilk adımı atan yavrularımızı ve ailelerini kutluyorum. Şehit yakınlarımıza da sabır diliyorum. Şehitlik, bizim inançlarımıza göre ulaşılabilecek en yüksek mertebedir. Şehit aileleri, bu mertebeye ulaşmış yavrulara sahip olmanın haklı gururunu yaşamalılar. Bir memleket için en büyük felaket, ekonomik veya başka krizler değil, gerektiğinde memleketi için ölümü göze alacak insanların bulunmayışıdır. Memleketi için canını feda eden insanlar olduğu sürece, her türlü sıkıntıyı, sorunu aşabileceğimize inanıyorum."
Çeşitli halk oyunları gösterilerinin sunulduğu şölende, şarkıcı Davut Güloğlu da bir konser verdi. Şölene, İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, ANAP'lı bazı milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. (Erdal Şen - Mithat Önal / İSTANBUL (Zaman)
Yılmaz'dan şehit yakınlarına altın
ANAP lideri Yılmaz, partisinin Güngören ilçe teşkilatınca, Güngören Belediyespor Stadyumu'nda gerçekleştirilen sünnet şölenine katıldı.
400 çocuğun ücretsiz sünnet edildiği törende, 10 şehit yakınına da ödül verildi. Yılmaz da şehit yakınlarına altın hediye etti. Yılmaz daha sonra saha içine inerek çocuklarla bir süre sohbet etti ve sünnet olacak bir çocuğu kucağına alıp sevdi.
Sezer, Türkiye değişimde kararlı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, hiçbir toplumun sürekli dönüşüm içinde olan uygarlığın, çağdaş gereklerine yüz çeviremeyeceğini söyledi.
Sezer, Türkiye'nin de dünyada yaşanan siyasal, sosyal ve kültürel değişimleri dikkate alarak geleceğini biçimlendirmekte kararlı olduğunu belirtti.
Uluslararası Hukukçu Kadınlar Federasyonu'nun "İnsan Ticareti: Özellikle Kadın ve Genç Kız Ticareti" konulu toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Sezer, insanoğlunun, yaşamını doğrudan etkileyen tüm sorunlarına, ancak eşitliği tam anlamıyla benimsediğinde çözümler bulabildiğine dikkat çekti. Sezer, şöyle konuştu: "Toplumların demokrasiyi ve özgürlüğü öğrenmelerinin yolu eşitliği bilmeleri ve yaşamın her alanında etkin kılabilmeleri ile olanaklıdır. Bireylerarası fırsat eşitliğinin sağlanamadığı ve sosyal adalet ilkesinin yaşama geçirilemediği toplumlarda insan haklarına dayalı demokrasi kültürü oluşturulamaz. Ve yaşam biçimi olarak benimsenemez."
Türkiye'nin kendi toplumsal ve ekonomik dönüşümünün yarattığı koşullara ayak uydurmak zorunda olduğu gibi uluslararası alanda ve yakın çevresinde de ortaya çıkan sorunlara karşı yeni çözüm yöntemleri de geliştirmek zorunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Sezer, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün ülke olarak ulaştığı düzeyi yeterli görmeyen Türkiye, dünyada yaşanan siyasal, sosyal ve kültürel değişimleri de dikkate alarak geleceğini biçimlendirecek yeni atılımlar gerçekleştirmek kararlılığındadır. Türkiye böylece demokrasi ve insan haklarının temeli olan eşitliğin sağlanması ve ayırımcılığın önlenmesi gibi toplumsal yaşamı düzenleyen evrensel ilkelere yaşamın her alanında işlerlik kazandırmayı amaçlamaktadır." (Erkan Acar / İSTANBUL (Zaman)
6 ayda 3. defa ABD'ye gitti
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, önceki gün ABD'ye gitti. Küçük oğlu Berk'in okulunun açılması sebebiyle ABD'ye gittiği belirtilen Çiller'in, Meclis'in açılmasından kısa bir süre önce Türkiye'ye döneceği öğrenildi.
DYP'liler, genel başkanlarının yaz boyunca tatil yapmadığını, ABD'de bulunduğu süre içinde dinlenme imkanı bulacağını kaydediyorlar.
Çiller, son 6 ayda üçüncü, son bir yıl içinde de dördüncü defa ABD'yi ziyaret etmiş olacak. Kurban Bayramı tatilini oğlu ve eşi Özer Çiller ile bu ülkede geçiren Tansu Çiller, 7–14 Mayıs tarihleri arasında da ikinci gezisini yapmıştı. Çiller, geçtiğimiz yıl eylül ayında da ABD'ye giderek çocuklarının okul kayıt işlemlerini gerçekleştirmişti.
Bu arada, DYP yaz döneminde ara verdiği miting çalışmalarına eylül ayıyla birlikte yeniden başlayacak. DYP, Recep Tayyip Erdoğan ve Mesut Yılmaz'ın memleketi olan Rize ile parti kurma çalışmalarını sürdüren Mehmet Ağar'ın seçim bölgesi Elazığ'da miting yapmaya hazırlanıyor. Ahmet Bıyık /ANKARA (Zaman)
SP, resepsiyonu Ecevit'e soracak
SP Genel Başkanı Recai Kutan'ın, 'tartışmaya gerek yok' dediği, 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilmeme konusu Meclis gündemine taşınıyor. SP'li Mehmet Bekaroğlu, Başbakan Ecevit'in cevaplaması istemiyle yarın TBMM'ye bir soru önergesi verecek.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Genelkurmay Başkanlığı'nın 30 Ağustos dolayısıyla düzenlediği resepsiyona partisinden ve AK PARTİ'den temsilci çağırılmamasına ilişkin olarak, pazartesi günü Başbakan Bülent Ecevit'in cevaplandırması istemiyle TBMM'ye bir soru önergesi vereceğini bildirdi.
Partisinin genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Bekaroğlu, ülkede toplumsal barışın sağlanması için konuşma özgürlüğünün tanınması ve insanların potansiyel suçlu olarak görülmekten vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti. Bekaroğlu şöyle konuştu:
'Ayrımcılık yanlış'
"Genelkurmay Başkanlığı'nın vermiş olduğu resepsiyona bazı siyasi partilerin davet edilmemesine 'tasarrufun' gerekçe gösterilmesi inandırıcı değildir, komiktir. Genelkurmay Başkanlığı'nın verdiği resepsiyona partimizden ve AK PARTİ'den temsilci çağırılmamasını göz ardı edilemeyecek bir yanlışlık ve ayrımcılık olarak görüyoruz. Siyasi partiler demokratik parlamenter rejimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu davranışı kim yaptıysa bu ilkeye ters düşmüştür ve büyük bir ayıp işlemiştir. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin iç barışını zedeleyen bir olaydır. Kimseyle polemiğe girmek istemiyoruz. Parlamenter olarak pazartesi günü Başbakan Bülent Ecevit'in cevaplandırması istemiyle TBMM'ye bir soru önergesi vereceğim." ANKARA
Krizi devlet değil, vatandaş çözer
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Türkiye'yi düştüğü eksi 11,5 gelişme hızından çıkaracak olan devleti değil vatandaşlarıdır." dedi.
Tuzla'da bulunan GİSAŞ Rıhtımı'nda, 'M—V Bakü' adlı geminin denize indirilmesi törenine katılan Demirel, devletin en kısa zamanda elini eteğini; ticaretin, maliyetin ve finansın içinden çekmesi gerektiğini söyledi.
Altın madeni veya milyarlarca dolar borçlanacak döviz kaynağı bulmaya gerek olmadığını belirten Demirel, sözlerinin hiçbirinin siyasi karakterli olmadığını vurguladı. Devletin ve vatandaşların sözlerine uyması halinde kendisinin de arka çıkacağını ifade eden Demirel, 'ülkenin teşebbüs gücünün ürkütülmemesi' gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin 134 ülkeye sanayi ürünü sattığını, Avrupa'da çimento üreten 4. ülke olduğunu, yılda 14 milyon ton demir çelik ürettiğini anlatan Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:
'El aleme küçük düştük'
"Türkiye'yi düştüğü eksi 11,5 gelişme hızından çıkaracak olan devleti değil, vatandaşlarıdır. Gelin bu ülkenin teşebbüs gücünü ürkütmeyin. Bu teşebbüs gücünden yararlanmak gerekir. Türkiye ne yapmalı? Türkiye kızağa koyup bitiremediği, başlayıp bitiremediği, bitirip de zararına işlettiği her şeyi vatandaşlarına bırakmalıdır. Bir ülkenin kalkınması, sorunları aşması kendi işidir.
Bu sıkıntı ne? Türkiye'nin nesi yok? Dükkanlarında mal mı yok? Benzini mi yok, mazotu mu yok? Şekeri mi, ilacı mı yok? Türkiye'nin dövizi mi yok? 37,5 milyar dolar Türkiye'nin mevduatı döviz cinsinden vatandaşın elinde. Gelin neremiz ağrıyorsa bunu iyi bilelim. Ne kendimizden, ne ülkemizin bugünkü durumundan şikayet edelim. Böyle bir yere varamayız. Hekim doğru, ilaç doğru ise hastadan şikayet edemezsiniz. Ben siyaset üstüyüm. 50 senem geçti. Ülkenin bu haline üzülüyorum. 2000'de yüzde 7 kalkınma hızını sağlayan Türkiye, 2001'de ne oldu da eksi 11,5'lara geçti. Olmaz böyle şey. Ülkenin takatinden eksilen bir şey yok. Ama kendi kendimizi hasta saydık. Kendimizi elaleme küçük düşürdük. İmajı berbat ettik. Ama bundan kurtuluruz." İSTANBUL (Zaman)
Bu yemeği bensiz yiyin
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bugün yaşanan sıkıntıların çaresinin demokraside olduğunu belirterek, "Yeter ki demokrasinin zeminleri açık olsun. Çare tükenmez." dedi.
Kadıköy Feneryolu'ndaki Dünya Göz Sağlığı Merkezi'nin açılışını yapan Demirel, bir gazetecinin "Sizin idare edeceğiniz; ama içinde bulunmayacağınız yeni bir hareket olacağı iddiaları var. Buna ne diyorsunuz?" sorusuna, şu karşılığı verdi: "Bu yemeği bensiz yiyin çocuklar. Dönüp dolaştırıp bana getiriyorsunuz. Ben içinde olmayınca haber niteliği olmuyor mu?" Ufuk Şanlı /İSTANBUL (cha)
Sözüne güvenilir yönetici lazım
CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye'nin asıl sorununun güven olduğunu belirterek, "Türkiye'nin dolara değil, sözüne güvenilir, dürüst devlet adamlarına ihtiyacı var." dedi.
Baykal, İzmir'in Menemen ilçesinde belediye tarafından yaptırılan ve bir suikast sonucu öldürülen gazeteci—yazar Ahmet Taner Kışlalı'nın adının verildiği parkın açılışına katıldı.
Baykal, burada yaptığı konuşmada, ekonomik sorunlara değinerek, "Türkiye'yi bu duruma kötü siyaset soktu, iyi siyaset çıkaracaktır. İyi ve kötüyü birbirinden ayırmak da halkın boynunun borcudur." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin asıl sorununun güven olduğu görüşünü dile getiren Baykal, "Türkiye'nin dolara değil, dürüst devlet adamına ihtiyacı var. Türkiye'de bu ihtiyacı karşılayacak insanlar da, partiler de var. Önemli olan, bunları ortaya çıkarmak." şeklinde konuştu. İZMİR
Hükümet ülkeyi küçültüyor
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hükümet uygulamalarının, her kesimi karamsarlığa sürüklediğini savunarak, Türkiye'nin, sürekli küçülen bir ülke konumuna geldiğini belirtti.
Yazıcıoğlu, partisinin Adana il teşkilatında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de yaşanan krizlerin sorumlusunun hükümet olduğunu öne sürdü.
Savaş ve darbe yaşamadan bu düzeyde geriye giden başka hiçbir ülke olmadığını vurgulayan BBP lideri, Türkiye'nin sadece son 6 ay içinde yüzde 11,8 oranında küçüldüğünü hatırlattı. Yazıcıoğlu, "Bunun sorumlusu, çözümü milletten başka her yerde arayan bugünkü hükümettir. Türkiye, sürekli küçülen bir ülke konumuna gelmiştir. Çünkü bu iktidar, hiçbir meseleyi çözememiş, aksine yeni problemler ekleyerek ertelemiştir." dedi.
Yazıcıoğlu, bir soru üzerine, en yenilikçi partinin BBP olduğunu savunarak, kapatılan Fazilet Partisi'nden ayrılan AK PARTİ'lilerle bir araya gelmelerinin söz konusu olmadığını vurguladı. Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Ceketi ters çevirerek yenilikçilik olmaz. Türkiye'nin bu gibi oluşumlarla zaman kaybına tahammülü yok. Defosuz, demokrasiyi savunan, millete bağlı ve yüzü ak bütün siyasetçilere partimizin kapıları açıktır. Milletin aradığı çare, BBP kadroları ve iktidarıdır. İktidarımızda tüm değerler anlamını bulacak, yerli yerine oturacaktır." ADANA (Zaman)
Sedat Aban cezaevinde
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban, “Vurgun operasyonu” kapsamında tutuklandı.
7 gündür sorgulanan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban, dün saat 15.30'da Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne sevk edildi. Savcı Cengiz Köksal tarafından tutuklanma talebi ile nöbetçi mahkemeye sevk edilen Aban, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, rüşvet ve irtikap suçlarından tutuklanarak Ankara Ulucanlar Cezaevi’ne gönderildi.
Bu arada Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde sürdürülen 'Vurgun operasyonu' kapsamında bugüne kadar toplam 89 kişi gözaltına alındı.
Servet Dağ / ANKARA (cha)
|