GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

03/09/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



MAKRO MİKRO 

Aydın HASKEBABÇI



Orta Asya'da BURÇ imzası

Türk müteahhitleri bugüne kadar yurtdışında özellikle de Orta Asya ülkelerinde önemli projelere imza attılar. Burç Grup'un kurucusu Sefa Gömdeniz de Azerbaycan ve Türkmenistan'da iş yapan başarılı işadamlarımızdan biri. Bakü ve Aşkabat hava limanlarının inşasında imzası bulunan Sefa Gömdeniz, şimdi Rusya ve Ukrayna'da yeni projeler peşinde. 1976 yılında Ankara'da kurulan Burç Şirketler Topluluğu, bugün 8 şirketi ile Türkiye, Avrupa ve Orta Asya'da pek çok projeye imza attı. İnşaattan dış ticarete, elektronikten mobilyaya kadar birçok alanda faaliyet gösteren topluluğun yıllık taahhüt miktarı 25 milyon dolar civarında. 200 civarında sürekli istihdama sahip olan Burç Grup'un inşaat şantiyelerinde ise yüzlerce işçi görev yapıyor.

SEFA GÖMDENİZ

İskenderun doğumlu Sefa Gömdeniz, 1965 yılında okumak amacıyla Ankara'ya geldi. ODTÜ Elektronik Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra bir süre PTT'de mühendis olarak çalıştı. Halen Ukrayna ve Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyleri Başkanlığı'nı yürüten Sefa Gömdeniz'in Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'da çeşitli yatırım ve inşaat projeleri bulunuyor. İngilizce ve Almanca bilen Sefa Gömdeniz, evli ve iki çocuk babası.

Bir müteahhit olarak Bayındırlık Bakanlığı'ndaki son ihale yolsuzluklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben Türkiye'deki inşaat projelerinde yer almadım. Ancak eğer ülkemizdeki ihale kanunları Avrupa standardını yakalarsa bu tip sorunların çözüleceğini düşünüyorum. İhalenin en ucuz teklif veren değil de en iyi şartlarda yapabilecek firmalara verilmesi lazım. Şirketlere puan verilmesi ve projenin şekline göre firmaların belirlenmesi önemli. Örneğin; ben eğer hava limanları işinde uzmanlaşmışsam, otoyol ihalesine belki de girmemem lazım. Yurtdışında bu düzenlemeler mevcut. Ülkemizde hazırlanan ihale yasası ise hâlâ Meclis'te görüşülmeyi bekliyor.

Burç Grup olarak ne zaman faaliyete geçtiniz?

Ben 1970 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Elektronik Bölümü'nü bitirdim. Öğrencilik yıllarımda da okurken boş durmadım. İlk önceleri PTT Genel Müdürlüğü'nde bir süre mühendis olarak çalıştım. O zamanki aylık maaşım ise bin 100 lira idi. Daha sonra özel sektörde elektronik aletlerin tamiratı ile uğraştım. 1972 yılında ise laboratuvar aletleri konusunda faaliyet gösteren bir şirkette hem ortak hem de yönetici olarak işe başladım. 1976'da da Burç Ticaret'i kurduk. Burç isminin anlamı ve çağrışımları hoşumuza gitti. Yurtdışında özellikle Türkmenistan ve Kazakistan'da iyi algılanan bir isim. Türkmen dilinde Burç 'köşe' demek, Gürcü dilinde 'temel' anlamına geliyor.

Elektronik altyapı

İlk başlarda daha çok ne tür ticari faaliyetlerde bulunuyordunuz?

Elektronik malzemeler, telekomünikasyon, meteoroloji sistemleri kuruyorduk o zamanlar. Merkez Bankası'nda dealing room denilen para piyasalarının bulunduğu bölümün teknik altyapısını hazırladık. Telekom'da video text sistemlerini devreye soktuk. Meteoroloji istasyonlarını faaliyete geçirdik. Türkiye'deki hemen hemen bütün hava limanlarının uçuş kontrol sistemleri, kesintisiz güç kaynakları gibi çok çeşitli teknik altyapılarını biz kurduk. Bu malzemelerin bir kısmını yurtdışından getirtirken, bir kısmını da biz ülkemizde üretiyorduk. 1980'den sonra liberal ekonominin gelişmesi ile biz de farklı sektörlerde yatırıma başladık. Babamın da geçmişte müteahhitlikle uğraşması sebebiyle biz de inşaat işlerine ağırlık verdik.

Türk cumhuriyetlerine açılmanız hangi tarihlere dayanıyor?

1990'dan sonra Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte Türk firmaları için yeni iş kapıları açıldı. Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde biz de çeşitli çalışmalar yaptık. Orta Asya'ya ilk gidişimiz ise 1992 senesinde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde Türk-Amerikan İş Konseyi olarak yaptığımız geziyle gerçekleşti. Büyük bir grup işadamıyla bütün ülkeleri gezdik. Ben bu ülkelere giderken ilk planda elektronik ticaret alanında bazı işler yapmayı planlıyordum. Ancak her ülkeye varışımızda hava limanlarında aşağı yukarı 5-6 saat bekledik. Pasaport kuyruğu, gümrük kuyruğu derken ben dedim ki: 'Burada en iyisi biz hava limanlarını ele alalım.'

Türkmenistan'da sanırım bu düşünceniz hızla gerçekleşmiş.

Evet, Türkmenistan'daki yetkililer bu iş için bizi adeta alıkoydular. Biz de hemen yerli ve yabancı ortaklardan oluşan bir konsorsiyum oluşturduk. Bunlar arasında Amerikan firması Lockheed, İngiliz John Lane ve ülkemizden de Alarko firması ile bir araya geldik. Krediyi de temin ederek çok ciddi bir teklif yaptık. Türkmenbaşı da bu projeyi onayladı. Böylece Aşkabat Hava Limanı'nı komple yeniledik.

Siz aynı zamanda Türkmen vatandaşı da oldunuz. Bu nasıl gerçekleşti?

1994 yılında Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı sağ olsun bize vatandaşlık hakkı tanıdı. Orada iş yapan 15 civarında Türk işadamına birer Türkmen pasaportu verdi. Biz de o pasaportla oradaki işlerimizi daha kolay takip edebiliyoruz. Bize ayrıca iş hayatındaki başarımızdan dolayı bir de madalya verdi. Ben orada uzun süre kaldığım için Türkmenceyi de oldukça iyi bir şekilde öğrendim.

Projeleri genelde yerli-yabancı başka firmalarla birlikte mi yapıyorsunuz?

Genellikle birlikte yapıyoruz. Zaten bu tür projeler oldukça büyük ölçekte. Teknik ekipmanların bir kısmı dışarıdan geliyor. Mesela Bakü Hava Limanı'nı Enka İnşaat ile ortak yaptık. Bu projelerde bazı taşeron firmaları da tabii ki kullandık.

Bu hava limanı ihalelerinin proje bedelleri ne kadar?

Türkmenistan'daki Saparmurat Türkmenbaşı Uluslararası Hava Limanı'nın toplam proje bedeli pist dahil aşağı yukarı 180 milyon dolardı. Bakü Hava Limanı ise 75 milyon dolar civarındaydı.

Batılı firmalarla rekabette nasıl başarı kazandınız?

Biz aynı zamanda kredi temin ediyorduk. O dönemlerde o ülkeler için kredi imkanı çok önemliydi. Mesela Bakü'de biz Türk Eximbank'ın 25 milyon dolarlık kredisini kullandık. Aynı şekilde İngiliz ortağımız da İngiltere'den 35 milyon dolarlık kredi temin ettiler. Böylece bu projeleri daha kolay tamamladık.

Başka ülkelerde de projeleriniz var mı?

Biz yakın dönemde Ukrayna'nın Odesa Hava Limanı projesini kazandık. Onun kredilendirilmesi ile ilgili çalışmamız var. Kazakistan'daki ihaleyi önce kazandık; ama sonra işler yürümedi. Rusya'da bazı çalışmalarımız var.

Bu ülkelerde elektronik sanayiinde de bazı çalışmalarınız var. Bize bu yatırımlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Bizim Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde 9 bin metrekare alan üzerinde son derece modern bir fabrikamız var. Burada meteorolojik sistemler, kontrol sistemleri ve elektronik teçhizat üretimimiz var. Ayrıca Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'da bazı elektronik firmalarını biz temsil ediyoruz. Bunlar arasında IBM bilgisayarları, Canon fotokopi makineleri ve Netaş gibi firmaların ürünleri bulunuyor.

Bir de mobilya yatırımınız var sanırım.

Evet, bundan beş sene önce Tarz Tasarım Mobilya isminde bir şirket kurduk. İthal mobilya ürünlerinin Ankara ve İstanbul'da pazarlamasını gerçekleştiriyoruz. Şimdilerde ise en çok satılan bazı ürünleri kendi tesislerimizde üretmeye başladık. Buradaki ürünlerin bir kısmını Türkmenistan ve Kazakistan'a ihraç ediyoruz. Önümüzdeki yıl da üretimi artırıp başka ülkelere de ihracatın yollarını arıyoruz. İleriki yıllarda Eskişehir yolunda kurulan 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kuracağımız tesislerde yeni yatırım planları yapıyoruz.

Siz Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nda da oldukça aktifsiniz. Oradaki çalışmalarınızdan da biraz bahseder misiniz?

Ben DEİK'te hem Ukrayna, hem de Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Başkanı'yım. Daha önce de Pakistan İş Konseyi başkanlığını yürüttüm. Ukrayna, hem bize yakın olması hem de 52 milyon nüfusu ile önemli bir ülke. Hem ithalat, hem de ihracat yönüyle büyük imkanları var. İnşaat sektörü açısından gelecekte çok büyük bir potansiyel var. Ticari anlamda ise gümrük duvarlarının yüksekliği direkt mal satışını güçleştiriyor. Ama orada üretip başka ülkelere dağıtım yapmak pekala mümkün ki bunu yapan Türk firmaları da var. Efes Pilsen Rusya'dan sonra ikinci fabrikasını Ukrayna'da kuruyor.

Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasında son yıllarda 600 milyon dolar civarında bir dış ticaretimiz var. Petrol yüzünden zengin olan bu ülkeye özellikle inşaat malzemeleri satışı son derece uygun. Çünkü gümrüklerin tamamı yüzde 4 oranında uygulanıyor. Ayrıca gelir vergisi de yok. Benim tavsiyem orada şirket kurup dağıtım ve imalat noktasında faaliyette bulunmak. PVC, alüminyum, cam imalatı, çelik kapı gibi ürünlerde hem üretip hem de ekipler kurarak bu işleri yerinde uygulayabilen şirketler için orada önemli bir potansiyel var.

İnşaatta rekabet

İç piyasadaki durgunluk müteahhitlerimizi yurtdışı piyasalara yönlendirdi. Sizce firmalarımızın başarı şansı nedir?

İnşaat sektöründe 1990'ların başındaki büyük potansiyel şimdilerde azaldı. Bu arada rekabet de arttı. Dünyanın her ülkesinden şirketler bu ülkelerde iş kapma yarışında. Hindistan, Pakistan hatta Birleşik Arap Emirlikleri'nden gelen firmalar proje kredisini de kendisi bularak iş yapıyorlar. Bu yüzden firmalarımızın işi artık oldukça zor.

Son olarak Orta Asya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin seyrini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dostluk, kardeşlik bir yana ekonomik gerçekler her zaman için ön plandadır. Şu anda bizdeki bu krizin etkisi oralara olumsuz yansıyor. Ayrıca o ülkeler kendi ayakları üstünde durmaya başladılar. Petrolleri ve ihracatları var. Batılı ülkeler de verdikleri kredi imkanlarını artırdılar. Ama yine de iyi çalışan Türk firmaları için imkan var. Yeni projeler üretip arayış içinde olmak gerekir.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.