İsviçre'de kritik dava
Fransa'nın bu yıl başında sözde Ermeni Soykırımı'na anayasasında yer vermesinden sonra cesaretlenen ve tüm dünyada harekete geçen Ermeni lobisi bu kez de İsviçre'yi yanlarına çekmeye çalışıyor. Sözde Ermeni soykırımını reddettikleri için sanık sandalyesine oturtulan 17 Türk'ün sorgulamasının dün yeniden başladığı dava, İsviçre'nin sözde soykırımı resmen tanıyıp tanımama kosunuda tarihi bir önem taşıyor.
Şimdiye kadar sadece Yahudi soykırımının inkarıyla ilgili karar vermek durumunda olan mahkemenin, 1915'teki Ermeni olayında gerçekten soykırım ya da insanlığa karşı işlenen başka bir suçtan söz edilip edilmeyeceğine karar vereceği belirtiliyor.
Dava, Türk derneklerinin 1996 yılında, Ermeni derneklerinin sözde soykırımın resmen tanınması için verdikleri dilekçeye karşı parlementoya gönderdikleri yaklaşık 5 bin imzalı dilekçede, "Ermeni katliamından bahsetmek, tarihi derin şekilde saptırmak olur" ifadesi üzerine savcılık harekete geçmişti. 1997'de Ermeni dernekleri tarafından açılan davanın, savcıları harekete geçirmesi üzerine şekil değiştiren davaya, 2 Ermeni'nin müdahil olarak katılmasına izin verildi.
'Tıpkı Yahudi soykırımı'
Ermeniler tarafından verilen dava dilekçesinde, "Ermenilere 1915–17 yıllarında uygulanan zoraki göçün temelde Yahudi soykırımından kalır bir yanı olmadığını" belirttiğinden mahkeme şimdi, Ermenilere uygulandığı iddia edilen 'zülum ve zoraki göçlere' ilişkin dokümanların değerlendirilmesi çerçevesinde Türklerin verdiği dilekçelerin ırk ayrımcılığı içerip içermediğene bakacak. Çünkü İsviçre Ceza Yasası'nın 261–ek maddesi soykırımın inkarının suç olduğunu ve hapis ya da parayla cezalandırılmasını öngörüyor.
İfade özgürlüğüne önem veren batıda ırk ayrımcılığına karşı çıkarılan benzer yasa maddeleri sadece, "Yahudi soykırımı inkarcılığı" ile sınırlandırılmış durumda. Sözde Ermeni soykırımını inkar etmekten dolayı cezai hüküm yemek ise sadece İsviçre'de mümkün. İsviçre adalet organları da ilk kez Yahudi katliamı dışında bir konu hakkında karar verecek.
Salı günü yapılan ilk duruşmada Türkçe'yi az bilen bir tercüman sebebiyle güçlükler yaşanmıştı. Yarın Türklerin avukatı Thomas Marfurt'un yapacağı savunmalı bölüme geçilecek.
Hedefte Beyaz Saray
Ermenilerin en büyük hedefleri şüphesiz ABD. Her yıl Kongre'nin gündemine getirdikleri sözde soykırım iddiaları reddedilmesine rağmen bunu tekrarlayan Ermeniler, Cumhuriyetçilerin Demokratlarla dengede olduğu ABD Kongresi'nden kararı kesinlikle geçireceklerine inanıyorlar.
ABD Başkanı George Bush'un geçen yılki seçim kampanyaları sırasında Ermeni soykırımına destek vereceğini açıklamasına rağmen, göreve geldikten sonra bunu telaffuz etmekten kaçınması bile Ermenileri yıldırmıyor. ABD'nin muhtemel bir soykırım tezini kabul etmesi durumunda başta Avrupa'nın diğer ülkeleri olmak üzere tüm dünyada bu iddiaya hızlı bir destek verilebileceği belirtiliyor.
En büyük başarılarını Fransa'da elde eden ve sözde Ermeni soykırımını Fransız Anayasası'na koydurtan Ermeniler, Avrupa Parlamentosu'ndan da destek görmüşlerdi. Daha önce İtalya, Belçika ve Arjantin gibi ülkeler de Ermeni soykırım iddialarını kabul etmişlerdi. Dış Haberler Servisi
'Desteğimiz sürecek'
ABD, BM'nin Kıbrıs'ta dolaylı görüşmelerin yeniden başlaması yönündeki girişimini desteklediğini açıklarken, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın New York davetini reddetmesinden "hayal kırıklığına" uğradığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta dolaylı görüşmelerin yeniden başlaması yönündeki girişimini desteklediğini bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya Dairesi sözcüsü Kate Byrnes, açıklamada, "BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesindeki girişimlerine azami destek sağlanması için gereken her şeyin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede Genel Sekreter'in davetine olumlu cevap verilmesi gerektiğini de düşünüyoruz." dedi. Byrnes, ABD'nin, BM Genel Sekreteri Annan ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun, dolaylı Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlaması yönündeki çabalarına destek vermeyi sürdüreceğini de kaydetti.
'Hayal kırklığı!'
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın Annan'ın kendisine yönelttiği New York davetini reddetmesinden "hayal kırıklığına" uğradığını bildirdi. Verheugen, yaptığı yazılı açıklamada, "Avrupa Komisyonu, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını amaçlayan müzakerelerin yeniden başlaması için BM Genel Sekreteri'nin çabalarına aktif olarak katkıda bulunmuştur" dedi. Günter Verheugen, açıklamasında, "Komisyon, genişlemeden önce bir çözüm bulunması şansının hala var olduğunu düşünmektedir ve ilgili bütün tarafların bu amaca hizmet etmek için çaba sarf etmelerini desteklemektedir." ifadesini kullandı.
Denktaş, önceki gün BM Genel Sekreteri Annan'ın, Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto aracılığıyla, Kıbrıs görüşmelerinin 12 Eylül'de New York'ta başlamasına yönelik yaptığı daveti, ortak zeminin henüz oluşturulmadığı gerekçesiyle kabul etmediğini açıklamıştı. Washington / Brüksel
De Soto'ya tepki
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Faruk Loğoğlu BM'nin Kasım 2000 tarihinden beri Kıbrıs'ta yeni hiç bir fikir ortaya atmadığını söyledi. Loğoğlu BM Temsilcisi De Soto'ya da sert tepki gösterdi.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun iyiniyet görevine gölge düştü. KKTC tarafanın ısrarla reddettiği 12 Eylül tarihine, uyarılmasına rağmen açıklamasında yer veren De Soto'nun bu tavrı Ankara'da tepki topladı.
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı ve Türkiye'nin yeni ABD Büyükelçisi Faruk Loğoğlu, "Kasım 2000 tarihinden bu yana hiçbir ciddi fikir ve düşünce BM tarafından ortaya konmamış, hatta sayın temsilci, BM Genel Sekreterinin daha önce sarfettği bazı açıklamalarının da şu aşamada arkasında duramayacağını açıklamıştır" diyerek Türkiye'nin bu konudaki tutumunu net bir şekilde dile getirdi.
Bu arada Yeşilırmak Direnişi'nin 27. yıldönümü töreninde BM Genel Sekreteri Annan ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto'nun Kıbrıs'ta yaptığı temaslara değinen KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs konusunda masaya gitmenin şartının, Kıbrıs Türkünün ne olduğunun kabul edilmesinden geçtiğini belirtti. Denktaş, başkalarının tertiplediği bir senaryo gereğince, Kıbrıs Türkünün önü açık, ne konuşulacağı bilinmeyen bir masaya götürülmek istenmesi karşısında gerçekleri savunduklarını kaydetti.
Öte yandan Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'a bir mektup yazacağını ve 12 Eylül'de New York'a neden gitmeyeceğini açıklayacağını bildirdi. Ankara/Lefkoşe (Zaman)
Durban'da orta yol girişimi
Durban'daki Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda, ABD ve İsrail'in istediği oldu. Yeni öneride 'İsrail'in ırkçı bir devlet' olduğu ifadesi yer almadı.
BM'nin Irçılıkla Mücadele Konferansı'nda Ortadoğu konusundaki tıkanıklığı aşmak için ev sahibi Güney Afrika yeni bir öneri sundu. AB ülkelerinin konferanstan çekilme tehdidini bertaraf etmek isteyen Güney Afrika tarafından hazırlanan yeni metin taslağından, "İsrail'in ırkçı bir devlet" olduğu ifadesinin çıkarıldığı, ancak Filistin halkının içinde bulunduğu kötü durumun taslakta tanındığı bildirildi.
Reuters ajansı tarafından ele geçirilen taslakta, "Yabancı işgali altındaki Filistin halkının kötü durumundan kaygı duyuyoruz ve bütün insanların birlikte var olduğu, eşitlik, adalet ve uluslararası olarak tanınan insan hakları ve güvenlikten yararlanabileceği bir bölgede tam ve kapsamlı barış çağrısında bulunuyoruz." denildi. Taslakta, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının tanındığı belirtilirken, Yahudi katliamının da hiçbir zaman unutulmaması gerektiği ifade edildi.
Konferans uzayabilir
Adının açıklanmasını istemeyen Batılı bir kaynak, Avrupalıların yeni öneriyi uygun bulduğunu söyleyerek, "Avrupalılar şimdi Arapların tepkisini bekliyor." dedi. İşgal topraklarında Filistinlilere yönelik tavrı nedeniyle İsrail'in ırkçı olarak nitelendiği ilk taslak metindeki dili protesto eden ABD ve İsrail, pazartesi günü konferansı terk etmişti.
Konferansa Filistin Kurtuluş Örgütü'nü (FKÖ) temsilen katılan ve resmi Filistin heyetinde bulunan Süleyman El–Hersi, yeni metni incelemekte olduklarını ve en kısa sürede cevaplarını açıklayacaklarını söyledi. Bazı kaynaklara göre, bugün sona ermesi planlanan konferansın yarına uzayabileceği belirtiliyor. Durban
İsrail'in füzelerle Filistinli avı sürüyor
İsrail, Batı Şeria'nın Tulkarim kentinde helikopterlerle füze saldırısı düzenledi. Filistin güvenlik ve hastane kaynaklarının açıklamalarına göre, Tulkarim'de bir cipe fırlatılan füzelerle 2 Filistinli öldürüldü.
Ölenlerin, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'a bağlı El Fetih örgütüne mensup Ömer Sabah ve Mustafa Ambar olduğu bildirildi.
Bu arada İsrail ordusu, saldırıdaki hedeflerinin, son 11 ayda 6 İsrailliyi öldüren ve pek çok olaya katılan Raed Kermi adlı lider olduğunu bildirdi. Kermi'nin, çoğunluğu El Fetih örgütünün üyelerinden oluşan El Aksa Tugaylarının yerel komutanı olduğu belirtildi. Filistin kaynakları ise Kermi'nin saldırıyı hafif yarayla atlattığını bildirdi. Son ölümlerle, 28 Eylül'de bir yılını dolduracak İntifada hareketinde ölenlerin sayısı, 590'ı Filistinli olmak üzere 768'e yükseldi.
Öte yandan, İsrail, geçen yıl 50 adet savaş uçağıyla güçlendirdiği hava kuvvetlerine 52 adet F–16 daha katıyor. Lockhead Martin havacılık firması, haziranda Paris Hava Fuarı'nda yapılan açıklamanın ardından, İsrail'in, anlaşmayı imzaladığını açıkladı. İsrail, en büyük F–16 filosuna sahip ikinci ülke. Tulkarim / Fort Worth
Filistin'den Arafat ile Peres zirvesine 3 şart
Filistinlilerin, Devlet Başkanı Yaser Arafat ile İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres'in görüşmesi için 3 şart öne sürdükleri belirtildi.
Filistin Uluslararası İşbirliği Bakanı Nebil Şaat, Filistin tarafının Arafat–Peres görüşmesi için 3 şartları bulunduğunu söyledi ve bu şartları, "İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un Peres'e açıkça yetki vermesi, iyi hazırlanmış olunması ve siyasi sorunların gündemde yer alması" olarak sıraladı. Arafat–Peres görüşmesinin nerede yapılacağının belirlenmesi konusu üzerinde daha çalışmak gerektiğini söyleyen Şaat, Gazze'deki basın toplantısında, Şaron'u bu görüşmenin "başlıca engeli" olarak nitelendirdi ve görüşmenin yapılabilmesi için Filistinlilerin belirttiği koşulların yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Filistinlilerin, Arafat–Peres görüşmesinin tarihiyle ilgili önerilerini, pazar günü Mısır'ın başkenti Kahire'de yapılacak Arap ülkeleri dışişleri bakanları toplantısından sonra açıklanmaları bekleniyor. Gazze
Üsküp'te önemli adım
Makedonya'da parlamento, Arnavutlara daha fazla anayasal hak tanınmasını öngören anayasa değişikliklerinin yapılmasını onaylayarak çerçeve anlaşmasını destekledi ve NATO'nun Arnavut gerillaların silahlarını yeniden toplamaya başlamasının önünü açtı.
Yaklaşık bir haftadır süren tartışmalardan sonra 120 sandalyeli parlamentoda oylamaya katılan 112 milletvekilinden 91'i değişikliklerin yapılması lehinde oy kullandı. Parlamento, değişiklikler konusunda olumlu görüş belirterek, Arnavutların haklarının düzeltilmesi konusunda anayasanın anahtar bölümlerinin yeniden yazılması için özel komiteye yetki vermiş oldu.
Zor kısmı geride
Yaklaşık altı aydır süren çatışmalara son vermek için gösterilen çabaların sürmesine parlamento desteğini verirken, değişiklikler konusunda zorlu ayrıntılar bundan sonra görüşülecek. Milletvekilleri, 10 gün içinde başlaması beklenen parlamentodaki görüşmelerin yeni turunda özel anayasa değişiklikleri konusunda karar verecekler.
Demokratik Arnavut Partisi Başkanı Arben Caferi, oylamadan sonra yaptığı açıklamada, oylamaya Makedonya'nın geleceğine inananların destek verdiğini söyledi. Amerikalı ve Avrupalı arabulucuların aracılığıyla Makedon hükümetiyle Arnavut militanlar arasında 13 Ağustos'ta yapılan çerçeve anlaşmaya göre, Arnavutlar önemli siyasi haklara kavuşacak ve Arnavutça bazı bölgelerde resmi dil olarak kullanılacak. Üsküp-Moskova
'Kosova'da soykırımı yok'
Kosova Yüksek Mahkemesi, Kosova'da 1998 -1999 yıllarında soykırım yapılmadığına karar verdi.
Mahkemenin dün açıklanan kararında, "Miloşeviç yönetimince 1999 yılında işlenen suçların soykırımı olarak nitelenemeyeceği, zira bu suçların etnik Arnavut grubunu imha amacına yönelik olmadığı" görüşü belirtildi. Mahkeme, "Miloşeviç yönetiminin, Arnavutları Kosova'dan ayrılmaya zorlamak için sistematik terör kampanyası yürüttüğüne" hükmetti. Yüksek Mahkeme, Kosova'da Sırp kuvvetlerince işlenen suçların da "savaş suçu" ya da "insanlık suçu" olarak nitelendirilebileceğini belirtti. Priştine
Belfast'ta kriz ısrarı
Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta ana giriş kapısı Protestanların yaşadığı sokakta bulunan Katoliklere ait bir ilkokulun yarattığı kriz büyüyerek sürüyor.
Protestan grupların önceki gün sabah, anneleriyle birlikte yoğun polis koruması altında okula giden kız çocuklarının üzerine el yapımı bir bomba atmalarının ardından, Belfast dün sabaha da gergin başladı. İngiltere'nin Kuzey İrlanda'dan sorumlu Bakanı John Reid'e tatilini yarıda kestiren kriz, polis şefleriyle okul yönetiminin sabahın ilk saatlerinden itibaren "güvenlik" toplantısı yapmalarına yol açtı. Bazı velilerin de katıldığı toplantıda, okul yönetimi ve güvenlik güçlerinin velilerden kızlarını okula arka kapıdan getirmelerini istedikleri, ancak pek çok anne–babanın bu öneriye sıcak bakmadığı belirtiliyor. Belfast
Tahran'dan Kafkas mesajı
Resmi bir ziyaret için Tahran'a gelen Azerbaycan Ulusal Güvenlik Bakanı Namık R. Abbasov, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Hüccetülislam Hasan Ruhani ile görüştü.
İki ülke arasındaki ilişkilerin düzeyinin "tatmin edici olmaktan uzak" olduğunu belirten Abbasov, Azerbaycan'ın hiçbir kişi ya da grubun topraklarını İran'a karşı kullanmasına izin vermeyeceğini de belirtti. Hasan Ruhani ise, özellikle Azerbaycan olmak üzere Kafkasların İran'ın "ulusal güvenlik kuşağı" içinde olduğunu söyledi. İki ülke ilişkilerinin halen "özel koşullar altında" olduğunu belirten ve Tahran ile Bakü'nün mevcut anlaşmazlıklarını çözme kararlılığının önemli bir kazanım olduğunu belirten Ruhani, Azerbaycan'la ilişkileri geliştirmeye kararlı olduklarını kaydetti. Ruhani, üçüncü bir ülkenin İran ve Azerbaycan'ın dostça ilişkilerine müdahale etmesinin "kabul edilemez" olduğunu da vurguladı. Tahran
Abiyev Moskova'da
Azerbaycan Savunma Bakanı Safar Abiyev, 3 günlük bir çalışma ziyareti için Rusya'ya geldi.
Rus meslektaşı Sergey İvanov ile iki ülke arasında askeri ve savunma konularını görüşecek olan Abiyev'in gündeminin ana konularından biri de Azerbaycan'nın Gebele şehrinde bulunan Rus radar istasyonu. Moskova (Zaman)
İki Kore'nin birleşime umudu
Güney Kore, Kuzey Kore'ye, 15 Eylül'de bakanlıklararası görüşmelere başlamayı önerdi. Kuzey Kore de gelen teklifi kabul ettiğini açıkladı.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı Sözcüsü, Kuzey Kore'nin, "uzlaşma" önerisine cevaben yaptığı açıklamada, "Bakanlıklararası görüşmelere hazır olduğumuz biçimindeki mesajı, telefon aracılığıyla Kuzey Kore'ye ilettik." dedi. Sözcü, görüşmelerin 4 gün sürebileceğini kaydetti. Kuzey Kore, aylar süren sessizliğin ardından geçen pazar günü, Güney Kore ile bir an önce görüşmelere başlamanın gerekliliğine ilişkin bir açıklama yapmıştı. İki ülke liderleri arasında geçen yıl temmuzda Pyongyang'da yapılan zirve, iki Kore arasında uzlaşma sağlanması konusunda umutları artırmıştı.
Seul/Pyongyang
D. Timor'da seçimi Fretilin kazandı
Doğu Timor'da yapılan ilk serbest seçimlerin galibi, Bağımsız Doğu Timor İçin Devrim Cephesi oldu.
Birleşmiş Milletler (BM) seçim yetkilileri, "Fretilin" olarak bilinen partinin, 30 Ağustos'ta yapılan seçimlerde 88 sandalyeli parlamentoda 55 üyelik kazandığını açıkladı. BM yönetiminde olan Doğu Timor'un ilk parlamentosu, anayasayı belirleyecek. Parlamentonun başkanlık sistemini benimsemesi ve ilk başkanlık seçimlerinin gelecek yıl nisanda yapılması bekleniyor. Doğu Timor'da, 30 Ağustos 1999'da BM gözetiminde yapılan referandumda halk, Endonezya'dan bağımsızlık yolunda oy kullanmıştı. Dili
Batılı tutuklular mahkemeyi bekliyor
Afanistan'da iktidarda bulunan Taliban rejiminin "Dışişleri Bakanı" Vekil Ahmed Mütevekkil, tutuklu bulunan 8 yabancı yardım görevlisinin, haklarında başlatılan dava sürecinin ikinci aşamasında kısa bir süre sonra makhemeye çıkacağını belirtti.
Mütevekkil, düzenlediği basın toplantısında, "Hıristiyanlık propagandası yapmakla suçlanan 8 Batılı yardım görevlisi hakkında başlatılan yargı sürecinin birinci aşaması tamamlandığında yapılacak açık duruşmaya, diplomatlar, gazeteciler ve tutuklu yakınları da katılacak." dedi. Yargı sürecinin birinci aşamasının kısa bir süre içinde tamamlanacağını belirten Mütevekkil, basına kapalı olarak başlayan yargı sürecinin üçüncü gününde dosyaların incelenmesinin mahkemede devam ettiğini söyledi. Kabil
Bush'tan basına sıkı ambargo
ABD Başkanı George Bush'un, kendi yönetimi hakkında olumsuz yayın yapan medya yetkililerini düzenlenen ilk resmi Beyaz Saray yemeğine davet etmeyerek "cezalandırdığı" ileri sürüldü.
Amerikan basınındaki yorumlara göre, önceki gece düzenlenen yemekte medya patronlarına yer verilmedi. Basına, adını vermeden konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, "Başkan millet için çalışıyor. Medya patronları ve gazetecilerin gönlünü kazanmak için değil." dedi. Bush'un yemeğine, yazılı basının hiçbir üyesi davet edilmedi. Buna karşılık, Amerikan haber televizyonu Fox News'un yönetici editörü Brit Hume ve aynı televizyonun Washington temsilcisi Kim Hume, Beyaz Saray'ın masasında kendilerine yer buldular. Washington
Kasımdan önce anlaşma olmayacak
Rusya, ABD'nin füze kalkanı projesine ilişikin görüşmelerin kasım ayından önce anlaşmayla sonuçlanamayacağını bildirdi.
Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Çernov, Washington Post'a verdiği demeçte, Rusya ile ABD arasında füze savunma kalkanı projesi konusunda, Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Bush'un kasımda yapacağı görüşmeden önce anlaşma sağlanamayacağını söyledi. Amerikalı bir yetkili ise "Rusya'nın, görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanması için ABD'nin bir yıl daha bekleyeceğini düşünmesinin şaşırtıcı olduğunu" söyledi. Washington
|