GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/09/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EĞİTİM 


Bürokrasi bıktırdı

Yükseköğretimdeki hantal bürokrasi, en önemli beyinlerin yurtdışına kaçmasına sebep oluyor. Doç.Dr. Gürsel Alıcı da yıllardır uğradığı haksızlıklara daha fazla dayanamadı ve profesör olmasına bir ay kala Avustralya'ya gitti.

İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ve yükseköğretimdeki hantal bürokrasi Türkiye'nin yetiştirdiği beyinlerin yurtdışına kaçmasına sebep oluyor.

Doç. Dr. Gürsel Alıcı, 35 yaşında, ideal sahibi genç bir akademisyen. YÖK bursu ile dünyanın en iyi üniversitelerinden Oxford Üniversitesi'nde robot teknolojileri üzerine doktora yaptı. Gürsel Alıcı'nın amacı yurtdışında edindiği bilgi birikimini Türkiye'ye aktarmaktı. 1994 yılında Türkiye'ye dönen Alıcı, 5 yıldır Üniversitede yaşadığı bürokratik engeller ve iyi bir çalışma ortamı sunulamamasından dolayı profesörlüğüne 1 ay kala Avustralya'ya gitmek zorunda kaldı.

Alıcı, şimdi Avustralya'nın Monash Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'ndeki mekatronik ve robotik laboratuvarında araştırmacı olarak, birikimlerini Avustralya'ya aktaracak. Alıcı, laboratuvar sorumlusu ile Singapur'da bir konferansta tanıştığını ve 1 yılı aşkın süredir teklif aldığını belirterek, "Türkiye'deki engellere daha fazla dayanamadım." dedi.

Aslında Gürsel Alıcı'nın yaşadıkları binlerce örnekten sadece biri. Alıcı, en önemli sorunu çalışma ortamının bulunmamasına bağlıyor. Alıcı yaşadığı sorunları şöyle anlatıyor: "Esas sorun huzurlu ortamda çalışamamak. İdareciler çalışan adam istemiyor. Çalışmayacaksın, denileni yapacaksın, elpençe divan duracaksın, bayramlarda gidip el öpeceksin. Bilimsel gücü olmayan adam isteniyor. Türkiye'de çalışarak hak ettiğim konuma gelemeyeceğimi anladım. Atamalarım gecikti, doçentlik kadrom geldiği halde kadromu vermediler. Ben de rektörlüğü mahkemeye verdim. Bu yüzden rektör bey bana 1,5 yıl randevu vermedi. Mahkemeyi kazanınca, maddi mağduriyetimin giderilmesini istedim. Rektör uyarı cezası verdi. Dilekçeler verdim, işleme konmadı. Türkiye'de şu anda olmayan ve ilk kez olacak robot kolları ve araba sanayiinde önemli bir eser olacak bir kitap yazdım. 10 yıllık bir emeğin ürünü olan kitabı üniversite basmadı. Kitap 4 yılda daktilo edilmişti. Üniversitenin yayın komisyonu iki yılda inceleyebildi. Konuyla ilgili bütün yetkililere hatta cumhurbaşkanına kadar dilekçeler yazdım hiç kimse cevap vermedi."

Yurtdışından pek çok teklif alan Alıcı, karar vermekte epey zorlanmış. O Türkiye'ye hizmet etmek istiyor; ama bunu başaramadı. Yaptığımız görüşmede "İçim kan ağlayarak gidiyorum." diyen Alıcı, "Elbet bir gün döneceğim. Ama bu sefer daha yetkin ve daha güçlü. Türkiye'nin tek problemi kaynakları rasyonel kullanamamak, mesleğini kimlik edinmiş kişilere öncelik vermemek, adam kollamak, hak etmeyenleri bir yerlere getirerek çıkar sağlamaktır. İşte buraya geldim görüyorum, işi kim iyi yaparsa el üstünde tutuluyor. Herkes işini biliyor ve duygularıyla hareket etmiyor." şeklinde konuştu.

Giden dönmüyor acep ne iştir?

YÖK 1987 ile 1999 yılları arasında öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla burslu olarak 27 ülkeye 3 bin 442 öğrenci gönderdi. Bunda amaç üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak ve yurtdışında edinilen bilgi birikimini Türkiye'ye aktarmaktı. Ancak istenen olmadı.

Giden öğrencilerden bin 288'i başarısızlıktan, 369'u doktora derecesi alamadan geldi. 287'si ise doktorasını bitirdiği halde hiç gelmedi. Devletimiz bir öğrenciye yılda ortalama 25 bin ABD Doları harcıyor. Başarısızlığın maliyeti 1 yıl için 16 trilyon lirayı aşıyor. Bir öğrencinin ortalama iki yıl yurtdışında kaldığını düşünürsek devletin kaybı ortalama 30 trilyonu geçiyor.

(Tuncer Çetinkaya)




KPDS başvuruları 10 Eylül'de

Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı'na (KPDS) başvurular, 10 Eylül'de başlayacak. Başvuru belgeleri, valiliklerin il ve ilçelerde oluşturdukları bürolar ile üniversite rektörlüklerinden alınabilecek.

Adaylar önce başvuru ve sınav ücretini ödemek üzere banka belgesi alacaklar. Adaylar bu belgeyle bankaya 18 milyon lira yatırdıktan sonra belgeyi aldıkları yere vererek, başvuru belgesi ve kılavuzunu temin edecekler. Postayla yapılacak başvurular kabul edilmeyecek. Sınava başvurular, 21 Eylül'e kadar sürecek.

ÖSYM, başvuru belgesine başörtülü fotoğraf veren adayların belgelerinin teslim alınmayacağını duyurdu. Halen bir kurumda çalışmakta olan adaylar, doldurdukları belgeyi kurumun en üst amiri veya onun görevlendireceği yetkililere onaylatacaklar. Üniversite öğrencileri ise onayı kendi üniversitelerinde yaptıracaklar. Sınav, 4 Kasım 2001 Pazar günü, Ankara ve Lefkoşa'da gerçekleştirilecek. Sınav, Almanca, Arapça, Bulgarca, Çince, Danca (Danish dili), Farsça, Fransızca, Hollandaca (Dutch dili), İngilizce, İrlandaca, İspanyolca, İtalyanca, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça ve Yunanca dillerinde düzenlenecek.




Öğretmene 115 milyon lira verilecek

Öğretmenlere, bu yıl 'eğitim öğretime hazırlık ödeneği' olarak 115 milyon lira verilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı ödeneğin 'bekar ve göreve yeni başlayan bir öğretmenin maaşı' tutarı olan 280 milyon olmasını teklif ederken, 115 milyon lira olarak Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı. Bakanların imzası tamamlandıktan sonra öğret-menlere 'hazırlık ödeneği' hemen gönderilecek. Ödeneğin miktarı geçen yıl 75 milyon lira idi. İbrahim Asalıoğlu / ANKARA (cha)



Eğitim camiasında yaşanan olayların yorum ve analizini, öğretmeninden öğrencisine akademisyeninden yöneticisine sektörün sorunlarını Eğitim Günlüğü'nde bulabilirsiniz...

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.