Sonbahar Yolcusu kalmasın!
Siyasetin derin kulislerinde aylar önce ısrarla tekrarlanan bir kehanet daha gerçekleşti ve Koray Aydın da koltuğunu kaybetti.
Hadise patladığı esnada gerçekleşseydi, Aydın'ın istifası; kuşkusuz 'MHP'nin itibarı' açısından hayli pozitif bir durum meydana gelebilirdi...
Ama, olmadı.
Gecikmiş de olsa, istifa doğru bir karardı...
"İstifa Etmeyenlerin Ülkesi"nde yaşadığımızı unutamayız!
Cumhur Ersümer olayında uzun müddet devam eden müthiş direnci hatırladığımızda, MHP'nin "zararın neresinden dönersek kârdır" anlayışıyla hareket ettiği ortada...
Koray Aydın'ın istifa kararını, partisinin daha fazla yıpranmasını istemeyen ve 'son tahlilde' sorumlu bir davranış sergileyen Devlet Bahçeli'nin tesis ettiği, gayet açık...
Buna rağmen, son hadise, MHP'yi yeterince yıprattı...
Öyleyse, şu aşamadan sonra MHP, yolsuzluklarla mücadele konusunda çok daha duyarlı bir tavır ortaya koymak zorunda...
Bu konudaki dik ya da eğik duruşunun, ilk seçimdeki kaderini de yakından etkileyeceği, kesin.
***
Koray Aydın'ın hamaset dolu konuşması, temeldeki vahim yanlışı ortadan kaldırmaya yetmiyor: İstifayı gerektiren husus, Aydın'ın bakan olarak ticarete devam etmesiydi...
Aydın'ın istifadan tam bir hafta önce, Radikal'e kendi pozisyonunu savunurken "Bakan olurken işlerime devam etmeme engel olan bir yasa yok. Ben, siyaseti bırakınca nasıl geçineceğim?" diye sorması bizlere meselenin magma tabakası hakkında yeterince fikir veriyor.
Türkiye'deki siyaset mekanizması, siyaseti meslek haline
getirmiş olduğu için, her defasında gelip aynı yere tosluyoruz.
Siyaset 'meslek' olunca, politikacı da, profesyonel siyasetçi haline geliveriyor...
O vakit, ahlak sözcüğü, siyasetçi tarafından "ilk görüldüğü yerde vurulacak" talimatıyla aranıyor!
Koray Aydın hadisesi yaşandıktan sonra, Siyasi Ahlak Yasası, lütfen gündeme taşınıyor...
Her defasında, aklımız sonradan geliyor!
Bu sütunda, hükümetin Yolsuzluklarla Mücadele konusunda her defasında geri adım attığından söz ederken, birçok kez Siyasi Ahlak Yasası'nı "olmazsa olmaz"lar arasında saydığımı hatırlıyorum...
"Alternatifsiz! Hükümet"in temel çözümlere seyahat etmek gibi bir derdi yok. Öyle olsa, zaten Yolsuzluklarla Mücadele Paketi ve ille de Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Yasası çoktan Meclis'ten geçerdi.
***
Siyasette, merakla beklenen Sonbahar Rüzgârı, esmeye başladı. Bundan böyle daha da sert eseceğinden kuşku duymayın...
Bir yandan "yaprak dökümü" sürerken, diğer yandan siyasetin yeniden şekillenmesi için ciddi çabalar su yüzüne çıkacak. Elbette, bunlar kolayca olmayacak...
Hükümetin ömrü, bu dönemde çok sık konuşulacak...
Ortaklar'ın sözünü ettiğim yasalara direnci, bu "ömrü" birebir etkileyecek.
Tel tel dökülen bir hükümet bu. Hâlâ ayakta olması, sağlıklı olduğuna asla delil teşkil etmiyor.
Hükümet partilerinden ikisinin, yani DSP ve ANAP'ın yüzde 10'luk barajın altında kalacakları belli...
MHP ise, Ortaklar arasında barajı aşma ihtimali bulunan tek parti. Yolsuzluklarla mücadele hususundaki tavrı; Koray Aydın'ın istifasına yol açan gelişmeleri yaşayan MHP için son derece belirleyici olacak.
t.korkmaz@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
05/
07/
2001...
Seçim yenilgilerinin baş mimarı!
06/
07/
2001...
İşaretimi bekleyin!
21/
08/
2001...
Erdal Bey ile, siyahlar daha siyah!
22/
08/
2001...
Pembe, pembe, tozpembe!
23/
08/
2001...
Meğer, siyasi partiler, devlet dairesi imiş!
28/
08/
2001...
"Ben hâlâ Marksist'im!"
29/
08/
2001...
Garih'in Sırrı'na Seyahat
30/
08/
2001...
Kainat Paşa'nın Son Büyük Hizmeti!
04/
09/
2001...
Dolar'a karşı omuz omuza!
05/
09/
2001...
En yakın Show Tv Karakolu'na teslim ol!
|