Hamamözü bahçelerinden erik sirkat ettiğimizin hikayesidir
Hamdolsun ki, onbeş günlük bir fasıladan sonra yeniden siz aziz kaarilerimi irşad ve teselli vaziyfesine bir kerre daha salimen avdet edebilmiş bulunmaktayım.
Bu müddet zarfında nelerle oğraştığım esasen sizleri pek de elakadar etmemekle beraber, merak edersiniz saikiyle kısaca derc edeyorum: Efendim bizim Konduracı Faruk Usta ile birlikte bir kablıcaya azimet edeceğimizi evvelce çıtlatmış idim; netekim aynen öyle yapdık idi. Tafsilatı uzundur fekat pek bir safalı idi. Hususen Faruk Usta, kablıca bünyesindeki hamam dairesinin 24 saat müddetince emre müheyya olmasından mıdır nedir âdeta "yeşil başlı gövel ördek" nam türküde söylenildiği vechile sudan çıkmak bilmedi; siz hiç hamamdan çıkıp havuza, oradan çıkıp teri kurumadan yeniden hamama seğirten birini gördünüz mü ey azizler? İşte bu kişi bizim Konduracı Faruk Usta olup sabahın köründen gece yarılarına kadar çimmek suretiyle bizi bilcümle kablıca ahalisine reklam ile rezil–rüsvay eyledi. Netiycede gelmezden bir gün evvel, havuzbaşı sakinlerinden aksakallı bir ihtiyar, "bu kadar çimmek erkek kısmına eyi değildir; sonra sular yüzünüze tükürür" şeklinde sert bir i'tabda bulununca hamam pırokramını yarı yarıya indiriverdi idi.
Bu bir hafta zarfında, biraz da Faruk Usta'nın tazyiki ile kazatalardan, yazıdan–çiziden ve cümle melmeket meselesinden uzak durmaya azm ü karar eyledik; amanin ey yarenler pek bir isabet etmişiz zira bizim melmeket işleri insanı yormaktan ziyade telkin ettiği ümitsizlikten ötürü serseme çevireyor; filvaki kısa bir müddet içün dahi olsa kafayı dinlemiş ve bilmünasebe hususen bizzat kendi kafamda hasıl olan taban tahtası ittiratsızlıklarını tamire fursat bulmuş oldum. Tabii bu esnada Faruk Usta, vosvos minibüsünün arka cihetini evvelce bir nevi seyyar mutbak haline getirmiş olduğu cihetle, kendi eliyle pişirdiği birbirinden leziz su börekleri, imambayıldılar, sütlaçlar, kadayıflar ve akıllara ziyan çorba ve pilav çeşitleri ile şu fakiyre öyle bir "kolan kırmaca" yemek rejimi tatbik etti ki her lokmada bana sıkı perhiz tavsiyesinde bulunan sevgili doktorumun maneviyatından özürler dileyerek cennetlik göğdeyi bu nefis taamlar ile çileden çıkartayazdım idi. Cenab–ı Hak taksiratımızı afveylesin. Bilahire gelsin semaver fasılları, gitsin semaver ilahileri...
Siz şimdi tabii, "aman efendim bu gözel kablıca nerededir; biz de gitsek idi felan fülan" diye ağzımı yoklarsınız fekat yağma yok! Ben ki şahsan bu sütunlarda, pek yakında neşrolunacak olan yegane kitabımın reklamından bile içtinab edecek kertede bir sert prensip sahibi olaraktan Amasya'nın Hamamözü kazasında kain bu gözelim kablıca tesislerinin ismini şoracıklara derc eder miyimdir aceba? Kat'iyyen; asla ve kat'a! En eyisi bu faslı geçelimdir.
Velakin ey azizler, izin yapmak eyidir hoşdur fekat netiyce itibariyle vicdanen pek de rahat ettiğimi söyler isem ayıb olur, zira yıllardan beridir boş durmaya, akşama kadar aylak aylak suya girip çimerek, çayırlarda çimenlerde semaver kaynatıp ilahiler söylemeye veyahut kim elma ve erik bahçelerinden yemiş çalarak (Rabbim afveylesin!) vakit geçirmeye alışmamışım. Rahatlık battı der isem inanınız. Diyger taraftan tatilde iken sanki bir cürüm işliyor olmanın telkin ettiği vicdan azabı da cabasıdır.
Ben kablıcada iken, "fursat bu fursattır" kavliyle bilhassa erkân–ı hükümetin meydanı boş addederekten çevirdiği işlerin kâffesi mâlumum olmuştur; lakin pek fazla hiss–i rehavete kapılmaklıklarını tavsiyye eylemem; zira işte şoracığa derc ettiğim mekaalede de görüleceği üzre vaziyfeme gayet zinde bir hal ile dönerek irşadat ve tenkidata mübaşeret eylemiş bulunmaktayım.
Ah azizler sizlere kavuşmak güzel; sizlere hitab edebilmek büyük seadet! Bilürsünüz ki ben şahsan okuyucu takımına fazlaca yüz veren muharrirlerden değilimdir fekat itirafa mecburum ki gaaliba sizler dahi gündelik hayatımın mühim bir cüzü haline gelmiş bulunuyorsunuz.
Ne diyelim; sağlıcakla kavuşdurana bin şükür netekim!
r.gullapdan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
10/
06/
2001...
Bir Cim Bom maçı seyretmekliğimin muhtasar hikayesidir
17/
06/
2001...
Evvelâ usûl bilader, evvelâ usûl!
24/
06/
2001...
Bir kısım okuyucuyu i'tabımdır
01/
07/
2001...
Mektebin bacaları; ders verir Recaileri!
08/
07/
2001...
Başvekil tek başına, Kızılay'da karşıdan karşıya geçebilir mi hakkındadır
22/
07/
2001...
Sarmısak dedim de aklıma geldi...
29/
07/
2001...
Yenilikçiler hakkındaki mütaleamdır!
05/
08/
2001...
Ey kaari-i güzin, yâre-i vatanın melhemi belki de sabırdır!
12/
08/
2001...
Savulunuz; medeniyetin müdafii "Asrî Battal Gaazi" geleyor!
19/
08/
2001...
Kafamın döşeme tahtaları niyçün acaib sesler çıkarayor?
|