LPG istasyonlarına ağır ceza geliyor
Standartlara aykırı davranan LPG otogaz ikmal istasyonları İstanbul Valiliği'nce sıkı denetim altına alınıyor. Kurallara uymayanlara ağır para cezaları geliyor.
Son zamanlarda gazete haberlerine kadar yansıyan ve şehir merkezlerinde halkın yaşamını tehdit eden likit petrol gazı otogaz ikmal istasyonları ve dolum tesisleri ile ilgili İstanbul Valiliği sert bir genelge hazırladı.
Ele geçirdiğimiz bu genelge, LPG bayi ve dolum tesislerinin sıkı bir şekilde denetlenmesini ve aykırı faaliyette bulunanlara ağır para cezaları verilmesini öngörüyor. Bizim ülkemizde yaşamımızın birçok alanı ile ilgili kanun hatta kanun hükmünde kararnameler vardır. Ancak bunların varlığından yetkililerin bile haberi yoktur. Birilerinin başına bir felaket geldiğinde bu yaptırımlar o zaman hatırlanır.
İstanbul Valiliği de birilerinin başına daha ağır bir felaket gelmeden önce LPG dolum tesisleri ile ilgili sıkı önlemler içeren bir genelge hazırladı.
Bu genelgeye göre Valilik, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi almamış, TS11939 standardına uygun olmayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan otogaz pazarlaması için izin almamış istasyonlara kesinlikle ruhsat vermeyecek. Bu duruma aykırı faaliyet gösteren şirketler kapatılacak.
İlçe kaymakamları ise, belediye başkanlarınca belirtilen şartları yerine getirmeyen otogaz ikmal istasyonları ve LPG tüp bayilerinin çalışmalarına izin vermeyecek.
Bu genelgeye göre;
İkmal istasyonları ve LPG tüp bayileri hiçbir surette, geçici ruhsat belgeleriyle çalışamayacak.
Dağıtım şirketleri, ruhsatsız, kaçak ve standarda aykırı faaliyet gösteren ikmal istasyonlarına gaz tahsisi ve ikmali yapmayacaklar.
LPG tüplerinin tüketicilere intikali sadece dağıtım şirketleri ve yetkili bayileri kanalıyla olacak. Dağıtım şirketleri sadece anlaşmalı firmaların tüplerinin dolumlarını yapacak.
Gördüğünüz gibi İstanbul'da bir dolum istasyonunun patlaması Vali Erol Çakır'ı hemen harekete geçirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Emniyet Müdürlüğü, kaymakamlara ve LPG dağıtım şirketlerine yukarıda gündeme getirdiğim maddeleri içeren genelge gönderildi.
Tek suçu kefil olmak!
Bir arkadaşının kredi kartına kefil oldu. Başına gelmedik kalmadı. Bankanın avukatları maaşına haciz koydurdu. Onun tek suçu ise tanıdığına kefil olmak.
İsminin köşemizde yer almasını istemeyen bir öğretmenimiz yaklaşık dört yıl önce bir arkadaşının Garanti Bankası'ndan alacağı kredi kartına kefil oldu. Şu an bu arkadaşıyla görüşmüyor. Ancak bildiği kadarıyla arkadaşının bir işi ve üzerine kayıtlı malı yok. Dolayısıyla Garanti Bankası, kredi kartı sahibinden alamadığı alacağını devletten maaş alan kefilden haczetmenin daha kolay olacağını düşünmüş.
Bu durumda ne yapacağını şaşıran, zaten kıt kanaat geçinen öğretmenimiz, "Okuluma icradan gelen bir bildiri metni ile şoke oldum. Bankanın avukatını aradığımda maaşımdan dörtte bir oranında kesinti yapılacağını öğrendim. Bana bu konuda yardımcı olabileceğinizi düşünüyorum." diyor.
Kredi kartı kefilleri ile ilgili yine bu sütunlarda bir yazı yayınlamıştım. Ama bu kriz ortamında en çok mağdur olanlar belli ki kredi kartı kefilleri olmuş. Gerçek borçlu olmadıkları halde "sanal iyilik"lerinin! kurbanı olmuşlar.
İsminin açıklanmasını istemeyen öğretmen ve Gültekin Çetin gibi birçok okurumuz ne yapmaları gerektiğini merak ediyorlar. Benim onlara önerim, bu konuda kazanılmış bir davanın dosya numarasını vermek olacak.
Bu karar numarasını birçok avukat okurum da istiyordu. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 99/7249 no'lu kararıyla kredi kartı kefilinin sorumluluğunu kefalet senedinde belli şartların yerine getirilmesine bağladı.
Bu yargı kararı, haciz işlemleri ile karşılaşan birçok kredi kartı kefili için emsal olacak.
|