GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

12/09/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


İhtilal anayasası beş kez değişti

12 Eylül 1980 İhtilali'nden sonra kurulan Danışma Meclisi'nce hazırlanan ve Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylandıktan sonra halkoyuna sunularak 7 Kasım 1982'de kabul edilen Anayasa'da bugüne kadar 5 kez değişiklik yapıldı. Bu çerçevede Anayasa'nın 2 maddesi yürürlükten kaldırılırken 21 maddesi de yeniden düzenlendi. TBMM'de ilk değişiklik 17 Mayıs 1987'de yapıldı. Seçme yaşı 21'den 20'ye düşürülürken, milletvekili sayısı 400'den 450'ye çıkarıldı. Ayrıca, 175'inci maddedeki, Anayasa'nın değiştirilmesine yönelik hükümler de yeniden düzenlendi. Anayasa'nın geçici 4. maddesi, yürürlükten kaldırılarak, Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan gibi 12 Eylül öncesi siyasi parti liderlerine yönelik siyaset yasağı getiren hükümler değiştirildi. Yeni düzenleme halkoylamasıyla kabul edildi.

8 Temmuz 1993'te Anayasa'nın 133. maddesi değiştirilerek, radyo-Tv yayınlarında devlet tekeli kaldırıldı. Anayasa'da en kapsamlı değişiklik, 23 Temmuz 1995 tarihinde yapıldı. Anayasa'nın "Başlangıç" metni ile 14 maddesi yeniden düzenlendi. 33. maddedeki değişiklikle dernek kurma hürriyeti üzerindeki bazı kısıtlamalar, derneklerle sendikalara yönelik siyaset yasağı kaldırıldı. 53'üncü maddedeki düzenlemeyle de memurlara sendika kurma ve "toplu görüşme yapma" hakkı getirildi. Seçme yaşı 20'den 18'e indirildi. Yurtdışında bulunan vatandaşlara ve tutuklulara oy kullanma imkanı tanındı. Yükseköğretim elemanları ile öğrencilerine siyasi partilere üye olma hakkı tanındı. Milletvekili sayısı yeniden 450'den 550'ye çıkarıldı.

69. madde geçmişte de değişti

Yeni anayasa değişikliği paketinde yer alan 69. madde 1995'te de değişti. Cumhuriyet'in temel niteliklerine aykırı; zümre, sınıf veya herhangi bir diktatörlüğü savunan partilerin temelli kapatılmasına, "ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi'nce tespit edilmesi halinde karar verileceği" hükmü getirildi. Düzenlemeye, "Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz" fıkrası eklendi.

1982 Anayasası 18 Haziran 1999'da yine küçük çaplı bir değişikliğe uğradı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde sürekli Türkiye'nin aleyhine çıkan kararlara gerekçe olan DGM'lerin yapısı değiştirildi. DGM'lerde askeri savcı ve hakimlerin de görev yapmasını öngören 143. madde yeniden düzenlenerek, bu mahkemeler sivilleştirildi.

Anayasa'da 13 Ağustos 1999'da yapılan ve 3 maddeyi kapsayan değişikle de özelleştirmeye yasal dayanak getirildi.




Meclis'e 'paşa' başkan

TBMM, 12 Eylül 1980 sabahı alışık olmadığı bir güne başlamıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen birlik, Meclis'e hakim olurken, Tümgeneral Şamil Özdilli, 'koordinatör' sıfatıyla fiilen Meclis Başkanı görevine oturuyordu. O günleri Meclis'te yaşayanların anlattıklarına göre, Şamil Paşa'nın başkanlığında çoğunluğunu kurmay albayların oluşturduğu askerler, öncelikli olarak Meclis'te yerleşme planı yaptılar.TBMM, 12 Eylül 1980 sabahı alışık olmadığı bir güne başlamıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen birlik, Meclis'e hakim olurken, Tümgeneral Şamil Özdilli, 'koordinatör' sıfatıyla fiilen Meclis Başkanı görevine oturuyordu. O günleri Meclis'te yaşayanların anlattıklarına göre, Şamil Paşa'nın başkanlığında çoğunluğunu kurmay albayların oluşturduğu askerler, öncelikli olarak Meclis'te yerleşme planı yaptılar.TBMM, 12 Eylül 1980 sabahı alışık olmadığı bir güne başlamıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen birlik, Meclis'e hakim olurken, Tümgeneral Şamil Özdilli, 'koordinatör' sıfatıyla fiilen Meclis Başkanı görevine oturuyordu. O günleri Meclis'te yaşayanların anlattıklarına göre, Şamil Paşa'nın başkanlığında çoğunluğunu kurmay albayların oluşturduğu askerler, öncelikli olarak Meclis'te yerleşme planı yaptılar.

Meclis'in kapıları gazetecilere kapatıldı. Milletvekillerinin özel eşyaları ve kitapları önce depolandı ve bir süre sonra teslim edildi. İhtilalin ilk günü memurlar minibüslerle evlerinden toplatıldı. Kışla düzenine döndürülmeye çalışılan Meclis'te ilk bir ay sıkı güvenlik önlemleri alındı. Görevli memurlar içeri girişlerde arandı. Askerlerle sivillerin yemekhaneleri ayrıldı.

Anayasayı çalan gazeteci

12 Eylül döneminde Meclis'te çalışan gazeteciler sıkıntılı günler yaşadılar. Bunlardan en ilginç olanı şöyle: Meclis'te ANKA Ajansında görevli bir gazeteci mesleği gereği görüşemeyeceği anayasayı hazırlayan ekibin başındaki Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı'yı tanışı olarak ziyarete gider. Karşılıklı yapılan sohbetten sonra Aldıkaçtı'nın lavaboya geçmesini fırsat bilen gazeteci, masasının üzerindeki yeni anayasayı alarak odayı terk eder. Anayasanın orjinali bir gazeteci tarafından "çalındığı" için kamuoyuna yapılacak açıklama iki saat gecikir. ANKA Ajansı, Danışma Meclisi'nden saatler önce yeni anayasayı kamuoyuna duyurur.




Darbe kanunlarına yargı yolu açılacak

TBMM 17 Eylül'de olağanüstü toplanarak Anayasa'nın 37 maddesinde değişiklik öngören paketi ele alacak. Paket içinde 12 Eylül 1980 İhtilali ile ilgili değişiklikler de var. Geçici 15'inci maddede yapılacak değişiklikle, 12 Eylül yönetimince çıkarılmış olan 678 yasa ile 91 kanun hükmünde kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilebilmesinin yolu açılacak. Ancak değişiklik paketinde geçici 15'inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarının kaldırılması yer almadığı için ihtilali gerçekleştirenler hakkında yine dava açılamayacak.

12 Eylül İhtilali'ne karşı açılacak davalar hakkındaki zamanaşımı süresinin 2003'ün Aralık ayında dolacağı belirtiliyor. Zaman aşımı süresi dolduktan sonra geçici 15'inci maddenin 1 ve 2'inci maddeleri kaldırılsa bile bir daha bu konuda mahkemeye başvurulamayacak.

Savcı'yı darbe çarptı

Bugüne kadar çeşitli zamanlarda ihtilalle ilgili dava açma girişimleri de oldu. Eski Ödemiş Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu 1999 yılında 12 Eylül İhtilali'ni gerçekleştiren komutanlar hakkında idam talebiyle iddianame hazırladı. Ancak Cumhuriyet Başsavcısı dosyayı işleme koymadı. Kayasu hakkında bu iddianameyi hazırladığı için soruşturma açıldı ve açığa alındı. Görevini kötüye kullandığı ve askere hakaret ettiği suçlamasıyla mahkemelik olan Kayasu, 1 yıl hapis cezasına mahkûm edilerek cezası ertelendi. Kayasu hakkında askere hakaret suçlamasından mahkeme tarafından beraat kararı verilmesine rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu beraat kararını bozdu. Halen görevine iade edilmeyen Savcı Kayasu hakkında devam eden iki soruşturma, iki de dava bulunuyor.




Avrupa AK PARTI'yi inceledi

Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilcisi Fogg, Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ederek yeni kurdukları parti hakkında bilgi aldı. Tayyip Erdoğan'ın Fogg'a, parti programının, 'laiklik ve dine yaklaşım'la ilgili bölümlerini okuduğu öğrenildi.

Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilcisi Karen Fogg, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ederek, parti hakkında bilgi aldı.

Erdoğan ve Fogg, yaklaşık 2 saat basına kapalı yapılan görüşmeden sonra Erdoğan'ın çalışma ofisinin girişinde gazetecilere açıklamalarda bulundular. Daha çok AK PARTİ'nin ekonomik ve sosyal konularda bakış açısını öğrenmek istediğini belirten Fogg, "Türkiye'deki siyasi partilerin tümünün Avrupa Birliği'ni çok iyi tanımalarını umut ediyoruz. Avrupa Birliği'nin güzel fikirlerinin programlarına ilham olmasını temenni ediyorum." dedi.

Başörtülü kurucu üyeler

Tayyip Erdoğan da partisinin ekonomik ve sosyal konulara yaklaşımını Fogg'a aktardığını dile getirirken, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine önem verdiklerini anlattı.

"Başörtülü kurucu üyelerin çalışmalarına parti yönetimi tarafından herhangi bir sınırlama getirilip getirilmediği sorusuna Erdoğan, ''Başörtülü arkadaşlarımızla ilgili bir talimatımız söz konusu değildir.'' karşılığını verdi. Erdoğan, Fogg'un görüşmeden memnun olarak ayrıldığını, laiklik konusunun gündeme gelmediğini de sözlerine ekledi.

Erdoğan programı okudu

Öte yandan alınan bilgilere göre, basına kapalı yapılan görüşmede, Tayyip Erdoğan, Fogg'un daha önce Fazilet Partisi'ne yaptığı ziyaretlerde sorduğu sorulara fırsat vermeden, 'laiklik ve dine ilişkin yaklaşımları' konusunda parti programını okudu. "Temel Hak ve Özgürlükler" ana başlığı altında yer alan, bölümde şu bilgilere yer veriliyor: "Partimiz, dini, insanlığın en önemli kurumlarından birisi; laikliği ise demokrasinin gerekli şartı, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak görür. Laikliğin din düşmanlığı şeklinde yorumlanmasına da örselenmesine de karşıdır. Laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir."

Erdoğan'ın açıklamalarından sonra Fogg'un sessiz kaldığı ve yorum yapmadığı belirtildi.




ANAP Kartalkaya'ya çıkıyor

ANAP Büyük Kongresi'nde en yüksek oyu alarak partinin ikinci adamlığına getirilen Erkan Mumcu, yeni politikaları belirlemek için harekete geçti. ANAP Başkanlık Divanı üyeleri 81 il başkanıyla 21-22-23 Eylül tarihleri arasında Kartalkaya'da bir araya gelecek.

Türkiye'nin içinde bulunduğu durum ve geleceğe yönelik politika üretmek için teşkilatların görüşlerine başvurulacak toplantının son gününe ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın da katılması bekleniyor. Ömer Şahin / ANKARA (Zaman)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.