GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

13/09/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Fatih URAZ

Uzman Gözüyle

81'lik delikanlı

Geçtiğimiz pazar günü şimdiye kadar ne duyduğumuz, ne de şahit olduğumuz türden bir olayı yaşadık.

Çalıştırdığımız takımla iki seneden beri büyük acılar yaşayan Gölcük deplasmanına gitmiştik. Yollardaki aşırı yoğunluk dolayısıyla maçın başlamasına ancak bir saat kala, zorunlu nedenlerle İhsaniye'de oynanacak olan müsabakaya yetişebilmiştik. Telaş içerisinde ön hazırlıkları bitirip futbolculara gerekli ikazları yapmaya başlamıştık ki yanımızda duran bir kişinin varlığını hissettik.

Oldukça yaşlı bir erkek, tahtanın yanında ayakta duruyordu. İlk şaşkınlığı atlattıktan sonra, "Buyrun amca bir şey mi istiyorsunuz?" sorusunu yönelttik. Bir anda cebinden bir cüzdan çıkarıp ağlamaya başlayınca ve "Bu kokuyu çok özledim, gençleri çok özledim. Burada durabilir miyim?" deyince zannettik ki deprem mağduru bir büyüğümüz anılarını tazeliyor. Herhalde dedik amca kaybettiği çocuklarını ve torunlarını hatırlıyor. "İstediğiniz kadar durun" diyerek biz işimize döndük.

İşin içyüzüne ancak maçın bitiminde vakıf olabildik. 81 yaşındaki o ihtiyar delikanlı deprem mağduru değil, onulmaz bir futbol aşığıymış. Her hafta sonu maç nerede olursa olsun trenle, otobüsle, arabayla oraya ulaşır, nemli gözlerle maçı izlermiş.

Bizim takımın Siyah-Kırmızı olan formasını 1937 senesinde giyen bu ihtiyar delikanlı konuştukça çevresinde sempati ve nostalji rüzgarı estiriyordu. Tüm ikram davetlerini "Bugün yendiniz benim için bayram. Eve dönünce bu bayramı kendimce kutlayacağım." diyor başka bir şey demiyordu.

"Hanım yaşıyor mu, yaşıyorsa nasıl müsaade ediyor, her hatfa sonu maçlara gitmenize?" tarzındaki sualleri "Evden gidince seviniyor bile" diye cevaplıyordu.

Ne alaka diyeceksiniz ama aklımıza hemencecik olimpiyatlar geldi. Spora aşık insanlar yetiştiremediğimiz sürece olimpiyat rüyamızın asla gerçekleşemeyeceği geldi. Emeklilik günlerini kahvehanelerde pinekleyerek geçiren yaşlılarımızın nasıl olup da böyle aktivitelere çekilebileceği geldi.

Unutmayın. Spor güzelliktir. O güzelliği yaşamak ve haz almak ise eğer yaşınız da müsaitse ancak sporu yapmakla mümkün olabilir. Bırakın atılan, yenen golleri de, sahada, salonda, yerlerinizi alınız.


f.uraz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

12/ 07/ 2001... Olimpiyat masalı!
16/ 07/ 2001... Erozyon
17/ 07/ 2001... Bisikletli ezmek...
19/ 07/ 2001... Kazanılmış haklar
23/ 07/ 2001... Yıldızlar nerede?
24/ 07/ 2001... Abartma hastalığı...
27/ 07/ 2001... Şöhrete dair
29/ 07/ 2001... Daum'un jesti
31/ 07/ 2001... Çilingiroğlu hoca
02/ 08/ 2001... Güllük gülistanlık


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.