GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

28/09/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



AÇIK ŞEMSİYE 


Beni bırakmayan biri var

Altı yaşımdayken babam, on üç yaşımdayken de annem öldü. Altı yaşımda küçücük yüreğim daha çocukluğunu yaşamadan büyüdü. Bu belki iyi, belki de kötüydü. Babam öldükten sonra annemle ben sanki yıkılmıştık. Ama kendimizi toparlaya bilmiştik.

Annem okumam için çok çalışmıştı. Okumam için aç yattığımız günleri unutamam. Ama beni öylesine seven, beni öylesine koruyan birinin nereden bilebilirdim ki bir gün beni öylece yalnız bırakacağını. Hiç aklıma gelmezdi...hiç! Babamın öldüğü günden daha beterdim sanki. Beni teselli edecek, beni koruyacak kimse yoktu. Kendimi yapayalnız hissediyordum. Ama beni bir şey hep içten içe teselli ediyordu. Belki de şu an o yüzden ayaktayım. Fakat neydi o?

Yalnız yürüdüğüm bu yolda, ilk defa korkmuştum belki de. İlk defa

gerçek dostumun kim olduğunu düşünmüştüm. Sonra korkudan kalbimin küt küt attığını duydum. Bir anda aklım başımdan gitti. Ve geri geldiğinde düşündüğüm fakat bulamadığım şeyin kalbim olduğuna karar verdim. Beni hiç yalnız bırakmamıştı şu ana kadar. Ölene kadar da bırakmayacaktı. Bütün duygularımı o da hissedecekti. Beni teselli ettiği anları da unutamam. Hayata karşı ikimiz ilerleyecek, ikimiz son verecektik. İkimiz barışıp, ikimiz küsecektik. Hep ikimiz olacaktık, hep!

Bunları düşünürken; masallarda anlatılan, perili daha doğrusu köhne eve gelmiştim bile. Ve çok mutluydum. Beni mutlu eden; bir şeylerin var olduğuna inanarak yaşamaktı...

Tuğba Gül Bağatır — Üsküdar/İstanbul




Rüyalara giremeyen biri var

Ceylanları rüyalarınıza hiç davet ettiniz mi, dualarınıza, resimlerinize? Özgürce her şeyi uçurabildiniz mi yazılarınıza? Veya koşturabiliyor musunuz onları kalbinizdeki atlarla birlikte?

Ceylanlarımız var bizim. Gözleri iki büyük siyah düğmeye benzetilen. Ceylanlarımız var bizim rüyalarımızı uğrak yer yapmayan.

Ceylanlarımız var bizim. Özgürlükleri engellenen, eskisi gibi ormanlarda dolaşmayan. Ve çok ceylanımız vardı bizim. Ormanda neşe içinde türkülerini söyleyen...

Ceylanlarımız var kalbimizin en buruk köşesinde koşturan, gözyaşı pınarlarımızdan su içen, kalbimizin tellerini titreten... Ve birileri var, her gece rüyalarımızda, her zaman yazılarımızda unuttuğumuz.

Sema Cengiz–G.O.Paşa/İstanbul




Ağaç Okul ve Afganistan

ABD'nin Afganistan'a saldırma kararı almasından sonra bütün dünya gözlerini Afganistan'a çevirdi. Afgan halkı endişeli bir bekleyiş içinde. Afgan çocukları korkuyla üzerine yağacak bombaları bekliyor.

Bundan yıllar önceki Afgan—Rus savaşında da böyleydi. O zamanlar, çocuk edebiyatının öncü isimlerinden yazar ve şair Cahit Zarifoğlu, çocuklar için Afganistan şiirleri yazmış ve kitap 'Ağaç Okul' ismiyle Beyan Yayınları'ndan çıkmıştı. İçerisinde 37 şiir bulunan ve çocuklara Afganistan'daki çocukların durumunu anlatan bu nefis kitabı bugünlerde bir kere daha okumakta fayda var. Savaşta çocuk olmanın ne demek olduğunu bu şiirleri okuyunca daha iyi anlayacaksınız.

Beyan Yayınları telefon: 0212—512 76 97




Karanfilli bahçe

Rüyamda bir bahçedeyim
Çok hoş karanfil kokuları
Pembe pembe güller
Binlerce çiçeğin ortasındayım

Yalnızım,

Gözümü hiç açmak istemiyorum

Çünkü rüyadayım

Bahçede çağlayanlar akıyor

Buz gibi sular...

Cennetteyim sanki...

Yusuf Türkoğlu—Kayseri



RÜZGAR GÜLÜ

Osman TURHAN

ÇOCUKÇA

Sevgi IÇIGEN

Parmağının ucunda uç uç böceği uçuran çocuklar,kahvaltı için çay demleyen bir anne, beş yaşına dönmeyi hayal eden bir baba, dakikalarca çalan ama açılmayan bir telefon, yağmur altında gülümseyen bir salyangoz... Evet, hepsi burada. Gazoz Kapağı ’nın altında...

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.