GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

28/09/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



EĞİTİM 


Yabancı dil bilmeyen işe alınmayacak

Avrupa Konseyi kararları doğrultusunda başlatılan çalışmaya göre 2010 yılından itibaren en az bir yabancı dil bilmeyenler işe alınmayacak.

Kitle iletişim araçlarının son derece gelişmesiyle iyice küçülen dünyada insanların yabancı bir dil bilmesi artık zorunlu hale geldi. Hatta bir yabancı dil bilgisinin yeterli olmadığını düşünen Avrupa Birliği ülkeleri, 1995 yılından bu yana vatandaşlarının en az iki Avrupa dilini öğrenmeleri için seferberlik ilan etti ve genç kuşak Avrupalıların en az üç yabancı dil bilerek yetişmesini hedefledi.

Avrupa Konseyi, 2001 yılını Avrupa Diller Yılı olarak kutluluyor. 26 Eylül günü Avrupa Konseyi'ne üye 45 ülkede Avrupa Diller Günü kutlandı. Sene başından bu yana çok sayıda etkinlikle yabancı dil öğrenme teşvik ediliyor ve insanlardan en az bir yabancı dil öğrenmeleri isteniyor. Konsey, 2001 yılını Avrupa Diller Yılı olarak ilan etmelerinin amacını "Üye ülkelerin dil ve kültür miraslarına sahip çıkmaları ve bunu diğer Avrupa ülkeleri ile paylaşmaları; bunun yanı sıra çok dilli, çok kültürlü Avrupalı olma bilincini yakalayarak birden fazla dil öğrenmeyi teşvik etmek" olarak açıklıyor. Konsey, bu yolla çok dil öğrenmenin farklı dil ve kültürel geçmişleri olan insanlar arasında hoşgörüyü artıracağı ve bireylerin birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlayacağına inanıyor.

Avrupa'nın yarısı çok dilli

Avrupa Konseyi Eğitim ve Kültür Komisyonu'nun Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan insanlar arasında yaptığı bir araştırmaya göre, bu ülkelerde öğrencilerin yüzde 89'u İngilizce, yüzde 32'si Fransızca, yüzde 18'i Almanca ve yüzde 8'i İspanyolcayı ana dilleri haricinde öğreniyor. Aynı araştırmaya göre bireylerin yarıdan fazlası çok dilli. Hatta işsizlerin yüzde 39'u, işçilerin yüzde 37'si ve ev hanımlarının yüzde 30'u ikinci bir dili konuşabiliyor. Danimarka, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İspanya, Avusturya, Finlandiya ve İsveç'te ilköğretime devam eden öğrencilerin yüzde 33'ü ikinci bir dil öğreniyor. Danimarka, Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz ve İngiltere'de ise yabancı dil öğrenimi zorunlu olarak yapılıyor. İtalya, İrlanda ve Yunanistan'da genellikle bir yabancı dil öğretilirken diğer ülkelerde iki veya üç yabancı dil birden öğretiliyor.

Türkiye Avrupa'nın neresinde?

Türkiye'de ise 1997 yılında kabul edilen 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasasıyla ilköğretim 4 ve 5'inci sınıftan itibaren öğrencilere en az bir yabancı dil öğretilmesi hedeflendi. Orta öğretimde yabancı dil ağırlıklı liseler ile Anadolu liselerinde yabancı dil öğretimi yapılıyor. Ancak, yabancı dil öğretmeni eksikliği ve öğretim metotlarındaki noksanlıklar giderilemediği için başarılı olunamıyor. Hiçbir öğrenci bu eğitim kurumlarını bitirdiği zaman tam anlamıyla yabancı dilde kendini ifade edemiyor.

Avrupa Diller Yılı Türkiye Koordinatörü ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özcan Demirel, Türkiye'nin dil öğretiminde Avrupa'nın çok gerisinde kaldığını ve bugüne kadar durumumuzun ne olduğunu göstermek adına da hiçbir araştırmanın yapılmadığını söyledi. Prof. Dr. Özcan Demirel, Avrupa Konseyi kararları doğrultusunda 2002—2004 yıllarını kapsayan Avrupa Dil Portföyü adı altında bir proje başlattıklarını belirterek, "Bu programla insanların dil becerileri belirli bir belgede toplanacak. Bu belgede uluslararası geçerliliği olan dilsel nitelik ve becerilerin yer aldığı bir pasaport, dil ve kültürel biyografi ile iş tecrübelerini kapsayan bir dosya olacak. Bunun için de dil öğretiminde standartlar belirlenecek. İnsanlara dil bilgilerini gösterecek belgeler verilecek ve bu belgeler dosyalara girecek. Türkiye'de dil öğretimi standardı sağlandıktan sonra 2010 yılından itibaren iş başvurularında dil portföyü istenecek. En az bir yabancı dil bilmeyen kişiler işe alınmayacak." dedi. Demirel, şu an en büyük problemin yabancı dil öğretmeni eksikliği olduğunu belirterek, YÖK ve MEB'in bunun planlamasını yapacağını ifade etti.

(Tuncer Çetinkaya)




Dil, konuşarak öğrenilir

Berlitz Dil Merkezi'nin Direktörü Prof. Dr. Solmaz Ayarslan, yabancı dil öğrenmenin en hızlı, etkili ve zevkli yolunun kişisel dersler olduğunu ifade ediyor. Berlitz'de konuşma ağırlıklı bir yöntemi izlediklerini söyleyen Ayarslan, "Ağır ve sıkıcı gramer eğitimi öğrenciyi yavaşlatır.

Konferans metodu yerine karşılıklı etkileşim metodu kullanılmalıdır. Bizim hedefimiz öğrenciyi çeviriler yapmadan direkt olarak öğrendiği dilde düşünüyor ve konuşuyor hale getirmektir." dedi. Merkez, dünyanın her tarafında aynı metotla yabancı dil eğitimi veriyor. Her öğrenciyle özel olarak ilgilenme Berlitz Metodu'nun esasını oluşturuyor. Prof. Dr. Ayarslan, dil öğrenebilmek için kişilerin yoğun programlara tabi tutulması gerektiğini belirterek, "Dinleme, görme, tekrar ve konuşma çok önemlidir. Dil eğitimi kaset, video, CD-Rom gibi multi medya araçları ile desteklenmelidir." şeklinde konuştu. Ayarslan, dil öğreniminin önemli bir unsurunun da, konuşulduğu ülkede uygulama yapmak olduğuna dikkat çekerek, Amerikan Eğitim Konseyi tarafından eğitimi akredite edilen dil merkezinde bu imkanların sağlandığını anlattı.



Eğitim camiasında yaşanan olayların yorum ve analizini, öğretmeninden öğrencisine akademisyeninden yöneticisine sektörün sorunlarını Eğitim Günlüğü'nde bulabilirsiniz...

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.