Mücadeleyi bizden öğrenin
Bilhassa 'kart el'li gazetecilerin haberlerini, yazılarını okuyunca kendimize güvenimiz bir kat daha artıyor. Adamlar gazeteci değil sanki, bire on veren banker gibiler. Güvenimiz nasıl artmasın ki, Amerikan stratejistlerine akıl veriyoruz: "Terörle mücadeleyi bizden öğrenin!" diyoruz. Az şey mi bu şimdi?
Terörle mücadeleyi nasıl başardık? Apo'yu nasıl yakaladık? Laf olsun ya da spor olsun diye söylemiyoruz bunları? Hakikaten nasıl yakaladık sahi Apo'yu biz? Hani paket yapılıp bize verildiğini söyleyen oyun bozanlar kimlerdi biliyor musunuz? Bu terörle mücadele eyleminin Türkiye'ye maliyeti neydi? Sadece para olarak değil, insan unsuru olarak da maliyetini bilen var mı? En iyimser hesapla ortalama 30 bin (kişi) rakamından bahsediliyor. Rakamı 50 bin civarına çıkaranlar da var.
Sadece terörle mücadeleyi değil, ekonomik mücadeleyi de dünya bizden öğrensin! Bakın paramızı kısa sürede nereden nereye getirdik? Cumhuriyetin kuruluşunda lira, dolardan daha değerliydi. Eğer yanlış hatırlamıyorsak 1940'lı yıllarda bire bir eşitlendi. Şimdi, doların kaç lira olduğunu günlük takip etmekte zorlanıyoruz. Her gün binlerce lira değer kaybediyor.
Bunların yanında eğitimi, hukuku, siyaseti ve gazeteciliği de bizden öğrenin. Siz de bir YÖK kurun ve başına birini LÖK diye oturtun. Gerisine hiç karışmayın. Adalet mekanizmanız kaplumbağa hızıyla çalışsın. Siyasete gelince, vekilleri milletin içine çıkamayacak hale getirin. Önüne gelen, vekillerin başına vursun.
Örnekleri sıralamakla bitmez. Dünyanın bizden öğreneceği çooook şey var.
Bilanço'da değişiklik
Devletin gelir ve gider hesabının şeffaflaştırılması amacıyla atılan adımlar kapsamında bilanço yöntemi de değiştiriliyor. Yeni sistem yılbaşından sonra belli merkezlerde pilot uygulamaya konacak, 2003 yılından itibaren de eski sistemin yerini komple alacak. Yapılan değişiklikle devlet bundan sonra bilançosunu, 'tahakkuk esaslı muhasebe sistemi' ile yapılacak.
Peki bu ne demek? Bu şu demek ki, bundan sonra uygulanacak sistemle, devletin kasasında ve bankalarda ne kadar parası olduğu, kime ne borcu, kimden ne alacağı olduğu hatta Hazine arazilerinin neler olduğu bile artık bilançoda rahat rahat izlenebilecek. Şu anda uygulanmakta olan nakit esaslı muhasebe sisteminde bu olmuyor muydu? Maalesef olmuyordu. Devlet hesabını izleyemiyor, borcunu bile göremiyordu.
Zaten şimdi ne durumda olduğumuz da bu sistemin bir göstergesi değil mi?
Mum yak!
Aydın ve ilçelerinde tam 150 tane okulun elektrikleri kesilmiş. Sebep ise okulların TEDAŞ'a 200 milyar lira civarında borcu olması. Şimdi tam oldu işte. Bir mum yakıp, eğitimimizin seyrine bakabiliriz.
Yolsuz
Başbakanlık Teftiş Kurulu, kamuda çalışan bütün denetim elemanları arasında yolsuzlukla mücadele konusunda anket yapıyor. Sonunda bu işi ciddiye alan birilerinin çıkması oldukça sevindirici.
Alışkanlık
Bir süre önce Manisa ANAP İl Başkanı Ahmet Özövgü'yü tören alanında azarlayan ve protokolden kovan Manisa Tugay Komutanı Tuğgeneral Kazım Usta, bu defa da Tuhafiyeciler Odası Başkanı Doğan Göde'yi yine bir tören alanında azarlamış. İnsan bir alışkanlık kazanmaya görsün, kolay kolay kurtulamıyor.
Çok başlı
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, "Türkiye'de afet yönetimi, hem çok başlı hem de aşırı merkeziyetçi bir yapıya sahiptir." dedi.
Merkeziyetçilik konusuna lafımız yok; ama Marmara Depremi sırasında görüldü ki, afet yönetiminin çok başlılığı bırakın, tek bir başı bile yok. O ne organizasyonsuzluktu öyle!
İlk iş işkence
İnsan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Nejat Arseven, "Çağımızda insanlık suçu olarak kınanan işkencenin ortadan kaldırılması, insan haklarından sorumlu devlet bakanı olarak birinci hedefimdir." dedi. Arseven, ayrıca son zamanlarda işkence iddialarının azaldığını da ileri sürdü.
Bakan beye birisi günlük gazeteleri bir gösterse. Son bir haftadır özellikle Yeni Şafak'ta işkence iddialarından geçilmiyor da!
Vida
Bursa İl Özel İdare Müdürlüğü'nün 1999–2000 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay denetçileri ilginç şeyler bulmuşlar.
Mesela 20 kapılı bir sağlık ocağına tam 29 tane(!) kapı takılmış. Yine mesela 90 pencereli bir okul binasına da nasıl becermişlerse tam 120 pencere takmışlar ve bunu yaparken de 2 ton vida kullanmışlar. Vidaların nerede kullanıldığı açık. Boşuna içimizde bir burkuntu hissetmiyoruz!
|