GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

29/09/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



HABERLER 


Gazete tercüme ofisi mi?

Türk basını dış haberler sayfalarını hiçbir süzgeçten geçirmeden tercüme haberlerle doldururken; 'Türkiye, Müslüman coğrafyanın bir parçası değilmiş' gibi hareket ediliyor.

ABD'nin Ortadoğu'da başlattığı hareketlilik ve Afganistan'a dönük bir saldırı hazırlığı özellikle, dış haberler noktasında gazetecileri de hareketlendirdi. Türk medyasında terör olayından sonra dış haberler bağlamında yapılan haberlerin büyük bölümünün Batı medyası ve Batılı kaynaklardan tercüme haberler olması gözlerden kaçmıyor. Genel itibariyle Türk basınında önemsenmeyen dış haberler sayfalarının, konjonktür gereği kazandığı önemin altını dolduran en önemli materyal; tercümeler.

Hem Türk medyasını hem de Batı basınını yakından izleyen gazetecilere göre, hiçbir süzgeçten geçirilmeden verilen tercüme haberler, Türkiye'ye değil Amerikan kamuoyuna hitap ediyor. Fransız Liberation gazetesi Türkiye Temsilcisi Ragıp Duran, Türk gazetelerinin ABD medyasının tutumunu benimsediğini vurguluyor. Bizde özellikle egemen medyanın Müslüman coğrafyanın bir parçası değilmiş gibi hareket ettiğini kaydeden Duran, "Türk medyası Amerikalılar için çıkmıyor. Ama yorumlar ABD'den alındığı için haberler de onlara hitap ediyor. Türk medyası her zamanki gibi güçlüden yana tavır koyuyor. Ve yine Türk medyası bu olayları 28 Şubat gibi ülkemizin içinden geçtiği bazı süreçleri meşrulaştırmak adına kullanıyor. Sonuçta, gazeteci, bir tercüman gibi çalışıyor." yorumunu yaptı.

İspanyol Haber Ajansı Türkiye temsilcisi Dr. Doğan Tılıç, Türk medyasında dış haberler noktasında son yıllarda bir ilerleme görülmesine rağmen, basın kuruluşlarının Türkiye'nin komşularında ya da Ortadoğu'da muhabir bulundurmak yerine Batı ülkelerini merkez almalarına dikkat çekti. Dr. Tılıç, Mısır, Suriye, Irak gibi Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren ülkelerden haber almak için Washington, Brüksel ve Berlin gibi merkezlere müracaat edildiğinin altını çizdi.

Bazı gazetelerin son olaylarda Batı basınından önemli çevirileri Türk okuyucusuna aktardığına işaret eden Dr. Tılıç, bu istisnaların ötesinde Türk medyasında pek çok çeviri faciasının da yaşandığına işaret etti. Bazen Batı'daki ne idiğü belirsiz bir internet sitesinden ya da tabloid bir sansasyonel gazeteden alınan uçuk yorumların bile Türkiye'nin en ciddi geçinen gazetelerin birinci sayfalarından verildiğini hatırlatan Dr. Tılıç, "En ciddi geçinen gazete bir gün bir çeviri haberle Ladin'in cinsel yetersizliğini vurguluyor, yine başka ciddi bir gazetede aşırı cinsel gücünden bahsediliyor. Çeviriler hiçbir filtreden geçirilmiyor. İyi niyetli olsa bile hiçbir başka kaynağa doğrulatmadan haber çevirmek son derece yanlış ve tehlikeli." diye konuştu. (Zafer Özcan / İSTANBUL (Zaman)




Dış haber editörleri ne diyor?

Ayşe Özek Karasu (Hürriyet Gazetesi Dış Haberler Editörü): Son olaylarda Türk basınında tercüme haberlerin ağırlık kazanması ekonomik krizle ilgili bir durum.

Krizden dolayı basın kuruluşları habere fazla para harcamıyor ve tercüme haberler ister istemez ağırlık kazanıyor.

Kadri Gürsel (Milliyet Gaz. Dış Haberler Editörü): Dış haberler servisleri tercüme bürosu değildir. Bir haberin aynen tercümesine karşıyım. Haberi verirken filtrelerimizden geçiririz. Ancak bazen bütün doğrultmalara rağmen haber yanlış da çıkabiliyor.

Mehmet Yılmaz (Zaman Gazetesi Dış Haberler Editörü): Zaman Gazetesi olarak, dış haberler noktasında haberi ilk elden alıyoruz. Dünyanın önemli merkezlerinde diplomasiyi iyi bilen muhabirlere sahip olduğumuz için mümkün mertebe dış kaynakları referans almamaya çalışıyoruz.




Öcalan incelemesi AİHM'de başladı

Abdullah Öcalan'ın avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 2 bin 200 sayfalık bir savunma sundular.

Strasbourg'da görülen Abdullah Öcalan davasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin incelemesi dün başladı. Öcalan'ın avukatları AİHM'ye ekleriyle birlikte yaklaşık 2 bin 200 sayfalık bir savunma sundular. AİHM'nin Öcalan'ın savunmasını inceledikten sonra bir–iki ay içerisinde Türkiye'ye göndermesi bekleniyor. Dosya Türkiye'ye ulaştıktan sonra mahkeme, Türkiye'nin de cevabını alacak. Davanın bir önceki aşamasında kabul edilebilirlik duruşması yapılmıştı. AİHM bu duruşmada Öcalan'ın Türkiye'deki yargılanmasıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu ileri sürülen 12 ayrı başvuruyu kabul ederek, Öcalan'ın savunmasını detaylandırmasını istemişti. Öcalan'ın avukatları mahkemeye, ekleriyle birlikte yaklaşık 2 bin 200 sayfadan oluşan detaylı savunmalarını sunacak. Öcalan'ın avukatlarından Doğan Erbaş'ın verdiği bilgiye göre, savunmanın bin sayfası avukatlarına, bin 200 sayfası da kendisine ait. Birol Aydın / İSTANBUL




236 mülteci ölümden döndü

İtalya'ya gitmek isteyen 236 mültecinin umut yolculuğu Demre'de sona erdi. 23 Eylül tarihinde Ege'den İtalya'ya doğru yola çıkan 60 yıllık Ercan Kalafat adlı geminin motoru, yolculuktan bir gün sonra Rodos ile Meis adaları arasındaki uluslararası sularda bozuldu.

Gemi kaptanı ve 3 mürettebat, motoru onarmak istedilerse de başarılı olamadılar. Gemi, bu kez fırtına nedeniyle sürüklenmeye başladı.

Hayatlarının tehlikede olduğunu ve teknenin batacağını anlayan kaçak yolcular, cep telefonlarıyla durumu Sahil Güvenlik, jandarma ve polise bildirdiler. Çoğunluğu Türk olan mültecileri taşıyan Ercan Kalafat isimli ticari geminin imdat çağrısına Deniz Kuvvetleri'ne ait iki fırkateyn cevap verdi. İki saatlik aramadan sonra gemiye Kaş açıklarında ulaşıldı. Gemide bulunan 146'sı Türk olmak üzere Afganistanlı, Iraklı, Etiyopyalı, Filipinli, İranlı ve Somalili toplam 236 mülteci sağ olarak kurtarıldı.

Umut tacirleri, küçük çocuklardan 2 bin 500, büyüklerden ise 3 ile 5 bin Alman Markı alırken, yabancılarla da 5 bin dolardan anlaştı. Nihat Kayıkcı/ KUMLUCA (cha)




Prof. Tanör'e destek yağıyor

Meslekten ihraç talebiyle ile YÖK'e sevke dilen Prof. Dr. Tanör'e büyük destek var. İnternette de imza kampanyası başlatıldı.

Boğaziçi Üniversitesi'ne mensup 176 öğretim üyesi ve öğretim elemanı, topladıkları imzalarla Prof. Dr. Bülent Tanör'ün İstanbul Üniversitesi'nden Rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu tarafından meslekten ihracı ile YÖK'e sevk edilmesine tepki gösterdiler. Öğretim üyeleri, niversite Öğretim Üyeleri Derneği ve Öğretim Elemanları Derneği'nin konu ile ilgili basın duyurusuna imzaları ile destek verdiler. Duyuruyu imzalayanlar arasında Fen Edebiyat Fakültesi ve İdari Bilimler Fakültesi dekanı, fen ve mühendislik ana enstitüleri müdürü, 10 bölüm başkanı ve 1 rektör yardımcısı bulunuyor. Ayrıca 80 profesör, 32 doçent, 26 yardımcı doçent, 12 doktoralı eleman, 20 öğretim üyes duyuruyu imzaladı.

Öte yandan Tanör için sanal alemde imza kampanyası başlatıldı. http://tanor.inet–tr.org.tr adresli sitede Tanör'e destek yağıyor. şu ana kadar 2 bin civarında imza toplandı.

Abdülhamit Yıldız/Tuncer Çetinkaya / İSTANBUL




McDonald's'ta patlama

Levent'te McDonald's'ın giriş katına kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce bırakılan bombanın patlaması sonucu 1'i yabancı uyruklu iki kişi yaralandı.

Akşam saat 17.00 sıralarında 1. Levent Çarşı içerisinde bulunan McDonald's'a konulan zaman ayarlı bomba gürültüyle patladı. Patlamanın hemen ardından yakındaki Özel Levent Cerrahi ve Tanı Merkezi'ne yaklaşık 10–15 kişi yaralanma şikayetiyle başvurdu. Merkeze gelen bu kişilerden yabancı uyruklu Abdullah Feyyazi'nin sağ ayağında derin bir yara ve başında travma olduğu belirlenirken, Tüker Yalçın'a (20) da, aşırı ses sonucu kulakta meydana gelen "akustik travma" teşhisi konulduğu bildirildi.

Her iki yaralının da sağlık durumlarının iyi olduğunu belirten Özel Levent Cerrahi ve Tanı Merkezi Başhekimi Dr. Serkan Dağ, patlamanın hemen ardından kendilerine müracaat eden 10'un üzerindeki kişide ise korkuya bağlı "panik atak" tespit ettiklerini ve bu kişileri sakinleştirdikten sonra gönderdiklerini söyledi. Bu arada, görgü tanıkları, McDonald's'ın ikinci katındaki tuvaletlere bombayı koyduğu ileri sürülen, 20–25 yaşlarında, 1.65 metre boyunda, çizgili takım elbiseli, hafif bıyıklı bir kişinin olay yerinden kaçtığını bildirdiler. Emniyet yetkilileri, eşkali belirlenen bu kişinin yakalanması ve patlayıcının türünün belirlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Bülent Ceyhan / İSTANBUL




Araç durdurarak kontrol yapmayın

İçişleri Bakanlığı, trafik polislerinin araçları durdurarak değil kural hatası yapanları tespit ederek ceza yazmaları için genelge yayınladı.

İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muzaffer Ecemiş imzasıyla yayınlanan genelgede, trafik polislerinin, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yükleme yapan, araç tekniği açısından eksikliği görülen sürücülerin kontrol mahalline alınacağı, ancak kontrol mahallinde gereğinden fazla araç durdurulmaması konusunda daha önce uyarı yapılmasına rağmen bu sorunun devam ettiği bildirildi. Hiç kural ihlali yapmadığı halde durdurulan araç sürücülerinin kontrol noktalarındaki işlemler nedeniyle uzun süre beklemek zorunda kaldığı belirtilen genelgede, sadece kural ihlal eden ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren araçların durdurulması istendi. Genelgede, ayrıca tüm vatandaşlara olduğu gibi yurtdışında bulunan ve Türkiye'ye tatilini geçirmek için gelen gurbetçiler ile turistlere karşı ölçülü ve saygılı davranılması da istenilerek, bu kişilerden gereksiz belgeler istenmemesi için uyarıda bulunuldu.




Başbakan'a Varyag itirazı

Çin'in, Türk boğazlarından geçmesi planlanan Varyag için Türkiye'nin istediği devlet garantisi yerine acente garantisi vereceği bildirildi.

Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, Başbakanlık'a bir yazı göndererek, "güvenli geçiş yapılması yönündeki Başbakan Ecevit'in talimatının mümkün olmadığını" belirterek, yeni bir talimat verilmesini istedi.

Geçmişteki hesap

Denizcilik Müsteşarlığı uzmanları ile Çin heyeti iki gün önce İstanbul'da bir araya geldi. Görüşmede Çin heyeti, Türkiye'nin, 2 yıl süreli 1 milyar dolar teminat verilmesi talebinden vazgeçerek, geçiş için devlet garantisi yerine acente garantisi vereceklerini Türkiye'nin ilgili makamlarına bildirdiklerini, ifade ettiler. Görüşmede, güvenli geçiş için istenen taleplerin hiçbirinin "ciddi" şekilde yerine getirilmediğini belirleyen Türk heyeti, geçiş taleplerinin pazarlık konusu yapılamayacağını, bu konunun kendilerine yazılı olarak bildirilmesini istedi. Heyet ayrıca, yapılacak değerlendirmenin sonucunun Çin tarafına bildirilmesi için heyetin adresi ve Türkiye'deki acentesinin adresini sordu. Çin heyeti, istenilen acente adresini bir gün sonra "Agencia Turistica E Diversoes Chong Lot, Limitada, Macau CHC" olarak bildirdi. Denizcilik Müsteşarlığı yetkilileri, "Bize verilen adres aracılık hizmetleri yapan bir acente. Muhatabımız güçlü bir sermaye yapısına sahip, ticari bir firma değil. Varyag'ın sahibi konusundaki ifadeler ciddi değil." dediler.

Varyag ile ilgili görüşmeler sürerken, Çin'in 1996 yılında bir Türk şirketine taahhüt ettiği 311 bin dolarlık devlet garantisini bile yerine getirmediği tespit edildi. Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, Başbakanlık'a bir yazı göndererek, Türk şirketinin 1996 yılında yaşadığı bu olayı örnek gösterdi. Mirzaoğlu, "Güvenli geçiş yapılması yönündeki talimatın mümkün olmadığını, bunun tespit komisyon unun raporuyla da tespit edildiğini" vurguladı.

Mirzaoğlu, yazısında, "gerçekçi ve uygulanabilir olması yönünden bir milyar dolarlık banka teminat mektubunun mutlaka alınması gerektiğini" ve "Çin firmasının teminat konusunda da çözüme yönelik gerçekçi bir tavır sergilemediği"ne dikkat çekerek, bu konularda yeni bir talimata ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.




İlhan İrem'den Gülen'e tazminat

Sanatçı İlhan İrem, Antalya'da bir yerel gazetedeki köşe yazısında Fethullah Gülen'e hakaret ettiği gerekçesiyle, gazete yönetimi ile birlikte tazminata mahkum oldu.

Toplam 300 milyon liralık tazminatı ödemeyen davalılar için bu kez de İcra Mahkemesi'nde dava açıldı. Gülen'in avukatları, köşe yazısında İlhan İrem'in Fethullah Gülen hakkında, "yoruma yönelik, gerçek dışı, hukuka aykırı, kişilik haklarını ihlal edici ifadelere yer verdiği" iddiasıyla manevi tazminat davası açmışlardı.




KESK, miting için kolları sıvadı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), ABD'nin Afganistan'a yönelik müdahelesini protesto etmek için kitlesel eylem başlatma kararı aldı.

KESK Genel Sekreteri Sevil Erol, ABD'nin yapacağı muhtemel bir misilleme harekatında sivillerin de hedef alınmasının önüne geçmek ve devletlerarası terör oluşturulmasını engellemek için ilk etapta 6 sivil toplum örgütünün kitlesel eylem için ortak bir platform oluşturduğunu söyledi. Erol, şu ana kadar gerek hükümet kanadına mensup gerekse muhalefette yer alan birçok parlamenter ve parti üyesinin kendilerine destek sözü verdiğini ifade etti. Ufuk Şanlı / İSTANBUL (cha)




YÖK'te 2 memur açığa alındı

Yüksek Öğretim Kurulu'nda (YÖK) çalınan denklik belgeleriyle ilgili olarak YÖK'te başlatılan idari soruşturma kapsamında, 2 memur soruşturmanın selameti açısından 3 ay süreyle açığa alındı.

YÖK'te 2 hafta önce ortaya çıkan hırsızlık olayıyla ilgili açılan idari soruşturma genişletilerek devam ediyor. YÖK yetkilileri, soruşturmanın selameti açısından 2 memurun 3 ay süreyle açığa alınmasının uygun görüldüğünü bildirdiler. YÖK'ün Denklik Birimi'ndeki çelik kasada saklanan denklik belgelerinden 4'ünün çalındığı ve bunlardan 1'i üzerinde sahte düzenleme yapıldığı tespit edilmişti.




Türkiye kağıt üzerinde terör saldırılarına hazır

ABD'de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon binalarına karşı girişilen terör saldırısı sonrası güvenlik hizmetleri yeniden gündeme geldi. Türkiye ise bu konuda gerekli hazırlıklarını geçen yıl tamamladı; iş, bunları hayata geçirmeye kaldı.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlıkları sırasında Devlet Planlama Teşkilatı'nın koordinasyonunda, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Devlet Personel Başkanlığı'nın katılımıyla hazırlanan "Güvenlik Hizmetlerinde Etkinlik" raporu, Türkiye'nin yapması gerekenleri ortaya koyuyor.

Raporda, istihbarat hizmetlerinin etkinleştirilmesi, VIP (Very Important Person-çok önemli kişiler)'lerin korunması, hava limanı ve limanlarda güvenlik önlemlerinin artırılması, parmak izi ve DNA bankası kurulması gibi çeşitli konularda öneriler bulunuyor. Güvenlik hizmetlerinde etkinliğin sağlanması için alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:

İstihbarat: Öncelikle istihbarat birimleri güçlendirilecek. İstihbarat birimleri, belirli ve önemli konularda ortak istihbarat çalışması yapacak. İstihbarat hizmetlerinin daha güçlendirilmesi için elde edilen bulgu ve bilgiler, kuruluşlar arası ortak kullanıma açık bir bilgi bankasında toplanılacak. Polis Akademisi'nde istihbarat ve narkotik ihtisas eğitimi verilecek. İstihbarat ağırlıklı uluslararası çalışmalara hız verilecek.

Hava limanı güvenliği: Yolcu listeleri Emniyet'e bildirilecek. Her yolcunun kimlik tespiti yapılacak. Havaalanları, limanlar, akaryakıt tesisleri, enerji santralları ve barajların güvenlik sistemleri tekrar gözden geçirilecek. Bu tip inşaatların yapımında inşaat projesiyle birlikte güvenlik sistemleri de projelendirilecek. Güvenlik projesi olmayan tesislere inşaat izni verilmeyecek.

VIP güvenliği: VIP'lerin korunmasında uygulanan metotlar geliştirilecek. VIP korunmasında güvenlik metodu zaman içinde periyodik olarak yenilenecek. Ekip halinde ve uzmanlık isteyen görevlerde hep birlikte yer değiştirme olmayacak. Tayin ve terfiler nöbetli sıra sistemine göre gerçekleşecek. Nokta tayini ve uzmanlık gerektiren hizmet kolları belirlenecek. İhtisas sahibi personel kendi alanı dışında çalıştırılamayacak. Göreve yeni başlayan personel büyük ve kalabalık merkezlerde staj görecek. Burada bir süre eğitim alan personel, daha sonra Doğu ve Güneydoğu'da istihdam edilecek.

Bina güvenliği: Bina ve tesisler yangına karşı otomatik söndürme sistemleriyle donatılacak. Binalarda kurtarma ve haber verme sistemleri de bulunacak. Yangın çıkışı bulunmayan binalara ruhsat verilmeyecek. Hizmet kademelerine göre kullanılacak araçlar belirlenecek ve standart bir yapı oluşturulacak.

Veri bankası: Türkiye'de yaşayan herkesin (diplomatik misyon hariç) parmak izi bir bilgi bankasında toplanacak. Suçluların gen bankası oluşturulacak, DNA bilgileri ve parmak izleri bilgi bankasında toplanacak. Ülkenin tümünü ve tüm istihbarat çalışmalarını kapsayacak şekilde Türkiye suç istatistiği çıkarılacak. Türkiye'ye sokulan ve kullanılan tüm silahların balistik bilgileri bir bilgi bankasında toplanacak.

Genel asayiş: Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı, mülki idare amirinin gözetiminde ilin tüm hudutları içinde görev yapabilecek. Sabit karakol sistemi kaldırılacak ve güvenlik merkezleri oluşturulacak. 24 saat savcının bulunduğu merkezlerde ifadeler ses ve görüntülü olarak kaydedilecek. Jandarma Genel Komutanlığı içinde devamlı askeri ve sivil personelden oluşan küçük mobil birimler oluşturulacak.

Affın önüne geçilecek: Sık biçimde genel af çıkarılmasının önüne geçilerek suçluları suça teşvik etmek engellenecek. İnsan hakkı ihlallerinin önüne geçebilmek için güvenlik görevlilerine savunma yakalama ve etkisiz hale getirme konularında Uzakdoğu sporları öğretilecek.

Ne gibi önlemler alınacak?

İstihbarat birimleri, ortak istihbarat çalışması yapacak.

İstihbari bilgiler ortak bir havuzda toplanacak.

Güvenlik projesi olmayan tesislere inşaat izni verilmeyecek.

Polis, jandarma; jandarma da polis bölgesinde görev yapabilecek.

Mahkumlar için sık sık af çıkarılmayacak.




İlahiyatta derse giren öğrenci yok

17 Eylül'de eğitime başlayan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde, başörtüsü yasağı nedeniyle 2 haftadır ders yapılamıyor.

Başlarını açmayan öğrenciler fakülte bahçesinde beklerken erkek öğrenciler de derslere girmiyor. Eğitim haklarını yeniden alana kadar derslere girmeyeceklerini ve fakülte bahçesinde bekleyeceklerini söyleyen öğrenciler, "Bizler, başörtülü-başörtüsüz, kız-erkek öğrenciler olarak, fakültemize kayıt olduğumuz ve bu öğretim yılı başına kadar geldiğimiz şartlar içinde eğitimimizi tamamlamak, öğrenim hayatımızı huzurla bitirmek istiyoruz. Toplumsal iç huzuru bozacak bir takım olumsuzluklara fırsat ve bahane olmak istemiyoruz. Hiçbir taşkınlığa ve suiistimale yol açmaksızın mücadele ediyoruz." diye konuştular. Her gün fakülte bahçesinde toplanarak Kur'an okuyan öğrenciler, günde 45 hatim indirdiklerini belirttiler. Hatim sonrasında topluca dua eden öğrencilere, vatandaşlar da açılan deftere düşüncelerini yazarak destek veriyor. İbrahim Asalıoğlu / ANKARA(Zaman)




Sakallılar yemin törenine alınmadı

Kütahya Hava Er Eğitim Tugayı 81/3 tertiplerin yemin törenine, 30 başörtülü ve 80 sakallı asker yakını alınmadı. Nevşehir'den torununu görmek için gelen sakallı yaşlılardan biri, "Biz asker ocağını peygamber ocağı sanırdık." diyerek hıçkıra hıçkıra ağladı. İstanbul Esenler'den gelen Ercan Demirkol, "Biz içeri girmek istediğimizde tüm sakallıları ayırdılar.

Sonra top sakallıları aldılar. Sebebini sorduğumuzda bir astsubay üstçavuş (Sizin sakalınızda şeriat kokuyor, siz Müslüman insanlarsınız, biz, sizi içeri alamayız.) diye karşılık verdi. Başlarını açan hanımlar alındı, açmayanlar alınmadı." dedi. Daha önce aynı tugayda benzer bir olay daha yaşanmıştı. Kütahya Belediye Başkanı Süleyman Canan, eşiyle gelmediği için protokole alınmamış başkan bu nedenle töreni terk etmişti. Selahattin Taş / KÜTAHYA(cha)




Afgan lider Türkiye'ye sığındı

Afganistan'da bulunan Genç Adalet Partisi Genel Başkanı Sayed Hüseyin Ali Bamyani ile adamları İran üzerinden kaçarak mülteci olarak Türkiye'ye sığındılar. Van'da kalan Bamyani, Türk yetkililerden kendisine ve adamlarına yardım edilmesini istiyor. Taliban zulmünden kaçarak İran'a, ardından da Türkiye'ye kaçtığını söyleyen Bamyani, Afganistan'da Taliban'ın en güçlü muhalifleri olduklarını ve bu nedenle rahatsız edildiklerini söyledi.

Bamyani, Van'da kaldığı otelde yaptığı açıklamada, "Türkiye'ye gelmemin en büyük nedeni siyasi destek arayışıdır. Buraya geleceğimden Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın da bilgisi vardı. Ancak İran'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin verdiği 3 günlük süreyi bekleyemedim ve başka yollarla Türkiye'ye girdim. Partimizin faaliyetini burada sürdürmek istiyorum." dedi Bamyani, ayrıca Afganistan'da Şah Mesut'a düzenlenen saldırıyı da Taliban'ın organize ettiğini ifade etti. Alihan Hasanoğlu / VAN(cha)




2 TİKKO'lu öldürüldü

Tokat'ın Almus ilçesi kırsalındaki operasyonlarda, TKP/ML TİKKO'ya mensup 2 kişi ölü ele geçirildi. Tokat'ın Almus ilçesi kırsalındaki operasyonlarda, TKP/ML TİKKO'ya mensup 2 kişi ölü ele geçirildi.

Teröristlerin isimlerinin ilk bilgilere göre Cihan Fındık ve Mehmet Şahin olduğu açıklandı. Eylülün ilk haftasında Almus kırsalında TİKKO'lu 5-6 kişilik grupla çatışma çıkmış, 1 uzman çavuş şehit olmuş, 1'i ölü 2 terörist ele geçirilmişti. Daha sonra Gölgeli muhtarı kafasına kurşun sıkılmış vaziyette ölü bulunmuştu. Ahmet Akkoç / TOKAT (cha)




Köprülerde alarm

Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerine bombalı saldırı yapılacağını ihbar eden bir vatandaş, polisi alarma geçirdi. Köprülerden geçen şüpheli tüm araçlar tek tek arandı.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı köprülerde, özellikle kamyon ve minibüsler sıkı kontrolden geçirildi. Şüpheli şahıslar araçtan indirilerek arandı. Telsiz anonslarında, güvenlik güçlerinin can güvenliklerini ön planda tutmaları istendi. İSTANBUL (Zaman)




Avrupa'ya yataklık belgesi

Bakan Türk; intihar saldırıları, ölüm oruçları ve terör eylemlerinin Avrupa'daki örgütlerce yönlendirildiğine dair belgeleri AB'li meslektaşına iletti.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Türkiye'deki ölüm oruçları, intihar saldırıları ve terör eylemlerinin Avrupa'daki örgütler tarafından yönlendirildiğine dair bir belge paketini Belçikalı meslektaşına ilettiğini belirtti. AB Adalet ve İçişleri Konsey toplantısına katılan Türk, daha sonra bir basın toplantısı düzenledi.

Türkiye'deki birçok terör eyleminin Avrupa'daki liderleri tarafından yönlendirildiğini ve birçok terör örgütü liderinin Batı Avrupa'da barındığını vurgulayan Türk, "Bunlarla ilgili delilleri Bekçika'nın hem Adalet hem de İçişleri Bakanı'na verdim. İkisi de inceleyeceklerini söyledi." dedi. AB'nin geçen cuma günü kabul ettiği terörle mücadele paketinin henüz netleşmediğini vurgulayan Türk, "Paket ancak aday ülkeleri de kapsarsa mantıklı ve faydalı olur. Ama şu an itibariyle paket sadece üye ülkeleri kapsıyor." dedi. Türkiye'nin terörle mücadele paketinin içinin doldurulması sürecine katkıda bulunmak istediğini Avrupalı meslektaşlarına ilettiğini kaydeden Türk, "Ancak aday ülkeler ile işbirliği yapılmazsa bu mücadele eksik kalır. Bunu net bir şekilde muhataplarıma ilettim." dedi.

Terör listesi verilmedi

AB'ye terör örgütlerini kapsayan bir liste verilip verilmediğinin sorulması üzerine Türk, net bir cevap vermekten kaçındı; ancak bu konuda bir diyaloğun sürdüğünü belirtti. Ancak diplomatik kaynaklar AB ile aday ülkeler arasındaki görüşmelerin henüz listelerin verilme aşamasına gelmediğini açıkladılar. AB geçen cuma günü yaptığı zirvesinde ortak bir terör örgütü listesi oluşturulması konusunda anlaşmıştı. Fehriye Erdal konusuna da değinen Türk, Belçikalı meslektaşı Marc Verwilghen'a Erdal davası ile ilgili olarak Türkiye'nin her türlü yardıma hazır olduğunu ilettiğini kaydetti. Belçika geçtiğimiz günlerde Erdal'ı yargılamaya karar vermişti. (Selçuk Gültaşlı)




MGK, ABD'ye destek verdi

MGK, Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer'in başkanlığında dün toplandı.

MGK'ya Başbakan Bülent Ecevit, Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen ve kuvvet komutanları katıldı. Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli, Hüsamettin Özkan ve Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantının bir bölümüne Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel de gündem konularıyla ilgisi nedeniyle iştirak etti. Yaklaşık 4 buçuk saat süren toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada, toplantıda 11 Eylül 2001'de ABD'de meydana gelen terör olaylarıyla ilgili gelişmeler, Türkiye'ye muhtemel etkileri ve alınabilecek önlemlerin de değerlendirildiği belirtildi.

MGK açıklamasında şöyle denildi: "Teröre karşı savaşımda ABD'ye gereken desteğin verilmesi benimsenmiştir. Her ne sebeple olursa olsun, sonuçta birçok masum insanın ölmesine ve yaralanmasına, maddi ve manevi kayıplara neden olan bu tür eylemlerin önlenmesi için, uluslararası dayanışma ve işbirliğinin gereği ve önemi üzerinde durulmuş, bu konuda Türkiye'nin milli menfaatlerini zedelemeyecek, her türlü çabaya destek olunacağı vurgulanmıştır. Geçen bir aylık döneme ait istihbarat ve güvenlik raporları ışığında ülke güvenliğine zarar veren faaliyetlerle, bunlara karşı alınan önlemler gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede rejim aleyhtarı irticai faaliyetlerin önlenmesi için hazırlanarak, yürürlüğe konulan İrtica ile Mücadele Stratejisi'nin uygulama durumu hakkında Kurul'a bilgi sunulmuştur. KKTC'nin güçlendirilmesi için hazırlanan Eylem Planı'nın uygulanma durumu ile ilgili rapor da görüşülmüş, planda öngörülen destek faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır.”

ANKARA (Zaman)




Eylem evinde peş peşe ölüm

F tipi cezaevlerini protesto amacıyla başlatılan ölüm oruçlarının bir yılını doldurmasına 3 hafta kala ölümler de artıyor. Önceki gün terör örgütü DHKP/C üyesi Zeynep Arıkan'ın ölmesinin ardından, dün de ölüm orucundaki üç kişi hayatını kaybetti.

Ankara'da ölüm orucu eylemi yapan Ayşe Baştimur (30) ve Özlem Durakcan (23), Tuzluçayır Şahintepe Mahallesi 103. Sokak'taki evde öldüler. Ayşe Baştimur, ölüm orucu eylemine Çanakkale Cezaevi'nde başladı. Baştimur, sağlık durumunun kötüye gitmesi üzerine kadırıldığı Numune Hastanesi'nden tahliye edildi. Eyleme, Özlem Durakcan da destek verdi. Baştimur önceki gece saat 01.00, Durakcan da 03.00 sularında hayatını kaybetti.

Şahısların iki saat arayla hayatını kaybetmesi, güvenlik ve yargı çevrelerinde kuşku ile karşılandı. Bir Emniyet yetkilisi, "Hayati tehlikede olduklarını biliyorduk. Ancak her ikisinin de ikişer saat ara ile hayatını kaybetmesi bizi kuşkulandırdı." dedi.

İstanbul'da da, tutuklu bulunduğu Ümraniye Cezaevi'nde başladığı ölüm orucu eylemine, tahliye edildikten sonra Küçükarmutlu'da bir evde devam eden terör örgütü DHKP/C üyesi Ali Rıza Demir de, önceki gece hayatını kaybetti. Eylemin 344. gününde ölen Ali Rıza Demir'in cenazesi dün öldüğü evden yaklaşık 30 kişilik grup tarafından alınarak Armutlu sokaklarında dolaştırıldı. Daha sonra Demir'in cenazesi, sloganlar eşliğinde Boğaziçi Cemevi'ne getirildi. Daha sonra da Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Öte yandan, Sağlık Bakanlığı, hazırladığı kanun taslağında, doktorlara ölüm oruçlarındakilere müdahale hakkı verildi.

S. Güneç-G. Ergün-Ü. Erkan U. Öztürk / İSTANBUL —ANKARA




Ladin ihbarı asılsız çıktı

Şanlıurfa Cezaevi'nde cinayet suçundan tutuklu bulunan Uzman Çavuş Kadir Karaca'nın ihbar mektubu birçok insanı emniyete, oradan da DGM'ye götürmeye devam ediyor.

Gaziantep polisinin araştırması sonucunda Ali Özkahraman hakkındaki iddiaların fos çıkmasının ardından ihbarın İstanbul ayağı da düzmece çıktı. İhbar üzerine gözaltına alınan BİAT AŞ'nin sahiplerinden Mehmet Güney Terörle Mücadele'deki sorgulamanın ardından DGM'ye çıkartıldı. Usame bin Ladin ile bir ilişkisi tespit edilemeyen Güney, DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nca serbest bırakıldı. Cezaevinde yatan Kadir Karaca, ihbar mektubunda, BİAT AŞ sahibi Mehmet Güney, Ali Özkahraman ve Tahir Gül adlı kişilerin Ladin'in adamı olduklarını ileri sürmüştü.

Bülent Ceyhan /Ercan Gün / İSTANBUL (cha)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.