Hayra alamet olmayan bir uyarı
İşadamı Ali Rıza Bozkurt, üç yıl önce Harvard Üniversitesi'ne araştırmacı olarak kabul edildiğinde 57 yaşındaydı. Üç yıldır üzerinde çalıştığı proje, "Türkiye için bir anayasa" adını taşıyor.
ABD'de Cumhuriyetçi Parti'den politikaya giren Bozkurt, Başkan George Bush'un seçim kampanyasını yöneten ekibin iki numaralı ismiydi. Önümüzdeki seçimlerde New Jersey'den senatör adayı olması beklenen Bozkurt, seçilmesi halinde Amerikan Kongresi'ne giren ilk Türk senatör unvanını kazanmış olacak.
Bozkurt, çarşamba akşamı İstanbul'daki bir toplantıda anayasa, terör ve ekonomi konularında düşüncelerini anlatırken, Dünya Ticaret Merkezi kulelerine yapılan saldırılarla ilgili çarpıcı yorumlar yaptı. Terör üzerine de bir çalışma yapmış olan Bozkurt'a göre, Amerika bu saldırıyı çok ucuz atlatmış. Örneğin bir nükleer reaktöre ABD'nin içinden bir roket fırlatılması halinde en az bir milyon insan ölürdü. Üstelik, Amerikan savunma sistemi dışarıdan gelecek füze saldırılarına karşı ayarlı olduğu için, böyle bir roket ya da füzeye engel olabilmeleri de mümkün değilmiş. Nitekim, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'a çakılan uçak etkisiz hale getirilemedi.
Bozkurt, Amerika'nın içeriden gelecek terör tehditlerine karşı ne kadar savunmasız olduğunun çarpıcı bir örneğini daha verdi:
"Harvard'da, hepsi de CIA ve FBI gibi kuruluşların üst düzey yöneticileri olan kişilerin katıldığı en az 10 toplantı biliyorum. Her seferinde, 'Bir terörist New York'ta bir nükleer bomba patlatabilir mi, patlatırsa ne olur?' sorusu soruldu. Evet böyle bir bomba patlatabileceği, böyle bir saldırıya karşı hiçbir şey yapılamayacağı, en az 10 milyon insanın öleceği belirtildi."
Bugüne kadar kendisini dışarıdan gelecek saldırılara karşı ayarlayan ABD'ye içeriden gelen bu saldırıların "dünya jandarmalığı" rolünün bir bedeli olduğuna inanan Bozkurt, bu olayın önümüzdeki iki yıl içinde dünya ekonomisine olumsuz etkileri olacağını; ancak sonrasında belki de iki üç misli bir ekonomik sıçrama yaşanacağını tahmin ediyor. Her krizin aynı zamanda bir fırsat olduğuna değinen Bozkurt, "Amerikalılar ve Avrupalıların uçağa binmekten korktuğu bu dönemde her tarafa seyahat edecek Türk işadamları bu fırsatı değerlendirebilir." diyor.
Sami Selçuk bir kahraman
Ali Rıza Bozkurt, Türkiye'deki bütün sorunların temelinde anayasa problemini görüyor:
"Amerikan Anayasası üç maddeden ibaret. Küçük puntolarla yazarsanız bir sayfaya bile sığar. Mesela din, tek bir maddede düzenlenmiş: Kongre dini destekleyecek ve köstekleyecek kanun yapamaz. Bizim anayasamız ise babayasa."
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk için, "Bir bürokrat düşüncelerini ancak bu kadar açık ifade edebilir. Bana göre o bir kahraman." diyen Bozkurt, Selçuk'un "Bu Meclis Anayasa yapamaz." çıkışına destek veriyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bugünlerde yaptığı değişikliklerin bir işe yaramayacağına inanan Bozkurt'a göre Türkiye'nin ihtiyacı olan anayasayı ancak bir kurucu Meclis yapabilir:
"Çünkü, dünyanın her tarafında anayasaları, politikaya girmelerine yasak getirilmiş kişilerden oluşan kurucu meclisler yapmış. Bu 'kurucu meclis'in oluşması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin lağvedilmesi gerekmiyor. Meclis yine çalışmalarını sürdürecek. Bu arada kurucu meclis anayasa yapmaya başlayacak. Bu çalışma belki birkaç yıl sürecek."
Amerikan Anayasası'nı yapanların, "Dünya var oldukça bu anayasa yaşasın" felsefesine dayandıklarını belirten Bozkurt, Türkiye'nin öncelikle nasıl yönetileceğine karar vermesi gerektiğini, bunun "başkanlık sistemi" de olabileceğine inanıyor.
Bozkurt toplantının sonunda, Türkiye'nin halen yaşadığı sorunların ağırlaşarak devam etmesi halinde yeni bir "ara dönem" yaşanabileceği uyarısında bulundu. İstanbul'da bu uyarının yapıldığı gün Ankara'da iktidar partilerine mensup bazı milletvekilleri, hükümete yönelik deklarasyon yayınlama girişiminde bulundu. Galiba her açıdan zor bir sonbahara giriyoruz.
f.mercan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
04/
08/
2001...
Sahte Picassolar ülkesindeki yarışlar
11/
08/
2001...
Belgeler ve görüntüler
18/
08/
2001...
Bir dünya dilinin rahipleri
01/
09/
2001...
İsrail, İstanbul polisinden ne istedi?
02/
09/
2001...
Mareşal polemiği
05/
09/
2001...
Garih bir gün önce Ertaç Tinar ile görüşmüş
08/
09/
2001...
Bagajdaki 10 bin doların sırrı
15/
09/
2001...
Yeni bir Üstün Gerçek Örgütü mü?
22/
09/
2001...
Garih dosyasından son haberler
24/
09/
2001...
Neden bir eylemlik süper örgüt olmasın?
|