'Edirne'nin ötesi' sendromu
Barcelona ve Olympique Lyon ile oynadığı her iki karşılaşmayı da kaybeden Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde henüz puanla tanışma şansı bulamadı. Dahası kalesinde gördüğü dört gole karşı rakip kalelere attığı bir golü bile yok.
Sarı–Lacivertli takım Barcelona'ya sistem seçiminde yapılan hatalardan kaybetti. O. Lyon'a ise yanlış takım tertibi tercihinden dolayı.
Kimilerine göre; geçtiğimiz sezon Türkiye 1. Lig şampiyonu olan takıma Oktay Derelioğlu, Ali Akdeniz, Hakan Bayraktar ve Ümit Özat gibi kaliteli oyuncuların transfer edilmesi ile oluşan zengin kadro galibiyetlerin alınması için yeterli olmalıydı...
Kimilerine göre de; Mustafa hocanın antrenman programı her iki karşılaşmanın kaybedilme gerekçesi. Her ne kadar, Mustafa Denizli'nin Fenerbahçe'ye uygulattığı 3/4/3 sistemi mevcut kadro yapısı ile uyumlu kabul edilecek olsa da, bu görüşlerin sistem tercihi dışında kalanlarına katılmıyorum.
Öncelikle önliberosuz oynanması kabul edilebilecek gibi değil. Yenilen dört gole rağmen Rüştü'nün performansının övülmesi savunma kurgusunun oturmadığının, gol atamamanın ise hücum oyuncularının yetersizliğinin göstergeleri.
Geçen sene şampiyon olan kadronun yerli oyuncu takviyesinde isabetli, yabancı oyuncuların tamamının tutulması tercihinde de doğru olmadığı hatta ciddi yanılgı içerisinde olduğu kanaatini taşıyorum.
Fenerbahçe takımının kadrosunda yer alan altı yabancı oyuncu, nitelik bakımından, Denizli'yi sistem tercihi ve kadro oluşturma noktalarında kısıtlıyor.
Kabul edilmeli ki, yönetimin mevcut yabancı oyuncuların kadroda tutulmasından yana katı bir tutum içerisine girmesi ve yeni yabancı transferine sıcak bakmaması, Mustafa hocaya daha interaktif olma şansı bırakmıyor.
Özellikle bu sezona Andersson, Zoran Mirkoviç, Lazetiç ve Rapaiç ile başlamak istemediği doğrultusunda işaretler veren Denizli'nin bu doğrultuda sıkıntı çektiğini açık bir biçimde hissettirmeye de çalıştığı biliniyor.
Fenerbahçe'nin; ister dörtlü, isterse üçlü savunma oynasın, her halukarda bir stoper ve hava topu yanısıra tek vuruş becerisi yüksek asist özelliği olan bir santrfor transferi ile kadrosunu güçlendirmeye ihtiyacı olduğu açık. Gerek Ümit Özat, gerekse Oktay Derelioğlu'ndan daha fazla verim alınmasını sağlama bakımından bu transferlerin ayrı bir önemi bulunuyor. Bu transferlerin Mustafa Denizli'ye aynı zamanda, çeşitli alternatif oyun sistemlerini uygulama imkanı vereceği de bir gerçek.
Eğer, bu koşullar uygulamada hayata geçirilmez ve mevcut yapının devamında ısrarcı olunursa, Türkiye'de göreceli başarılı, Avrupa'da hayal kırıklığı yaşatan bir Fenerbahçe izlemeye devam ederiz...
i.kibrizli@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
29/
08/
2001...
Bedeli ödeyen vatandaş
01/
09/
2001...
Seğmenler'in ayak sesleri
05/
09/
2001...
Enflasyonla değil, yoksullukla mücadele
12/
09/
2001...
Gelmeyene değil, kaçana bak..
13/
09/
2001...
Bundan sonra ne olur?
15/
09/
2001...
Galatasaray ve yönetim tercihleri
19/
09/
2001...
Ekonomik varlıklar ucuzlayınca...
22/
09/
2001...
Teknik adam hataları
24/
09/
2001...
Sonucu hakem belirledi
26/
09/
2001...
Alan da, veren de suçlu
|