GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

30/09/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



Recai GÜLLAPDAN

Aykırı Bakışlar

Ben "leb" diyorum gerisini siz anlayınız vesselam!

Gecenin bir yarısında tilefon acı acı ötücek uyku hâletiyle yüreğim kalktı. Saata baktım, ikibuçuk felan. “Yahu serhoş mudur, uğursuz mudur” diye söylenerek doğrulup yüklüğün üst gözündeki cihaza uzandım.

–Bendeniz Amerikan hariciyesinin Türkiya masası şefi falankes... der demez ahizeyi çatt edenek kapatmam bir oldu. Öfke ile yeniden yorgana ilticâ ile başımı yastığa akord edeyordum ki aşk ile buyrunuz bir dahi,

–Buyrunuz ne vardı ki?

–Efendim, az evvel hatlar kesildi galiba; bendeniz Amerikan hariciyesinin...

Uzatmayayım, kazatadaki yerimiz zaten mendil kutrunda daracık bi şey. Adam ezcümle deyor ki, “lütfen ahizeyi kapatmayınız, müsaadenizle Pirezidantımız Bay Buş’u bağlayorum da, estek de köstek de...”

–Eyi ya bağla bakalım!

Tilefonun fişini pirizden çekmek var lakin mesele dünya sulhünü ilzâm edeyor olabilir endişesiyle dişimi sıktım. Kısa bir fasılayı müteakip yeniden bir ses duyuldu,

–Recai Bey eyi günler, ben Pirezidant Buş, Buş yahu tanımadınız mı?

–Yahu eğer hakiykaten Buş iseniz biliniz ki Türkiya’da saat gecenin körü raddelerindedir; bu ne samimiyettir ki olmadık saatlerde... demeye kalmadı aman efendim özürler, bilmem neler... Meğer oralarda elyevm saat akşamın sekizi felan imiş.

Her neyse meseleye gelelim; derhaatır iderseniz geçen haftaki mekaale–i müfîde–i uzmâ’mda Bay Buş’dan bahs ile intellectual kaabiliyetinin pek de pirezidantlık ile ka’bil–i te’lif görünmediğini i’ma buyurmuş idim; hazret alınmış. Haklı tabii kendince. Ne de olsa koca bir melmeketin reisi. Meğerse benim mezkûr mekaale derakab bir kısım ehl–i fesat tarafından İngiliz lisanına terceme olunarak internet âleminde sağa sola yollanıyor imiş,

–Recai Bey, ne kadar müteessirim bilemezsiniz; bütün forsum iki paralık oldu. Beyaz Saray’daki sekreterler bile gıyabımda dalga geçiyorlar imiş. Böyle kıritik bir devrede bana bu yaptığınızı Üsâme bile yapmadı deyor. Bir baktım tilefondaki ses ağlamaklı bir hâl aldı. Müteessir oldum bittabii. Ne kadar yufka yürekli olduğum mâlum–ı cihândır netekim. Dedim ki,

– Ey aziz, bu işin encâmını, teyyareler düşer düşmez paldır küldür ortalığa atılmadan evvel hisab etmek lâzımdı. Siyasi feraset bunu iycab ettirirdi lakin aradan yirmi gün geçti hâlâ bu seyyiatı kimin işlediğine dair bir isbat getiremediniz. Yahu bilader bu dünyanın Müslümanları sizin antireman malzemeniz midir ki, milyonlarca insanı bîhuzur edeyorsunuz?

–Yahu Recai Bey, tam da o meseleyi söyleyecektim lâfı ağzımdan aldınız; ben bu Febei’nin de, Cia teşkilatının da umum müdürleri çalyaka azledecek idim lâkin bırakmıyorlar ki bilader. Höt–zöt ettiğimize bakmayınız efendim; cümle cihana rezil rüsva olduk. Ol kadar cana kıyıldığına mı yanayım; iktisadi vaziyetin tepe takla olmasına mı üzüleyim, yoksam ki işbu cihetten madara edildiğimize mi hayfedeyim bilemiyorum. Ben bu işi kolay zannederdim lakin değil imiş. İmdi ocağınıza düştüm tiz bana bir akıl, deyicek anladım ki bu iş, Buş’u da fevkalhad derecede aşan bir mahiyet kesbetmektedir.

Hamdolsun bizde akıl tonla; vâkıâ şu bizim hökümat ricâlinin haberi yokdur fekat bizim de kendimize göre içtimai ve siyasi bir muhitimiz, arayıp soranımız eksik değildir. Lâf açıldı da şuracığa derc edeyorum; ben bu Buş’u hiç tutmadımdı; el’an dahi gözümü doldurabilmiş değildir fekat adamcağızdaki kadirbilirliğe bakınız efendim. Aleyhinde kamyon kadar cesim ve sıkletli bir tenkiyd mekaalesi kaleme almış olmaklığıma rağmen –dikkat buyrunuz– mahviyetkârlık göstereyor. Tilefonumu eski pirezidant Kılinton’dan alıp akıl danışayor. E, böyle melmeket elbette inkişâf eder bilader.

Neyse efendim meseleyi uzatmayalım; esasen ben şahsan bu hafî görüşmeyi sizler okuyub da iftihar edesiniz deyu zikretmeyorum. Muhaverenin mütebakisinde neler konuştuğumuz, almış olduğum devlet terbiyesine nazaran sırdır; âşikâr edilmesi caiz değildir. Velâkin şu kadarcığını kaydetmekten nefsimi men’edemiyorum ki bundan ba’de dünya artık o eski bildiğimiz dünya olmayacaktır zira bu mesele pirezidant Buş’u aşması bir yana şu fakiyri dahi aşmakta olup önümüzdeki günler hiç de hayra alâmet görünmeyor.

Ey âlem–i İslâm, benden işitmiş olmayınız ve şu sözlerimi kulağınıza koyunuz kim devir siyasi feraset ve tedbir devridir; âkıl olunuz, müdebbir davranınız. Ben “Leb” diyorum, gerisini siz anlayınız vesselam!


r.gullapdan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

01/ 07/ 2001... Mektebin bacaları; ders verir Recaileri!
08/ 07/ 2001... Başvekil tek başına, Kızılay'da karşıdan karşıya geçebilir mi hakkındadır
22/ 07/ 2001... Sarmısak dedim de aklıma geldi...
29/ 07/ 2001... Yenilikçiler hakkındaki mütaleamdır!
05/ 08/ 2001... Ey kaari-i güzin, yâre-i vatanın melhemi belki de sabırdır!
12/ 08/ 2001... Savulunuz; medeniyetin müdafii "Asrî Battal Gaazi" geleyor!
19/ 08/ 2001... Kafamın döşeme tahtaları niyçün acaib sesler çıkarayor?
09/ 09/ 2001... Hamamözü bahçelerinden erik sirkat ettiğimizin hikayesidir
16/ 09/ 2001... Hariciye muharrirlerine ibrettir: Tahlil netekim işte böyle olur!
23/ 09/ 2001... Ey gaaziler: Emperyalizmaya karşı omuz omuzadır!


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.