Vasiyet de şüpheli!
Akıllarda soru işaretleri bırakan 'teröristin ölüm kılavuzu' haberinden sonra dün başta Hürriyet ve Sabah olmak üzere birçok gazete kamikaze saldırısının faili ilan edilen Atta'ya ait olduğunu savundukları bir vasiyet yayımladılar. Ancak 'kılavuz' haberinde olduğu gibi bu haberde de mantık sınırlarını zorlayan birçok husus yer alıyor. Atta, gazetelerde yer aldığı şekliyle vasiyetinde, 'Gözlerimi kapasınlar, cenazemi yıkayanlar Müslüman olmalı, kefen üç parça beyaz bezden olsun.' gibi isteklerde bulunuyor. Ancak uçağı bir kuleye çarpıp, kül olmayı planlayan birinin bu tür cenaze seremonilerini vaat etmesi akıllıca bulunmuyor. 11 Eylül'ün faillerinden biri olduğunu kesinleştirmek için duyurulan bu vasiyet bu noktada aksi bir mesaj taşıyor. Ayrıca Atta'nın vasiyetinde Müslüman dünyasına ait olmayan ritüeller de mevcut. Mesela Atta'nın 'eskiden tanımadığım kimse beni öpmesin' diye yazdığı ileri sürülüyor. Cenazeyi öpme uygulamasının başka bir dine ait olduğu biliniyor. Atta'ya ait olduğu iddia edilen, 'yüzüm Mekke'ye döndürülsün' talimatı da 'garip' karşılanıyor. Çünkü her ölen Müslüman'ın yüzü zaten Mekke'ye çevriliyor. Dini konularda eğitim gördüğü belirtilen Atta'nın bunu bilmemesi imkansız görülüyor...
Perihan Mağden veda etti
Radikal yazarı Perihan Mağden, dün 'Son Mektup' başlıklı yazısıyla okurlarına veda etti. Mağden, yazısında ayrılışın sebebini şöyle açıkladı: "Gündemden sıyırtmak istiyorum hatırı sayılır bir süre için. Köşeci iç sesimi mütemadiyen duymamak ve duyurmamak istiyorum. Uhrevileşmek! Evet ihtiyacım olan bu. İhtiyacım olması gereken bu. Epey zamandır içinden kovulduğum, kendi kendimi attırdığım o manastıra, keşişlik hayatına, edebiyata dönmek istiyorum."
Bu ifadelerden Mağden'in gazeteden kendi isteğiyle ayrıldığı anlamı çıkarken, şu satırlar başka ihtimalleri akla getirdi: "BOŞ yazılarımdan kurtuluyor olmanın İSRAF LOBİSİ'nde yaratacağı o müthiş coşkuyu da, sevinçle karşılıyorum. İşte en nihayet o saçma köşecinin o sapan yazılarından kurtuldular. Değerli kalemlerini artık Afganistan'ın etnik yapısı üstüne, oynatabilirler. Benden vızıldanmak yerine."
Erbakan'ın bahsettiği kitap
Kapatılan RP'nin başkanı Erbakan, bir süre önce 'ABD'deki terör eylemlerinin Amerikalı bir tarikatın eseri' olduğunu savunmuş ve bunu ispat edecek bir kitabın kendisine getirileceği bilgisini vermişti... Dün Yeni Şafak yazarı Taha Kıvanç, 'Allah'ın Elini Zorlamak' adlı bu kitabın içeriğini okurlarına duyurdu. Buna göre İncil ve Tevrat'ı okuyup dünyanın sonunun geldiğine inanan bir tarikat bu. Kitabın yazarı Grace Halsell, her on Amerikalıdan birinin bu fanatik tarikata mensup olduğunu vurguladıktan sonra şöyle diyor: "Amerika için gelecek yıllarda en ciddi tehlike, dünyanın sonunun geldiğine inanan ve o sonu kendi hayatlarında görebilmek için her şeyi yapabilecek bu tarikat." Tarikat üyelerinin süratle silahlandığı belirtilen kitapta birkaç yıl içinde 'kıyamet savaşı'na yol açacak terör eylemlerinin' yaşanacağı ileri sürülüyor...
Engin: Sovyet ajanı değilim
Sovyet ajanlığıyla suçlanan Cumhuriyet yazarı Aydın Engin, gazetede başlayan 'Afganistan' başlıklı dizisinde bu ithama cevap verdi. Engin, 1979'da Kızılordu'nun Afganistan'a müdahalesinin ardından Politika Gazetesi genel yayın yönetmeni olarak bu ülkeye gitmeye karar verdiğini; ancak uçak parasını bulamadığını anlattı. Uçak firmalarıyla gazetenin 'barter' anlaşması yapma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Engin, gerekli parayı bulmak için Sovyet konsolosluğundan yardım istediğini vurguladı. Konsolosun Aeroflot'un İstanbul yöneticisini arayarak 'barter' anlaşması yapılmasını sağladığını savunan Engin, böylece Afganistan'a gidebildiğini belirtti. Engin, kendisiyle ilgili ajanlık iddialarının çıkış noktasının bu olay olduğunu sözlerine ekledi.
|