Çek'in cazibesi Türkiye'de yok!
Uluslararası yatırımları ülkeye çekmede Türkiye'nin durumu adını bile duymadığımız birçok ülkeden daha kötü durumda. Oysa bir zamanların demirperde ülkelerinin adım adım zenginleşmesinde özellikle global otomotiv yatırımlarının büyük payı var. Zaten dünyada uluslararası yatırım yapan ilk 10 şirketin 4'ü otomotiv şirketi. Başta Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan olmak üzere Türkiye'nin etrafında onlarca ülke otomotivdeki global sermayeyi ülkesine çekmek için 'özel davet'ler çıkarıyor.
Diğer taraftan İspanya, Avrupa'nın yıllar önce keşfettiği sessiz bir otomotiv üssü; Yıllık 2.5 milyon adedin üzerinde otomotiv üreten İspanya'da sadece bir otomobil markası var, o da Alman VW'nin bünyesindeki Seat. Avrupanın içinde olma cazibesini ortaya koyan İspanya ihracattan ve üretimden payını alıyor. Mercedes—Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Dr. Till Becker'ın hafta içinde yaptığı '200 milyon marklık yatırım yapmak istiyoruz, kimsenin ruhu duymuyor. Çek Cumhuruyeti, Hindistan ise peşimizde.' açıklaması Türkiye gerçeğini gösteriyor.
Türkiye'de son verilere göre otomotiv ana sanayinde yatırımların yüzde 47'si, yan sanayi de ise yüzde 64'ü yabancı yatırımdan oluşuyor. Özellikle otomobil ve ticari araçta 8 aydan beri kapasitelerin büyük bölümü ihracat için işliyor. 8 ayda iç pazar için fabrikaların sadece 9 tam gün çalışması yeterli olacaktı! İhracat ise genellikle yabancı ortağın çizdiği rotaya göre yapılıyor, istisnalar hariç.
Otomotiv sanayinde tedarikçi olarak öne çıkan Türkiye'nin bu avantajını 'bastıra bastıra' uluslararası yatırımcıya göstermesinin tam zamanı. Türkiye şimdi yatırımları Polonya, Romanya"ya kaptırmak istemiyorsa 'cazibe'sini ortaya koymak zorunda...
Güç gösterisi
Alman üretici Opel'in, kompakt sınıftaki modeli Astra üzerine geliştirdiği Coupe Turbo, İtalya'da Bertone tesislerinde üretiliyor. Astra'yı doruğa ulaştıran bu modeli çekici kılan iki önemli yön var; sert ve keskin bir tasarım ile buna uyum sağlayan güç.
1997'de üretimi sona eren Calibra modelinin temsilcisi Astra Coupe tasarımda Calibra'dan izler taşıyor. Ön cam eğimi ve arka cam eğimi birbirine yakın olmasına rağmen Astra Coupe arkada oturanlara da yeterli bir iç genişliği sunuyor. Beyaz spor göstergelerden, arabanın rengi ile kontrast olan deri döşemeye kadar iç tasarımda her şey 'coupe' tadında.
Testini yaptığımız Astra Coupe Turbo, sert süspansiyonlara sahip ve diğer Astra Coupe'lere göre 1 cm arttırılan iz genişliği ile kayma riskini minimuma indiriyor. Sert koltuklar size spor bir otomobil kullandığınızı hissettiriyor.
Astra Coupe Turbo 1998 cc'lik turbo beslemeli motordan 190 beygir güç elde ediyor. En yüksek tork değerini dakikada 1950 devirden itibaren yakalayan motorda turbonun hemen devreye girmesi ile istenen ani hızları yakalamak mümkün. Ototmobil, 7,2 saniyede 100 km hıza ulaşıyor, yakıt tüketimi ise 100 km'de ortalama 8,9 litre (sabırlı ve sakin kullanımlar için!)
Standart donanımında klima, 4 hava yastığı, CD çalar, hidrolik direksiyon, elektronik çekiş sistemi, ABS, immobilizer, 17 inç alaşımlı jantlar, elektrikli camlar, deri döşeme, direksiyon—vites topuzu ve sunroof bulunan Coupe Turbo'da tek donanım seçeneği bulunuyor.
|