GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

03/10/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

Deutsche

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



Mustafa ÜNAL

'Vatandaşın üzüne bakamıyoruz'

Murat Başesgioğlu, ANAP'ta en sağduyulu, en sakin isimlerin başında gelir. Geçmişi, küçük siyasi hesaplara girmeyeceğini gösteriyor. Politik yaşamı, parti çıkarlarını, ülke menfaatlerini her türlü kişisel beklentilerinin üstünde tuttuğunun kanıtı.

Bu sakin milletvekili bugün patlama noktasında...

'Gidişata itirazım var. Böyle yürümez' diyor ve ekliyor: Vatandaşın yüzüne bakamaz hale geldik. Çok sıkıntılıyım. Sıkıntımın kaynağı kesinlikle kişisel değil. Vatandaş perişan, ülke çok kötü yönetiliyor. Bu kötü gidişe dur denmeli. Milletvekilliği artık taşınamaz hale geldi.

ANAP'ta olup bitenleri salt 'parti içi sıkıntı' kapsamında değerlendirirsek yanılırız. Hareketliliğin merkezinde bu partinin olduğu doğru. 'Arık yeter' diyerek ortaya çıkanların hepsi ANAP'ın milletvekilleri...

Ancak gerek deklarasyon gerekse daha sonra yaşanan istifalar, sağlıklı okunduğunda 'itirazların' ANAP'tan ziyade, hükümetin kötü gidişine ve alternatif üretemeyen mevcut siyasi yapıya olduğu anlaşılır.

Onun için soruyu 'ANAP'ta neler oluyor?' diye değil, 'Siyasette neler oluyor?' şeklinde sormak gerekir. Yoksa Meclis'i hareketlendiren 'siyasi patlama' ANAP'ın dar kalıpları içine hapsedilmiş olur.

Henüz fark edilmese de, bir grup ANAP milletvekilinin tetiklediği hareketin ANAP'ın sınırlarını aşan boyutu var. Gidişata tepkinin bugün için sadece bu partide ortaya çıkmasını belki 'ANAP'ın nitelikli ve en sıkıntılı parti' olmasıyla açıklamak mümkün.

Sıkıntı öteden beri bu partide kendini hissettiriyordu. Aslında ANAP rahatsızlıkları giderecek zemini buldu; ama bu imkanı ıskaladı. Parti yönetimi, ağustos ayında yapılan kongrede sorunları gidermeyi deneyebilirdi. Ancak bunun yerine sorunları 'bastırmayı' yeğledi.

ANAP lideri Yılmaz'ın 'Artık yolumuzu kesmelerine izin vermeyeceğiz.' diye meydan okuyarak, açıkça aykırı isimlere kapıyı gösterdiği hatırlanacaktır. Belli ki ANAP yönetimi, sıkıntının boyutunu kavrayamadı. 'Giden gider' yaklaşımının terk edildiği bugün, çözülmeyi önlemek için harcanan çaba bunu gösteriyor.

Dün ANAP lideri Mesut Yılmaz, partiyle aralarına mesafe koyan, bu uğurda istifayı bile göz almış muhalif milletvekillerini tekrar kazanmak için bir dizi görüşmeler yaptı. Ancak ikna görüşmelerinde başarılı olduğu söylenemez.

Aksine deklarasyonu kaleme alan Işın Çelebi, ANAP'la bağlarını koparan Eyüp Aşık, Süha Tanık, çıkışlarının sonrasında vatandaştan gördükleri ilgiden son derece hoşnutlar. Yaptıkları açıklamalar kırgınlık yerine gönül rahatlığını yansıtıyor.

Üç isim de 1983 yılından beri ANAP'ta aktif politika yapıyorlardı. Gidişata itiraz eden diğer isimler de farklı değil. Bugün arkalarına bakmadan bir çırpıda istifalarını verecek noktaya geldilerse bunun nedenlerini yüzeyde aramamak lazım.

Bir ANAP'lının son gelişmelere getirdiği yorum ilginç. Şöyle ki:

Bizim partide zaten uzun süredir sorun var. Sıkıntıların üstünün örtülemeyeceği ortadayken Yılmaz 'ulusal güvenlik' tartışmasıyla kanayan yaraya narkoz verdi. Tartışmayı başka alana kaydırmanın sorunları gidereceği sanıldı. Narkoz bir vakit etkisini gösterdi.

Milletvekilleri yaz tatilinde memleketlerine gittiklerinde acı gerçeklerle yüz yüze geldiler. İşte o an narkozun etkisi bitti. Rahatsızlıklar yeniden nüksetti. Ankara dönüşü milletvekillerinin sıkıntılarını ortaya dökmekten başka seçeneği yoktu.

Nasıl ki siyasi patlama ANAP'la sınırlı değilse tabii ki sonuçları da bu partiyle sınırlı olmayacak. İlk etapta hükümeti, ardından siyasi yapıyı sallayacak sonuçlar doğurması beklenmeli. İş ciddi...


m.unal@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

22/ 08/ 2001... Müsaadenizle...
12/ 09/ 2001... Çağdaş Ashab-ı Kehf
14/ 09/ 2001... Tarihin sonu
16/ 09/ 2001... Milattan sonra...
19/ 09/ 2001... 'İlk kurşun'la bitmeyeceğine göre...
21/ 09/ 2001... Hükümeti olmayan Ankara...
23/ 09/ 2001... Nuri Amca'nın dolarları
26/ 09/ 2001... Meclis'e bir övgü bir yergi
28/ 09/ 2001... Finali beklerken...
30/ 09/ 2001... Son fasıl


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.