GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

04/10/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Dünyalılar

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

Deutsche

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



DIŞ HABERLER 


Rumsfeld ikna turunda

ABD'nin NATO'ya ikna edici deliller sunmasının ardından İttifak içindeki muhalefet ihtimali ortadan kalkarken, harekete geçen Washington yönetimi şimdi de bölge ülkelerine kritik ziyaretler düzenliyor. New York Times gazetesi, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in dün çıktığı 3 günlük Suudi Arabistan, Umman, Mısır ve Özbekistan ziyaretlerinde, bu ülkelerle askeri ve üslenme konularını ele alacağını belirtti.

Gezisinin ilk durağı olan Suudi Arabistan'a gelen Rumsfeld, ABD'nin operasyonunun kaçınılmaz olup olmadığı şeklindeki bir soruyu, ''Zaman gösterecek'' şeklinde cevapladı. Savunma Bakanı, gezisinin, Başkan George Bush'un ''ABD'nin terörizmle uzun bir savaşa hazır olduğu ve bunun bölgedekilerin yardımıyla daha kolay olacağı'' mesajını takviye etmek anlamına geldiğini söyledi. Gezisini bu ülkelerle bir şeyler üzerinde uzlaşmak için yapmadığını belirten Savunma Bakanı Rumsfeld, Suudi Arabistan'daki temasları sırasında, ''ABD savaş uçaklarının Afganistan'a düzenlenecek herhangi bir saldırıda bu ülkede hava üslerini kullanmasına ilişkin hassas konuyu gündeme getirmeyeceğini de'' bildirdi. ABD'nin Suudi Arabistan'la ilişkilerinin iyi olduğunu belirten ABD Savunma Bakanı Rumsfeld, ''bölgedeki ülkelerin içinde bulunduğu duruma saygı gösterdiklerini'' söyledi.

Blair Pakistan yolcusu

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in bugün Özbekistan'ı ziyaret etmesi bekleniyor. Afganistan'ın kuzey komşusu Özbekistan, pazartesi günü muhtemel bir operasyon için hava sahasını Washington'a açmayı kabul etmişti.

Diğer yandan İngiltere Başbakanı Tony Blair de gayriıresmi bir çalışma ziyareti için bugün akşam Moskova'ya gidecek. Hindistan Dışişleri Bakanı Jaswant Singh ise, Blair'in Pakistan'ı da ziyaret etmeyi planladığını açıkladı. Blair'in bürosu ise güvenlik gerekçesiyle açıklama yapmayı reddetti.

ABD NATO'dan yardım istedi

Bu arada Washington yönetimi, terörizmle mücadelede NATO müttefiklerinden açıkça yardım isteyerek bu amaçla bir talepler listesi sundu. NATO sözcüsü Yves Brodeur, müttefik ülkelere harekat önlemlerinin yer aldığı liste sunulduğunu söyledi. Brodeur, listenin içeriğini açıklayamayacağını belirtti, ancak listenin terörle mücadelede hem askeri destek hem de dolaylı yardımı kapsadığını kaydetti.

ABD'nin "kolektif yardım" isteğinin NATO kuruluş yasasının 5. maddesinin çalıştırılması anlamına geldiğini söyleyen sözcü, ABD'nin, müttefiklerinin cevap vermesi için bir takvim belirlemediğini ve belirli bir müttefikten özel bir istekte bulunmadığını da ifade eti. Sözcü, bu sabah yapılan NATO Daimi Konseyi toplantısında da 5. maddenin resmen çalıştırılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.

ZAMAN'ın Brüksel'de görüştüğü diplomatik kaynaklar, "liste" konusunda ayrıntıya girmekten kaçınarak, konuyla ilgili açıklamanın tek tek ülkelerden ziyade, NATO Genel Sekreterliği ve ABD tarafından yapılabileceğini belirttiler. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ise, ABD'nin NATO'daki müttefiklerinden hava sahasını kullanmak için izin istediğini bildirdi.

Bu gelişmeler yaşanırken, Fransa Başbakanı Lionel Jospin, Washington yönetiminin Fransa'dan terörizmle mücadeleye askeri katkı sağlamasını beklemesi halinde, kendilerini, siyasi hedeflerini tanımlanması ve eylemlerin planlanması aşamalarına tamamen dahil etmesi gerektiğini söyledi. Washington / Brüksel (Zaman)




Çember daralıyor

Afganistan'da'ki Batılı özel birlikler Bin Ladin'i ararken, ABD istihbaratı da muhtemel bir operasyonda vurulacak hedefleri belirledi. Afganistan'ın devrik Devlet Başkanı Burhaneddin Rabbani, Batılı ülkelerin özel birliklerinin Afganistan'ın Taliban kontrolündeki bölgelerinde olduğunu bildirdi.

Iran News gazetesinin sorularını cevaplandıran Rabbani, ''Afganistan'ın Taliban kontrolündeki bölgelerinde Batılı ülkelere ait özel birliklerin bulunduğu yolunda haberler aldıklarını'' söylerken, bu özel güçlerin hangi ülkelerin askeri olduğunu açıklamadı.

ABD istihbarat servislerinin de düzenlenecek operasyon için Afganistan'daki 23 kampı ve bazı Taliban güçlerini hedef belirlediği ifade ediliyor. Washington Times gazetesinin, Amerikalı yetkililere dayanarak yayımladığı haberde, 23 eğitim kampının yerinin belirlendiğini ve bu kampların bazılarının başkent Kabil ve Celalabad yakınlarında olduğunu kaydetti. Ortadoğu gezisine çıkan ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ise, Ladin'in saklandığı yere dair ''küçük bir fikre'' sahip bulunduğunu söyledi. Rumsfeld, ''Küçük bir fikrim var; ama tam koordinatlarını bilmiyorum.'' dedi.

50 bin asker bölgede

11 Eylül'deki saldırılara misilleme hazırlıklarını sürdüren ABD ve İngiltere'nin, Afganistan civarına konuşlandırdığı asker sayısı 50 bini geçti. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) önceki gece açıklama yaparak, ''Sonsuz Özgürlük'' adı verilen operasyon hazırlıkları çerçevesinde Güneybatı Asya ülkelerine 30 bin asker, 350 uçak ve bir amfibi grubu gönderildiğini açıkladı.

İngiltere de, bölgeye 23 bin asker, 20 kadar savaş gemisi ve birkaç düzine savaş uçağı yollamış bulunuyor. Bölgeye 2 Amerikan uçak gemisi, en az 150 uçak, 20 kadar savaş gemisi ve yaklaşık 20 bin asker daha sevk edilmek üzere bekliyor.

Öte yandan, harekat için hazırlık yapan ABD'nin eski Sovyet cumhuriyetlerinden Özbekistan ve Tacikistan'a binden fazla hafif piyade askeri gönderdiği belirtiliyor. Washington Post gazetesi, Afganistan'ın komşuları Özbekistan ve Tacikistan'a askeri yapılanma kapsamında gönderilen askerlerin, New York yakınlarındaki Syracuse'da görev yapan 10. Dağ Komando Birliği askerleri olduğunu yazdı. Washington Post, Orta Asya cumhuriyetlerindeki Amerikan askeri yapılanması kapsamında ilk defa bölgeye asker gönderildiğini belirtti. Özbekistan ise, Post haberini yalanladı. Dış Haberler Servisi




Pakistan'da üs çekincesi

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un, Afganistan'a yönelik muhtemel bir saldırıda, iç istikrarsızlık çıkarmamak amacıyla Pakistan'da üs kullanmaktan kaçınmayı planladığı öne sürüldü. The New York Times gazetesinin haberine göre, 11 Eylül'deki saldırılara cevaben bazı yetkililer, saldırıların baş zanlısı Ladin'e karşı havadan ve karadan yapılacak şiddetli bir saldırıda, Pakistan'ın kullanılması konusunu gündeme getirdiler.

Ancak Amerikalı ve Pakistanlı yetkililer, bölgede büyüyen Amerikan karşıtlığı endişesiyle, böyle bir operasyonda Pakistan'ın çok dengeli kullanılmasını planlıyorlar.

CIA zaten devredeymiş

Bu arada, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı'nın (CIA), 1999'da Usame bin Ladin'in yakalanması ya da öldürülmesi için 60 civarında Pakistanlı istihbarat görevlisini gizlice eğittiği öne sürüldü. ABD'nin saygın gazetelerinden The Washington Post'un haberine göre operasyon, Pakistan'da dönemin Başbakanı Navaz Şerif, eski ABD Başkanı Bill Clinton yönetimi ve istihbarat başkanı arasında planlandı. ABD'nin bu operasyon karşılığında Pakistan'a uygulanan yaptırımları kaldırma ve ekonomik yardım paketi sözü verdiği; ancak Navaz Şerif'in askeri darbeyle devrilmesi sonucu planın rafa kalktığı ve 1 yıldan az bir süre sonra yeniden yürürlüğe konduğu kaydedildi. Washington




İsrail çok öfkelendi

ABD Başkanı George Bush'un önceki gün ilk kez bir Filistin devletinden yana olduğunu açıklaması, İsrail'de büyük öfkeye yol açtı. ABD'nin Arap ülkelerini terörizme karşı kurulacak koalisyona almak için İsrail'i gözden çıkardığını düşünen İsrail'de, ABD'ye tepki giderek büyüyor.

İsraillilerin öfkesi, açıklamanın hemen ardından Gazze'deki Aley Sina Yahudi yerleşim birimi Filistinlilerce yapılan ve iki yerleşimcinin öldüğü saldırı ile daha da arttı. İsrail'de, özellikle sağ kesimde, saldırıya Washington'ın tutumunun neden olduğu kanısı egemen. Yediot Ahronot gazetesi dünkü yorumunda, "Bush, Filistin devletiyle Arap dünyasının ağzına bir parmak bal çalarken ve biz İsrailliler, ateşkesin mümkün olabileceğine salakça inanırken, Filistinliler hiç düşünmeden terör saldırılarına devam ediyorlar. Çünkü biliyorlar ki, İsrail'in eli kolu bağlı." diye yazdı.

Öte yandan, İsrail tanklarının dün sabah Gazze Şeridi'nde özerk Filistin topraklarına girerek düzenledikleri operasyonda 7 Filistinli öldü, 12'si de yaralandı. Filistinliler de El Halil'de iki İsrailliyi yaraladılar. Tel Aviv




Şaron'a erteleme

İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a karşı Belçika'da açılan 'savaş suçunda sorumluluk' davası ertelendi. Sabra ve Şatilla katliamı kurban ve mağdurlarının avukatı Luc Walleyn'in onayıyla ertelenen davaya 28 Kasım'da devam edilecek.

Davanın ertelenmesine gerekçe olarak, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un şahsı için Belçikalı Avukat Adrien Masset'e birkaç gün önce vekalet vermesi ve avukatın savunma için henüz vakit bulamaması gösterildi. İkinci bir sebebin de Sabra ve Şatilla katliamlarından sorumlu tutulan İsrailli generallerden Amos Yaron'un ancak kısa süre önce kendisi ile ilgili şikayetten haberdar edilmesi ve savunması için vakit bulamaması olduğu kaydedildi.

Şaron'un şahsı için de bir avukat tutması taktik değişikliği olarak nitelendiriliyor. Zira Şaron davanın açıldığı 28 Haziran'dan bu yana, olayın şahsi değil, devleti ilgilendiren bir mesele olduğunu vurgulamış ve bu yüzden Michelle Hirsch'ü kendisinin değil İsrail devletinin avukatı olarak görevlendirdiğini savunmuştu. Davaya bakan Hakim Patrick Collignon, geçtiğimiz 7 Eylül'de davaya Belçika mahkemelerinin bakma yetkisi olmadığını savunarak soruşturmayı savcılığa iade etmişti. Selçuk Gültaşlı / Brüksel (Zaman)




Umutlar tükendi

Taliban ve ABD'nin katı tutumundan hayal kırıklığına uğrayan Pakistan uleması, krize çözüm bulma çabaları çerçevesinde Afganistan'a yapacağı ziyareti iptal etti. İslami Parti sözcüsü, Taliban yanlısı 4 İslamcı partinin liderlerinin bu hafta Taliban lideri Molla Muhammed Ömer ile görüşmek için Kandahar'daki Taliban merkezine gitmeyi planladıklarını söyledi.

Sözcü, yaptığı açıklamada, ancak ulema başarı şansı görmediği için, seyahatin iptal edildiğini bildirdi. Pakistan ulemasından bir heyetle üst düzey bir istihbarat yetkilisi de, Ladin konusunda Molla Ömer'i ikna edemeyince bugün ülkeye eli boş döndü.

Bu arada, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, Afganistan'ın sürgündeki devrik kralı Muhammed Zahir Şah'ın bir an önce Pakistan'a bir temsilci göndermesini beklediklerini belirtti. General Müşerref tarafından kabul edilen İtalya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Margherita Boniver, 40 dakikalık görüşmenin ardından basına verdiği demeçte, Müşerref'in Zahir Şah'ın, Taliban'dan sonra iktidara gelecek hükümetin ele alınabilmesi için bir an önce İslamabad'a bir temsilci göndermesini istediğini söyledi. Boniver, Müşerref'in Afganistan'da Taliban'dan sonra ''birleşik hükümet'' kurulmasında Zahir Şah'ın bir rol üstlenmesinden yana olduğunu söylediğini belirtti. İslamabad




Taliban güç kaybediyor

ABD'nin harekat hazırlığı yaptığı Afganistan'da Taliban muhalifi Kuzey İttfakı da ilerlemesini sürdürüyor. Taliban yanlısı Afgan İslam Ajansı'nın bildirdiğine göre, Kuzey İttifakı güçleri önemli ölçüde ilerlediklerini ve Gor eyaletinin başkenti Kaşgaran'a 2 km yaklaştıklarını açıkladılar. Kuzey İttifakı sözcülerinden Muhammed Habil, bu ilerlemenin Taliban'ın 3 komutanı ile 75 milisinin kendilerine katılmasıyla kolaylaştığını belirterek, bu sayede 8 köyü mermi atmadan ele geçirdiklerini kaydetti.

Kuzey İttifakı sözcüsü ve devrik Rabbani hükümetinin Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah da, onlarca Taliban yanlısı komutan ile 10 bin kişinin ittifaka katılmaya hazır olduğunu söyledi. Abdullah, Kuzey İttifakı'na son günlerde Rusya ve İran'dan askeri yardımlar geldiğini de doğrulayarak, Amerikalı yetkililerle de görüşmeler yapıldığını söyledi. Ayrıca, Roma'da sürgünde Kral Zahir Şah'la görüşen Kuzey İttifakı temsilcileri, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te yaptıkları açıklamada, Afganistan'da kurulması planlanan 120 kişilik halk meclisinde İttifak'tan 60 delegenin yer alacağını bildirdiler. Dış Haberler Servisi




Karmaşık bağlantılar

Bush yönetimi, Ladin'le ilgili delilleri müttefiklerine sunarken, 11 Eylül'deki terörist saldırılarda rol oynayan teröristlerden bazılarının, Afrika'daki ABD büyükelçiliklerine ve USS Cole gemisine düzenlenen saldırılarla ilişkilerinin olduğunu bildirdi.

Bush yönetiminden 2 üst düzey yetkili, bu konunun, Dışişleri Bakanlığı Terörizmle Mücadele Bölüm Başkanı Frank Taylor'un, önceki gün Brüksel'deki NATO toplantısında yaptığı terör eylemleriyle ilgili sunumun bir bölümünü oluşturduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell da, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'yla görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, bu bilginin, çok sayıda ülkeye gönderildiğini kaydetti. Bu arada, Washington Post, ABD'deki saldırıların ardından ABD ve yabancı bankalarda teröristlere ait olduğu sanılan hesaplara yönelik operasyonlarda, 100 milyon dolardan fazla hesabın dondurulduğunu bildirdi. Washington




Weldon'dan sıcak öneri

Amerikan Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi Parti Pennsylvania Milletvekili Curt Weldon, terörizme karşı savaşta ABD'nin, Türkiye ile işbirliğini artırması gerektiğini belirterek, bu çerçevede Türkiye'nin ABD'ye olan 5 milyar dolarlık askeri kredi borcunun silinmesi çağrısında bulundu.

Ankara, Moskova ve Roma'ya, 11 kişilik bir kongre heyeti olarak düzenledikleri ziyaretin ertesinde, Washington'da gazetecilere konuşan Weldon, Türkiye'nin daima ABD'ye destek olduğunu vurguladı. ABD'nin terörizmle mücadelesinde Türkiye'nin kritik rol oynadığını anlatmak için Ankara'yı ziyaret ettiklerini belirten Weldon, 5 milyar dolarlık dış askeri finans kredisi (FMS) borcunun silinmesinin yerinde olacağını kaydetti. FMS kredileri, ABD silahları ve ekipmanı alımında yabancı ülkelere sağlanan kredi olarak biliniyor. Weldon, Kongre ile TBMM arasında bir istihbarat çalışma grubu kurulması çağrısında da bulundu. Washington




Angola'da elmas katliamı: 80 ölü

Angola'nın Tam Bağımsızlığı İçin Ulusal Birlik (UNİTA) örgütüne mensup militanlar, ülkenin kuzeydoğusunda elmas arayan 80'den fazla kişiyi öldürdü.

Amerikanın Sesi Radyosu'nun verdiği haberde, Kuango bölgesi yakınında meydana gelen saldırıda, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. Haberde, militanların yiyecek almak için yaptığı saldırıda bazı kişileri kaçırdığı, yaralananların Kuango nehrine atlayarak canlarını kurtarmaya çalıştığı belirtildi. UNİTA, kurulduğu 1966 yılından itibaren silah satın almak için ülkedeki elmas yataklarını kullanıyor.

Luanda




Teröre karşı ortak tavır

Brüksel'de yapılan 8. AB-Rusya zirvesinde, işbirliğinin geliştirilmesi ve bu amaçla çeşitli mekanizmalar oluşturulması kararlaştırıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, AB Dönem Başkanı Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt ve AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana'nın katıldıkları ortak basın toplantısında, terörizme karşı mücadele konusuna öncelik verildiği bildirildi.

Verhofstadt, konuşmasında, 'Uluslararası terörizm ve karşı mücadele çok önemli bir gündem maddesiydi' dedi ve 'AB ve Rusya arasında daha sağlam, sağlıklı ve yakın işbirliği için önemli adımlar atıldığını' belirtti. Zirvenin ilk önemli sonucunun, terörizme karşı mücadele konusunda yayımlanan ortak bildiri olduğunu ifade eden Verhofstadt, AB zirvesinde belirlenen yöntem ve fikirlerin onaylandığını söyledi.

Putin de, zirvede somut sonuçlara varıldığını belirterek, her ay toplanacak bir danışma mekanizmasının önemi üzerinde durdu. Putin, enerji diyaloğunun da genişletileceğini, istikrarlı bir Avrupa enerji politikasına ihtiyaç olduğunu, Rusya'daki bazı petrol kaynaklarını AB ülkeleriyle birlikte değerlendirmeyi önerdiklerini anlattı.

Terörizme karşı mücadele konusunda bir soruyu cevaplayan Solana, AB'nin, ABD ve Rusya ile birlikte mücadele edeceğinin garantisini verdiğini, terörizmin tek bir ulusu ilgilendiren bir sorun değil, küresel bir sorun olduğunu söyledi ve 'Bu savaşı kazanmak için elimizden geleni yapacağız.' diye konuştu.

Putin de, Solana'nın sözlerini teyit ettiğini belirttikten sonra, 'Terörizme cevap sadece güç kullanarak olmaz. Fakirliğe karşı mücadele etmek, sorunların temeline eğilmek gerekiyor. Ortadoğu sorununa çözüm bulmak gerekiyor. Enformasyon alışverişi çok önemlidir.' dedi.

Putin, Prodi, Verhofstadt ve Solana'nın imzalarını taşıyan ortak bildiride ise, ABD'ye dayanışma mesajı verildi. Bildiride, terörizme karşı ortak mücadele iradesi teyit edildi.

İşbirliğine vurgu

ABD'deki terör eylemleri ışığında, uluslararası terörizm konusunun kapsamlı olarak ele alındığının belirtildiği bildiride, 'barbar eylemlerin sorumlularının ve suç ortaklarının yargılanmalarının; bu tür eylemlerin planlama ve uygulamalarının engellenmesinin şart olduğu' kaydedildi. Uluslararası terörizme karşı mücadelede işbirliği konusunda kararlılık ifade edilen bildiride, bu salgının çeşitli temel nedenlerinin de dikkate alınacağı, bölgesel anlaşmazlıkların önlenmesi ve çözümüne yönelik uluslararası çabalara daha fazla katkıda bulunulacağı duyuruldu. Terörizme karşı 'mümkün olan en geniş koalisyonun oluşturulması' için çaba harcayacaklarını belirten taraflar, bu mücadelenin, uluslararası hukuk kurallarına ve BM sözleşmesine uygun olması gereği üzerinde de durdular.

Terör örgütlerinin finans kaynaklarını kurutmak için kararlı bir tavır sergileneceği bildirilirken, terörizmin din ile eşanlamlı görülmesine karşı olunduğu vurgulandı. Bildiride, 'AB ve Rusya'nın, ulusal toprakların teröristler tarafından üs olarak kullanılmasını engelleyecekleri' kaydedildi. Brüksel (Zaman)




Cem terör için Brüksel'e geliyor

Dışişleri Bakanı İsmail Cem, terör gündemiyle toplanacak Avrupa Konferansı'na katılmak üzere 20 Ekim'de Brüksel'e gelecek. Henüz çalışmaları süren konferansın 20 Ekim'de Brüksel'de yapılacağı belirtiliyor.

Tek gündem maddesi olan terörle mücadele konusu ile toplanacak olan konferansa AB'nin 15 üyesi, 13 aday ülke, Balkan ülkeleri, Rusya, Ukrayna ve Moldova katılacak. Brüksel'deki Egmont Sarayı'nda yapılacak konferans 19 Ekim'de Gent'te toplanacak AB zirvesinin hemen arkasından düzenlenecek. Böylece, AB zirvede aldığı kararlarını aday ülkeler başta olmak üzere, bütün Avrupa ile paylaşacak ve desteklerini isteyecek.

Gündem terörizm

Gent'teki AB Konseyi özel toplantısının ABD'deki terör saldırılarının ardından AB'nin aldığı tedbirler ve terörle mücadele kanunlarının yürürlüğe konulmasını tartışacağı belirtiliyor. Gent toplantısında, terörle mücadele yasa çalışmalarının 14-15 Aralık'taki Laaken Zirvesi'ne kadar yetiştirilmesi için hazırlıklara hız verilmesi istenecek.

AB'nin 21 Eylül'deki olağanüstü zirvesinde oldukça radikal terörle mücadele kararları alınmış ve bu kararların AB Adalet ve İçişleri Konseyi'nin 6-7 Aralık'taki toplantısına kadar sonuçlandırılacağı açıklanmıştı. Ancak AB bürokratları zirvenin hemen ardından bu düzenlemelerin açıklanan tarihlere yetiştirilebilmesi için ''rekor hız'' gerektiğini ve işlerinin oldukça zor olduğunu belirtmişlerdi.

İşbirliği önerecek

11 Eylül terör saldırılarının ardından ABD'ye tam destek veren Türkiye, terörle mücadelenin ön saflarında yer almak istiyor. Ankara, Brüksel'de AB ve ABD'ye ''biz terörden çok çektik, sizi en iyi biz anlarız'' mesajı veriyor. Terörle mücadele konusunda da AB üyesi ülkelere göre oldukça tecrübeli olan Türkiye, amacı ve kaynağı ne olursa olsun terörle bütün dünyada topyekün savaşı savunuyor. Dışişleri Bakanı İsmail Cem art arda gerçekleştirdiği İsrail, ABD ve Almanya gezilerinde de terör ve teröristler konusunda ''ayrım yapılmamalı, topyekün mücadele edilmeli'' mesajını verdi. Cem'in Brüksel'deki Avrupa Konferansı'nda da aynı mesajları vermesi bekleniyor.




Putin NATO'ya göz kırptı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO'nun askeri yapısının siyasi bir yapıya dönüştürülmesi halinde, güvenlik konusunda ileri adımlar atılabileceğini ve işbirliğinin kapsamının genişleyeceğini söyledi.

'Güvenlik konusunda, maalesef mevcut sistemin yetersizliği gözler önüne serilmiştir. Hepimiz endişeliyiz. Bir şeyler yapmalıyız. Değişiklik gerekiyor.' diyen Putin, 'NATO, daha siyasi yapılı bir kurum haline gelirse ve Rusya da bu süreç dışında kalmazsa, İttifak'ın genişlemesi konusundaki tavrımız değişebilir. Bu konuda bazı fikirlerimiz var, tartışabiliriz.' dedi. Putin, Çeçenistan'da ise kökten dinci bir devlet kurulmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

Bu arada ABD'li yetkililerin Brüksel'de de, Ladin'le uçaklı saldırılar arasındaki bağlantıyı gösteren delilleri Rusya'ya sunduğu öğrenildi.

Brüksel / Moskova (Zaman)




Kuzey Irak'a geri döndüler

Rusya'nın Afganistan'ı işgali sırasında mücahitlere destek amacıyla Afganistan'a giden Araplar, ABD'nin tehditlerinin ardından kendileri için güvenli buldukları Kuzey Irak'a geçtiler. Kuzey Irak'ta yayın yapan Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) televizyonu, Irak'a dönen 'Afgan Arapları'nın görüntülerini yayınladı.

Afganistan'da, Ruslara karşı Afgan halkıyla birlikte mücadele eden Afgan Arapları, çeşitli ülkelere mensup kişilerden oluşuyordu. 'Mücahitler' olarak adlandırılan bu grupların Körfez Savaşı sırasında ABD ve müttefiklerini tehdit etmeleri, kendilerine olan bakış açısını değiştirdi. ABD, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ülkelerine geri dönmeleri yönünde yapılan çağrılara, 'hayır' cevabı veren Afgan Arapları, Afganistan'daki örgütsel yapı içerisinde kalarak Taliban'a destek verdiler.

Dönüş sebepleri

Son terörist saldırı sonrası ABD'nin Afganistan'ı ve özellikle de Afgan Araplarının yaşadığı kesimi açıkça hedef olarak ilan etmesi, bu gruplar içinde büyük çalkantılar meydana getirdi. Afgan Arapları olarak adlandırılan gruplar, potansiyel suçlu ve terörist muamelesi gördüklerinden vatandaşı bulundukları ülkelere geri dönemiyorlar. Bu insanlardan bir kısmı Afganistan'da kalarak ABD'ye karşı silahlı mücadele etme kararı alırken, diğer gruplar kendileri için daha güvenli bölgeler aramaya başladılar.

Bazı gruplar ise ileride yerleşebilecekleri ve örgütsel faaliyetlerini sürdürebilecekleri, otorite boşluğu bulunan bölgelere yönelme stratejisini uygulamaya koydular. Bu noktadan hareketle, iç savaş sebebiyle otorite boşluğu bulunan Lübnan, Sudan ve Kuzey Irak ilk göç noktalarını teşkil ediyor. ABD bu göçü engellemek için öncelikle Sudan hükümetine uyguladığı ambargoyu kaldırma kararı aldı. Lübnan'da yer alan grupların önüne geçilmesi için ise Filistin sorununun gündemden düşürülmesi gerekiyor.




Halepçe sorumlusu Danimarka'da

Irak ordusunda 1988 yılında Halepçe'de yapılan katliamın sorumlularından olan bir generalin 1999 yılında Danimarka'ya mülteci olarak geldiği açıklandı. Danimarka'dan geçici oturma izni alan ve ismi güvenlik kuvvetlerince açıklanmayan Iraklı generalin, başkent Kopenhag'a 90 km. uzaklıkta bulunan Sorö kasabasında oturduğu ve dil kurslarına katıldığı açıklandı.

Konuyla ilgili dün bir açıklama yapan İçişleri Bakanı Karen Jespersen, Iraklı general olayının ortaya çıkmasından sonra, Yabancılar İdaresi'ne, suç işlemiş iltica istemliler hakkındaki bilgilerin en kısa zamanda kendisine bildirilmesi talimatını verdiğini söyledi. Danimarka Kraliyet Savcılığı ise söz konusu Iraklı generalin savaş suçlusu olarak burada yargılanabilmesi konusunu incelemeye aldı.

1988'de Kürtlere karşı girişilen saldırı ve kullanılan kimyasal silahlar sonucu Halepçe kenti başta olmak üzere, bölgede yaşayan binlerce Kürt yaşamını kaybetmişti.

Irak ordusunda, o dönemi de kapsayacak şekilde 10 yıl generallik yapan Iraklı kişi, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'le arası açıldıktan sonra Danimarka'ya gelip iltica talebinde bulundu. Mültecilerin iltica işlemlerinde son karar mercii olan Mülteciler Kurulu'nun adı geçen kişinin insanlık suçu işlediği için iltica talebini reddetmesine rağmen, Danimarka'da kendisine geçici oturma izni verildiği ve söz konusu generalin 1999 yılından itibaren Danimarka'da yaşamaya başladığı kaydedildi.

İltica başvurusunun reddine rağmen, generalin Irak'a geri gönderilmesinin kendisi için hayati tehlikesi olacağı göz önüne alınarak özel izinle Danimarka'da kalmasının sağlandığı ortaya çıktı. Iraklı generalin kaldığı yerin deşifre olmasından sonra polis, muhtemel bir saldırıya karşı geniş güvenlik önlemleri aldı.




Sezer, Nazarbayev'le görüştü

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, dün Ankara'ya bir günlük çalışma ziyareti gerçekleştiren Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'i kabul ederek bir süre görüştü.

Basına kapalı geçen görüşme öncesinde herhangi bir açıklama yapılmadı.

Ankara (Zaman)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.