3 çocuğunu satışa çıkardı
Ayaklarında eğilme oldu. Eşi kan kanseri. 8 aydır işsiz. Kirada oturduğu evden atıldı. Ortada kalınca 6 çocuğundan 3'ünü 10'ar milyara satışa çıkardı.
Sivas'ın Suşehri ilçesi Cumhuriyet Mahallesi'nde oturan Alattin Yılmaz (29), önce ekonomik krize sonra da yakalandığı amansız hastalığa yenik düştü. Yılmaz, kirayı ödeyemediği için oturduğu evden de dışarı atılınca çareyi 6 çocuğundan 3'ünü satmakta buldu.
Krizle birlikte çalıştığı inşaat şirketinden çıkarılan 6 çocuk babası Alattin Yılmaz, 8 aydan beri işsiz olduğunu ve hastalığı nedeniyle de hiçbir işe kabul edilmediğini söyledi. Yılmaz, "Eşim Aysel 3 yıldır kan kanseriyle boğuşuyor. Kendi ayaklarımda ise eğrilmeler var ve sürekli sancı çekiyorum. Önceleri inşaat şirketinden aldığım para ile geçiniyorduk. Ancak ekonomik krizle birlikte işten atılınca eşim ve kendim için gerekli tedavi parasını bulamaz oldum. Çocuklarımın karnını doyuracak bir param bile yok." dedi.
Tanesi 10 milyar lira
8 aydır komşularının yardımı ve devletten aldığı 50 milyon lira ile geçinmeye çalıştığını dile getiren Yılmaz, "6 aydır kapı kapı dolaşarak yetkililerden yardım istedim; ancak hiç kimse bana aldırış etmedi. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Eşim ve kendimin tedavisini sağlamak ve çocuklarımın daha iyi bir gelecek kazanması için 6 çocuğumdan Sergen (3), Yasemin (8) ve Soner (6)'i tanesi 10 milyardan satılığa çıkardım." diye konuştu.
20 milyonluk kirayı ödeyemediği için kaldıkları evden atılan Yılmaz ailesi, şu anda harabe bir evde yaşıyor. Ailenin 6 çocuğundan 3'ü okuyor. Aile bireyleri, tuvalet ve banyo ihtiyaçlarını mutfakta gideriyor.
(Faruk Kara / Mehmet Kuru)
Çingene sözcüğüne yeni tanım
Milli Eğitim Bakanlığı, Çingene tanımındaki ''esmer, cimri, eli sıkı, arsız, yüzsüz, çığırtkan' gibi ifadeleri iptal etti. 1995'ten sonra basılan sözlüklerdeki bu ifadeler değiştirilecek.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı Türkçe Sözlük'te yer alan 'Çingene' kelimesinin anlamı yeniden düzenlendi. Sözlükten bazı olumsuz tanımlamalar çıkarıldı.
Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, konuyla ilgili bir genelge yayımlayarak, bu konudaki ulusal düzenlemelere dikkat çekti. Bostancıoğlu, bu doğrultuda MEB Yayınları'ndan çıkarılan 'Örnekleriyle Türkçe Sözlük' adlı eserin 1. cildinin 544. sayfasındaki 'Çingene' kelimesinin, Talim ve Terbiye Kurulu'nda görüşüldüğünü ve şu kararların alındığını bildirdi:
nÇingene sözcüğünün birinci anlamının, 'İlk yurtları Hindistan'ın kuzey kesimi olan, bugün başta Avrupa olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde yerleşik veya göç ederek yaşayan, yaşadıkları ülkenin anadilini ve Çingene (Roman) dilini konuşan topluluk.' şeklinde yeniden düzenlenmesi,
nAynı sözcüğün ikinci anlamı olarak belirtilen 'esmer', üçüncü anlamı olarak belirtilen 'cimri, eli sıkı' ve dördüncü anlamında yer alan 'arsız, yüzsüz, çığırtkan' tanımlamalarının çıkarılması,
nAynı sayfadaki 'Çingene' sözcüğünün ikinci anlamını pekiştirmek amacıyla verilen Hüseyin Rahmi Gürpınar'a ait örnek cümle ile 'Çingenelik' sözcüğünün birinci, ikinci ve üçüncü anlamlarının çıkarılması.
Bostancıoğlu, bu kararlar doğrultusunda, okul, kütüphane ve benzeri kurumlarda bulunan Örnekleriyle Türkçe Sözlük'ün 1995 ve sonraki baskılarında yer alan ilgili madde ve bentlerde gerekli düzeltmenin yapılması talimatını verdi.
Öte yandan, bir süre önce, Kültür Bakanlığı'nca yayınlanan Doç. Dr. Ali Rafet Özkan'ın "Türkiye Çingeneleri" isimli kitabıyla ilgili olarak, "Çingeneleri küçültücü, aşağılayıcı çok sayıda önyargılı ifadenin bulunduğu" gerekçesiyle Kültür Bakanlığı'na şikayette bulunulmuştu.
İlahiyat'tan örtü yasağına tavır
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başörtülü öğrenciler derslere alınmazken, fakülte hocalarının çıkardığı 'İslamiyat' dergisinin son sayısı 'örtünme' konusuna ayrıldı.
Fakülteden bağımsız olarak fakülte öğretim elemanları tarafından 3 ayda bir çıkarılan dergide, başörtüsü ağırlıklı 9 değişik akademik yazı yer aldı. Dergideki 'Yayıncının Notu' bölümünde, "Başörtüsü konusunda fiili durumlarla bu ülkede nasıl bir hukuk(suzluk) yaratıldığına herkesle birlikte biz de şahit olduk." denildi. Başörtüsünü şeriat özleminin simgesi olarak görmenin öküz altında buzağı aramaktan ibaret olduğu vurgulandı. Mehmet Said Hatiboğlu imzalı yazıda ise, türbanın erkek başlığı olduğu kaydedildi. Hatiboğlu'nun yazısında, "Günümüz Türkiye'sinde imamların giydigi sarıklar bir nevi türbandır. Halen pek çok İslam ülkesinde türbanla dolaşan erkekler sayıma gelmeyecek ölçüdedir." dendi. Doç. Dr. Mehmet Görmez de, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet'ten önce pek çok medeniyet tarafından kullanılan başörtüsü geleneğinin, üç İlahi din tarafından farklı anlamlar atfedilerek sürdürüldüğünü belirtti.
İbrahim Asalıoğlu / ANKARA (Zaman)
Veliler, MHP’de muhatap bulamadı
Hacıbayram İmam Hatip Lisesi'nde okuyan örtülü öğrenciler ile velileri, sıkıntılarını anlatmak için dün MHP Genel Merkezi'ne geldiler.
Veliler, "Şu an hiçbir yetkili yok" denilerek geri çevrildi. Grup adına bir açıklama yapan öğrenci velisi Abdullah Çiftçi, MHP'den daha önce de telefonla randevu istediklerini, randevu alamayınca bizzat gelmeyi kararlaştırdıklarını belirterek, "Seçim öncesinde başörtüsü sorununu Meclis'te halledeceklerini söyleyen MHP'li yöneticilere derdimizi anlatmaya geldik. Fakat görüşebileceğimiz hiçbir yetkili olmadığı belirtildi." dedi. Çiftçi, başörtüsü yasağı sebebiyle çocuklarının mağdur olduğunu ve birçok öğrencinin okul ile ilişiğinin kesildiğini vurguladı.
Ziya Yıldırım / Orhan Sarar / ANKARA (cha)
Petrol kaçakçılık lideri
Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, bu yılın 9 aylık bölümünde 363 olayda yaklaşık 108 trilyon lira değerinde kaçak eşya ve uyuşturucu ele geçirdi.
1 Ocak 2001 ile 2 Ekim 2001 tarihleri arasında, 34,9 trilyon liralık uyuşturucu madde ele geçirilirken, aynı dönemde, 45,1 trilyon liralık kaçak akaryakıta el konuldu. Bu dönemde 16,7 trilyon liralık çeşitli motorlu araç, 77,2 milyar liralık silah ve mühimmat, 4 trilyon liralık alkollü içki, sigara ve çay, 373,7 milyar lira değerinde gıda maddesi, 560 milyar lira değerinde döviz, 1,2 trilyon liralık elektronik eşya, 1,1 trilyon lira değerinde tıbbi malzeme, 18,3 milyar liralık değerli maden, 3,8 milyar liralık da ziraî malzeme ele geçirildi.
OHAL'de 500 trilyonluk zehir yakalandı
Olağanüstü Hal Bölgesi (OHAL) kapsamındaki illerde bu yıl 9 ayda düzenlenen operasyonlar ve arazi arama–taramalarında 521 kilo 686 gram eroin, 467 kilo 374 gram bazmorfin, 531 kilo 247 gram esrar ve 111 ton esrarın üretilebileceği 7 milyon 949 bin 361 kök dişi hintkeneviri ele geçirildi.
Hintkenevirleri bulundukları yerlerde yakılarak imha edilirken, ele geçirilen uyuşturucuların yurtdışı piyasa değerinin 500 trilyon lirayı bulduğu bildirildi.
Düzenlenen operasyonlarla terör örgütüne 500 trilyon liranın aktarılmasının önlendiğini belirten yetkililer, operasyonların aralıksız sürdürüldüğünü söylediler.
Ercan Vuralhan'a gıyabi tutuklama
Milli Savunma eski bakanlarından Ercan Vuralhan hakkında Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ''dolandırıcılık yapmak'' suçundan açılan davanın dünkü duruşmasında gıyabi tutuklama kararı çıktı. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasına Vuralhan ve avukatları katılmazken, davacı tarafın avukatı hazır bulundu.
Balıkesir-Manyas konutlarının yapımı için üyelerden alınan toplam 1 trilyon 400 milyar liralık çeki piyasada kırdırarak harcayan ve ardından konutları yapmadan ortadan kaybolan Vuralhan'ın peşine düşen davacılar, ödedikleri paranın bir kısmını tahsil edebildiler. Diğer kısmını alamayan davacılar, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açtılar. Yapılan tüm çağrılara cevap vermeyen ve adresinde bulunamayan Vuralhan'ın ifadesinin alınabilmesi amacıyla, mahkeme, eski bakan hakkında gıyabi tutuklama kararı vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Güngör ERGÜN / ANKARA (cha)
Başbakanlık'a kuru sıkılı ziyaret
Başbakanlık'a gelen bir kişinin çantasında kalem tipi iki kuru sıkı tabanca ele geçirildi. Dün akşam saatlerinde devlet bakanlarından birinin danışmanını ziyarete gelen Cem Ü. adlı kişinin çantasında arama yapan Başbakanlık Koruma Müdürlüğü'ne bağlı görevliler, çantada iki tane kuru sıkı kalem tabanca buldular.
Tabancalara el koyan polisler, Cem Ü.'yü kısa süreli bir sorgudan geçirdiler. Cem Ü. ifadesinde, Konya'da fabrikası bulunduğunu, Ankara'ya bir ihale dolayısıyla geldiğini belirterek, kuru sıkı tabancaların suç olduğunu bilmediğini kaydetti. Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edilen Cem Ü. hakkında, 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Patlayıcılarla İlgili Kanun'a muhalefetten işlem yapılacağı kaydedildi. ANKARA (cha)
Savaş haccı etkilemez
Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, Arabistan dışında yaşanacak bir savaştan dolayı haccın iptal edilmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.
Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz'ın "Savaş çıkarsa hac iptal edilebilir. Çünkü insan hayatı her şeyden önemlidir." şeklindeki beyanatı hac kayıtlarını bıçak gibi kesti. Hacı adaylarının büyük bir kısmı hac kaydı için son gün olan 10 Ekim'i bekliyor. Bu durum Suudi Arabistan ön anlaşmalarını tamamlamış birçok hac acentesini de zor durumda bıraktı.
M. Nuri Yılmaz, gazetemize yaptığı açıklamada, söz konusu beyanatıyla, Suudi Arabistan sınırları içerisinde olacak bir savaşı kastettiğini söyledi. S. Arabistan dışında yaşanacak bir savaştan dolayı haccın iptal edilmesinin söz konusu olmadığını belirten Yılmaz, "Geçmişe bakarsak ne İran-Irak Savaşı'nda ne de Körfez Savaşı'nda hac iptal edilmiştir. Hatta halkımız İran-Irak Savaşı devam ederken bile karayoluyla haccını yapıp geri dönmüştür." dedi. Afganistan'da çıkabilecek bir savaşın ancak o ülkenin insanlarını etkileyeceğini kaydeden Yılmaz, Afganistan'a sınır olan Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan'dan insanların karayolu ile hacca hazırlandıklarına dikkati çekti. Yılmaz, her yıl olduğu gibi bu yıl da haccın en güzel şekilde ifa edileceğini söyledi ve hacı adaylarını hiçbir endişe duymadan işlemlerini yaptırmaya çağırdı.
Dün ayrıca bir basın toplantısı düzenleyen Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, 2002'de hacca gitmek için kesin kayıt yaptırmaya hak kazanan 65 bin kişiden, sadece 10 bininin kesin kayıt yaptırdığını açıkladı. Yılmaz, kesin kayıt yaptırmaya hak kazanan adayların 10 Ekim'e kadar işlemlerini tamamlamaları gerektiğini, aksi takdirde haklarını kaybedeceklerini, bu durumda 15 Ekim Pazartesi gününden itibaren, yedek hacı adaylarının kayıtlarına başlanacağını hatırlattı. Yılmaz, kayıt yaptıracak hacı adayları için ek süre tanınmayacağını belirterek, "Hayatında bir defa kutsal toprakları ziyaret etmek için maddi, manevi olarak kendisini hazırlamış vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için kayıtlarını zamanında yaptırmalarını tavsiye ediyorum." dedi. Yılmaz, bir soru üzerine, Türkiye'de yaşanan ekonomik krizin haccı etkilemediğini kaydederek, "Etkilemiş olsaydı, 114 bin 500 kişi önkayıt yaptırmazdı." diye konuştu.
Acenteler dertli
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, hacıları etkileyecek bir durumun söz konusu olmadığını ve organizasyonun normal seyrinde devam ettiğini söyledi. Eman Tur'dan Turgut Şimşek ise, hacı adaylarının savaş ihtimalinden tedirgin olduğunu ve kayıt için 10 Ekim'i beklediklerini belirtirken, Tempora Tur'dan Sungur Emre de sadece 32 kişiye kayıt yaptırabildiklerini açıkladı. Diana Tur'dan Sahil Okullu ise adayların kayıt yaptırdığını; ama paralarını ödemediklerini ifade etti. Okullu, "Artık kayıttan ziyade insanları bilgilendirmeye başladık. Herkes iptal olma olasılığında parasının ne olacağını soruyor. Zaten yeterince güvence var. Geçen sene bu dönemde, bin 200 kişinin kaydını yapmıştık. Şimdi bu rakam 800'e düştü." dedi.
Pınar Selek'e itirafçı şoku
İstanbul'da Mısır Çarşısı'nda 7 kişinin ölümü, 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan Temmuz 1998'deki patlama ile ilgili olarak devam eden ve aralarında Pınar Selek'in de bulunduğu 15 sanıklı davada ilginç bir gelişme yaşandı. Davanın dünkü duruşmasında Alaattin Öget ve eşi Kadriye Fikret Sevgi 'itirafçı' olmak istediklerini açıklayarak, Mısır Çarşısı'na bomba konulduğunu söylediler.
Duruşmaya, tutuklu sanıklar Maşallah Yağan, İsa Kaya, Abdülmecit Öztürk, Seval Öztürk, Alaattin Öget ve Kadriye Kübra Sevgi ile tutuksuz yargılanan Ercan Alır ve Pınar Selek katıldı. Diğer 7 sanık ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada söz alan Alaattin Öget, terör örgütü PKK'ya inanarak katıldığını; ancak örgüt içinde kendilerine yapılan davranışlardan dolayı eşi ile 'itirafçı' olmayı seçtiğini söyledi. "Her zaman devletin yanında olacağım." diyen Öget, Pınar Selek ile 1998'de 'Cüneyt' kod adlı Delibaş Arat'ın aracılığıyla tanıştığını kaydetti.
Avukatlar itiraz etti
Öget, PKK adına Fransa'dan geldiğini söyleyen Pınar Selek ile tanışmasının, örgütsel anlamda olduğunu ifade etti. 'Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın tüpten kaynaklanmadığını, olayın örgütün bir bombalama eylemi olduğunu' öne süren Alaattin Öget, bu konuya ilişkin açıklamaları bir sonraki celsede yapmak istediğini bildirdi. Öget, can güvenliği açısından diğer sanıklarla aynı gün yargılanmak istemediğini, örgüt ve olaylarla ilgili daha detaylı olarak bir sonraki celsede yazılı ve sözlü olarak itiraflarda bulunacağını söyledi. Sanık avukatları ise itirafçı olmak isteyen Alaattin Öget ve Kadriye Fikret Sevgi'nin davranışlarının tutarsız olduğunu ifade ederek, iddiaların asılsız olduğunu kaydettiler. Öget'in ruh sağlığı ile ilgili problemleri olduğunu savunan sanık avukatları, bunun da bulunduğu cezaevi tarafından belgelendiğini öne sürdüler. Erkan Acar / İSTANBUL (Zaman)
Kızdığı şahsı, Garih zanlısı diye ihbar etti
İşadamı Üzeyir Garih'in öldürülmesi olayına ilişkin soruşturmayı tamamlayarak katil zanlısı Yener Yermez hakkında bir kez idam ve 20 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası istemiyle dava açan Eyüp Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz, cinayete ilişkin 25 civarında ihbar mektubu aldı. İhbar mektuplarının ciddiyetleri, savcılık tarafından araştırılıyor.
Savcılığa gelen 25 civarında mektuptan bazılarının aynı kişiler tarafından yazıldığı görülürken, mektupları gönderenler arasında Eyüp Mezarlığı'nda bulduğu bir saç tokasını 'önemli delil' sayarak, "Üzerindeki parmak izleri araştırılsın." diyen bir kişi de bulunuyor.
Akıl veren de var
İhbarlar titizlikle değerlendirilirken, suç aleti bıçakta dahi parmak izi bulunamamasına rağmen saç tokasında parmak izi olup olmadığı inceleniyor. Savcılığa mektup gönderenler arasında, husumetli oldukları kişileri 'zanlı Yener Yermez'in suç ortağı' olarak ihbar edenler de bulunuyor. Bazı mektuplarda 'cinayetin örgüt işi olduğu' görüşünün savunulduğu ve ihbarı yapanların, kendi hasımları ile Yener Yermez'in işbirliği içinde olduğunu anlattıkları görülüyor. İhbarcılar arasında, "Yener Yermez'i saklayan kişiyi biliyorum." diye yazarak, zor duruma sokmak için aralarında sorun olan kişilerin isim ve adresini verenler de yer alıyor. Böyle bir mektuba ilişkin yapılan araştırmada, ihbarı yapan kadının akli dengesinin yerinde olmadığı anlaşıldı.
Varyag incelenecek
Çin'in Ukrayna'dan aldığı ve eğlence gemisi yapacağını açıklayarak boğazlardan geçirmek istediği Varyag üzerinde Türk uzmanlardan oluşan bir heyet, bugün ya da yarın yeniden incelemelerde bulunacak. Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'in başkanlığında, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay, Denizcilik Müsteşarlığı yetkilileri ile Varyag ile ilgili görüşmelerde bulunan Çin heyetinden temsilcilerin katıldığı toplantı yapıldı.
1 saat süren dünkü toplantıda, Çin'in 5-15 Ekim tarihleri arasında boğazlardan geçirmek istediği Varyag ile ilgili gelişmeler ele alındı. Toplantıda, Çin heyeti, Varyag için Türkiye'nin taleplerinin yerine getirildiğini bildirdi. Bunun üzerine, Türk uzmanlardan oluşan teknik heyetin, bugün ya da yarın Varyag üzerinde inceleme yapmasına karar verildi. Heyet, Varyag üzerinde Türkiye'nin teknik taleplerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit edecek.
Yolsuzluk Komisyonu üyesi de yolsuzluktan içeride
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda kurulan 'Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu' üyesinin de yolsuzluktan gözaltına alındığı ortaya çıktı. Başbakanlık tarafından hazırlanan 'devlet idaresinde yolsuzluğun önlenmesine yönelik genelge' gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, bünyesinde 'Yolsuzlukla Mücadele ve Yönetsel İyileştirmeler Komisyonu'nu kurdu.
Vurgun operasyonundan iki hafta önce kurulan komisyonun amacı, 'yolsuzlukların önlenmesi, kamu hizmetlerinin ve personelinin nitelik ve nicelik yönünden toplum ihtiyacına cevap verir bir yapıya kavuşturulması' olarak belirlendi. 8 üyeden oluşan komisyonda A. Namık Ergün, Kadriye Yılmaz, Adem Önder, Mehmet Ali Erkılıç, Fazlı Akçay, Ayşegül Başkan, Ülkü Ablan ve Faruk Kura yer alıyordu. Komisyon üyesi olan Mehmet Ali Erkılıç'ın 'Vurgun operasyonu'nda gözaltına alındığı ortaya çıktı. Erkılıç halen cezaevinde bulunuyor. Ahmet Bıyık / ANKARA (Zaman)
Bilgin ve Garipoğlu Bank Kapital'den serbest
İşadamları Dinç Bilgin ve Hayyam Garipoğlu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Bank Kapital soruştur-ması kapsamında 'Back to Back' kredileri konusunda İstanbul DGM savcıları Turan Çolakkadı ve Nazmi Okumuş'a sanık olarak ifade verdiler.
Bilgin ve Garipoğlu, sorgu-lamadan sonra, bu suçtan dolayı mahkemeye sevklerine gerek görülmeyerek, soruşturma kapsamında serbest bırakıldı; ancak, devam eden Etibank davasından tutuklu bulundukları için tekrar Kartal Özel Tip Cezaevi'ne gönderildiler. Bilgin ve Garipoğlu, mahkemeye geliş ve gidişlerinde birbirlerine kelepçelendiler.
Erkan Acar / İSTANBUL
Belene tazminatı bilmecesi
Balkan dernekleri, Bulgaristan'ın, Belene Kampı mağdurlarına ödeyeceği tazminatla ilgili çelişkili açıklamalar yaptı. Bursa'daki Balkan Göçmenleri Derneği Başkanı Turhan Gençoğlu, "Bulgaristan hükümeti uzun süredir sürdürdüğü çalışmaları tamamladı. Belene'de yatan veya yakınlarını kaybeden vatandaşlarımıza tazminat ödeyecek." derken, İstanbul'da bulunan ve Belene mağdurlarının kurduğu Balkanlılar Derneği Başkanı Gültekin Karaman bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Başkan Karaman, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Bulgar makamları, AB'nin sıkıştırması sonucu Belene Kampı'yla ilgili araştırma yapıyor. Geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili olarak Bulgaristan'a ifade vermek üzere 3 arkadaşımız gitti. Sorgulamayı yapan askeri savcı bu arkadaşlarımıza, mağdurlara 20 bin mark tazminat verilmesinin düşünüldüğünü söylemiş. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açtığımız davadan vazgeçilmesini de istemiş. Onlar da bu duyumlarını bu haberin kaynağı olan milletvekilimiz Bülent Akarcalı'yı ziyaret ederek aktarmışlar. Ancak daha sonra bu savcıya ulaşan arkadaşlarımız ve gazeteciler tazminat verileceğini doğrulatamamışlar."
Kendisi de Belene Kampı'nda 3,5 yıl işkence gören Başkan Gültekin Karaman, 1 Nisan 1997' de Bulgaristan yargıtay başsavcısına, 18 Eylül 1997' de askeri yüksek başsavcısına müracaat ettiklerini ve bir sonuç alamadıklarını vurguladı. Ocak 98'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Belene'de Türklere işkence yapıldığını kanıtlayan bin sayfalık dosya sunduklarını anlatan Başkan Karaman, davanın Salzburg'da devam ettiğini bildirdi.
Bulgaristan'da Todor Jivkov'un devlet bakanlığı döneminde, Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarına karşı zorla isim değiştirme uygulamalarıyla başlatılan asimilasyon politikası uygulanmış, buna direnen çok sayıda Türk, Belene Toplama Kampı'na konulmuştu. Ayrıca, asimilasyon politikası nedeniyle zorla göçe tabi tutulan 300 binin üzerinde soydaş da Türkiye'ye gelmişti.
THY'den online bilet satışı
Türk Hava Yolları, Türkiye İş Bankası'nın sunduğu elektronik ticaret aracılığıyla "online bilet" uygulamasına başladı.
THY bileti satın almak isteyenler, bundan böyle bilgisayarların tuşlarını kullanarak THY'nin internet adresinden www.thy.com.tr bilet siparişi verebilecek, ödemeleri de yine internet üzerinden herhangi bir bankanın Visa veya Mastercard kredi kartlarını kullanarak yapabilecekler. Hemen hemen bütün dünya uçak şirketlerinin uygulamaya koyduğu online bilet satış projesi için yaklaşık 2 yıldır uğraşan THY, nihayet bu projesini geç de olsa hayata geçirdiğini İş Kuleleri'nde düzenlenen basın toplantısı ile duyurdu. Zeliş Yıldıral / İSTANBUL(cha)
Pakistan savunma sanayii altın devrinde
Bu yıl beşincisi düzenlenen "İDEF 2001 Uluslararası Savunma Sanayii, Havacılık ve Denizcilik Fuarı"na Pakistanlı şirketler büyük ilgi gösterdiler. Fuara oldukça geniş bir yer kiralayarak katılan Pakistanlı firmaların yetkilileri, ülkelerinin ABD'de yaşanan terör dalgası sonrasında öneminin arttığını söyleyerek, savunma sanayiinin önündeki engellerin bir bir kaldırıldığını açıkladılar.
Pakistan'ın savunma sanayiinin en önemli üretici firmalarından "Pakistan Ordnance Factories(POF)"un ihracat sorumlusu Khawar Nawaz, Pakistan savunma sanayiini güzel günlerin beklediğini anlatarak, bu yılki fuara kendilerinden başka, iki silah firmasının daha katıldığını belirtti. Nawaz, şu anda 30 ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti. Şirket olarak 50 yıllık bir geçmişe sahip olduklarını dile getiren Nawaz, ABD'de meydana gelen saldırıdan sonra Pakistan'ın öneminin daha iyi görüldüğünü bildirerek, bu durumun ülkelerine birçok avantaj sağladığına dikkat çekti. Nawaz şöyle devam etti: "ABD, Pakistan'a uyguladığı birtakım ambargoları kaldırdı. Dolayısıyla Pakistan'ın, terörizme karşı, barış isteyen bir ülke olduğu anlaşıldı. ABD özellikle savunma sanayiinde alım ve satım konusunda Pakistan'a pek izin vermiyordu. İthalat ve ihracatta sınırlamalar vardı. Bütün bunlar kaldırıldı. Şu anda Pakistan'ın herhangi bir Avrupa ülkesinden farkı bulunmuyor."
IDEF 2001'e tank toplarını, optik ürünlerini, bireysel silah ürünlerini getirdiklerini söyleyen Nawaz, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu ile de bir anlaşma yapacaklarını belirtti. 125 mm APFSDS/HE yapısı tank topunun satışı konusunda MKEK ile görüşmeler yaptıklarını anlatan Nawaz, Türk-Pakistan savunma ilişkileri konusunda şunları kaydetti: "Fuar sırasında gözlemledik ki Türkiye'de bu sektörde çok büyük yatırımlar yapılabilir. Pakistan ve Türkiye daha büyük birlikteliklere gidebilirler. Bunun doğrultusunda MKEK, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Lojistik Komutanlığı ile görüşmeler yapıyoruz. Birlikte yürütülebilecek projeler için fırsatları değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin kuvvetlendirilmesi gerektiği inancındayız."
Beyaz Saray tarihî stratejisini değiştirdi
ABD'nin muhtemel bir müdahale öncesinde geleneksel saldırı stratejisini değiştirdiği, bölge halkını ve yerel güçleri yanına alarak harekete geçmeyi planladığı ileri sürüldü.
Beyaz Saray'ın izlediği politikayı analiz eden Doç. Dr. Emin Gürses ve Doç. Dr. Turgut Tarhanlı, ABD'nin 2. Dünya Savaşı, Vietnam ve Guatemala'da izlediği operasyon tekniklerini terk ederek, Afganistan'da halk desteğini yanına alarak, medeniyetler arasında bir çatışma izlenimi vermekten kaçındığını vurguladılar.
Doç. Dr. Emin Gürses, ABD'nin operasyonu 'yeni bir konseptle mutlaka yapacağını' savundu. Gürses şöyle devam etti: "Bir uçak gemisin Güney Asya'ya doğru yol aldığı söyleniyor. ABD bu operasyonlara ara vermeyecek. Hedefleri henüz belirlemediler. Eylemi gerçekleştirenlere destek veren devletleri bulmaya çalışıyorlar. Bu devletleri bulana kadar kontrol edilebilir gerginliği sürdürecekler. Ama bunu aşırı yapmayacaklar. Yoksa özellikle Avrupalı devletler nezdinde kredibilitesi sarsılır." Emin Gürses, ABD'nin, Raşit Dostum kanalıyla Afganistan'a tonlarca buğday göndererek, halkın desteğini almaya çalıştığını kaydetti.
Doç. Dr. Turgut Tarhanlı da, ABD'-nin, Afgan halkına yönelik bir saldırının olmayacağı konusunda, kamuoyu oluşturmaya çalıştığını ifade etti. Tarhanlı, şunları ifade etti: ''ABD, bu hareketin topkeyün bir hareket olmadığını, Afgan halkıyla bir sorun olmadığına dair devletleri ikna etmeye çalışıyor. Başlangıçtaki şiddet ifadeleri azalmış gözüküyor. ABD gerginliğin topyekün dünya ölçeğinde bir gerginlik olmasından kaçınıyor. Bu yüzden daha ölçülü davranmaya başladı. Çünkü başlangıçta olduğu gibi aşırı şiddet ifadeleri medeniyetler arasında bile kötü sonuçlar doğurabilir.'' Birol Aydın / Gürhan Savgı
İSTANBUL (Zaman)
Bağ-Kur'un paralarını pavyonda harcamışlar
Ankara Bağ-Kur İl Müdürlüğü'nde 2 yıldır yolsuzluk yaptıkları ortaya çıkarılan şebeke elemanlarının zimmetine geçirdikleri paraları Ankara'nın değişik yerlerindeki pavyonlarda harcadıkları bildirildi. Şebeke elemanlarının sürekli gittikleri pavyonlarda günde 200 milyon liraya yakın harcama yaptıkları belirlendi. Operasyon çerçevesinde dün aracı olarak çalışan Neşet K. ve Üzeyir K. yakalanarak gözaltına alındı.
4 milyon emeklinin maaşını ödeyemeyen, ek ödenek başvurusu da ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'ten dönen Bağ-Kur'un denetimsizlik yüzünden batma noktasına geldiği öne sürüldü. Geçtiğimiz gün Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nce ortaya çıkarılan Bağ-Kur yolsuzluğunun en büyük sebebinin denetimsizlik olduğu belirtildi. Şebekenin özellikle mayıs ayında çıkan Bağ-Kur prim affından yararlandığını vurgulayan üst düzey bir kaynak, "Hiçbir türlü denetim yok. Zanlılar hafta sonu ya da gece yarısı tüm boş zamanlarında Bağ-Kur'a gelip prim affından yararlanmak isteyen özellikle minibüsçü ve mobilyacı esnafının hayali prim girişini yapmışlar." dedi.
Bu arada hayali prim borcu ödenen kişilerin milyarları bulan ameliyat masrafları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın trilyonlarca lira zarara uğratılmış olabileceği üzerinde duruluyor. Kaynaklar, hayali prim yatırarak yüzlerce kişiyi emekli eden, sigortalı olmayan kişilere sağlık karnesi çıkaran; bazı kişilerin yatırdığı primleri de zimmetine geçiren şebekenin, devlete verdiği zararın müfettişlerin incelemesi sonrasında belirleneceğini belirtiyorlar.
Sedat Güneç / ANKARA (Zaman)
Halk savaş istemiyor
ANAR'ın, ABD'nin Afganistan'a yönelik gerçekleştirmeyi düşündüğü operasyonla ilgili yaptığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Samsun, Diyarbakır ve Erzurum'da toplam 1240 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda, Türk halkının yüzde 86,1'i Amerika'nın Afganistan'ı vurması durumunda Türkiye'nin asker vermesine karşı çıkıyor.
Halkın yüzde 80'ine göre eylül ayının en önemli olayı 11 Eylül'de ABD'de gerçekleşen terörist saldırılar. Halkın yüzde 77,6'sı saldırıyı olumsuz karşılarken, yüzde 13,4'ü olumlu karşılıyor. Halkın yüzde 20,7'si saldırının arkasında ABD içi güçleri, yüzde 13,3'ü de Usame bin Ladin'i görüyor. Ankete katılanların yüzde 50,6'sı ABD'deki terör saldırısının bireysel özgürlükleri daraltıcı bir etki yapacağını düşünüyor. Anketten çıkan ilginç bir sonuç ise terörizme en çok ABD'nin (yüzde 25,1), ardından ise Irak'ın (yüzde 11,8) destek verdiği.
Vatandaşların yüzde 66,7'si Amerika'nın Afganistan'a karşı yapacağı askeri harekatı yanlış bulurken, yüzde 45,6'sı olayların başlamasından bu yana, Amerika'nın isteklerine karşı Taliban yönetiminin tutumunu yanlış karşılıyor. Ankete katılanların yüzde 63,9'u Afganistan'a yapacağı askeri harekatta, hükümetin Amerika'ya tam destek vermesini yanlış buluyor. Halkın yüzde 64,5'i de Türkiye'nin Amerika'ya üslerini kullandırmasını yanlış karşılıyor. ANKARA (cha)
Compex Bilgisayar Fuarı açıldı
Compex 2001 26. Uluslararası Bilgisayar Fuarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın da katıldığı bir törenle Harbiye Lütfi Kırdar Rumeli Merkezi'nde ziyarete açıldı. 7 Ekim'e kadar açık kalacak olan fuarda, yeni ofis uygulamalarından iletişime, bankacılıktan alışverişe, eğitimden eğlenceye kadar geniş bir yelpazede dijital teknolojinin gelişen trendi sergileniyor. Fuara, 600'ü aşkın güçlü firma ve marka katılıyor. Compex 2001'de düzenlenecek panel ve seminerlerde, yeni teknolojik gelişmelerin sunduğu iş potansiyelleri, eticaret modelleri ve dijital çağın sunduğu imkanlar tartışılıyor.
Fuarda bedensel engelliler de unutulmadı. Engelliler, rampalı giriş ve yollardan geçebilecekler, özel eğitim almış hosteslerden yardım isteyebilecekler ve katlar arasında kendilerine ayrılmış asansörlerden yararlanabilecekler. Geçen yıl 160 bin kişinin ziyaret ettiği Compex Bilgisayar Fuarı'nı, bu yıl daha çok kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Bakan Yaşar Okuyan, "Bu fuarla birlikte dünyada bilişim teknolojilerinin geldiği noktayı göreceğiz ve bunları öğrenme imkanı elde etmiş olacağız." dedi.
Zeliş Yıldıral / İSTANBUL(Zaman)
Yeni YÖK üyeleri değişiklik istedi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Yüksek Öğretim Kurulu'na (YÖK) atadığı Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Prof. Dr. Aysel Çelikel, Prof. Dr. Alparslan Işıklı ve Prof. Dr. Türkan Saylan, YÖK Genel Kurulu'nun çalışma sisteminde bazı değişiklikler öngören önerilerde bulundular. Üyeler tarafından genel kurula sunulan öneriler özetle şöyle:
Genel kurul kararları önceden imzalanma yerine, aynı gün yazılarak üyelerce okunduktan sonra imzalanmalı,
Genel kurul toplantılarında zabıt tutulmalı,
YÖK üyelerinin iki toplantı arasında yazıyla başvuracakları konular gündeme alınmalı,
Üniversitelerin bugünkü ve YÖK ile bağlantılı durum ve sorunları uygun bir tarihte kenel kurulda görüşülmeli,
Genel kurul gündeminde yer alan "Sunuş" ve "Diğer Konular" maddelerine açıklık getirilmeli,
Daha önce yürütme kuruluna verilen yetkiler yeni üyelere bildirilmeli, yetkiler iş bölümü yapılarak değerlendirilmeli,
Yürütme kurulunda olmayan üyelerin ayda bir kez toplantıya ve hazır bir gündeme katılmaları yerine, birkaç gün Ankara'da (Ankara dışından gelenler için) kalarak etkin görev almaları sağlanmalı,
Toplantı sırasında, bir sonraki toplantı günü belirlenmeli.
Prof. Dr. Şenatalar, önerilerinden bir kısmının henüz toplantıda ele alınmadığını kaydetti. Prof. Dr. Şenatalar, şunları söyledi: "Daha sık toplanalım, konuları daha uzun, daha ayrıntılı tartışalım, daha sağlıklı kararlar alalım istiyoruz. Toplantılarda daha geniş görüşmeler, daha uzun vadeli çalışmalar yapılmalı." dedi.
Cordan yine üye atandı
Bu arada Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerine Prof. Dr. Aybar Ertepınar ile Bener Cordan'ın atanmasına ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararlara göre, görev süresi sona eren Prof. Dr. Orhan Güvenen'in yerine ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aybar Ertepınar'ın, açık bulunan YÖK üyeliğine de Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Bener Cordan'ın, Bakanlar Kurulu'nca yapılan seçimleri, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylandı. Prof. Dr. Güvenen ile Bener Cordan'ın görev süreleri 2 Eylül 2001 tarihinde sona ermişti. Bener Cordan yeniden YÖK üyeliğine getirilmiş oldu.
Yurtdışı eğitim ve okul fuarına ilgi büyük
Pan Ajans tarafından düzenlenen Uluslararası Eğitim ve Okul Fuarı açıldı. Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda düzenlenen fuar 7 Ekim'e kadar ziyaret edilebilecek. Başta ABD olmak üzere, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya ve S. Arabistan'dan 19 okulun standının bulunduğu fuarda, yurtdışında dil okulu, üniversite, master gibi konularda bilgi veriliyor. Ayrıca öğrenciler vize, barınma gibi konularda da bilgi alabilecekler.
ompex 2001 Bilişim Fuar alanında düzenlenen Uluslararası Eğitim ve Okul Fuarı, 11.00- 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Yurtdışı eğitim danışmanlık şirketleri yetkilileri, ABD'deki saldırıdan dolayı bu ülkeye başvuruların azaldığını; ancak taleplerin devam ettiğini belirttiler.
Abdulhamit Yıldız / İSTANBUL (Zaman)
|