GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

04/10/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Dünyalılar

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

Deutsche

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



Etyen MAHÇUPYAN

Aptal Amerika kompleksi

ABD'deki terör olayının polisiye tarafı herkesi meşgul etmeye devam ediyor. Ancak öne sürülen tezler biraz da bizim nasıl bir psikolojik yapı içinde olduğumuzu sergiliyor. Örneğin Türkiye'de ABD şahinlerini aratmayan ve bu olayı İslam dünyasına had bildirme olarak yaşamak isteyen bir grup var. Medeniyetler çatışmasına karşı çıkar görünürken, Türkiye'de aynı çatışmayı körükleyen bu tür insanları bir yana bırakalım.

Ama muhafazakar çevrelerin de neredeyse onlar kadar sorunlu bir psikoloji içinde olduklarını görmekte yarar var. Çünkü bu terör olayının bizzat ABD tarafından yapılmış olmasına yönelik büyük bir istek gözlemleniyor. Olayın sorumlusu gerçekten de ABD içi birtakım güçler olabilir; ancak bizdeki garabet duruma mesafeli bir şekilde bakılamamasından ve hislerimizle mantığımızın iç içe geçmesinden kaynaklanıyor. Biz bu işin ABD tarafından yapılmış olmasını istiyoruz; çünkü psikolojik durumumuz böylesi bir tatmine muhtaç.

Bu tezi o kadar hayati buluyoruz ki, niçin yapmış olduklarına dair nedenler üretip durduğumuz gibi; bu kadar yüksek teknoloji ve istihbarat bilgisi içeren bir eylemin de ancak Amerikalılar tarafından yapılabileceğini söylüyoruz. Diğer bir deyişle suçu onlara yükleme adına kendimizi aşağılamaya bile razı geliyoruz. Açıktır ki bu ruh halinin altında belki kendimize bile itiraf edemediğimiz bir eziklik yatıyor. Belki de Osmanlı sonrasında bir dünya devleti olma niteliğini kaybetmeyi hazmedemediğimiz için, Amerikalıları kıskanıyoruz. Diğer taraftan ABD'nin uzay projelerinin, çevre duyarsızlığının, insan hayatını hiçe sayan siyasi manipülasyonlarının da bu tepkiye hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Ama anlamaya yönelik mantıksal bakışın bu denli hisle harmanlanmasını normal saymak zor gözüküyor.

Diğer taraftan ABD yönetiminin bizim arzuladığımızdan çok daha fazla, hatta bizi imrendirecek şekilde sağduyulu davranmasını da genellikle es geçmeyi yeğliyoruz. Oysa İslam ve Müslümanlara yönelik itidal politikası bir yana, atılacak her adımın küresel bir meşruiyet temeline oturması için azami gayret sarf ediliyor. Aynı tür eylem yapanların polis tarafından coplanıp tutuklandığı bir ülkede yaşayan insanlar olarak, ABD'yi kınama isteğimizi de bu durumda dizginlemek zorunda kalıyoruz.

Herhalde bu psikolojik sıkışma bizlerde ABD'yi aşağılamak ve böylece kendi aşağılanmamızı kolaylaştırma ihtiyacı yaratıyor. Aksi halde son dönemde ortaya çıkan 'ABD'nin aptal olduğu' varsayımını nasıl açıklamamız gerektiğini bilemiyorum. Dikkat edilirse siyasetçisi, bürokratı, yazarı dahil Türkiye'de herkes, herhalde ABD'nin aptalca ve cahilce davranacağından emin olduğu için, bıkmadan bu ülkeye tavsiyelerde bulunuyor. İsmail Cem "aman dikkatli olun aceleci davranmayın" demeyi düşünüyor; hemen herkes 'Afganistan'da kara savaşı olmaz ha' diye uyarıyor; 'Sivil halk zarar görürse siz kaybedersiniz' diyoruz. Sanki adamlar acaba bu Türkler ne diyor diye ağzımıza bakıyormuş gibi; ve dahası sanki adamlar bu basit çıkarsamaları yapacak akla sahip değillermiş gibi.

Batı kültürünü ve bakış biçimini tanıdığım kadarıyla diyebilirim ki bu davranış biçimimiz Batılılar için mizahi bir içerik taşıyacaktır. Bu nedenle onların herkesçe beğenilen sözleri de bana hakaret gibi geliyor. ABD Kongre heyetinin başkanı "Türkiye'nin terör konusundaki tecrübesi bizi derinden etkiledi." demiş. Meğerse ABD dış politikasında almamız gereken 'büyük rolü' bir türlü alamamışız. Bu bir 'adam tavlama' politikasından, ucuz bir dolduruştan başka birşey değildir. Ve açıktır ki asıl aşağılama budur. Ama adamlar ne yapsın? Biz bu tür sözlerden, sırtımızın sıvazlanmasından hoşlanıyoruz. Duyduğumuz aşağılık kompleksinin çaresini, iç dünyamızda aşağıladığımız Batılıların övgüsünde arıyoruz.


e.mahcupyan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

13/ 09/ 2001... Basketboldan Kıbrıs'a
16/ 09/ 2001... Bir dünyanın sonu
17/ 09/ 2001... Zihniyet tercihinin eşiğinde
20/ 09/ 2001... Sadık müttefik sömürgesi
23/ 09/ 2001... Denize düşenin hayali
24/ 09/ 2001... Ulusal devekuşu sendromu
27/ 09/ 2001... Az kalsın sürmanşet oluyordum
30/ 09/ 2001... Yoksa kandırıldım mı?
01/ 10/ 2001... Kuzey Irak'ta gerçek ne?


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.