GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

04/10/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Dünyalılar

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

KORKUNÇ OLAYIN FOTOĞRAFLARI

Saldırıyı kınayan
Fethullah Gülen:
Menfur sabotaj


Türkçe / English

Deutsche

ABD'de yakını olanlar için danışma hattı 
(0-312) 285 46 19
285 46 17

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



İdris GÜRSOY

Olayların İçinden

Türk öğretmenlerin ağzından Afganistan

Ajanslardan düşen fotoğraflar, Afgan halkının içinde bulunduğu içler acısı durumun ipuçlarını veriyor. Birleşmiş Milletler Örgütü insani yardım kuruluşları, gıda ambargosuna uğrayan Afgan halkının açlığın da pençesinde olduğunu, ülkede sadece 10 günlük gıda stoku kaldığını bildiriyorlar.

1 milyon Afganlı yollarda, ülkeyi terk ediyor. Taliban'ın, ''Türkiye'yi sevdiriyorlar'' diye kapattığı Afganistan'daki Türk okullarında görev yapan öğretmenler, bölgeden gelen bu haberleri endişe ile takip ediyorlar. Savaşın eli kulağında olduğu Afganistan'la ilgili öğretmenlerin gözlemlerini aktarmak istiyorum:

''Afganistan; savaş, gözyaşı, yıkıntı ve döküntü. Afganistan macera demek. Savaş ve güç bu toprakların kaderi olmuş. Yarın diye bir düşünce yok. İnsanlar, günü kurtarma, karınlarını doyurma gayretindeler. Bir avuç buğday için uzun kuyruklar oluşuyor. Evler kerpiç. Bazı şehirlerde bir metrekare asfalt yok. Yollar toz, toprak. Nüfusun çoğu yaşlı ve çocuk. Gençler ise savaşlarda hayatını kaybetmişler. Kalanların ise çoğu sakat.

Ya çocuklar... Mağdurlar, mazlumlar.. Hepsinin ayakları çıplak. Okulumuza gelenler kalem tutmasını bilmiyorlardı. Kalemi ucundan değil, tepesinden tutuyorlardı. Afgan okulları, camı çerçevesi, altyapısı olmayan vakit geçirme yerleri. Oturacak tek bir sandalye bile yok. Pencerelerden girip çıkıyorlar. Eğitim öğretim sıfır.

Türk okulları ise her yönü ile mükemmele yakındı. Laboratuvarlar, kütüphaneler, bilgisayarlar ve eğitime gönül vermiş öğretmenlerle okullar, kısa sürede ülkede ilgi, itibar gördü. Kapatılmadan önce 700 kişinin alınacağı okullar sınavına tam 15 bin öğrenci müracaat etti.

* * *

Dostum, ''Çocuklarımız savaşmasın okusunlar'' diye okullara yardımcı oluyordu. Taliban'la problemler başladı. Taliban girdi, okullar bitti. 'Fizik, kimya, biyoloji okursa çocuklar dinsiz olur' mantığı vardı. Onlar için İslamiyet sadece sakal ve sarıktı. Sakalımızın kısalığı problem oluyordu. Bizim yetiştirdiğimiz insan tipine karşıydılar. Oysa bizim okullarımızda Özbek, Türkmen, Peştun çocuklar kavga etmeden okuyorlardı ve savaşı önlemenin tek yolu da eğitimden geçiyordu. 3 yıl bize Müslüman diye sabrettiler. Ancak bizim Müslümanlığımızı beğenmediler. İmtihan yaptık, karşı çıktılar. Bilim sergisi açtık, halkın ziyaretine izin vermediler. Halk desteği ve başarılı olmamız Taliban'ı rahatsız ediyordu. Bahane aradılar ve buldular: Bunlar 'Türk milliyetçisi' dediler. 'Türkçülük yapıyorsunuz' diye bizi ülkeden çıkardılar. Binlerce öğrenci mağdur edildi. Taliban bize hep şüphe ile baktı. Gözlerinden anlıyorduk. Bu ise bizi incitiyordu. Sözlü ve fiili saldırılar da oluyordu; ancak çocuklar için katlandık. Sonunda derslere girmememizi istediler.

Afganistan'daki okulların kapanmasına Türkiye'de neredeyse Taliban kadar sevinenler oldu. Bizi en çok Türk basınında aleyhimize yapılan yayınlar yaraladı. Oysa öğrencilerimiz Türkiye'yi seviyorlardı. Medeniyete açılan kapı olarak Türkiye'yi görüyorlardı. Veliler ve çocuklar gideceğimizi öğrenince çok üzüldüler. Arkamızdan gözyaşı döktüler. Bizi bırakmak istemediler. Bir doktor veli; ''Her şeyin bittiği anda bu okullar bizim için bir umut olarak göründü.'' diyordu.

* * *

Afganistan ve Pakistan'da bıçak sırtı durum var. Savaş olursa halk zarar görür, yüzde 90 insanlar aç kalır. Halka zarar verecek müdahalelerden çekinmek gerekir. Halkın vurulmadık yeri kalmamış. Bölgeye yabancı asker girerse hem Pakistan hem de Afganistan karışacaktır.

* * *

Afganistan'la Türkiye arasında tarihî bağlar var. Kabil'de Türk şehitliği duruyor. Afganistan, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilk tanıyan ülke. Biz iki ülke arasında sağlam bir köprü olmaya çalıştık. Milletçe bizi tanıdılar, sevdiler. Sıkıştık, daraldık, korktuğumuz zamanlar oldu. Ancak 80 öğretmenden bir teki Taliban kovuncaya kadar ülkeyi terk etmedi. Yarın şartlar düzeldiğinde yine gideceğiz. Hıristiyan, hükümet dışı organizasyonlar hâlâ oradalar. Onlar Afgan halkına insanî yardımlar yapıyorlar. Hem de cami, Kur'an kursu gibi yerleri mesken tutmuşlar. İmamların maaşını Hıristiyan yardım kuruluşları veriyor. Biz nasıl terk ederiz onları?


i.gursoy@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

09/ 08/ 2001... Turizmcinin nabzı
10/ 08/ 2001... Turizmcinin nabzı
16/ 08/ 2001... Türkiye'nin parlak geleceği
23/ 08/ 2001... Devlet arşivindeki 250 kişi!
30/ 08/ 2001... Garih, bataklık kurbanı...
06/ 09/ 2001... Bir imdat çığlığı
13/ 09/ 2001... İkinci Pearl Harbor ve sonuçları
20/ 09/ 2001... Terörün arka planı
27/ 09/ 2001... Türk öğretmenler dönmüyor


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.