Sigortalının emeklilik hayali
On yıl önce emeklilik için prim ödemeye başlayan okurumuzun eline bugün 353 milyon lira geçti.
Ayşe Aybey, 1990 yılında Merkez Sigorta'ya emeklilik için müracaat etti. Okurumuz tüm primlerini 10 yıl boyunca sigorta şirketine tam olarak ödedi. Şimdi ise bunun nimetlerinden faydalanmak için emeklilik maaşını bekliyor. Fakat sigorta şirketi, evrakların tamamlanmadığını iddia ederek prim hesaplamalarını bir türlü yapmadı.
Konunun Tüketici Köşesi'ne intikal etmesi üzerine Merkez Sigorta, okurumuzun onaylaması için bazı evrakları adresine gönderdi. Bu evrakları imzalandıktan sonra Aybey, emeklilik sigorta primini alabilecek.
Sigorta şirketinin ödeyeceği miktar
İştirak tutarı 33 milyon TL
Kâr payı tutarı 305 milyon TL
Varsa emanet ödeme 15 milyon TL
Toplam ödenecek miktar 353 milyon TL
Sigorta şirketi, okurumuzun on yıl boyunca ödediği primlerine karşılık ödeyeceği miktarı ayrıntıları ile köşemize aktardı. Rakamları doğru okuyorsunuz. On yıl sonunda bir çırpıda alınan para 353 milyon lira. Bu rakam beni çok şaşırttı desem yalan olur.
Çünkü biz bu rakamları görmeye alıştık. Çünkü daha önceki yıllarda ne sigorta şirketleri ne de poliçelerine imza atan vatandaşlar yeterince bilinçliydi.
Sigorta şirketlerine emeklilik paralarının niçin düşük ödendiğini sorduğumda hemen hemen hepsinin ortak cevabı, "Sigortalılar primlerini çok düşük ödüyorlar." şeklinde.
Benzer durum da Ayşe Aybey'in başına geldi. Bu rakamlar hiç kuşkusuz okurumuzu çok şaşırtacak. Peki on yıl önce bu değerde bir parayla karşılaşacağını bilseydi bunca zahmete katlanır mıydı? Hiç zannetmiyorum. Hiç kimse katlanmaz. O zaman sigorta şirketleri poliçelerine imza atan müşterilerini çok detaylı bilgilendirmeliler.
Düşük prim ödediklerini açık açık söylemeliler. Çünkü bu primleri gören insanlar emeklilik poliçelerine üfleyerek yaklaşmaya başlıyorlar. Hiç kuşkusuz bu ihmalin zararını yine sigorta şirketleri çekiyor.
Paslanmazlık tartışması
Oktay Günver, Hyundai'nin dört yıl önce yaptığı lansman kampanyalarından etkilenerek o günlerde kendisine bir adet 1.3 LX model otomobil satın aldı. Otomobilinden memnun kalan okurumuz, şirketinden üç dört kişiye de aynı marka araba almasına aracılık etti.
Okurumuzun otomobilini almasına neden olan en büyük kampanya Hyundai'nin '6 yıl paslanmazlık garantisi' vermesiydi.
Fakat bugünlerde Günver, arabasının bagaj kısmının yanlarında paslanma izleri görmeye başladı. Bunun üzerine otomobil firmasına gittiğinde boyanın bir yıl garanti kapsamını içerdiğini öğrendi.
Okurumuz, "Reklamlarınızda paslanmaya karşı 6 yıl garanti sloganını kullanarak neden tüketicileri yanılttınız?" diyerek sorununu Tüketici Köşesi'ne aktardı.
Hyundai yetkililerinin köşemize yaptığı açıklama, boya garantisinin bir yıl olduğu yönünde oldu. Sizin anlayacağınız Günver ile Hyundai bu konuda bir anlaşmaya varamadı.
Otomotivciler gümrüğe takıldı
Son günlerde otomotiv firmalarının yedek parçalarla ilgili stok sorunları yaşadığı kulağıma gelen bilgiler arasındaydı. Saffet Baktır'ın yaşadığı sorun bu bilgilerimi teyit etti.
Okurumuz 2001 model Opel Astra marka otomobili ile kaza yaptı. Opel servisi, şanzıman dişlisi arasına kaçan ya da kırılan bir parça sebebiyle parça değişmesi gerektiğini söyledi. Ancak yedek parça bir türlü bulunup takılmadı.
Konuyu Opel yetkililerine aktardığımızda, birçok firmada olduğu gibi Opel de sipariş ettiği yedek parçaları uzun süre gümrükten çekememiş. Bu nedenlerden dolayı bu tür sorunlar yaşanmış. Normalde, Opel Türkiye'nin parçaları servislere ulaştırma süreleri, İstanbul bayiliklerine bir gün, Anadolu'ya ise üç günmüş.
Okurumuz bir ay sonra aracını servisten alabildi. Ancak Opel, 10 günlük gecici araç tahsisi yaparak mağduriyeti kısmen de olsa giderdi.
|