Hız sınırını bilen var mı?
Mimar Olcay Şeref Demir 12.8.2001 tarihinde İstanbul'dan İzmir'e yolculuk yaparken trafik polislerince durdurulur. Demir, hız sınırını ihlal etmiştir. ''Bizim ailede kuraldır. Hiç kimse hız sınırını ihlal etmez. Her yıl binlerce kilometre yol kat etmemize rağmen trafik cezamız bir ya da iki tanedir. Burada ise amacımız arabanın LPG'li haliyle hızını ölçmekti.'' diyen Demir, Balıkesir civarında yaşadığı bu olayda görevlinin yazdığı cezayı oldukça yerinde bulur ve öder. Hatta komiserin 'efendim, lütfen 110 km/saat sınırını aşmayın.' ikazından dolayı komiserin nezaketini de takdir eder. Bu güzel duygularla 110 km/saat sınırını aşmamaya dikkat ederek yolcuğuna devam eden Demir, Aydın Umurlu civarında saat 14.30 sularında bir trafik ekibi tarafından yine durdurulur. İlgili memur hızının 106 km / saat olduğunu, dolayısıyla ceza yazmak zorunda olduklarını belirtir. Bir önceki memurun ifadelerini söylemesine ve meskun mahal olmamasına rağmen hız sınırının nasıl değiştiğini sorar. Ancak ne kadar durumu izah ettiyse de bir türlü derdini anlatamaz ve 2. bir kez yine ceza yer.
İşte burada ne yapacağını şaşıran Demir duygularını şu şekilde dile getiriyor: ''Memur beyin bize gösterdiği, kendilerine gelen yazı tamamen yoruma açık ve ifadeler muallaktı. Şimdi bizim yetkililere sorumuz: Biz neye ve kime güveneceğiz? Hız sınırını, bazı görevliler 90, bazıları 100, bazıları da 110 km /saat olarak baz alıyor. Biz hangisine uyacağız ve hep tedirgin mi yolculuk yapacağız?''
İlgililere durumu ilettik. Değişik yetkililerin farklı rakamlar ileri sürmesi karşısında doğrusu biz de şaşırdık. Anlaşılan bu konuda açık bir yönetmelik yok veya maddeler açık değil yahut da ilgili maddelerin bir daha yaygın olarak tebliğ edilmesi veya yayınlanması gerekiyor.
Bir teklif: Akademisyenlerin yetiştirilmesi
Bilindiği üzere 2547 sayılı kanun ile Türkiye üniversite ağı ile örüldü. Bu hal bir bakıma sevindirici olmakla birlikte, gerçekten okuyan insan oranının artışında paralel bir yükselişin olmaması, düşünen herkesi üzmektedir. Cumhuriyet öncesi yıllarda ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde rüşdiye (ortaokul) ve idâdî veya sultânî (lise veya takviyeli lise) mezunlarının ve bir de çantadan yetişme tabir edilen kalemlerde (bürolarda) yetişenlerin üniversitede ders vermelerine, ciddi eserler kaleme almalarına; askerî ve mülkî paşalık gibi birtakım makamlara kadar yükselmelerine bakılırsa; buna karşılık günümüzde başvuru dilekçesini istenen düzeyde yazamayan üniversite mezunlarının halleri içler acısıdır. Açılan bunca üniversitelere ve kurulan bölümlere akademisyen yetiştirilmesi de başlı başına bir iştir. YÖK bunu da belirli kurallara bağlı kalarak başarılı bir şekilde yürütmektedir. Bu yazıda bir husustan söz etmek istiyorum: Taşradan gelen yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, bu çalışmalarını sürdürdükleri üniversite merkezlerinde, çalışmalarını bitirinceye kadar kalmalarını mecburi kılan ve mecburi hizmet yükü getiren 35'inci madde uygulanmaktadır. Adayların hocaları yanında merkezde bulunmaları ve kütüphane imkanları gibi fırsatları değerlendirmeleri açısından fevkalade iyidir. Ancak mahalli imkanlar içinde ve derslere girecek yeterli sayıda eleman bulunmaması halinde, hiç olmazsa yüksek lisansını ve doktoranın da derslerini tamamlayarak yeterliğini almış, tez aşamasına gelmiş adayların bölgelerinde tezlerini hazırlarken, orta öğretim kurumu öğretmenlerinin veya avukat, bankacı.. gibi meslek erbabının girdikleri dersleri üstlenmeleri düşünülmeli, belki bu kapı aralanmalıdır. Son zamana kadar da böyle oluyordu. Yetkililerin, taşrada aksayan veya boş geçen bazı derslerin doğuracağı zararları da gözler önüne getirerek konu etrafında tekrar düşünmelerini istiyorum. ( Prof. Dr. Abdulkerim Abdülkadiroğlu)
Telekom'dan 'tarife' açıklaması
İstanbul'un Avrupa ve Asya yakası arasında (212 / 216) kodlu görüşmelerde farklı tarifelerin uygulandığına dair şikayetleri ilettiğimiz Türk Telekom yetkilileri, 2 yaka arasında farklı ücretlendirmenin söz konusu olmadığını açıkladılar. Büyükşehir belediye sınırları arasındaki görüşmelerin lokal (şehir içi) sayıldığını, dolayısıyla Avrupa yakası ile Asya yakası arasındaki görüşmelerin de lokal fiyat tarifesi üzerinden ücretlendirildiğini belirten Türk Telekom yetkilileri, uyguladıkları tarifelerle ilgili şu bilgileri verdiler:
|