'İslamcılık' cehaleti
Durup dururken nereden çıktı bu 'İslamcı-laik' kavgası? Tartışma biraz daha alevlense ve üzerine kanlı sos dökülse, daha önce körüklenen 'Alevi- Sünni' veya 'Türk-Kürt' kavgasına benzeyecek.
Birileri bu toplumun kavgasız gün geçirmesine razı olmuyor. Sudan sebeplerle, havadan bahanelerle kavga çıkartmak için elinden geleni yapıyor. Sağolsun, bazıları da buna alet olmak için çoktan hazır bekliyormuş gibi davranıyor.
Biz kavga etmeden en sıradan meselelerimizi konuşamayacak mıyız? Apartman toplantılarından tutun, Meclis'teki oturumlara kadar her yerde kavganın çıkması için küçücük bir kıvılcım yetiyor.
Tamam, toplum olarak bunalım içindeyiz. Günlük stres hayatımızın her anına aksediyor. Ama toplumu kavgaya sürüklemenin bize kazandıracağı şey nedir? Birileri para kazanacak, meşhur olacak diye kendimizi harap etmeye değer mi?
Herkes değişik bir oran veriyor; ama nüfusumuzun ortalama yüzde doksanının Müslüman olduğu bir ülkede, 'İslamcılık' gibi yanlış bir kavram üzerinde ısrar etmek neden? Müslüman olmak yetmiyor mu insanlara?
Yakıştı
Ahlak Masası ekipleri, Ankara Keçiören'de fuhuş yapıldığı ihbarıyla bir eve baskın yapmışlar. İhbar doğru çıkmış. Zanlılar ekip arabasına bindirilirken içlerinden birisi polis memuruna 80 milyon lira ile 20 mark para rüşvet teklif etmiş. Polis ise zaten mevcut olan suçun üzerine bir de rüşvet vermeyi ekleyip nöbetçi mahkemeye çıkarıvermiş.
Bunun üzerine, Ankara Emniyet Müdürü Hasan Yücesan da dürüst polisi, kendisine teklif edilen rüşvetin iki katı miktarla ödüllendirmiş.
Ne kadar güzel bir uygulama. Bu ve benzeri uygulamalar yıllardır yapılsaydı, bugüne kadar rüşvet mi kalırdı hiç?
Korkmayın!
Özellikle Amerika'da bir 'şarbon' paniğidir gidiyor. Yerde toz gören, tanımadığı birinden mektup alan ya da basit bir nezle kapan herkes, hemen en yakındaki yetkiliye başvuruyor ve her seferinde de ciddi bir araştırma yapılıyor.
Peki ya bizde durumlar nasıl? Sağlık Bakanı Osman Durmuş açıklama yapıyor: Türkiye'nin biyolojik ve nükleer silahlara karşı sanayisi hazırdır. Bu konuda özel bir hazırlığa gerek yoktur.
Tabii canım, herhangi bir biyolojik ya da nükleer silah saldırısında, Türk halkının gaz maskesine falan da ihtiyacı yoktur. Hanımların gündelikte kullandığı toz bezleri ne güne duruyor. Ne de olsa onlar, 'Türk malı'dır. Öyle biyolojik silah neyim işlemez onlara. Hiç endişe etmeyin siz.
Sigorta
Afganistan'da başlayacak kara harekatı için İngiliz askerine soğuk duş! Savunma Bakanlığı'nın sigorta şirketi, "Ölebilir!" endişesiyle artık askerlerine hayat sigortası yapmıyormuş. Peki bu askerleri cepheye nasıl göndermeyi düşünüyorlarmış acaba?
Mezarlık
DYP Genel Sekreteri Ali Şevki Erek, 5 yıla yakın bir zamandan beri süregelen krizin tek çözümünün güven bunalımını aşmak olduğu söyledi. Özel sektörün küçüldüğünü belirten Erek, "Yüzlerce fabrika kapandı, Türkiye fabrika mezarlığına döndü. Yerli yatırımcı artık yurtdışına kaçıyor." dedi.
Fabrika mezarlıklarının halini onlar da biliyor zaten. Bu yüzden etrafta elleri ceplerinde, ıslık çalarak dolaşıyorlar ya!
Kördüğüm
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, milletvekillerine yapılan zammın referanduma gitmesini istiyor. Muhalefet, referandumu erken seçim için açılmış bir kapı olarak görüyor. İktidar ise, referanduma gitmemek için ikinci bir anayasa paketi hazırlama niyetinde.
Ankara'da işler tüm bir kördüğüm. Ne yazık ki, bu kördüğümü çözecek bir İskender ise ortalıkta gözükmüyor.
|