Bize müsaade
Hodri Meydan köşesi, yaklaşık on yıldan beri bu sayfalarda yer alıyor. Ebatları küçülüp büyüse de Meydan vardı. Sadece köşe olarak değil, köşeye emek veren, sahip çıkan okurlar, muhabirler, temsilciler oldu. Zaman zaman bizden daha fazla katkıda bulundular.
Gazetemiz Zaman, şimdi daha büyük iddialarla ortaya çıkıyor. İlkelerimizi, Ekrem Dumanlı imzasıyla 'Yayıncının Notu'ndan takip ediyor olmalısınız. Belki çevrenizden daha farklı şeyler duyuyor olabilirsiniz.
Bugün son defa karşınıza çıkıyoruz. Yarın yeni bir gazeteyle buluşacaksınız. Biz farklı görevlerle yine işimize devam ediyoruz.
Sağı solu çok fazla iğnelemiş olabiliriz. Kırıp döktüklerimiz mutlaka olmuştur. Onlardan özür ve helallik diliyoruz.
Yanlışta ısrar etmemeye çalıştık. Gelen açıklamaları, hiç kimsenin kimliğine, dünya görüşüne bakmadan yansıtmaya gayret ettik. Hatamız varsa, kabul ettik. Doğrular herkesin malıdır diye düşündük.
Tartışmalarımızı kavgaya çevirmemeye özen gösterdik. Bunda da kendi çapımızda başarılı olduğumuz kanaatindeyiz. Yine de bunlar bizim kanaatimizdir. Yanılmış olma ihtimalimiz var.
Artık vedanın vakti geldi. Hoşçakalın diyoruz.
Diyet
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller,18 Nisan seçimleri öncesinde kurulan DSP azınlık hükümetine DYP'nin destek verdiğini hatırlatıp, Ecevit'ten DYP azınlık hükümeti için destek istiyor ve diyor ki: "Sayın Ecevit şimdi sıra sizdedir!"
Çiller'in Ecevit'ten istediği 'diyet' borcu. İyi de bu siyasilerin kalkıp verdikleri oylar karşılığı vatandaşa olan diyet borçlarını ödemek hiç mi akıllarına gelmiyor acaba?
Bir de ona niyet etseler...
Seçim
Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, SSK hastanelerine başhekim ve başhemşire atamaktan artık sıkılmış. Bundan böyle SSK hastanelerinde yöneticilerin çalışanlar tarafından seçileceği bir uygulama getirmeyi düşünüyormuş.
Seçime hiçbir zaman karşı değiliz. Yalnız, referandumun maliyetinin tartışıldığı şu günlerde, hastanelerdeki seçimler kaça çıkacak acaba?
Taka tuka
Başbakan Bülent Ecevit, şarkı olarak bestelenen bir şiirinde 'Takalar geçiyor allı yeşilli' diyordu. Dün İstanbul Boğazı'ndan Varyag geçti allı yeşilli.
Protesto
Memur Sendikaları Konfederasyonu, hükümeti protesto için Ankara'daki Kızılay Meydanı'nda bir toplantı düzenledi. Memur sayısını azaltmaya kalkmanın mantığını anlamakta zorlandıklarını söyleyen Memur–Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu, "Memur sayımız fazla değil. 220 milyon lira maaş alan memur kapı önüne konulmak isteniyor." dedi. Bu arada ortalıkta da, "Vekile var, memura yok!", "İşsizliğe hayır!" gibi pankartlar elden ele dolaşıyordu.
Aslında işin mantığını kavramak hiç de zor değil. 5 bin 500 memuru işten çıkarmak 550 milletvekilini yerinden etmekten daha kolay. Mantık bu kadar basit.
Ayvaz
Gazetelerde "Beşir Ayvaz RTÜK üyeliğine seçildi" haberini görünce hayli şaşırdık. Bunda bir yanlışlık veya eksiklik olmalıydı. Sonra fotoğraflı haberleri gördük; bu bizim bildiğimiz Beşir Abi, yani Ayvazoğlu'ydu.
Beşir Bey'le yaklaşık yedi yıldır çalışıyoruz. Nüfus cüzdanındaki soyadının 'Ayvaz' olduğunu bilmiyorduk. İlk karşılaşmamızda önce tebrik ettik. Sonra da nüfus cüzdanını görmek istedik. Gerçekten 'Ayvaz' mı yazıyor diye.
İnsan bazen inanamıyor işte. Doğru bildiği yanlışı kabulde zorlanıyor.
Mesih
ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, toplumu 'sahte Mesih'lere karşı uyarıyor. Demek ki, dikkati 'gerçek Mesih'lere çekmek istiyor.
Tren gelir
Bir gece kulübünde içtikten sonra kafayı bulan Belçikalı, arabasına atlayıp evinin önüne gelmiş. Müsait bulduğu yere arabayı park ettikten sonra evine gidip yatmış. Gecenin yarısında zilinin çalmasıyla uyanmış. Bakmış karşısında polisler var. Ne yapacağını şaşırmış.
Asıl şaşkınlığı ise, aşağıya indikten sonra yaşamış. Çünkü arabasını rahat rahat park ettiği yer tren yolunun üzeriymiş. Trenin çarpıp sürüklediği araba hurdaya dönmüş. Metin Sever'in anlattığına göre, Belçikalıya hem yanlış yere park etmekten, hem tren kazasına sebep olmaktan, hem trafiği aksatmaktan dolayı yüklü bir para cezası kesilmiş. Ayrıca hapis yolu da görünmüş.
Bütün bunlar bir tarafa, Belçikalı yine de seviniyormuş: Arabanın içinde kendisi olmadığı için.
|