İkinciliğe sevinmedim...
3–4 Kasım tarihleri arasında Fransa’nın Levallois kentinde düzenlenen güreşteki dünya kupasında milli takımımız Rusya’nın ardından ikinci oldu. Kupaya; ev sahibi Fransa’nın yanı sıra Amerika, Rusya, Mısır ve Türkiye katıldı.
Türkiye ezeli rakibi Rusya’ya yenilerek 3’üncü Dünya Kupası takım şampiyonluğuna ulaşamadı. Biz şimdi milli takımımızın dünya kupalarındaki karnesine bir göz atalım: 1997 yılında Tahran’da düzenlenen ve 5 ülkenin katıldığı yarışmalarda dünya grekoromen devi Rusya’yı da geride bırakarak şampiyonluk kürsüsüne çıktık. 1998 yılında ise; milli takımımız ilk maçında Ukrayna’yı, yarı finalde ise Kore’yi saf dışı bırakıp finale geldi. Finalde ise Polonya ile çok zorlu bir müsabaka yapan milli takımımız ilk maçında 42–18’lik bir galibiyet, ardından ikinci müsabakasında az farkla yenilmesine rağmen toplamda 15 puanlık bir üstünlükte ikinci kez milletler kupası şampiyonluğunu yakalamıştı. Bu başarıların yanı sıra: 10–13 Mayıs tarihleri arasında dünyanın en başarılı grekoromen takımlarından birisine sahip bulunan Ruslara tam 10 puan fark atarak takım halinde Avrupa şampiyonluğunu yakalamıştık. Bu başarılı seyir grafiğinden sonra gözler Levallois’te yapılacak dünya kupasında idi. Burada tüm kamuoyunun ortak görüşü; takım şampiyon olur ve Ruslara rövanşı vermez düşüncesi hakim idi. Şahsen bu ikinciliğe ben sevinmedim. Bu bana göre takımımızın layık olduğu bir başarı da değil. Bizim sahip olduğumuz rüya takımın gerçek yerinin dünya şampiyonluğu olması gerektiğine inanmaktayım.
Millilerimiz dünya kupasına iyi bir konsantre olamama ve ertelenen bir dünya şampiyonasının ardından doğan boşluklar gibi önemli mazeretleri nedeni ile şampiyon olamadılar kanaatindeyim. Çok şükür ediyorum. Neden derseniz? Grekoromen güreşimizde son yıllarda tüm dünya otoritelerinin takdirini kazanan rüya bir takımımız var. Bir Avrupa ikinciliği için günlerce fırtına koparan bazı branşların aksine; biz şimdi dünya ikincisi olmuşuz ona sevinmiyoruz. Neden şampiyon olmadık diye hayıflanıyoruz.
Dünya güreşine renk katan bu şampiyonlarımızın önünde şimdi 6–9 Aralık tarihlerinde Yunanistan’ın Petras kentinde yapılacak olan dünya grekoromen güreş şampiyonası bulunmakta. Şimdi oraya çok iyi konsantre olmamız gerekmekte. Şimdiye kadar bizi başarı ile sevindiren bu altın gençlerimizin Atina’da şampiyonluğun en büyük favorilerinden birisi olduğu kanaatindeyim. İstanbul’da zoru başaran ekibimiz Petras’ta neden başarmasın?
a.tarhan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
18/
08/
2001...
İftiranın böylesi
01/
09/
2001...
Akdeniz Oyunları
07/
09/
2001...
Güreşimizin acı kaybı
13/
09/
2001...
Güreşte Akdeniz'in kralıyız
29/
09/
2001...
Dünya şampiyonalarında belirsizlik
03/
10/
2001...
FILA bizi tercih etmeli
04/
10/
2001...
Uluslararası kulisler
14/
10/
2001...
Şampiyonalar yapılıyor
20/
10/
2001...
IOC'den tırpan
27/
10/
2001...
Türkiye güreş ligleri
|