GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

22/11/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Yorum

Strateji

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



RAMAZAN 


Allah korkusunun yedi alameti vardır

Mü'min; kalbi, dili, gözü, eli velhasıl bütün âzalarıyla Allah'tan korkan insandır. Nitekim, "Allah korkusuyla gözyaşı döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe ateşe girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapışan tozla, cehennemin dumanı bir araya gelmez." buyrulmuştur. Mü'min korku ile ümit arasında bulunmalıdır. Buna göre bir yandan ümit kesmeksizin Allah'ın rahmetini beklerken diğer yandan ibadet hali içinde çirkin hareketlerden vazgeçerek Allah'a tevbe etmelidir.

Mümin, vücudunun bütün âzaları ile Allah'tan korkandır. Nitekim büyük ahlâk ve fıkıh bilgini Ebu Leys es-Semerkandi, Allah korkusunun yedi alameti olduğunu haber verir. Bunlar şöyledir:

Dil yalandan uzaklaşır

Allah korkusu taşıyan kul dilini yalandan, dedikodudan, koğuculuktan, iftiradan ve boş konuşmaktan alıkor, bunlar yerine onu zikirle, Kur'an okumakla ve ilmî konuşmalarla meşgûl eder.

Kalbten kıskançlık kalkar

Allah korkusu taşıyan kul başkalarına karşı kalbinde düşmanlık, iftira ve kıskançlık barındırmaz. Çünkü kıskançlık iyilikleri mahveder. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyurur: Ateş odunu nasıl yerse (yakarsa) kıskançlık da iyilikleri öyle yer (yok eder).

Bilesin ki, kıskançlık, kalb hastalıklarının başlıcalarından biridir ve bu hastalıklar da ancak ilimle ve iyi ameller işleyerek tedavi edilebilir.

Göz harama bakmaz

Allah korkusu taşıyan kul, haram yiyeceğe, haram içeceğe, haram giyeceğe vb. (kısacası) haram olan hiçbir şeye bakmaz. Dünyaya aç ve muhteris gözlerle değil, ibret almak amacı ile bakar. Helal olmayan şeylerden bakışlarını uzak tutar. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyurur: Kim gözünü haramla doldurursa Allah da onun gözünü kıyamet günü ateşle doldurur."

Haram lokma yemez

Allah korkusu taşıyan kul, karnına haram lokma sokmaz; çünkü haram lokma yemek, ağır günahlardan biridir. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyuruyor:

İnsanoğlunun karnına haram bir lokma inince, lokma midesinde kaldığı sürece yerde ve göklerdeki melekler tekrar tekrar üzerine lanet yağdırırlar. O lokmayı hazmederken öldüğü takdirde varacağı yer cehennemdir."

Eller Allah rızası için çalışır

Allah korkusu taşıyan kimse, ellerini harama değil, Allah'ın rızasına uygun şeylere doğru uzatır. Nitekim sahabilerden Kâ'bul Ahbar'ın (ra) şöyle dediği rivayet edilir: Allah, her bir bölümü yetmiş bin gözlü yetmiş bin bölümü olan yakuttan yapılma bir köşk yaratmıştır. Kıyamet günü bu köşke; ancak önlerine çıkan haram şeylerden Allah korkusu ile uzak duranlar girebileceklerdir.

Ayaklar Allah için yürür

Allah korkusu taşıyan kimse, günah işlemeye değil, Allah'ın emrine uygun ve O'nun rızasını kazandıracak işlere doğru yürür, alimlerle ve iyi amel işleyenlerle buluşmak gayesi ile adım atar.

İbadete riya karışmaz

Allah korkusu taşıyan kimse ibadetini sırf Allah rızası için yapar, riyadan ve münafıklıktan kaçınır, böylelikle Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden biri olur: Rabb'inin katında ahiret, günahlardan korkanlar içindir." (Zuhruf/35)

Günahlarından sakınanlar, hiç şüphesiz, cennetlerde ve pınarlar(ının başların)dadırlar. (Zariyat/15) Günahlardan sakınanlar cennet ve nimetler içindedirler. (Tur/ 17) Günahlardan sakınanlar emin bir makamdadırlar. (Duhan/51)

Mü'minin korku ile ümit arasında bulunması gerekir. Buna göre bir yandan ümit kesmeksizin Allah'ın rahmetini beklerken diğer yandan ibadet hali içinde çirkin hareketlerden vazgeçerek Allah'a tevbe eder. Nitekim Allah (cc) "Sakın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. (Duhan Suresi/ 51) buyurmaktadır.




Çocuk Allah'la konuşur

Çocuklar sık sık namazlara katılır ve ellerini açar dua ederler. Çocuk önce Allah ile içten bir bağlantı kurar. Bu aşamada dua çocuğun bir çeşit Allah'la konuşmasıdır.

Çocuklarda dua, namaz, oruç gibi ibadetlerin oluşmasında ailede ve çevrede kılınan namazlar, dualar ve oruç etkili olur. Nitekim yapılan araştırmalarda, çocukların Allah'a inanmalarında, çevrelerinde gördükleri namaz, oruç ve dua gibi fiillerin çok etkili olduğu belirtilir.




Allah Kifl’i mağfiret etti

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında biri vardı. Bildiğinden hiç şaşmazdı. İhtiyaç içinde olduğunu bildiği bir kadına gelerek, altmış dinar verdi.

Kadından kâm almak üzere teşebbüse geçince kadın, titredi ve ağladı. "Niye ağlıyorsun?" diye sorunca, kadın: "Bu benim hiç yapmadığım (haram) bir amel. Bu günaha beni razı eden de fakrımdır!" dedi. Adam da: "Yani sen şimdi Allah korkusuyla mı ağlıyorsun? Öyleyse, Allah'tan korkmaya ben senden daha layıkım! Haydi git, verdiğim para da senin olsun. Vallahi ben bundan böyle Allah'a hiç asi olmayacağım!" dedi. Adam o gece öldü. Sabah, kapısında şu yazılı idi: "Allah Kifl'i mağfiret etti!" Halk bu duruma şaşırdı kaldı. Allah o devrin peygamberine Kifl'in durumunu vahyen bildirinceye kadar şaşkınlık devam etti." (Tirmizi)

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ada- letle hükmetmenizi emreder. Allah size bununla, çok güzel öğüt veriyor. Allah işitmektedir, görmektedir. Nisa 58




bir hadis: Halkın içinde Allah'tan en uzak iki kimse vardır...

Halkın içinde Allah'tan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder.

Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'tan korkmaz. Ramuzu-l ehadis




Mini test

1. Peygamber Efendimiz (sas)'i, dedesinin vefatından sonra büyüten amcası kimdir?

2. Peygamberimiz (sas)'in annesi Amine Hatun'un sadık hizmetçisidir. Hz. Amine Hatun'un vefatından sonra Peygamberimiz'i dedesi Abdulmuttalib'e teslim eden ve Efendimiz (sas)'in "Annemden sonra annem sensin." dediği bu sadık hizmetçi kimdir?

3. Rasulüllah (sas)'ın şairinin ismi nedir?

4. Teyzesinin kocası olan Hz. Zekeriyya (as)'ının himayesinde büyüyen ve yaptırdığı kendisine has mihrabında devamlı olarak Allah (cc)'ı zikreden, Hz. İsa (as)'yı kocasız olarak dünyaya getiren ve Peygamber Efendimiz (sas)'in diliyle cennet kadınlarının üstünlerinden olarak bildirilen ve adına Kur'an-ı Kerim'de sûre bulunan kadın kimdir?

5. Üç vakit vardır ki bu vakitlerde kaza namazı, vacip bir namaz, cenaze namazı, tilavet secdesi, nafile namaz kılınması uygun olmaz. Bu vakitlere dinimizde kerahat vakitleri denir. Kendisinde ibadet olmayan bu vakitleri söyleyiniz?

6. Bir işi gösteriş için ya da bir maddi yarar maksadıyla yapmaya ne ad verilir?

7. Peygamber Efendimiz (sas)'in ismi anıldığında ne yapılır?

8. Salat ve selam ne demektir?

9. Salat ve selamın en kısa şekli nasıldır?

10. "Hilye-i Şerif" ya da "Hilye-i Saadet" ne demektir?

Cevaplar

1. Ebu Talip.

2. Ümmü Eymen

3. Hz. Ebu Bekir zamanında Zeyd b. Hassan bin Sabit.

4. Hz. Meryem

5. Güneş doğarken, Güneş tam tepede iken, Güneş batarken

6. Riya

7. Salat ve selam getirilir.

8. Peygamber Efendimiz'e yapılan dua ve gönderilen selam demektir.

9. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed.

10. Efendimiz (sas)'in hal ve vasıflarını, onun örnek davranışlarını anlatan eserlere verilen addır.




Bir kavram: Akıl

İslam akıllı insanlara hitap ediyor. İslam'a göre ancak akıllı insanlar Allah'ın tekliflerinden sorumludur.

Bir çocuğun mükellef olma yaşı da akıllı olma ve ergenlik çağına ulaşma zamanıdır. Çocuklar ve deliler İslam'ın hükümlerinden sorumlu değillerdir. Allah'ın teklifleri (dinin emir ve yasakları) ancak akılla idrak edilebilir. Ancak akıl, dinin hikmetini anlayabilir.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.