Fırtına minareleri yıktı
Fırtınalar sonucu 10 minare yıkıldı, evlerin çatıları uçtu, ağaçlar devrildi, seralarda hasar meydana geldi. 5 kişi de soba zehirlenmesi sebebiyle hayatını kaybetti.
Şiddetli yağış ve fırtına tüm yurtta hayatı olumsuz yönde etkiliyor. Bazı merkezlerde evlerin çatıları uçtu, ağaç direkler devrildi, seralarda büyük hasarlar meydana geldi. Türkiye'nin bir çok bölgesinde toplam 10 minare şiddetli fırtına sebebiyle yıkıldı. Soba zehirlenmeleri nedeniyle de 5 vatandaş hayatını kaybetti. Antalya'nın Kale ilçesindeki Demre Çayı taştı. Demre Çayı'nın önünde bulunan setin yıkılması nedeniyle çok sayıda ev ve serayı su bastı. Antalya ve ilçelerine uzun süre elektrik verilemezken vatandaşlar sahurlarını karanlıkta geçirdiler. Yağmur ve fırtınada can kaybı olmadığı belirtildi. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Antalya'da son 2 gün içerisinde metrekareye 177,5 kilogram yağış düştü; rüzgarın hızı zaman zaman saatte 85 kilometreye kadar ulaştı. Finike'nin Hasyurt beldesindeki Merkez Camii ile Turunçova beldesindeki Çavdır Camii ve Eski Cami'nin minareleri yıkıldı, can kaybı ve yaralanan olmadı. Muğla'nın Fethiye ilçesinde meydana gelen sel, tarım alanlarında zarara yol açtı, bir kişi hafif şekilde yaralandı. Eşen Çayı'nın taşması sebebiyle bazı köylerde sel meydana geldi. Saklıkent Köprüsü çöktü. Eşen Çayı üzerindeki alabalık çiftliklerindeki yüz binlerce yavru balık, sele kapılarak kayboldu.
Muğla’nın Fethiye ilçesinde pamuk tarlaları ve seraların hasar gördüğü yağış sırasında, Karaçolha beldesi camiinin minaresi uçtu. Yakacık köyünde çöken bir evde bir kişi hafif yaralandı. Telefon hatlarının zarar görmesi nedeniyle ilçenin büyük bölümünde haberleşme sağlanamıyor. Foça’da da şiddetli lodos nedeniyle 3 metreye kadar ulaşan dalgalar, sahil boyunda su baskınlarına neden oldu. 40’a yakın balıkçı teknesi battı. Ayrıca, teknesini kurtarmaya çalışan bir balıkçının da iki parmağı koptu. İçel’in Bozyazı, Aydıncık ve Anamur ilçeleri son 50 yılın en büyük sel felaketini yaşıyor. Bozyazı’da ilk belirlemelere göre 200 muz serası selden zarar gördü. Zararın maliyetinin 1 trilyon olduğu ifade ediliyor. Aydıncık’a elektrik ve su verilemiyor. Aydıncık’tan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapılan balonla su taşıma işlemi de su kaynaklarının aşırı bulanması sebebiyle yerine getirilemiyor.
Kayseri’de, gece boyunca etkili olan ve hızı zaman zaman saatte 120 kilometreye ulaşan fırtınada 3 minare yıkıldı. Fırtına El Sanatları Fuarı’nın çadırını parçaladı. Devrilen ağaçlar ve binalardan kopan parçalar, bazı otomobillerin camlarını kırdı.
Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde Madazı Camii ile Tombaklı Camii’nin minareleri, şiddetli fırtına yüzünden devrildi. Her iki minarenin de düşme sırasında iki ayrı binanın balkonlarına hasar verdiği, ölen ya da yaralanın olmadığı kaydedildi. Fırtınanın etkisiyle devrilen ağaçların elektrik tellerini koparması sonucu ilçe merkezi ile bağlı 28 köye elektrik verilemiyor. Öte yandan Melikgazi ilçesine bağlı Mimarsinan beldesi Şirintepe Mahallesi’ndeki Ebazer Camii’nin minaresi de fırtına yüzünden devrildi. Büyük bölümü cami bahçesine düşen minarenin sokağa taşan uç kısmı, elektrik tellerini kopardı. Karaman’da saatteki hızı zaman zaman 90 kilometreyi bulan şiddetli rüzgar yüzünden Yunuskent Mahallesi’ndeki İmamı Azam ve Özüdoğru camilerinin minareleri yıkıldı. Her iki caminin yıkılan minareleri can kaybına sebep olmadı. Ankara Çankaya Sancak Mahallesi 273. Sokak’ta bulunan Sancak Camii’nin minaresi önceki gece fırtına sebebiyle devrildi. Minarenin devrildiği saatte camide kimsenin bulunmaması ve minarenin caminin kenarındaki boşluğa devrilmesi muhtemel bir felaketi engelledi.
Fatih Yılmaz, Ümit Pıtır, Ali Topuz, Sami Aldanmaz / Antalya, Mersin, Karaman, Kayseri
Diyanet dinleri iftarda buluşturdu
Diyanet, Süleymaniye'deki Darülziyafe'de verdiği iftarda çeşitli dinlere mensup önderleri bir araya getirdi. İftara, Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz, Fener Ortodoks-Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan, Türkiye Hahambaşı Vekili İshak Halleva, Vatikan'ın Türkiye Temsilcisi George Marovitch, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, İstanbul Müftüsü Necati Tayyar Taş, işadamı Rahmi Koç ve İstanbul Vali Yardımcısı Şener Can'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
M. Nuri Yılmaz, yemekte, "Medeniyetler çatışması olmadığına bizim şu anda bir arada bulunmamız en güzel cevaptır." dedi. Bartholomeos ise "Diyalog ortamının devam ettirmesini temenni ediyorum." diye konuştu. Prof. Dr. Zekeriya Beyaz ve Prof. Dr. Hüseyin Hatemi'nin de konuşma yaptığı iftarda diyaloğun kaçınılmaz bir gerçek olduğu vurgulandı.
Mükremin Albayrak, İstanbul
700 yıllık hoşgörü müzeye taşındı
Müslüman dünyasında kurulan ilk musevi kültürü müzesi, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz tarafından İstanbul'da açıldı. Müze, Karaköy'de bulunan Zülfaris Sinegogu'nun yeniden düzenlemesiyle oluşturuldu.
Türk Musevi Cemaati Başkanı Bension Pinto, 700 yıldır Türk toprakları üzerinde Türk halkı ile süren beraberliklerinin en güzel örneği olan bu müzenin, Türk hoşgörü, adalet ve anlayaşının bir sonucu olduğunu söyledi. Pinto, İspanya'daki engizisyon zulmündan kaçarak Osmanlı topraklarına sığınan Musevilerin Türkiye'ye gelişlerinin 500. yılı münabetiyle kurulan 500. Yıl Vakfı tarafından restore edilen Zülfaris Sinegogu'nun bundan sonra iki kültürün birlikteliğini tüm dünyaya gösterecek bir yapıt olacağını ifade etti.
Zülfaris Sinegogu'nun yeniden restore edilmesiyle kurulan 500.Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, 3 ana kısımdan oluşuyor. Ana sergi salonunda Türk musevilerinin Türkiye'deki etkinlikleri devlet ve iş yaşamındaki faaliyetleri geçmişten günümüze uzanan bir süreçte tanıtılıyor. Galeri olarak adlandırılan kısımda ise Türk musevilerini günlük yaşamlarından kesitleri gösteren fotolar ve ailelere ilişkin bilgiler bulunurken, etnografya bölümünde
Türk yahudisi ailelerin kıyafet ve özel günleri sergileniyor.
Türk Musevileri müzesinin açılışına 1.Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, İstanbul Emniyet Müdürü Vekili Hasan Özdemir, ANAP İstanbul İl Başkanı İbrahim Taşkın, İşadamı Jack ve Jeff Kamhi, Sami Kohen gibi isimlerin yanısıra çok sayıda yerli ve yabancı işadamı katıldı.
Aliağa tesisleri faciadan döndü
İzmir'in Aliağa ilçesindeki Nemrut Limanı'na yanaşmak isteyen bir yük gemisi, şiddetli rüzgarın ve dalgaların etkisiyle sürüklenmeye başlayınca, petrol dolum tesisleri yakınlarında karaya oturdu.
Geminin, 15 metre yaklaştığı yakıt tanklarına çarpmadan karaya oturması muhtemel bir felaketi önledi. İtalya'nın Valetta Limanı'ndan hareket eden ve Nemrut Limanı'na demir almaya gelen Panama bandralı 1558 grostonluk "Dignity IX" isimli gemide, 9 mürettebat bulunuyor. Geminin, şiddetli fırtına ve boş olması sebebiyle sürüklendiği belirtildi. Öte yandan Antalya'nın Manavgat ilçesi Kısalar köyünde kıyıya 500 metre mesafede karaya oturan Yugovlavya bayraklı yük gemisi kendi imkanları ile kurtuldu. Manavgat Kaymakamı Mehmet Çapraz, "Sveto Slova" adlı kuru yük gemisinin, dün saat 12.00 sıralarında kendi imkanları ile kurtularak sahilden uzaklaştığını, rotasını batıya çevirdiğini bildirdi. Karaya oturan geminin kaptanı, yağış ve fırtına sırasında, kurulan telsiz bağlantısında yardım istememişti. İzmir, cha
5 kişi sobadan hayatını kaybetti
Soba zehirlenmeleri sebebiyle Ankara'da Satılmış Kuzeytepe (70) ve aynı ismi taşıyan torunu ile Ağrı'da 3, 4 ve 5 yaşlarında üç kardeş hayatını kaybetti. Fırtına ile sürüklenen kiremitin bacayı tıkaması sonucu meydana gelen Ankara'daki olayda, aynı aileye mensup 2 kişi öldü, 2 kişi ağır yaralandı.
Ağrı'nın Patnos ilçesinde de üç kardeş soba gazından zehirlenerek öldü, üç kişi yaralandı. İki ay önce Patnos'un Aktepe köyünden ilçe merkezine gelen Güden ailesi, başlarına gelenlerden dolayı büyük bir şok yaşarken, çalışmak için şehir dışına giden baba Bayram Güden olayı duyduktan sonra geldiği evinde kriz geçirdi. Ziya Yıldırım,
Ali Işık, Ankara, Ağrı
Yağışlı hava devam edecek
Yurdun çeşitli kesimlerinde önümüzdeki iki gün yağış bekleniyor. Marmara ile yurdun iç ve doğu kesimlerinde yarın ve çarşamba günü sis görülecek. Hava sıcaklıkları çarşamba gününden itibaren biraz artacak.
Yarın Doğu Karadeniz'in doğusu, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu ile Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'nun batısı yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Yağışlar, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu ile Doğu Karadeniz'in doğusunda kar şeklinde görülecek. Marmara'nın batısı ve kıyı Ege çarşamba günü sağanak yağış bekleniyor. Ankara, aa
Piliçler artık Avrupa'nın istediği gibi kesilecek
Piliç kesimhanelerinde Avrupa Birliği'nin (AB) normlarını uygulamadığı için AB ülkelerine bir gram beyaz et dahi ihraç edemeyen Türkiye, AB'nin talebi doğrultusunda piliç kesimhanelerine veteriner hekim atama kararı aldı.
Tarım Bakanlığı'nın hazırladığı 'Serbest Veteriner Hekimlerin Yetkilendirilmesi Hakkında Tebliğ' Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni uygulama ile Türkiye'nin 5 bin ton civarında olan yıllık piliç eti ihracatının 100 bin tona çıkarılarak 100 milyon dolarlık döviz girdisi sağlanması hedefleniyor. Deli dana vakalarından sonra Avrupalılar beyaz ete yönelmişti.
Zor günler geçiren tavukçuluk sektörü piliç kesimlerinde AB normlarına geçilmesini öngören tebliğ ile yeniden umutlandı. Tebliğe göre serbest veterinerler, kesimhanelerde Tarım Bakanlığı adına görev yapacak. Veterinerlerin maaşını bakanlığın belirlediği ücret üzerinden işletmeciler ödeyecek. Bakanlık, serbest veterinerler için bir kurs açacak ve kurs sonunda yapılacak sınavda başarılı olan veterinerleri kesimhanelerde görevlendirecek. Sözleşmesi feshedilen veterinerler, başka bir kesimhanede görev alamayacak.
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESDBİR) Başkanı M. Kemal Akman, tebliğin uygulamaya konulması halinde AB'ye ihracat konusunda büyük bir gelişme sağlanacağını ifade etti. Akman, tebliğde sözleşmeli veteriner hekim istihdamının tüm kesimhaneler için zorunlu tutulmamasını ise bir eksiklik olarak değerlendirdi. AB'den uygunluk numarası alındığında Türkiye'nin piliç eti ihracatının 100 milyon tona çıkacağına işaret eden Akman, krizdeki sektör için 100 milyon dolarlık kaynağın büyük önem taşıdığını söyledi.
Türkiye'nin ürettiği piliç etini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihraç edebilmesi için, AB Gıda ve Veterinerlik Dairesi'nden olumlu rapor alması gerekiyor. Tarım Bakanlığı, bu amaçla 2000 yılının ilk yarısında, kanatlı eti üreten 42 kesimhanenin ruhsatlandırıldığını bildirerek, Türkiye'nin de AB'nin kanatlı hayvan eti ithal ettiği üçüncü ülkeler listesine alınmasını talep etti. AB Gıda ve Veterinerlik Dairesi'nden gelen iki veteriner Türkiye'deki kanatlı kesimhanelerde incelemelerde bulundu. Söz konusu veterinerler, hazırladıkları raporu Mart 2001'de Tarım Bakanlığı'na sundular. Devletin 42 kesimhaneye tek yönetmeliğe dayanarak ruhsat verdiği belirtilen raporda, kesimhanelerde sivil veterinerler yerine devletin resmi veterinerinin görev yapması istendi. Tarım Bakanlığı da rapordaki talep doğrultusunda beyaz et ihracatının önünü açabilmek için kesimhanelere veteriner atanmasını öngören bir tebliğ yayımladı.
AB ülkelerinde hayvansal gıda maddesi üreten tesislerin denetimleri tamamen devlet tarafından yapılıyor.
Mangal, depremzede çiftin hem sobası hem de tüpü oldu
Marmara depreminin üzerinden 2,5 yıl geçmesine rağmen, deprem bölgesinde hâlâ yüzlerce aile olumsuz şartlar içinde hayat mücadelesi veriyor. Dalkılıç çifti, bu ailelerden sadece biri. Sakarya Valiliği'nin tüp ve erzak yardımını kesmesi üzerine çaresiz kalan Ahmet Dalkılıç (70) ve eşi Zekiye Dalkılıç (70), elektriğin çok pahalı olması sebebiyle ısınma ve yemek pişirme ihtiyacını mangal sobayla karşılamaya çalışıyor.
Dalkılıç çifti, Dernekkırı'ndaki prefabrikelerini ısıtmak için, topladıkları odunları, dışarıda mangalda yakıp köz haline getirdikten sonra içeri alıp ısınmaya çalışıyorlar. Bağ-Kur emeklisi Ahmet Dalkılıç, ayda eline 70 milyon lira geçtiğini anlatarak, kısmen felç olduktan sonra, çalışamadığını kaydediyor. Ellerine geçen parayla ancak ekmek alabildiklerini söyleyen Zekiye Dalkılıç da, komşuların yardımı olmadığı takdirde, iftarda sofraya koyacak kuru ekmekten başka bir şey bulamadığını belirtiyor. Dalkılıç, mangalın ateşinin sönmesiyle yine soğukla yüz yüze kaldıklarını ifade ediyor.
Duran Savaş, Adapazarı
Kadınlar malları hemen paylaşmak istiyor
Kadın kuruluşları, boşanma sırasında malların eşit paylaşılmasını öngören yasal değişikliğin geciktirilmeden yürürlüğe girmesini istiyor.
Yeni Medeni Kanun, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi, ama boşanma sırasında uygulanacak mal rejimi hakkındaki tartışmalar sürüyor. Kadın kuruluşları, halen evli olanlar için eski kanundaki mal ayrılığı rejiminin 2003'e kadar devam etmesine karşı çıkıyor. Eski medeni kanuna göre, boşanma sırasında kadın ve erkek yasal olarak kendi üzerine kayıtlı olan malları alabiliyordu. 2002'den itibaren yürürlüğe girecek yeni Medeni Kanun'a göre ise 2003'ten itibaren evlenen herkes, aksi bir tercih bildirmediği takdirde evlilik sırasında edinilmiş malların paylaşımını kabul etmiş sayılacak. Halen evli olanlar da, bir yıl içinde boşanma sırasında mallarını nasıl paylaşacaklarına karar verecekler. Bu yönde bir karar bildirmeyen evliler için eski medeni kanundaki mal ayrılığı rejimi uygulanacak.
Kadın Araştırmaları Uzmanı avukat Nazan Moroğlu, kanun maddelerinin halen evli olanlara uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu söyledi. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden avukat Nurdan Düvenci, "Aldatmaca var. Bir elleriyle verdiklerini öbür elleriyle alıyorlar." dedi. Yasanın takipçisi olduklarını vurgulayan KADER Ankara Şube Başkanı Selma Acuner, mal rejiminin bu şekilde kabul edilmesi halinde yürürlükte iki medeni yasanın dolaşmış olacağını belirtti. Meclis, bu hafta yapacağı toplantıda mal paylaşımı rejiminin halen evli olanları ne zaman kapsayacağını karara bağlayacak. Şemsinur Bektaş, İstanbul
Ramazan'da fuhuş yüzde 90 azaldı
Ramazan'a girilmesiyle birlikte İstanbul'daki fuhuş olayları yüzde 90 oranında düştü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Ahlak ve Kumar Büro Amirliği yetkilileri, "Kadın satıcıları ve hayat kadınları Ramazan'da çalışmamayı tercih ediyorlar. Hatta bu kadınlar içerisinde oruçlarını aksatmadan tutanlar dahi var.
Ramazan ayında fuhuşta yüzde 90'lara varan bir düşüş yaşanıyor." açıklamasını yaptı. İstanbul Emniyeti, 2001 yılı Ocak ayında 689, Şubat'ta 350, Mart'ta 453, Nisan'da 436, Mayıs'ta 317, Haziran'da 570, Temmuz'da 487, Ağustos'da 506, Eylül'de 557 ve Ekim ayında 854 kadın hakkında fuhuş işlemi yaptı. 16 Kasım 2001'de Ramazan'a girilmesiyle birlikte İstanbul'da fuhuştan yakalanmalar yok denecek kadar azaldı. Ramazan'sız 16 günden kalan rakamlarla Kasım'da fuhuştan yakalananların sayısı 68'de dondu. 40 kişilik Ahlak Kumar Büro Amirliği ekipleri, fuhşun azaldığı bu ayda çalışmalarını kumar üzerinde yoğunlaştırıyor. Umuma açık yerler Ramazan ayı boyunca saat 03.00'e kadar açık. Bunu fırsat bilen bazı kahvehaneler bu saatlere kadar paralı kumar oyunları oynatıyor. Altan Cankut, İstanbul
Akıl hastaları da artık evlenebilecek
Yeni Medeni Kanun, doktordan 'evlenmesinde sakınca yoktur raporu alan' akıl hastalarının da evlenmesine izin veriyor.
Komisyondaki tartışmaları ile günlerce kamuoyunun dikkatini üzerinde toplayan Medeni Kanun, akıl hastalarının evlenmelerini serbest bırakıyor. Yeni Medeni Kanun'u hazırlayan komisyonun başkanı Prof. Dr. Turgut Akıntürk, evlenmesinde engel olmadığını belirten doktor raporu getiren akıl hastalarının evlenmelerine izin verildiğini açıkladı. Evlenmesinde sakınca olan akıl hastalarının evlilikleri geçerli olmadığı için mutlak butlan davası açılarak iptal edilecek. Halen yürürlükte olan eski Medeni Kanun'daki yasağı hatırlatan Akıntürk, değişikliği, kamuoyunun yanlış yönlendirilebileceği endişesiyle basından gizlediklerini ifade etti.
Yargı mensuplarını bilgilendirmek amacıyla Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Yeni Türk Medeni Kanunu'nun tanıtımı seminerinde konuşan Prof. Akıntürk, konunun komisyonda tartışmaya sebep olduğunu, bir adli tıp profesörününden saatlerce bilgi aldıklarını anlattı. Prof. Akıntürk, akıl hastalarının evlenmelerine kesinlikle karşı olmasına rağmen uzmanın anlattıklarını dinledikten sonra fikir değiştirdiğini belirterek şöyle konuştu: "Çağırdığımız profesör bize akıl hastalığının birçok çeşidi olduğunu belirtti. Hatta kendi hastalarından birinin İTÜ'de profesör olduğunu söyledi.
Akıntürk, şöyle devam etti: "Mesela, bu adam bir akıl hastası ama evli ve çoluk çocuk sahibi, üstelik profesör. Bunun gibi epilepsi yani sara hastalığı da bir akıl hastalığı sayılıyor. Öyle ilginç akıl hastalıkları var ki bunların evlenmesini yasaklamak doğru olmaz. Mesela 'şikayet hastalığı' diye bir akıl hastalığı var. Adam şikayet hastası, komşusunu, amirini, her önüne geleni şikayet ediyor. Şimdi bu şikayet ediyor, akıl hastası diye evlenemeyecek mi? Bu nedenle akıl hastaları arasında ayırım yapmak gerekiyor. Evlenmesinde sakınca olmayan akıl hastaları bunu doktor raporuyla belgeleyerek evlenebilecekler. Evlenmesinde sakınca olan akıl hastaları buna rağmen evlenmişlerse evlilikleri iptal edilecek." Prof. Turgut Akıntürk'ün anlattıklarına göre yasada yapılan diğer değişikliklerden bazıları şu şekildi: "Evlat edinen evlatlıkla ve evlatlığın altsoyu olan kızı ya da oğluyla evlenemeyecek. Nişan bozulduğu takdirde hediyeler aynen veya mislen geri verilecek. Böylece aileye enflasyonun verdiği zarar ortadan kalkacak."
Kanadalı aile, çağırdığı Türk öğrenciye terör korkusundan 'gelme' dedi
İkiz Kuleler'e gerçekleşen terör saldırısı yabancılara bakışı değiştirdi. İngilizce öğrenmek için bir yıl kalmayı planladığı Kanadalı aileden ret cevabı alan Gülay Çekin, bu eğilimin kurbanlarından biri. Prof. Dr. Atilla Yayla'ya göre bu 'geçici' bir durum. Dr. Bahadır Kaleağası da, Avrupa'da özgürlükler savaşta bile kısılmadığı için karamsar değil.
Gülay Çekin adlı Türk öğrenci, tanışmayı ve bir yılını geçirmeyi tasarladığı Kanadalı aileden 'ret' cevabı aldı. Çekin, Kanadalı ailenin yanında kalacak ve İngilizce öğrenecekti. Ancak 11 Eylül'de New York'taki İkiz Kuleler'e yönelik terörist saldırı bütün planlarını altüst etti. Önce daveti yapan Kanadalı aile, Gülay'a 'gelme' dedi. Ardından da Kanada konsolosluğu vize talebini kabul etmedi.
11 Eylül, gelişmiş birçok ülkenin yabancılara bakışını değiştirdi. Bu eğilimden Beyaz Amerikalıların nüfusun % 75'ini oluşturduğu göçmenler ülkesi Amerika bile nasibini aldı. Fox News kanalının yer verdiği son kamuoyu yoklamalarına göre saldırıdan sonra Amerikalıların yüzde 65'i sınırların geçici olarak kapatılmasından yana. Bu kitle, turist girişinin de bir süre yasaklanmasını istiyor. İngiltere'de ICM kamuoyu araştırma grubunun yaptığı ve Observer gazetesinde dün yayımlanan araştırmaya göre de ülkeye gelen mültecilerin kendi kültürlerini bir yana bırakması gerektiğini savunan İngilizlerin oranı 11 Eylül'den sonra yüzde 59'dan yüzde 81'e yükseldi. Anket sonuçları uzmanlarca 'İngiltere'de etnik gruplar arasındaki hoşgörü zedelendi' şeklinde yorumlandı.
Liberal Düşünce Topluluğu Başkanı Prof. Dr. Atilla Yayla, ABD, İnglitere ve Kanada gibi ülkelerde oluşan yabancı düşmanlığının 'geçici' olduğunu savunuyor. Prof. Yayla'ya göre Amerika'da yaşanan panik yerini sağduyuya bıraktıktan sonra, göçmenlere karşı tavır yumuşarken, sıkılaştırılan güvenlik önlemleri halktan tepki görmeye başlayacak.
Güvenlik konusunda yoğun endişelerin olduğu ülkelerden bir diğeri de Almanya. Berlin Türkiye Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, ülkede Müslüman üniversite öğrencilerinden bile korkulmaya başlandığını vurguluyor. Avrupa Parlamentosu üyesi Ozan Ceyhun ise terör tehlikesine karşı bazı özgürlüklerden feragat edilebileceği görüşünde. TÜSİAD Brüksel temsilcisi Dr. Bahadır Kaleağası özgürlükler ve yabancı düşmanlığı noktasında fazla karamsar değil. Kaleağası, savaş dönemlerinde bile Avrupa'da özgürlüklerin tamamen askıya alınmadığını belirtiyor.
ABD, İngiltere ve Danimarka gibi ülkelerde 11 Eylül sonrası getirilen kimlik kartı taşıma zorunluluğu gibi gelişmeler halkın bir bölümünden destek görürken, bir kesimden ciddi tepkiler alıyor. Bundan sonraki aşamada dünyadaki güvenlik, özgürlük ve göçmen politikalarının nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek. Ancak Kanadalı aileye ne gibi bir zararı dokunacağını kestiremeyen Gülay Çekin'in İngilizce merkezli yaptığı kariyer planlarının bütünüyle değiştiği bir gerçek. (Zafer Öcan)
Marmara depreminden önce 1026 sıra dışı olay yaşandı
Japon ve Türk bilim adamları, 17 Ağustos öncesinde tabiatta meydana gelen değişiklikleri araştırdı. Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanan çalışma, 17 Ağustos ile Kobe depremi öncesinde yaşananların aynı olduğunu ortaya koydu.
Japon bilim adamı Prof. Dr. Motoji İkeya ile Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü Ulusoy, 17 Ağustos Marmara depreminden önce tabiatta birçok sıra dışı olayın yaşandığını tespit etti. İki bilim adamı, 450 deprem tanığı ile görüşerek, deprem öncesi belirtilere ilişkin 1026 farklı olayı derledi. Osaka Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. İkeya ile Doç. Dr. Ulusoy'un, 'Deprem Habercisi Olaylar ve Bilimsel Yorumlar' adını taşıyan araştırmaları, Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. Buna göre, sıra dışı olayların yüzde 50'si hayvan davranışlarında, yüzde 32'si gökyüzü ve hava durumunda, yüzde 10'u deniz ve karada, yüzde 7'si elektrikli cihazlarda, yüzde 2'si ise bitkilerde görüldü. Araştırmada deprem öncesi insanlarda görülen belirtiler şöyle sıralandı: Kalp rahatsızlığı, beyinde ve parmaklardan dirseklere doğru akan elektrik akımı hissi, bitkinlik, kusma, aşırı duygusallık ve histeri, hamile kadınların bebeklerinde hareketlenme, yüksek tansiyon, baş ve diz ağrısı, göz seğirmesi, gece sebepsiz yere uyanma, uyumama sorunu, iştahsızlık.
Hayvanlardaki farklılıklar da şunlar:
Köpeklerde, aşırı uluma, kümeleşme, yeri dinleme ve gökyüzüne bakma. Kedilerde, çığlık atma, yerinde duramama, kertenkele gibi yerde sürünme. Atlarda, kişneme ve dörtnala koşma; ineklerde, saldırganlık; muhabbet kuşlarında delice çırpınma; martılarda, bebek gibi çığlık atma; kargalarda, ağlama; karınca ve örümceklerde evleri istila etme; arılarda, insanlara saldırarak sokma; balıklarda toplu ölümler.
Gökyüzünde birkaç gün boyunca çeşitli renklerde flaş ışımalarının görüldüğü belirtilen araştırmada sıcaklık, nem ve basınç artışı hissedildiği vurgulandı. Anket çalışması deprem öncesinde elektrikli ev aletlerinin bozulduğunu ve bitkilerde buruşma, solma gibi değişikliklerin görüldüğünü de belirledi.
Bu arada söz konusu bilgilerin Kobe depremi ile ilgili çalışma sonuçlarıyla aynı olduğu ortaya çıktı. Ankara, aa
Lüks iftar mönüleri yarışıyor
Lüks oteller, 11 Eylül saldırısından sonra turizmde yaşanan durgunluğun etkisiyle bu yıl iftar programlarına ağırlık verdi. Ramazan ayında fiyatları aşağıya çeken oteller, iftar sofrasını daha cazip hale getirebilmek için birbirleri ile yarışıyor.
The President Oteli Genel Müdürü Cem Evsen, iftar sofrasının fiyatını düşük tuttuklarını belirtiyor. Oteldeki iftar programı Hafız Halil Ovalı'nın Kur'an tilaveti ile başlıyor. Otel müşterileri Ovalı'nın okuduğu ezanla birlikte oruçlarını açıyor. Farklı seçeneklerin sunulduğu iftarda, çorba, ana yemek, salata ve tatlılardan oluşan mönünün fiyatı 11 milyon lira. Topkapı Eresin Oteli, müşterilerini otel girişine kurduğu '11 Ayın Sultanı, Hoşgeldin Ramazan' yazılı mahya, semazen gösterileri ve elma şırası ile karşılıyor. İftar, otelin terasından atılan sembolik iftar topu ile açılıyor. Buradaki iftar programının fiyatı 22 milyon lira. The Ritz-Carlton İstanbul'daki iftar fasıl eşliğinde yapılıyor. Sahlep, boza ve şerbet servisinin yapıldığı açık büfe mönünün fiyatı 38 milyon lira. İstanbul'un simgesi haline gelen ve içinde 170 kişilik restoranın bulunduğu Kız Kulesi'ndeki iftar mönüsü ise 17 milyon liradan satılıyor.
Hakan Yılmaz, Erkan Acar, İstanbul
Sosyal güvenliğin 36 yıllık zararı 178 milyar dolar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, sosyal güvenlik kurumlarının geçmişe dönük hesaplarını yeniden incelettirdiğini belirterek, bu kurumlarda 1965-2001 yılları arasındaki açığın faiziyle birlikte 178 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Okuyan, ANAP Yalova Gençlik Kolları Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'de sosyal güvenlik kurumlarına 'popülizm'in egemen olduğunu kaydetti. Ülkenin geleceğinin ipotek altına alındığını vurgulayan Okuyan, 1965, 1969 ve 1977 seçim dönemlerinde hep emeklilik yaşının değiştirildiğine dikkati çekti. Yalova, aa
İtalya’nın Riyad büyükelçisi Müslüman oldu
İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Torquato Cardeilli (59), Müslüman oldu. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki İtalya Büyükelçiliği'nden verilen bilgiye göre, Büyükelçi Cardeilli, 16 Kasım'da başlayan Ramazan öncesinde İslam dinine geçti.
Din değişimiyle ilgili büronun yetkilisi Şeyh Nuh Bin Nasır, Büyükelçi Cardeilli'nin büroya gelerek kelime-i şahadet getirdiğini belirtti. 34 yıllık diplomatik kariyeri bulunan Cardeilli'nin 2000 Kasım'ından bu yana Suudi Arabistan'da bulunduğu bildirildi. Riyad, aa
İsviçre’de uçak inerken düştü: 24 kişi öldü
İsviçre'de, Crossair şirketine ait jumbolino tipi 4 motorlu küçük yolcu uçağı önceki gece Zürih Havaalanı'na inerken düştü. Kazada 24 kişi öldü, 9 kişi ise enkazdan yaralı olarak kurtarıldı.
Kazanın olduğu sırada hava şartlarının elverişsiz olduğunu ifade eden yetkililer, kaza sebebinin araştırılmakta olduğunu kaydettiler. İsviçre televizyonuna açıklamada bulunan bir havacılık uzmanı, kazanın olduğu sırada uçağın çok alçak mesafede uçtuğunu belirtirken, uçağın terörizme bağlı sebeplerden düştüğüne dair bir işaret bulunmadığına dikkat çekti. Bu arada uçağın 2 kara kutusunun kazadan yaklaşık bir buçuk saat sonra bulunduğu, kaza sebebinin iki gün içinde açıklanmasının beklendiği kaydedildi.
Ali Solmaz, Birchwill
'İngiliz polisi yaramazları fişleyecek'
The Sunday Telegraph gazetesi, İngiltere'de polisin, 3 yaşından itibaren gelecekte suç işleme eğiliminde olabileceğine inanılan çocukları fişleyip izlemeye alacağını iddia etti.
Çocuğun böylece küçük yaştan itibaren yönlendirilmesinin amaçlandığını belirten gazete, büyük tartışma yaratması beklenen hazırlığın önümüzdeki mart ayından itibaren Londra içindeki 11 belediyenin sınırlarında denenmeye başlanacağını duyurdu. Uygulamanın, okullar ve sosyal servislerce de destekleneceğini vurgulayan Telegraph, çocukların kaydettiği her türlü ilerlemenin izleneceğini bildirdi. Proje, bir sivil toplum kuruluşu olan Liberty tarafından tepkiyle karşılandı. Liberty'nin açıklamasında "Kim, hangi kriterlere dayanarak, kimin bu listeye gireceğini belirleyecek? Sonra böyle bir plan, bir çocuğun geleceğine önceden ipotek koyup, onu daha bebeklik çağında geleceğin suçlusu ilan etmek olmayacak mı?" denildi. Londra, aa
|