'Biz burada bakan konuşturmayız!'
İçişleri eski bakanlarından Abdülkadir Aksu, Trabzon'da bir kahvehaneyi ziyaret etti. AK Partili bir yönetici kahveye girişte kalabalığa 'Sayın bakanımız size hitap edecek.' diye seslenince ortalık bir anda karıştı. Vatandaşlardan biri ayağa kalkarak bağırdı: "Biz burada bakan konuşturmayız." Anonsu yapan durumu fark edip düzeltti; 'Eski bakan.'
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, partisinin Karadeniz programı çerçevesinde Trabzon'da ilginç bir olayla karşılaştı. Bir kahvehaneyi ziyaret eden Aksu, 'Sayın Bakanımız size hitap edecek.' şeklinde takdim edilince vatandaşların protestosuna maruz kaldı: "Biz burada bakan konuşturmayız." Anonsu yapan görevli durumu fark edip düzeltti; 'Eski bakan.'
Aksu'yu önce şoke eden sonra güldüren bu olay şöyle gelişti: AK Parti'nin hafta sonu yapılan Trabzon mitinginden sonra teravih namazı için Genel Başkan yardımcıları Abdülkadir Aksu ve Sadık Yakut, Karşıyaka Mahallesi'ndeki bir camiye gittiler. Vatandaşlarla beraber teravih namazını kılan genel başkan yardımcıları, ardından caminin altındaki kahvehaneye uğradılar. Trabzon il yönetiminde görevli bir partili kahvede bulunanlara Aksu ve Yakut'u takdim etti.
Politik saygı çerçevesinde, Turgut Özal döneminde İçişleri Bakanlığı yapan Abdülkadir Aksu için, ''Sayın bakanımız size hitap edecek.'' deyince kahvehane bir anda karıştı. Kalabalık içinden bir vatandaş ayağa kalkarak, ''Biz burada bakan konuşturmayız.'' diye bağırdı. Tepkiler yükselince takdimi yapan AK Partili, durumu hemen anlayıp şu düzeltmeyi yaptı: "Sayın Abdulkadir Aksu eski bakanımızdır, halen bakan değildir ve AK Parti genel başkan yardımcısıdır.'' Bunun üzerine kalabalık, "O zaman mesele yok." diye espri yaptı. Ardından, Abdülkadir Aksu konuşmak üzere bir sandalyenin üzerine çıktı, AK Parti'yi anlattı.
Vekil cüzdanını çarptırdı
AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Ali Şahin, partisinin Artvin programı sırasında cüzdanını yankesicilere kaptırdı. Hopa ilçe binası açılışa katılan Şahin, çalınan cüzdanın yokluğunu, seçim otobüsüne bindikten sonra anladı.
Ancak hiç telaşlanmadı. Çünkü cüzdanının içi boştu. Mehmet Ali Şahin olayı yanındakilere anlattı ve ekledi: ''Böyle durumlara hazırlıklıyım. Yıllardan beri cüzdanıma para koymuyorum. Cebimdekilere dikkat ediyorum.'' Şahin, çalınan cüzdanında bir kredi kartı, bankomat kartı, milletvekili kimlik kartı ve notlarının olduğunu belirtirken, söz konusu açılışta başka hırsızlıklık olaylarının yaşandığı da öğrenildi. Kayseri Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sadık Yakut, kendisinin de cüzdanının alınmak istendiğini ve son anda fark ettiğini kaydetti. Sadullah Özcan, Artvin
'Kıbrıs'tan vazgeçilemez'
Saadet Partisi (SP) Grup Başkan Vekili Veysel Candan, Kıbrıs sorununun çözümünün Avrupa Birliği (AB) tarafından engellendiğini belirterek, "AB'den vazgeçilebilir ancak Kıbrıs'tan asla. Dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs için bedel ödenebilir." dedi.
Candan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs konusunda hükümete tam destek verdiklerinin altını çizdi. Avrupa'nın Kıbrıs'ta taraf tuttuğunu ifade eden Candan, Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınması durumunda, Türkiye'nin KKTC'yi ilhak etmesi gerektiğini vurguladı. Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nun değiştirilmesini de isteyen Veysel Candan, yüzde 10 seçim barajının mutlaka kalması gerektiğini, TBMM'de bütün siyasi görüşlerin temsili için de seçim ittifaklarının düşünülebileceğini dile getirdi. Ankara, Zaman
'Hükümet Türkiye'yi göremiyor'
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin Türkiye'de sadece 3 büyük ili dikkate aldığını, Anadolu'yu görmediğini savundu.
Erdoğan, Doğu Karadeniz programını dün Artvin'le noktaladı. Önce Arhavi ve Çamlıhemşin'e giderek heyelandan zarar gören yerleri gezen Erdoğan, daha sonra Hopa'ya geçti. Burada ilçe teşkilatının açılışını yapan Erdoğan, programını Artvin'de noktaladı. Artvinlilere hükümeti şikayet eden Erdoğan, koalisyon ortaklarının Türkiye denilince sadece 3 büyük ili akıllarına getirdiklerini anlattı. Anadolu ve Karadeniz'in görmezden gelindiğini savunan Erdoğan, isim vermeden Başbakan Bülent Ecevit'e eleştiriler gönderdi. 'Türkiye'yi yönetenlerin ayakta duramadıklarını' iddia eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu hükümet bazen ayakkabılarını unutuyor, bazen merdiven başında oturuyor. Bazen de İspanya yerine Moritanya'yı selamlıyor. Bu hükümet 'Seve Seve' kampanyasını destekliyor. Ülkeyi bu kadar çok seviyorlarsa hemen istifa etsinler." Artvin, Zaman
Saadet, Refah gibi selamlayacak
Refah Partisi'nin Genel Merkezi'ne taşınmaya hazırlanan Saadet Partisi, Erbakan'ın sürekli kullandığı parti selamını da sahiplendi. Kutan, önceki gün Çorum'da, 'Bundan sonra bizim işaretimiz budur. İftiharla kullanacağız.'' dedi.
Saadet Partisi, Milli Görüş geleneğinin güçlü partilerinden Refah'ın, 'baş parmak'lı selamını kullanacak. Necmettin Erbakan'ın RP kapatıldıktan sonra da tercih ettiği meşhur simgeye, kapatılan Fazilet Partisi sıcak bakmamıştı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)'nin kurulmasıyla birlikte 'geleneği kendisinin temsil ettiği'ni her fırsatta dile getiren SP, 'Milli Görüş'ün argümanlarını da sahipleniyor. Refah Partisi'nin binasını genel merkez olarak kiralayarak tabanına mesaj vermeyi hedefleyen SP, parti selamı için de RP'yi tercih etti. SP Genel Başkanı Recai Kutan, önceki gün yapılan Çorum Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'nda bu kararı açıkladı. Baş parmak havada ve dört parmağın avucun içinde kapalı olduğu işareti yapan ve salonda bulunanlardan da baş parmaklarını kaldırmalarını isteyen Kutan, "Bundan sonra bizim işaretimiz budur ve herkes iftiharla bu işareti kullanacaktır." dedi.
Kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, kendisini dinleyenlere ettirdiği yemin sırasında kullandığı selama, 'güven', 'itimat', 'hak' ve 'adalet' anlamları yükleniyordu.
Fazilet döneminde, RP'nin devamı imajını vermemek için Milli Görüş davasının argümanlarını benimsemeyen Saadet yönetimi, AK Parti'nin ayrı yöntem ve söylemlerle siyaset yapmaya başlaması üzerine bu kararı değiştirdi. SP, önce RP'nin Genel Merkezi'ni kiraladı, şimdi de Refah gibi selamlıyor.
BBP iki turlu ve ittifaklı seçim istiyor
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, her siyasi görüşün Meclis'te temsil edilebilmesi ve istikrara katkı sağlanabilmesi için seçimlerin iki turlu yapılmasını istedi. Yazıcıoğlu, ikinci tur için ittifaklara imkan verilebileceğini kaydetti.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, iki turlu ve ikinci turda ittifaklara imkan sağlayan seçim sisteminden yana olduklarını söyledi. Bu yolla her görüşün Meclis'te temsil edilebileceğini vurgulayan Yazıcıoğlu, milletvekili adaylarının iki kez seçim yarışına girmeleri sayesinde temsilde kalite ve seviyenin yükseleceğini savundu. Yazıcıoğlu, "Bizim önerdiğimiz sistemde, vatandaş partileri birleşmeye ve demokrasiye zorlayacaktır. İstikrara katkı sağlanacaktır." dedi.
BBP lideri Yazıcıoğlu, "Bizim Türkiyemiz" ismini taşıyan Siyasi Partiler ve Seçim Sistemi'ndeki değişiklik projelerini tartışmaya açtı. BBP'nin teklifinde, toplam milletvekili sayısı 400 olarak belirlenirken, milletvekilliği seçim süresi 5 yıldan 4 yıla indiriliyor. Milletvekili olma yaşı da 30'dan 25'e çekiliyor. BBP'nin ortaya attığı iki turlu, ittifaklı genel seçim önerisi ise şu ayrıntıları içeriyor:
Seçime girme hakkı kazanan tüm partiler ilk tur seçimlere kendi amblem ve adaylarıyla katılacaklar.
Birinci turda seçim işbirliği yasak olacak, ilk turda bulunmayan ikinci tura katılamayacak.
İlk turda milletvekili sayısının iki katı aday yarışacak. Seçmen, alfabetik sıraya göre yazılan adaylar arasında tercih yapacak.
Birinci turda ilk dört sırayı alan partiler ikinci tura katılmaya hak kazanacak.
İkinci tur ilk turdan en az 45, en fazla 60 gün içinde yapılacak.
İkinci turda partiler tek başlarına seçime girebildikleri gibi, ilk turda seçime katılıp ilk dörde giremeyen diğer partilerle de ittifak yapabilecekler.
Meclis bu haftayı denetimle geçirecek
TBMM Genel Kurulu'nun bu haftaki gündeminde, eski Bakan Koray Aydın hakkındaki soruşturma önergesi ile Devlet Bakanı Kemal Derviş'e yönelik gensoru önergesi ağırlıkla yer alacak.
TBMM Genel Kurulu'nun çarşamba günü yapacağı toplantıda, AK Parti'nin, Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Koray Aydın hakkında verdiği Meclis Soruşturması Önergesi ele alınacak. AK Partili milletvekillerinin yanı sıra bazı bağımsız üyelerin de imzaladığı önergede Koray Aydın'ın, 'Bakanlık yaptığı dönemde usulsüzlüklere ve suiistimallere yol açtığı, gerekli tedbirleri almayarak görevini kötüye kullandığı, Türk Ceza Kanunu'nun 228, 230, 240 ve 346. maddelerini ihlal ettiği' savunuluyor.
Saadet Partisi'nin daha önce, 'bir başka gensoruyla aynı gün görüşülmesin' diye geri çektiği Derviş'le ilgili önergenin öngörüşmeleri de çarşamba günü yapılacak. Grup başkan vekilleri Veysel Candan ve Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun imzasını taşıyan gensoru önergesinde, tüm ekonomik göstergelerin Türkiye ekonomisinin kötüye gittiğini açıkça ortaya koyduğu kaydedildi. Önergede savunulan bazı görüşler şöyle: "13 Mart 2001 tarihinden bu yana Kemal Derviş, ekonomi yönetiminin başında bulunmaktadır. 57. hükümet ve hükümet ortaklarının parti grupları, kendisinin her istediğini yapmıştır. Öyle ki, TBMM'ye sevk edilen birçok yasa kamuoyunda (Derviş Yasası) olarak adlandırılmış ve Sayın Derviş'e ayak uyduramıyor gerekçesi ile bakanlar bile istifa ettirilmiştir. Bu nedenle bu çöküşün baş sorumlusu Sayın Kemal Derviş'tir." Ankara, aa
Tansu Çiller mutluluğun reçetesini yazdı
Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Tansu Çiller, milletin mutluluk istediğini belirterek, "Aslında o mutluluğun reçetesi açık: Bir millet, bir sandık, bir de Kırat'ın tek başına iktidarı." dedi. Partisinin, İstanbul İl Başkanlığı tarafından Ataköy'deki Mavi Marmara Et Lokantası'nda verdiği iftar yemeğinde konuşan Çiller, milletin zulüm içinde aç yaşadığını, gençlerin ise işşiz olduğunu ifade etti.
Çiller, ihracatın gerilediğini, büyük sanayinin çökme noktasına geldiğini, Anadolu kaplanlarının ise yok olduğunu savunarak, şöyle konuştu: "Ama bütün bunların karşısında bir iktidar var. Bu iktidar diyor ki, 'Kabahatli olan biz değiliz...' Peki kimdir? Kabahatli olan cumhuriyet, kabahatli olan son 20 yıl, kabahatli olan muhalefet, kabahatli olan esnaf, kabahatli olan çiftçi... Beş yıldır iktidarlar, herkes haksız, herkes kabahatli; ama aslında 5 yıldır iktidarda olan bu iktidar suçsuz. Bu görüntüye kimileri diyor ki, 'iktisadi kriz var.' Ama biz diyoruz ki, bu kriz iktisadi değildir, bu kriz siyasidir." İstanbul, Zaman
Doğru Yol turistlere de oy kullandıracak
Devletin yeniden yapılandırılması konusunda 'acil önlemler paketi' hazırlayan Doğru Yol Partisi (DYP), ülkede bulunan turistlerin de oy kullanmasını planlıyor. DYP Ar-Ge tarafından hazırlanan projede, bakanlık sayısının 25'e indirilmesi, Başbakanlık'ın koordinasyon merkezi haline getirilmesi ve merkezdeki yetkilerin yerel yönetimlere kaydırılması öngörülüyor.
Milletvekillerine de gönderilen acil önlemler paketinde şu taleplere yer veriliyor: "Yabancılar yerel seçimlerde oy kullanabilsin, bakan sayısı en fazla 25 olsun, bütün ekonomik birimler tek bir devlet bakanına bağlansın, Başbakanlık, kendisine bağlı kuruluşlardan arındırılıp koordinasyon merkezi haline dönüştürülsün, e-devlet (elektronik devlet) vizyonu oluşturulsun, bakanların yetkileri büyük ölçüde taşra teşkilatlarına ve valilere devredilsin, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tamamen dış istihbarata, emniyet ise iç istihbarata yönlendirilsin, kamu kuruluşlarının bölge müdürlükleri kaldırılsın, adalet, güvenlik, sağlık ve eğitim dışında emekli olan çalışanların yerine personel alınmasın."
Ahmet Bıyık, Ankara
|