GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

26/11/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Yorum

Strateji

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Çocuk

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



Abdullah AYMAZ

Müslüman terörist olmaz

ABD'de yaşanan terör saldırısının ardından Müslümanların ve İslamiyet'in hedef tahtası haline getirilmeleri üzerine bir dizi konferanslar düzenleyen Belçika İslam Diyalog Vakfı, bu konferansların ilkini Hasselt Katolik Kilisesi Papazlık Eğitim ve Seminer Merkezi'nde gerçekleştirdi. İslam'ın teröre bakışı, barış ve insanlık adına yapılabilecek çalışmalar gibi konuların konuşulduğu geceye Belçikalılar yoğun ilgi gösterdiler. Eğitim, ticaret ve sosyal alanda faal yaklaşık 150 kişi programa katıldı.

Bu arada genç yaştaki öğrencilerin de Katolik dersi öğretmenleriyle beraber programa katılmaları dikkate değer bir noktaydı. Yine programa Limburg bölgesi dışından, Hollanda'dan insanların katılması, Diyalog Vakfı'nın barış çağrısına verilen önemi gösterdi. Programın konuşmacıları Belçika İslam Diyalog Vakfı Başkanı Bahattin Koçak ve Hasselt Papazlık Eğitim Merkezi profesörü Leon Lemmens idi.

İlk konuşmayı yapan Bahattin Koçak, İslam'ın teröre bakışını, Kur'an ve sünnet perspektifinden örneklerle anlattı. "Müslüman terörist olamaz, terörist Müslüman olamaz." diyen Koçak, İslam'ın temelinde barış olduğunu, İslam kelimesinin de bir manasının barış ve esenlik olduğunu söyledi. Bir Müslüman'ın huzur ve emniyetin temsilcisi olması gerektiğini söyleyen Koçak, İslamiyet'in kişilerin davranışlarında değil, kaynağında yani Kur'an ve sünnette aranması gerektiğini de ifade etti. İslamiyet'te her ibadetin nihai hedefinin Allah'a teslimiyet olduğunu dolayısı ile huzuru ve barışı sağlamak olduğunu belirten Başkan Bahattin Koçak, bu sözlerini namazla örneklendirerek Kur'an-ı Kerim'den değişik ayetlerle konuşmasını sürdürüp, İslam hukukunun insan hakları konusundaki içeriğini de anlattı. "Müslümanlara, kapıları ve evleri kırmak değil, kalpleri fethetmek emrediliyor." diyen Koçak, bu sözlerine örnek olarak da Peygamber Efendimiz'in Mekke fethini gösterdi. Koçak, kan dökülmeden fethedilen Mekke'ye girişte Rasulullah (sas)'i evinin penceresinden izleyen Hint'in eşi Ebu Sufyan'a söylediği: "Bir zamanlar kapılarını kırıp evlerinden kovduklarımız, şimdi hiçbir kapıyı kırmadan Mekke'ye giriyorlar." sözü üzerine Ebu Sufyan'ın şu ifadesine yer verdi: "İşte biz orada hata yaptık. Kapıları kırmakla kazanacağımızı umduk ama kaybettik. O ise, kalpleri kazanarak kazandı."

İkinci konuşma ise Prof. Dr. Leon Lemmens tarafından yapıldı. Lemmens konuşmasında Müslüman ve Hıristiyanların yakınlaşmaları konusunda bilgiler verdi. Lemmens konuşmasını tarihten verdiği örneklerle sürdürdü. Haçlı seferleri sırasında savaşı önlemek için Asise'li Francise'yi örnek olarak veren Lemmens, Hıristiyan olan bu kişinin, o dönemin Selçuklu melikine barış için gittiğini ve hürmetle karşılandığını söyledi. Bu türlü bilgilerin ne yazık ki hiç gündeme gelmediğini belirten Lemmens, tersi durumların hep rağbet gördüğünü, bunun da halkların arasını açtığını söyledi.

Lemmens, konuşmasının devamında Belçikalılara seslenerek şu çağrıyı yaptı: "Biz hep şimdiye kadar yabancıları dışladık. Onları, bizim işimizi ve aşımızı elimizden almakla suçladık. Halbuki Müslümanların ülkemizdeki varlığı aslında bizim için bir zenginlik ifade ediyor. Onların varlığı neticesinde kültür bilgimiz arttı, sosyal hayatta olumlu gelişmeler yaşadık, barış ve sevgi gibi evrensel değerlere birlikte sahip çıkmayı öğrendik. Hıristiyan olarak bizler, aramızda Müslümanların bulunmasına sevinmeliyiz. Onların buradaki varlığı bizim için değerlendirilmesi gereken bir zenginlik. Tanıdığımız her Müslüman, kültür hazinemiz için bir zenginlik gibi görülmeli. Onlarla tanıştığımıza sevinmeliyiz. Şehrimizde açılan her cami için sevinmeliyiz."

Konferans sonunda İslamiyet'in diğer konularına değinildi. Özellikle İslam'ın kadına bakış açısı dile getirildi. Bu arada bazı katılımcıların medyadaki olumsuz İslam imajını düzeltmek için birlikte çalışma çağrısı yapmaları diğer dinleyiciler tarafından alkışlandı.


a.aymaz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

27/ 10/ 2001... Ulu bir rüya olsa gerek
28/ 10/ 2001... Güzel bir şifa yuvası
03/ 11/ 2001... Sonsuz Nur Danimarka'da
04/ 11/ 2001... Gayr-i meşru yol, zıdd-ı maksuda gider
06/ 11/ 2001... Unutulmuş bir cennet köşesi gibi
10/ 11/ 2001... Fıtratın arzuladığı din
13/ 11/ 2001... “Dinleyin bu adamı!..”
19/ 11/ 2001... Müslümanlığa götüren bir olay
20/ 11/ 2001... Kur’an ayında Kur’an


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.