Şaşırtıcı iyimserlik
Ekonomideki 1. krizin yıldönümünde piyasalarda, birdenbire aşırı iyimserlik rüzgarı esti. Daha bir iki ay öncesinde Hazine'nin kasım ayındaki iç borcunu nasıl ödeyeceği; 2002 yılı için 5 milyar dolar ek kaynağın nereden bulunacağı konuşuluyordu.
IMF'den kaynak beklerken, 10 milyar dolarlık 3 yıl vadeli stand-by anlaşması haberi müjdelendi. Bu kredi, piyasalarda hibe etkisinde iyimserlik oluşturdu. Kredilerin hangi ev ödevlerine karşılık, ne şartlarda verileceği henüz belli değil. Kötümserlikler toplumun yaşantısına bire bir yansırken, iyimserlikler henüz aynı oran ve hızda yansımadı. Türkiye ne zaman krizsiz ortama dönecek? Üretim ne zaman artacak? Bu ülkede nasıl bir kalkınma stratejisi izlenecek? Bu sorular henüz cevaplanmış değil. Türkiye bir yıldır küçülmeyi, kemer sıkmayı, fakirleşmeyi sürdürüyor. Üstelik 3 yıllık yeni stand-by'da neler olacak, Sayın Kemal Derviş'in IMF'ye götürdüğü Başbakan ve yardımcılarının imzaladıkları ek niyet mektubu neleri içeriyor? Bu konularda halk, sanayici, bankacı, tüccar, esnaf, çiftçi, dar gelirli ne zaman bilgilendirilecek? Çünkü IMF reçeteleri bu kesimler üzerinde uygulanacaktır. Krizden çıkmak için her ne kadar IMF desteğine ihtiyaç varsa da; Türkiye kendi sorunlarının çözümü için; stratejisini, hedefini belirleyip, bunlara göre plan ve programlarını hazırlamak zorundadır. Günü kurtarmak, bundan önce olduğu gibi kısa baharlar oluşturup, yeni krizler doğurabilir.
57. hükümet döneminde IMF, Dünya Bankası ve AB'nin zorlamalarıyla da olsa yapısal reformlar yapıldı. Ancak ayak sürümeden, bir an evvel bunların uyum yasaları hayata geçirilmelidir. Bütün bunlar göz önüne alındığında aşırı kötümserlik de, aşırı iyimserlik de hayalcilik olur. Ülkemizin geleceği için temkinli iyimserliği elden bırakmamamız gerekir.
Son günlerde durma noktasındaki ticareti canlandırma amaçlı orta gelir gruplarına yönelik alışveriş kampanyalarının, halkın sofrasına yansıyacak temel maddelerde yapılmadıkça çok başarılı olacağına inanmıyorum. Ekonomik krizlerle fakirleşen halk, 2-3 yıl daha mevcut giysileri, araba ve beyaz eşyalarıyla yetinebilir. Ancak açlığa tahammülleri istenemez.
Geçtiğimiz hafta ekonomideki şaşırtıcı iyimserlik, döviz fiyatlarında yankı buldu. Dövizi ticaret aracı olarak seçen insanlar; döviz fiyatları yükselirken olduğu gibi, düşerken de satış paniği yaşadılar. Bu da fiyatların hızla gerilemesine neden oldu. Nitekim haftaya 1 milyon 500 bin liradan başlayan dolar 1 milyon 435 bin, Alman Markı da 680 binden 645 bin liraya kadar geriledi. Hafta sonuna doğru gelen kâr amaçlı alımlarla tekrar dolar 1 milyon 490 bin, mark ise 668 bin liraya yükseldi. Bu hafta dövizlerin dar fiyat aralığında yatay seyir izleyeceği düşüncesindeyim.
Dolar dış piyasalarda önemli para birimleri karşısındaki gücünü korudu. Avrupa paralarından Euro'ya geçiş, Euro'nun gerilemesinde, doların yükselmesinde etkili oluyor. Teknik olarak dolar/mark 2,20 ve 2,2325'te ana destek ve direnç noktaları oluştururken, Euro/dolar 0,8750'de destek 0,8825'te güçlü direnç oluşturdu. Bu seyrin dolar lehinde yukarı yönlü olacağını düşünüyorum.
Altın, dış ve iç piyasalarda paritelere bağlı sakin seyir izledi. Ayrıca İngiltere Merkez Bankası'nın yarın yapacağı 20 ton altın satış ihalesinin de baskısı altında bulunuyor. Dünya ticaretindeki yavaşlama ve faiz oranlarının düşmesi, altın fiyatını olumsuz etkiledi. Teknik açıdan altının kısa vade için 272,85 dolar/onsta destek, 277 dolar/onsta direnç noktaları oluştu.
Bu hafta piyasalardaki gelişmeler; ekim ayı enflasyon tahminlerine, IMF ile yeni stand-by için Bakan Derviş'in ABD'den getireceği haberlere, hükümetin reel sektörü canlandırmaya yönelik açıklaması beklenen tedbirlere bağlı olacağı düşüncesindeyim.
Sizlere sağlıklı bol kazançlı hafta dilerim.
a.yildirimturk@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
08/
10/
2001...
Ekonomide sıcak günler
15/
10/
2001...
Acaba hangisi?..
22/
10/
2001...
Yazboz tahtalı ekonomi
29/
10/
2001...
Euro'lu hayat başlıyor
05/
11/
2001...
Doların dalgası aşağıya döndü
09/
11/
2001...
Piyasalar ek kaynağa ilişkin yeni gelişmeleri bekliyor
12/
11/
2001...
TL artık dövize koşmuyor
14/
11/
2001...
Ek kredi beklentisi sadece faizlere olumlu yansıdı
19/
11/
2001...
Aranan kan bulundu!
|