GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

26/11/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Yorum

Strateji

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Çocuk

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



YORUM 


AB'ye uyum sürecinde hukukun temel sorunları (1)

Yargılanma ulusun egemenliğine dayanılarak yapılan bir eylemdir. Egemenlik paylaşılamaz, bölünemez. Yargılamanın da egemenlik gibi tek olması bir zorunluluktur. Nasıl birden çok yasama erki, birden çok yargılama erki olmazsa, birden çok yargılama erki de olamaz.

1- Adil yargılanma hakkının sağlanamaması, yargılama erkinin parçalanıp, güçsüzleştirilmesi:

Demokrasinin en önemli boyutu hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Hukuk salt var olan yasalar değildir. Hukuk yasaların yanında, bilim insanlarının görüşlerini (doktrin), yüksek mahkemelerin yasaların uygulama ve doktrin açısından yorumlarını içeren içtihatlarını ve bunların ötesinde uluslarüstü yasal düzenlemelerle birlikte uluslarüstü mahkemelerin içtihatlarını da kapsayan evrensel hukuk ilkelerini içerir. İşte hukuk dünyasında hukukçu bir zerre; ama hukuk bir ummandır. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasi birey-yurttaş olmuş insanlar bakımından yaşamsal önemdedir. Kuşkusuz bireyin yaşamında özel hukuk yargılamasının da önemli bir yer tuttuğu ve bu alanda da önemli değişikliklere gereksinme duyulduğu açıktır. Ancak idari yargılama ve özellikle ceza yargılaması bireyin hak ve özgürlüklerini ve hukuk güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğinden ceza yargılaması ve idari yargılama demokratik sistem açısından önem göstermektedir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen ve son Anayasa değişikliğinde Anayasa'ya kavram olarak giren adil yargılanma hakkı hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik sistemin belkemiğini oluşturmaktadır. Adil yargılanma hakkının evrensel üç önemli unsuru bulunmaktadır.

a) Yargılama birliği ilkesi

Yargılanma ulusun egemenliğine dayanılarak yapılan bir eylemdir. Egemenlik paylaşılamaz, bölünemez. Yargılamanın da egemenlik gibi tek olması bir zorunluluktur. Nasıl birden çok yasama erki, birden çok yargılama erki olmazsa, birden çok yargılama erki de olamaz. Yargılama erki de tek olmalıdır.

Oysa Türkiye'de ceza yargılaması ve idari yargılama alanlarında parçalanma yaratılmıştır. Farklı kuruluşu, farklı hakim statüsü, farklı ceza yargılaması usulleri olan yargılama alanları yaratılmıştır. Birinci ceza yargılaması alanı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nın uygulandığı ve giderek alanı daraltılan genel ceza yargılamasıdır. Alanı daraltılan genel ceza yargılamasında uygulanan usul yasasında 3842 sayılı yasa ile yapılan bireyin savunma ve hukuk güvenliğine ilişkin demokratik değişiklikler salt bu alana giren suçları işleyen yurttaşlara uygulanmaktadır. İkinci ceza yargılaması alanı 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Yasası'nın uygulandığı genel ceza yargılaması aleyhine genişlemiş olan askeri ceza yargılamasıdır. Bu yargılama alanına giren suçları işleyen asker kişilere ve bazı suçlarda sivil kişilere genel ceza yargılamasında 3842 sayılı yasayla öngörülen demokratik nitelikteki düzenlemeler uygulanmamaktadır. Üstelik her ne kadar sivil hakimler de bağımsız ve güvenceli değilse de askeri hakimler statüleri nedeniyle daha ileri boyutta bundan yoksundurlar. Üçüncü ceza yargılaması alanı Devlet Güvenlik Mahkemeleri yargılaması olup, genel ceza yargılaması aleyhine en çok genişleyen alandır. Bu mahkemelerin görev alanına ilişkin kriterler soyut ve yoruma açıktır. Ayrıca askeri yargılamada olduğu gibi bu alanda da suç işleyen yurttaşlara genel ceza yargılama usulünün 3842 sayılı yasa ile getirilen düzenlemeleri uygulanmamaktadır. Devlet güvenlik mahkemeleri yargılaması içinde ayrıca Terörle Mücadele Yasası'nın kapsamına giren suçlar için farklı usul düzenlemeleri bulunmaktadır.

Dördüncü ceza yargılaması memurların yargılanmasına ilişkindir. Beşinci olarak sıkıyönetim ceza yargılamasını görmekteyiz. Altıncı olarak da sansür yetkisini kullanan RTÜK'ün de bir ceza yargılaması yaptığı açıktır.

Ayrıca devlet organları ile yurttaşlar arasındaki uyuşmazlıklara bakan idari yargılamanın varlığı, yapılanması ve uyguladığı usul kuralları tartışmalıdır. İdari yargı bu yapılanmasıyla yargılama birliğine aykırılık oluşturmaktadır. İdari yargı alanında yaşanan ve durumu daha da hukuk dışılığa götüren Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin varlığıdır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra idari yargılamada Danıştay'ın yanına ikinci baş olarak Anayasa'ya konulmuştur. Yukarıdaki tablo vahim bir durumu işaret etmektedir. Ulus kendi adına yargılama yetkisini yargılama organlarına bırakmaktadır.

Bu yetki devrinin amacı birey-yurttaşların hukuk güvenliği ile kamu düzeninin sağlanmasıdır. Bu nedenle de bağımsızlıkları ve güvenceleri sonucu tarafsızlıkları sağlanmış doğal hakimlere, ister bireylere ister devletin kişiliğine karşı işlenmiş olsun herkese eşit uygulanacak aynı usul kurallarına gereksinme bulunmaktadır. Oysa bu parçalanmışlık içinde bunları sağlamak olanaksızdır. Yargılama birliği ilkesi bu bakımdan çok önemlidir. Bağımsız ve güvencelerle donatılmış hakimlerin tek şemsiye altında toplandıkları bir yapılanma ve tek bir ceza yargılama usulü uygulaması sağlandığında görev karmaşası da ortadan kalkacaktır. Yargılama birliği ilkesi, doğal hakim ve hakim bağımsızlığı ve güvencesi ilkelerini içinde barındıran bir ilkedir. Yargılamada birlik sağlamazsanız diğer iki ilkeyi de yaşama geçiremezsiniz. Adil yargılanma hakkı ancak bu ilkelerin sağlanmasıyla yaşam bulabilir. Adil yargılanma hakkı sağlanmadan da demokrasi olmaz.

(Ümit Kardaş: Dr, emekli yargıç, albay)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.