GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

 

06/12/2001

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Yorum

Strateji

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Dünyada Zaman

Arşiv - Arama

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Çocuk

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH

Okur Hattı

Basın Özetleri

Haber Üyeliği



DIŞ HABERLER 


İsrail, şiddete mola verdi

İsrail'in, terörizmle mücadele adına yaptığı saldırılar, bölgedeki şiddeti daha da artırınca, Tel Aviv yönetimi, Filistin'e 'teröristleri' yakalamak için fırsat vermek üzere saldırıları durdurdu.

İntihar saldırılarından sonra "Terörle mücadele için Arafat'ı beklemeye mecbur değiliz." diyerek geniş çaplı saldırılarla gerilimi tırmandıran İsrail, şiddetin daha da artması üzerine geri adım attı ve saldırıların durdurulduğunu bildirdi. Kararın gerekçesi ise, "Filistin lideri Arafat'ın terörü durdurmak için yapacağı icraatı görmek" olarak açıklandı. İsrail'in bu kararından önce, Kudüs'e sızmayı başaran bir İslami Cihat üyesinin gerçekleştirdiği intihar saldırısında 10 kişi yaralandı.

Sabah saatlerinde gerçekleşen saldırının, sorumluluğunu üstlenen İslami Cihat örgütü, hedefin patlamanın yakınında gerçekleştiği otelde kalmakta olan bir grup Siyonist lider olduğunu; ancak saldırganın otele giremeden kendini havaya uçurmak zorunda kaldığını bildirdi. Kudüs Belediye Başkanı Ehud Olmert, otelde iki bakanın kalmakta olduğunu açıkladı.

Dün ayrıca Nablus ve Cenin şehirleri çevresinde İsrail güvenlik güçleri ile silahlı Filistinliler arasında da iki ayrı çatışma çıktı. Çatışmalarda ölen veya yaralanan olmadı; ancak çatışmalar Arafat'ın 'sükunet çağrısının' Filistin sokaklarında yüzde yüz hakim olmadığını gösterdi. İsrail saldırılarının tek etkisi Filistinli örgütleri yeni operasyonlara itmek olmadı. Aynı zamanda hafta sonunda gerçekleşen terör saldırılarından sonra HAMAS ve İslami Cihat gibi örgütlere yönelik operasyonlara girişen Filistin Yönetimi'nin de işini zorlaştırdı.

Saldırılardan bir müddet sonra Amerikan CNN televizyonuna konuşan Arafat, Şaron'un saldırgan politikasının kendisinin terörü durdurmak için giriştiği çabaları baltaladığını söylemişti.

Dün, saldırıların durmasından önce Reuters'e de bir açıklama yapan Yaser Arafat, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un hem kendisini, hem de Filistin yönetimini devirmek istediğini söyledi. Yaser Arafat'la bir telefon görüşmesi yapan İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres ise, tutuklanması istenen 36 kişinin listesini ilettiğini belirtti.

Filistin Otoritesi dün de bazı tutuklamalarda bulunurken, Halkçı Cephe'nin lideri Ahmet Sa'adat'ı tutuklama girişiminde ise başarılı olamadı. Sa'adat, İsrail tarafından ekim ayında bir otelde öldürülen İsrailli Turizm Bakanı Rehavam Ze'evi'ye yönelik operasyonun arkasındaki isim olmakla suçlanıyordu. Bu Filistin Otoritesi'nin İslami Cihat'ın lideri Muhammed El-Hindi'ye yönelik tutuklama girişiminden sonra başarısız olan ikinci girişimi oldu.

Dün iyice artan gerilim üzerine BM, Gazze'deki 23 yabancı personelini güvenlik gerekçesiyle Kudüs ve Amman'a çekti. Uluslararası Af Örgütü ise, sivillerin öldürülmesine son verilmesi çağrısında bulundu.

Bu gelişmeler yaşanırken, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw dün, İsrail'e sürpriz bir destek vererek, Arafat'ın teröristleri yakalamak için gerekeni yapmadığını; İsrail'in, güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri almaya hakkı olduğunu söyledi. Kerim Balcı, Kudüs




Afganistan’ın yeniden inşası için Bonn'da imzalar atıldı

Zahir Şah yanlısı Hamid Karzai'nin kuracağı hükümet 22 Aralık'ta göreve başlayacak. Anlaşmayla ülkeye barış gücü yerleştirilmesi de kabul edildi. Afganistan'da, Taliban sonrası ülkeyi yönetecek geçici hükümet için Afgan temsilciler, anlaşma sağladılar.

Almanya'nın Bonn kentinde 9 gündür devam eden Afganistan Konferansı'nda tarihi bir adım atılarak, geçici hükümet için imzalar atıldı. Dün sabaha kadar süren görüşmeler sonunda, devrik Kral Zahir Şah yanlısı Peştun lider Hamid Karzai başkanlığında 6 aylık süreyle işbaşında kalacak geçici bir hükümet kurulmasına karar verildi. 22 Aralık'tan itibaren işbaşı yapacak olan hükümet, 30 üyeden oluşacak ve Büyük Şûra (Loya Jirga) kurulana kadar görev yapacak. Loya Jirga, anlaşmada sembolik bir rol verilen eski Kral Zahir Şah'ın çağrısıyla toplanacak. Loya Jirga'nın toplanmasıyla yeni hükümet kurulacak ve iki yıl sonra yapılacak seçimlerin hukuki süreci başlatılacak. Kuzey İttifakı adına konuşan İçişleri Bakanı Yunus Kanuni, anlaşmaya yüzde yüz uyacaklarını söyledi.

Varılan anlaşmaya göre BM Güvenlik Konseyi kararıyla Afganistan'a barış gücü yerleştirilmesi de kabul edildi.

Anlaşma, Kuzey İttifakı heyeti başkanı Yunus Kanuni, Roma heyeti başkanı Abdüssettar Siret, Peşaver heyeti başkanı Seyit Ahmet Geylani ve Kıbrıs heyeti başkanı Humayun Cerir tarafından imzalandı. İmza törenine Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, BM Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar İbrahimi ile yardımcısı Fransc Vendrell de katıldı. Anlaşma ile 5 kişi de başkan yardımcılığı görevine atandı. Ülkedeki etnik mozaik göz önünde bulundurularak atanan 5 kişi aynı zamanda hükümetteki değişik bakanlıklarda da görev yapacaklar.

Mücahid yönetimi döneminde dışişleri bakanlığı görevinde bulunan Peştun liderlerden Hidayet Amin Arsala maliye bakanlığı, Kuzey İttifakı Savunma Bakanı Tacik Komutan General Muhammed Fehim, yine savunma bakanlığı, Şii Hizb-i Vahdet grubundan Haci Muhammed Muhakkik planlama bakanlığı, ismi henüz belirlenmeyen bir Özbek de su ve elektrik bakanlığını, başkan yardımcılığı göreviyle birlikte yürütecekler. Başkan yardımcılığı görevine atanan son isim ise kadınlar arasından seçildi. Hazara etnik grubundan ve doktor olan Sima Samar da kadın işlerinden sorumlu bakan görevine getirildi.

Tacik komutanlardan Yunus Kanuni içişleri bakanlığı, yine Tacik asıllı Abdullah Abdullah da dışişleri bakanlığı koltuklarını koruyacaklar. Devrik Afganistan Cumhurbaşkanı olarak tüm dünyada tanınan Burhaneddin Rabbani'ye ise yeni oluşumda yer verilmedi. İmza töreninde bir konuşma yapan BM Afganistan Temsilcisi Lahdar İbrahimi, 23 yıldır savaşlara maruz kalan Afganistan'a artık uluslararası toplumun sahip çıkması gerektiğini söyledi. Cezayir Dışişleri eski Bakanı olan İbrahimi, Afganistan'ın geleceğiyle ilgili toplantılara katılan Afgan grupların, geçici hükümet kurulması anlaşmasını imzalayarak ağır bir yükün altına girdiklerini de vurguladı.

Alman Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Afgan halkına yapılacak insani yardımın en önemli konulardan biri olduğunu vurguladı. Devrik Kral Zahir Şah'ın damadı General Veli, Şah'ın önümüzdeki aylarda Afganistan'a gideceğini belirtti. Pakistan Dışişleri Bakanı Abdüssettar da, son haberlerin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Taliban'ın eski İslamabad büyükelçisi Abdüsselam Zaif ise, kurulacak geçici hükümetin, ülke halkı tarafından kabul edilemez kuklalar olarak değerlendirileceğini ileri sürdü. Dış Haberler Servisi




Karzai, ABD ve Zahir Şah yanlısı bir aşiret reisi

Afganistan'da geçici hükümetin başına getirilen Hamid Karzai, Taliban yönetimi döneminde sık sık ABD'ye yaptığı ziyaretlerle biliniyor.

Peştun asıllı 44 yaşındaki Karzai, aynı zamanda devrik Kral Zahir Şah tarafından da destekleniyor. Mücahidlerin iktidarda olduğu 1992-1996 yılları arasında dışişleri bakan yardımcılığı yaptı. Kandahar'da doğan Karzai, Kabil'de ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Hindistan'a giderek Simla Üniversitesi'ne girdi. 1982'de Sovyet askerleriyle mücadele saflarına katılan Karzai, Ulusal Afgan Kurtuluş Cephesi'nin harekat sorumlusu oldu. 1992'ye kadar Peşaver'de sürgün hayatı yaşayan Karzai, Necibullah yönetiminin devrilmesinden sonra Kabil'e döndü ve dışişleri bakan yardımcısı oldu. Dış Haberler Servisi




Eymen el–Zevahiri’nin ailesi öldürüldü

Usame bin Ladin'in lideri olduğu El-Kaide örgütünün teorisyeni ve iki numaralı ismi olarak ön plana çıkan Mısırlı Eymen el-Zevahiri'nin karısı ve üç kızının, Amerikan hava saldırıları sırasında öldüğü ileri sürüldü.

Mısır'da, Bin Ladin ve Zevahiri'ye yakın kaynaklar, Zevahiri'nin karısı ve çocuklarının pazar günü Taliban'ın elindeki son yer olan Kandahar'a düzenlenen hava saldırısında öldüğünü belirttiler. Saldırılar sırasında Zevahiri'nin de yaralandığı öne sürülmüştü. Mısır'da İslami Cihad örgütünü kuran Mısırlı doktor Eymen el-Zevahiri, Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'a düzenlenen suikasttan sorumlu olmakla suçlanmasının ardından Afganistan'a kaçmıştı. Kahire, aa




Kuzey Kıbrıs'ta 26 yıldır beklenen yemek

Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Klerides'i 26 yıl aradan sonra KKTC topraklarına getiren tarihî yemek oldukça sıcak geçti. İki lider, ocak ayında başlayacak yüz yüze görüşmeler öncesinde Türk kahvesiyle 'ısınma turu' yaptılar.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın verdiği yemeğe katılmak üzere 26 yıl aradan sonra ilk kez KKTC topraklarına geçti. Klerides, 26 yıl aradan sonra polis eskortuyla Ledra Palas sınır kapısından yoğun güvenlik önlemleri altında geçerek, KKTC topraklarına ayak bastı. Rum lider, yıllar sonra Lefkoşa'da 'kısa bir tur' attıktan sonra, KKTC Cumhurbaşkanlığı'na geçti. Klerides, KKTC topraklarına giriş yaparken, ellerinde beyaz balonlar bulunan bir grup, Rum lidere "Hoşgeldiniz" dedi ve sevgi gösterisinde bulundu. Akşam yemeğinin yendiği Cumhurbaşkanlığı ikametgahı önüne gelen beyaz balonlu grup ise, "Kıbrıs'ta barış engellenemez" diye slogan attı ve iki beyaz güvercin uçurdu.

Cumhurbaşkanı Denktaş, Glafkos Klerides'i ikametgâhının kapısında karşıladı. Yemeğe, iki liderin yanı sıra BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ve iki taraftan da 2'şer yetkili katıldılar.

Denktaş, 2,5 sat süren yemekten sonra, Klerides'i ikametgahın kapısına çıkarak uğurladı. Denktaş, Klerides ve De Soto, ikametgahın önünde bekleyen basın mensuplarının ısrarlı sorularına cevap olarak sadece el salladılar. Kıbrıs'taki tarihî dönüm noktalarından biri olabilecek yemeğin, ocak ayında başlaması kararlaştırılan ön şartsız yüz yüze görüşmeler öncesinde oldukça iyi bir ısınma turu olduğu belirtiliyor. Yemekte, iki lider, görüşmelerde hangi konuların ele alınacağını saptamaya yönelik müzakereler yaptılar. Klerides'in de, ocak ayındaki görüşmeler öncesinde Denktaş'a bir yemek daveti vereceği kaydediliyor.

Yemeğe medya büyük ilgi gösterirken, birçok televizyon, Klerides'in gelişini ve yemeğin ilk görüntülerini naklen yayınladı. Yemekte, imambayıldı, lagos balık ızgara, salata, Klerides'in Denktaş'tan özel olarak istediği ekmek kadayıfı ve Türk kahvesi vardı. Dış Haberler Servisi




Kıbrıs’ta yeni formül, çözüm ümidi olabilir

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, önceki gün 4 yıl aradan sonra ilk kez yüz yüze görüştüğü Rum yönetimi lideri Glafkos Klerides'e Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti modelini teklif etmesi, uzmanlar tarafından farklı biçimde yorumlandı.

Konuyu Zaman'a değerlendiren uzmanların bazıları, Denktaş'ın teklifinin daha önce ortaya atılan konfederasyon tezinin fiili bir uygulaması olarak görürken, bazıları önerinin adadaki sorun için en sağlık çözüm olduğunu belirttiler. İkili yapının, özellikle de dış politikada egemenlik paylaşımının nasıl oluşacağının temel sorunlar olduğunu dile getiren Dışişleri eski Bakanı İlter "Türkmen, çözüm için ille de bir etiket yapıştırmak gerekmiyor." dedi. Denktaş'ın önerisini destekleyen emekli Büyükelçi ve TESEV Genel Direktörü Özdem Sanberk'e göre, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti modeli ada için en sağlıklı çözüm yolu. 'Birleşik cumhuriyet olursa Londra ve Zürih anlaşmalarını eşitlik ilkesi de bozulmamış olur.' diyen Sanberk, 'Bu, Türkiye'yi de rahatsız etmez. Böylece, Doğu Akdeniz ve Ege'deki dengeler bozulmaz.' diye konuştu.

Denktaş'ın teklifini konfederasyonun fiili bir modeli olarak yorumlayan Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Cengiz Okman, modelin İngiltere Birleşik Krallığına benzeyen bir yapı olabileceğinin altını çizdi. Şu anda özellikle AB'nin Türkiye'nin tavrını denediği tespitini yapan Okman'a göre AB, Türkiye'nin reaksiyonundan emin olmadan Güney Kıbrıs'ı üye olarak kabul etmeyecek.

1979-1984 yılları arasında Türkiye'nin Kıbrıs Büyükelçiliğini yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı İnal Batu, karşı argüman geliştiren uzmanlar arasında yer aldı. İnal Batu, Denktaş'ın 'tek devlet' önerisi hayata geçmeden ve Kıbrıs Rum Kesimi AB'ye üye olmadan önce Türkiye'nin AB'ye üyeliği şart koşulmasını teklif ediyor. Batu'ya göre, Kıbrıs Türk tarafının yaptığı öneride, kurulması tasarlanan yeni Kıbrıs devletinin Türkiye'den önce AB'ye tam üyeliğine yeşil ışık yakılmış olduğu izlenimi mevcut. İnal Batu, Denktaş'ın sunduğu ileri sürülen 'tek devlet' teklifinin, önceki tezlerin aksi bir görüş oluşturduğunu da savundu.

Kıbrıs için bir öneri de İlter Türkmen'den geldi. Türkmen, güneyde bir miktar Yunan, kuzeyde de bir miktar Türk askeri bulundurarak adanın tamamen silahsızlandırılmasını teklif etti. AB Genişleme Süreci Uzmanı Dr. Cengiz Aktar ise Kıbrıs'ta çözümün AB'den geçtiğini dile getiriyor. Aktar'a göre, Denktaş'ın 'AB gölge etmesin' yaklaşımı ise yanlış.

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Sözen de, Türkiye'nin Kıbrıs politikasını yanlış buluyor. Türkiye'nin Kıbrıs'ta 'blöf' metodu izlediğini dile getiren Sözen'e göre, sorunun çözümü için Türkiye'nin önünde çok fazla pazarlık payı kalmadı. 'Muhtemelen Güney Kıbrıs, tüm adayı temsilen AB'ye girecek.' diyen Sözen, 'Bu sorun ya çözülecek ya da her iki taraf için kötü bir süreç başlayacak.' dedi. Sözen, bu süreçten Türkiye ve KKTC'nin zararlı çıkacağını da sözlerine ekledi.

Zafer Özcan, Murat Uçar, Erdal Şen, İstanbul




AGSP kararı, AB ile Türkiye arasındaki buzları eritti

Alman Başkonsolos Hoffmann-Loss, Türkiye'nin AGSP kararının Avrupa'yı memnun ettiğini söyledi.

Almanya'nın İstanbul Başkonsolosu Dr. Herbert Hoffmann-Loss, Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları (AGSP) konusunda aldığı son kararın Avrupa Birliği ile arasındaki buzları erittiğini söyledi. Fatih Üniversitesi'nde düzenlenen 'Avrupa Birliğinin Genişlemesi ve Almanya' konulu konferansa katılan Hoffmann-Loss, 'Avrupa'da Avrupa Birliği için çok önemli bir projeyi engellediği için Türkiye'ye karşı bir soğukluk vardı. Avrupalılar'a Türkiye'nin bu konudaki endişelerini anlatmak çok zordu. Sonuçta bu konunun çözülmesi her iki taraf için de memnuniyet vericidir, zira Avrupa'da Türkiye'ye yönelik soğukluk ve öfke giderek artıyordu.' dedi. ZAMAN'ın sorularını cevaplandıran Hoffman-Loss, Türkiye'de Kıbrıs'ı kullanarak AB yolunu tıkamak isteyen bazı çevrelerin olduğunu da öne sürdü. Hoffmann-Loss, Rauf Denktaş-Glafkos Klerides görüşmesinin Ada'da çözümsüzlüğü sona erdirmeye yönelik atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi. Türkiye'deki, 'Almanya Avrupa Birliği'ne girişi engelliyor' şeklindeki imajla ilgili olarak Hoffmann-Loss, bunun kabul edilemez birşey olduğunu zira, 1999 Helsinki zirvesi öncesinde Türkiye'nin adaylığının kabulü için Alman Dışişleri Bakanının çok önemli rol oynadığını söyledi. İsrail-Filistin sorununa da değinen Başkonsolos, ABD içindeki Yahudi lobisinin etkinliği nedeniyle ABD Başkanı George W. Bush'-un gereken tavrı almakta zorlandığını öne sürdü. Yavuz Güllük, İstanbul




Colin Powell: Irak’a askerî operasyon hesapta yok

Özellikle Irak konusunda destek sağlamak amacıyla Türkiye'ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Powell, Irak'a bir operasyonun hesapta olmadığını söyledi. Türkiye de endişelerini Powell'a iletti.

ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak'a yönelik bir operasyonun hesapta olmadığını söyledi. Ağırlıklı olarak Irak'a karşı uygulanan 'gıda karşılığı petrol' uygulamasının 6 ay daha uzatılması ve bu süre içerisinde de akıllı yaptırımların altyapısının oluşturulması için Türkiye'ye gelen Powell, Ankara'ya ekonomik ve siyasi alanda destek vermeye devam edeceklerini de belirtti. Powell'ın ziyareti sırasında Türkiye'nin Kabil çevresinde konuşlanacak bir birliği bu ülkeye göndermesi görüşü de ağırlıklı olarak kabul edildi. Powell dün ilk olarak Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile bir araya geldi. Bir saat süren görüşmede Irak, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı tekstil kotası, Ortadoğu'da yaşanan Filistin-İsrail çatışması, Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikası (AGSP) ve Afganistan'daki son gelişmeler masaya yatırıldı.

Görüşme konusunda iki bakan basına açıklamalarda bulundular. 'Irak'ın elinde nükleer silahlar var ve bunları kullanmasını engellemeye çalışıyoruz.' diyen Powell, 'Irak'ın teröre destek verdiğini biliyoruz. Ancak, şu an için başkanın danışmanlarından böyle bir adım atılması gerektiği yönünde bir talep yok. Irak konusunda Türkiye'den herhangi bir talepte bulunmadık. Çünkü bu konuyla ilgili biz de kesin bir karar vermiş değiliz." dedi.

Afganistan'da gruplar arasında varılan anlaşmadan memnuniyet duyduklarını ifade eden ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Afganistan'ın geleceğinin şekillenmesi için yeni bir yönetimin oluşturulması konusunu da görüştüklerini kaydetti. AGSP için yapılan temasların ardından sürecin olumlu bir seyir izlediğini ifade eden Powell, "Umarım bu sorunu da geride bırakmış oluruz." dedi.

Afganistan'da gruplar arasında varılan anlaşmadan memnuniyet duyduklarını ifade eden ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Afganistan'ın geleceğinin şekillenmesi için yeni bir yönetimin oluşturulması konusunu da görüştüklerini kaydetti. AGSP için yapılan temasların ardından sürecin olumlu bir seyir izlediğini ifade eden Powell, "Umarım bu sorunu da geride bırakmış oluruz." dedi. Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides'in tekrar bir araya gelmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Powell, "İki liderin Kıbrıs'ta bir çözüm için uzun bir yolculuğa çıkmalarını memnunuyitle takip ettik. Bu konuda Türkiye'nin desteğine de teşekkür ederim." dedi.

İsmail Cem de görüşmede Irak'a ilişkin gelişmeleri ele aldıklarını ve Türkiye'nin görüş açısını ilettiklerini belirterek, Irak'ın BM kararlarına uyması gerektiğini kaydetti. Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Asya-Avrupa enerji koridoru ile Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinde de de konuştuklarını ifade eden Cem, ABD yönetimiyle ilişkilerin hayli iyi olduğunu belirtti.

Afganistan'daki barış gücüne Türkiye'nin ne türlü bir katkısı olacağı yönündeki soruya İsmail Cem, 'Türkiye daha önce barış gücüne asker göndereceği taahhüdünde bulundu. Ancak gönderilmesi, belli bir takvime bağlı ve şu anda bu takvim belirlenmiş değil.' dedi.

Aynı soruya Powell ise, 'Türkiye'nin tarihi rolü göz önüne alındığında Afganistan'da önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyoruz.' dedi. Powell, Türkiye'nin Ortadoğu'da da önemli bir rol oynayacağını belirtti.

Powell dün ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Bülent Ecevit'i de ziyaret etti. Ziyaret sırasında Powell'a Afganistan ve Irak ile ilgili Türkiye'nin hassasiyetleri net bir şekilde iletildi.

Powell'ın ziyareti konusunda bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkinin Güneydoğu Avrupa'dan Afganistan'a uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrar ile işbirliği anlayışının güçlendirilmesinde temel öneme sahip olduğunu vurguladı.

Powell'ın başbakanlığı ziyareti sırasında da Başbakan Ecevit'in özellikle Irak'a yönelik muhtemel bir askeri harekat konusunda duyduğu kaygıyı dile getirdiği belirtiliyor.

Dün ayrıca Dışişleri Bakanı İsmail Cem tarafından verilen ve üst düzey Türk ve ABD'li yetkililerin hazır bulunduğu bir çalışma yemeğinde de Powell'a Ankara'nın Irak'a yönelik bir operasyona karşı olduğu ve sorunun çözümü için BM kararlarının uygulanması gerektiği görüşü iletildi.

Ziyaret sırasında Afganistan konusunda da Türkiye, barış gücü içinde yer almak istediğini Colin Powell'a net bir şekilde iletti. Türkiye, bu gücün sadece Müslüman ülkelerden meydana gelmesinin uygun olmayacağını ifade etti.

Görüşmelerde bu konuyla ilgili olarak düşüncelerini aktaran Türk Dışişleri ve Genelkurmay Başkanlığı, bu gücün tecrübeli ülkelerin de içinde yer alacağı şekilde oluşturulması gerektiğini söylediler. ABD tarafı ise Afganistan'ın ileride komşuları için tehdit oluşturmaması için Türk-İslam sentezinin bu bölgede yerleştirilmesi gerektiğini ve bu konuda Türk makamlarına büyük görevler düştüğünü İsmail Cem'e ilettiler. Buna göre TRT ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı bölgede aktif görev alacaklar.

Görüşmede, Türk birliğinin Kabil çevresinde yerleşeceği görüşü ağırlık kazandı. Ankara, barış gücünün sevki için çerçevenin çizilmesi ve şartların netleşmesi açısından yeni bir Birlişmiş Milletler kararının uygun olacağını düşünüyor. Ancak Afganistan'da çıkarları bulunan bazı ülkelerin BM kararı çıkartılırken mevcut konjonktürü kendilerine yorumlama girişiminde bulunmaları ihtimali karşısında Türkiye'nin yeni bir BM kararına gerek duyulmadan mevcut 1368 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının işletilerek asker gönderilmesini destekleyeceği belirtiliyor.

Konuk Bakan Powell'a, Türkiye'ye uygulanan tekstil kotalarının kaldırılması gibi konuların işlendiği bir ekonomik rapor da sunuldu. Türk tarafı, ayrıca kredili askeri borçlarının faizinin silinmesini de istedi. Powell da bu talepleri göz önüne alacaklarını iletti. Powell'ın Başbakanlık'a ziyareti sırasında Ecevit, Powell'a, ABD'nin AB ile yürüttüğü ekonomik ilişkilerin Türkiye ile de aynı ölçülerde sürdürülmesi talebini iletti.

Edip Ali Yavuz, Salih Boztaş, Gülten Sarı, Ankara



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.