Seyahat acenteleri bayramda ‘bayram’ yapamayacak
Bayramlarda en yoğun günlerini yaşayan turizm şirketleri, bu kez sevinemedi. Bayram tatili rezervasyonları yüzde 50 oranında azaldı. Acenteler, turları çekici hale getirmek için 50 dolarlık yurtdışına çıkış harcını kendileri ödemeye başladı.
Seyahat acenteleri, ekonomik krizden etkilenen vatandaşların harcama yapmaktan çekinmeleri sebebiyle, bayram tatili rezervasyonlarında yurtdışı tercihlerin yüzde 80, yurtiçi seyahat taleplerinin ise yüzde 50 oranında azaldığını açıkladı. Amerika ve Uzakdoğu seyahatini tercih edenlerin, uçak dahil bir haftalık tatil için kişi başına bin 500-2 bin dolar ödemeleri gerekiyor. Kış turizminin gözde merkezleri Kartalkaya ve Uludağ'da tatil programları 4 gün için kişi başı 400-500 milyon lira.
Ze Tur Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Onurlu, turlara ilginin çok azaldığını belirterek, düzenledikleri turlardan bazılarını iptal ettiklerini ifade etti. Onurlu, "Bu bayramda yurtdışına 350 kişi çıkarmayı planlamıştık, şu anda 50 kişi bile yok. İtalya, İspanya, Fransa turlarımızı iptal ettik. Tek ilgi gören yurtdışı seyahatleri Prag ve Budapeşte." dedi. Turları çekici hale getirebilmek için yurtdışına çıkış harcı olan 50 doları kendilerinin ödediğini belirten Onurlu, sağlanan kolaylıklara ve taksitlendirmeye karşın, beklenen ilgiyi bulamadıklarını anlattı. Duru Turizm ve Asya Tur yetkilileri de bayram tatilinde yurtdışı tercihlerin yüzde 80, yurtiçi rezervasyonların ise yüzde 50 oranında azaldığını bildirdiler. Yetkililer, bu azalmanın, vatandaşların ekonomik krizin psikolojisiyle ellerinde bulunan parayı harcamaktan kaçınmasından kaynaklandığını söylediler. Seyahat acenteleri yetkilileri, kayak ve dağ tatilini tercih edenlerin, bu merkezlere henüz yeterli kar yağmadığı için rezervasyon yaptırmadıklarını belirterek, en çok ilgiyi, Kapadokya, Abant, Yedigöller gibi yörelerin gördüğünü kaydettiler.
Bu mevsim Akdeniz kıyılarının da yeterli ilgiyi görmediğini ifade eden yetkililer, yurtdışı tercihlerin ise fiyatlarının uygun olması nedeniyle Budapeşte ve Prag'da yoğunlaştığını anlattılar. Acentelerden alınan bilgiye göre, bayram tatilinde Amerika, Çin ve Uzakdoğu seyahatini tercih edenlerin, uçak dahil bir haftalık tatil için kişi başına bin 500-2 bin dolar ödemeleri gerekiyor. Avrupa seyahatine gitmek isteyenlerin ise 4 günlük tatil için uçak dahil, 500-1000 doları gözden çıkarmaları gerekiyor.
Tatilini Türkiye'de geçirenler için en pahalı tercih ise Kartalkaya ve Uludağ. Bu merkezlerde tatil programları 4 gün kişi başı 400-500 milyon lira, Akdeniz tercihleri ise 4 gün için 100-200 milyon lira arasında değişiyor. Bayram tatilini Kapadokya, Abant ve Yedigöller'de geçirmek için de kişi başına 200 milyon lira dolayında ücret ödemek gerekiyor. Ankara, aa
İnternet, işsizlerin umut kapısı oldu
İnternet siteleri, aynı zamanda İstanbul'dan taşraya, taşradan da büyük şehirlere işgücü sirkülasyonunu sağlıyor.
Bilgisayar programcısı Yavuz Aşmen, Elazığ'da üniversite ögrencisiyken bir insan kaynakları sitesi yardımıyla İstanbul'da iş bulmuş. Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılan Aşmen'in imdadına yine insan kaynakları siteleri yetişmiş. Aşmen, şimdi internet aracılığıyla Ankara'da bulduğu bir işte çalışıyor. Aşmen, işsiz kalan birçok arkadaşının bu siteler aracılığıyla Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde buldukları işlerde çalıştığını söylüyor.
İşletme fakültesi mezunu Murat Tülek de üniversiteyi İstanbul'da bitirmiş. Uzun süre iş arayan Tülek, bir arkaşının tavsiyesiyle birkaç insan kaynakları sitesine özgeçmiş (CV) bırakmış. İstanbul'da iş bulmaktan iyice ümit kesen Tülek, şimdi CV bıraktığı bir sitenin aracılığıyla İzmir'de bulduğu işte çalışıyor.
www.insankaynaklari.com isimli sitenin içerik yöneticisi Figen Tahiroğlu, henüz yeni olmasına karşın insan kaynakları sitelerine olan ilginin büyük olduğunu dile getiriyor. Krizin ilgiyi daha da artırdığını belirten Tahiroğlu, "20 Ağustos 2000 - 19 Şubat 2001 tarihleri arasından aylık ortalama 6 bin 500 başvuru alıyorduk. Bu rakam 19 Şubat-19 Mart arasında bir aylık dönemde neredeyse 2 kat artarak 11 bin 200 civarına ulaştı." diyor. Özellikle finans sektöründeki küçülme sonucu pek çok kalifiye, iyi eğitimli ve deneyimli çalışanın iş arayışına yöneldiğinin altını çizen Tahiroğlu, "En yüksek oranda başvuru finans alanından oluyor. Bu sektörden yapılan başvuruların toplam içerisindeki payı yüzde 12,5 olurken bunu bilişim izliyor." şeklinde konuşuyor. Adı geçen siteye halen başvuruda bulunmuş 125 bin CV sahibi var. Murat Uçar, İstanbul
Nalin-i Saadetler, Topkapı Müzesi’nde sergilenmeye başlandı
Efendimiz Hazreti Muhammed'in (sas) yüzyıllardır özenle saklanan papuçları "Nalin-i Saadetler", Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Bölümü'nde sergilenmeye başlandı.
Mukaddes Emanetler Bölümü Sorumlusu Hilmi Aydın, Hazreti Muhammed (sas)'in "potin" ve "pabuç" türü iki tip ayakkabı giydiğini ifade ederek, pabuç türünün "nalin" olarak anıldığını kaydetti. Hazreti Muhammed (sas)'in pabuçlarının modelinin sandal olarak adlandırılan tipte olduğunu kaydeden Aydın, bu nalinlerde ayrıca biri baş parmakla yanındaki parmak, diğeri de orta parmakla onun yanındaki parmak arasından geçen iki tane de bağın bulunmasının önemli bir özellik olduğuna dikkat çekti. "Nalin-i Saadetler" Ramazan ayı sonuna kadar sergilenecek.
Gürcistan, Türk bayraklı gemiye el koydu
Trabzon İhracatçılar Birliği (TİB) Başkanı A.Hamdi Gürdoğan, Trabzon'dan Gürcistan'daki limanlara ihraç eşyası taşıyan Türk bayraklı Yıldızlı-1 gemisine Gürcistan tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden el konulduğunu açıkladı.
TİB Başkanı Gürdoğan, Trabzonlu işadamlarına ait Türk bayraklı Yıldızlı-1 adlı gemiye uluslararası sularda Gürcistan tarafından müdahale edildiğini ve 8 kişilik mürettebatın ise 3 aydır esir muamelesi gördüğünü söyledi.
Gürdoğan, Türk mürettebatın hapiste açlık ve sefalet içinde mağdur olmalarına Türk yetkililerin seyirci kalmasının kendilerini üzdüğünü belirterek, "Gürcistan'ın, ülkemizden her türlü maddi ve manevi yardımı almasına rağmen ülkemiz işadamı ve ihracatçılarına karşı düşmanca tavır ve davranışlarda bulunmasına bir anlam veremiyoruz." dedi.
Gürdoğan, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götüreceklerini ifade ederek, hükümetin, olaya müdahale etmesini istedi.
Muammer Turan, Trabzon
Fazla ödenen 10 milyarı bankaya iade etti
İzmir'de İlhami Kılıç adlı vatandaş, kendisine bir banka şubesinden yanlışlıkla ödenen 10 milyar lirayı, banka yetkililerine iade etti.
Ödemiş ilçesine bağlı Pirinççi köyü eski muhtarı İlhami Kılıç, geçtiğimiz cuma günü, hesabındaki 4,5 milyar lirayı çekmek için Halk Bankası'nın Ödemiş şubesine geldi. Kılıç, banka görevlisinin hazırladığı evrakı imzalayarak banka müdürü Hüseyin Tanrıver'in makamına geçti. Bir süre sonra görevli memur, hazırladığı parayı bir naylon poşet içerisinde gazeteye sarılı olarak İlhami Kılıç'a teslim etti. Parayı saymadan teslim alan Kılıç, ilçe merkezindeki işlerini bitirdikten sonra Ödemiş'e 23 kilometre mesafedeki Pirinççi köyüne döndü. Kılıç, evinde parasını saydığında, kendisine 10 milyar lira fazla ödeme yapıldığını fark etti. Bankayı telefonla arayarak durumu bildiren Kılıç, 10 milyar lirayı evine gelen görevlilere teslim etti. İlhami Kılıç, "Parayı teslim ettiğim içim huzurluyum. Allah verecekse helalinden versin." dedi.
Ahmet Ali Bektaş, Ödemiş
Aracını sollayan minibüsü kurşunla durdurdu
Bursa'da bir araç sürücüsü, kendisini sollayan yolcu minibüsüne silahıyla karşılık verdi. Olaydan sonra firar eden sürücü, yakalanarak cezaevine gönderildi. Saldırıda kullanılan silahın ruhsatsız olduğu belirlendi.
Bursa'da Ertuğrul Türkoğlu isimli vatandaş, yolda kendisini sollayan minibüse kurşun yağdırdı.Olay, önceki akşam İstiklal Mahallesi'nde meydana geldi. Ertuğrul Türkoğlu (30) kendisine ait 16 HS 187 plakalı Hundai marka özel otomobiliyle şehir merkezine doğru seyir halinde iken Hürriyet-Bağlarbaşı hattında çalışan 16 M 0177 şehiriçi yolcu minibüsü tarafından sollandı. Olaya sinirlenen Ertuğrul Türkoğlu (30), bir süre Feridun Kuzu yönetimindeki yolcu minibüsünü takip etti. Minibüsü sıkıştırmaya çalışan Türkoğlu, arabayı sollayamayınca belindeki tabancısını çıkartarak araç içerisinden minibüse doğru iki el ateş etti. Ertuğrul Türkoğlu'nun silahından çıkan kurşunlar minibüsün ön koltuğuna isabet etti. Koltukta kimsenin oturmaması nedeniyle ölen ya da yaralanan kimse olmadı. Elektrikçi olduğu öğrenilen Türkoğlu, olay sonrası arabasını Bağlarbaşı Mahallesi'ndeki evinin garajına park ederek firar etti. Ertuğrul Türkoğlu, 7.65'lik ruhsatsız tabancasıyla birlikte dün sabah saatlerinde yakalandı. Bir süre Bursa Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Türkoğlu, meskun mahalde silah atmak suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, Türkoğlu'nu tutuklayarak cezaevine gönderdi. Minibüs şoförü ile Türkoğlu arasında husumet bulunmadığı öğrenildi. (Fatih Karakılıç)
K-9 köpekleri görücüye çıktı
23 K-9 köpeği iyi koku alma, enkaz -da canlı bulma, eğiticiye itaat gibi yönlerden sınav- dan geçiriliyor.
İstanbul Bakırköy Belediyesi ve Emergancy Remponse Canine (Erk9) tarafından düzenlenen 'Afet Anı Arama Kurtarma Köpekler Eğitim ve Değerlendirme Programı'na katılan 23 K-9 köpeği uluslararası yeterlilik belgesi alabilmek için sınava tabi tutuluyor. Sivil Savunma Müdürlüğü, AKUT, Jandarma Arama Kurtarma, Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekipleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, Bakırköy Beledeyesi kurtarma ekipleri ve MTA'ya bağlı 23 adet K-9 köpeğine, Bakırköy'de bulunan Derby'nin eski fabrika yıkıntıları arasında sınav yapılıyor. İki etaptan oluşan sınavın ilki dün yapıldı. Büyük çekişmeye sahne olan sınavda, 5 ABD'li, 1 İngiliz ve 1 Türk uzman jüri olarak görev yaptı. Sınavın dünkü etabında başarılı olan K-9'lar bugün gerçekleştirilecek ikinci etaba katılacak. İkinci etapta da başarılı olan K-9'lar, alacakları uluslararası yeterlilik sertifikası ile dünyanın her yerinde görev yapabilecekler. Sınavda, köpeklerin iyi koku alma, canlı olan yeri en kısa sürede tespit etme ve eğitimcisinin vermiş olduğu komutlara uyabilme gibi pek çok yetenekleri dikkate alınıyor.
Murat Akan, İstanbul
Meclis, insan haklarını sanal âleme taşıdı
Vatandaşlar, insan hakları ihlalleriyle ilgili şikayetlerini elektronik posta yoluyla Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na ulaştıra-bilecek.
İnsan hakları ihlalleriyle ilgili şikayetler, Meclis'e artık internet yoluyla ulaşacak. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun 10 Aralık'ta faaliyete geçecek olan web sitesi, vatandaşa "sanal âlemde" bu kapıyı açacak.
"www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhak/insanhaklari.html" elektronik posta adresinde dünden itibaren deneme hizmeti vermeye başlayan sitede, komisyon hakkında genel bilgilerin yanı sıra ulusal ve uluslararası mevzuat yer alıyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve AGİT belgelerinden oluşan 43 uluslararası metin künyeleriyle birlikte sitede yer aldı. "Yakalama ve gözaltına alma" ile "cezaevleriyle" ilgili yönetmelikler de siteye konuldu. Sitenin en dikkat çeken bölümünü, "ihlallere ilişkin başvuruların komisyona nasıl ulaştırılacağı" oluşturdu. Şikayetlerin, mektup ve faksın yanı sıra elektronik postayla da alınacağı duyuruldu. Bu şekilde gelen ve isim, adres belirten başvurular anında değerlendirilecek ve neticesi yine internet aracılığıyla muhataplarına iletilecek. Komisyonda, işin takibini yapacak görevliler bulundurulacak. Konuyla ilgili olarak Zaman'a bilgi veren komisyonun MHP'li Başkanı Hüseyin Akgül, çağın iletişim aracı internetten yararlanarak, komisyon çalışmalarını şeffaf olarak kamuoyuna sunmayı hedeflediklerini açıkladı. Akgül, "Evrensel değer olan insan haklarının yerleşmesi toplumsal bilinçle olur. Bunun için de, bilgilendirme ve eğitimin yapılması gerekir. Bu sürece katkıda bulunmayı düşündük." dedi.
Zekai Özçınar, Ankara
5 milyon nafaka için kucakta adliyeye geliyor
Bursa'da, 4 yıl önce eşinden ayrılan felçli Kadriye Bozkır (53), mahkemenin 5 milyon lira olarak belirlediği nafaka parasını, komşularının kucağında adliyeye gelerek alıyor.
Bozkır çocuklarının kendisine bakmadıklarını belirterek, "Beni bu hale getirenler utansın." diyor. Alınan bilgiye göre merkez Yıldırım ilçesi Cümlekapı Mahallesi'nde oturan Kadriye Bozkır, 10 yıl önce geçirdiği rahatsızlık sonucu felç oldu. 4 yıl önce de 28 yıllık eşi İsmail Bozkır'ın açtığı dava sonucu boşandı. Bursa 2. İcra Dairesi'ne yatırdığı 5 milyon lirayı almak için utana sıkıla komşularının kucağında adliyeye geldiğini anlatan 5 çocuk annesi Bozkır "Bir dilim ekmeğe muhtacım, beni bu şekle getiren eşim ve bana bakmayan çocuklarım utansınlar." diye konuştu.
Komşular, nafaka parasının 5 milyon lira olarak belirlenmesini ve artırılmamasını da hayretle karşıladıklarını kaydettiler. Belden aşağısı tutmadığı gibi konuşmakta da oldukça zorlanan Kadriye Bozkır, komşularının kendisini hiç yalnız bırakmadıklarını, onların desteğiyle yaşamını sürdürebildiğini söyledi. Fatih Karakılıç, Bursa
Sinop’ta gemi battı: 6 mürettebat kayıp
Sinop açıklarında Ukrayna bandıralı bir yük gemisi battı. Sinop'ta yüklediği narenciyeyi Ukrayna'ya götüren "Cernemores" adlı 470 grostonluk yük gemisi, Sinop'un 55 mil açıklarında fırtına yüzünden battı.
Gemide bulunan 21 kişilik mürettebattan 13'ünü bir Türk gemisi, 2'sini ise Suriye bandıralı bir gemi kurtardı. Kurtarılanlardan 13'ü Giresun'a, 2'si ise Ukrayna'ya götürüldü. Mürettebattan 6 kişinin kayıp olduğu bildirildi. Aralarında geminin birinci ve ikinci kaptanlarının da bulunduğu kayıp 6 kişiyi arama çalışmalarına havanın kararması sebebiyle ara verildi. 13 kişiyi kurtaran "Kaptan Aslan Fatoğlu" adlı geminin kaptanı Ali Fatoğlu, telsiz sinyali üzerine kaza yerine geldiklerini belirterek şunları şöyledi: "Fırtına nedeniyle deniz, aşırı dalgalı. Telsizimizden yardım sinyali aldığımızda, yöreye yakın olduğumuzdan hemen yardıma koştuk. Ancak batan gemiyi göremedik. Sadece kurtarma filikasındaki mürettebatı gördük ve aldık. Diğer 2 mürettebatı ise Suriye bandıralı gemi aldı. Kurtardığımız mürettebat, geminin fırtına yüzünden battığını söyledi." Samsun, aa
1 hemşirelik kontenjana 217 erkek başvurdu
Niğde'de, "1 hemşire alınacak" şeklindeki söylenti üzerine özel hastaneye 733 kişi başvurdu. Özel Hacettepe Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi'ne bir hemşire alınacağını duyan 516 kız ve 217 erkek hastaneye başvurdu.
Hastane Başhekimi Dr. Atakan Canbulat, hemşire almayı planladıklarını; ancak bunu resmen ilan etmediklerini belirtti. Başvuruda bulunanları boş çevirmeyip, bir dilekçe ile fotoğraflarını aldıklarını ifade eden Canbulat, şunları kaydetti: "Resmi ilan yapmamamıza, üstelik sadece bir kişi almayı planlamamıza rağmen başvuranların sayısı 733'ü buldu. Başvuran erkeklerin çoğu, hastanenin başka birimlerinde çalışmayı umuyorlar." Canbulat, hemodiyaliz ünitesini tamamladıktan sonra başvuranlardan bir kişiyi seçeceklerini bildirdi. Niğde, aa
72 umreci havaalanından geri çevrildi
Fotokopi teminat belgesiyle Suudi Arabistan'a götürülmek istenen 72 umreci, Atatürk Hava Limanı'ndan geri çevrildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınması gereken belgeleri fotokopi ile çoğaltan Samah ve Attalia adlı seyahat şirketlerinin yetkilileri gözaltına alındı. Güvenlik görevlileri olayla ilgili şunları söyledi: "Diyanet, umreye gideceklerden kişi başı 30 dolar teminat alarak bir belge veriyor. Bu para, seyahat firması tarafından toplanıyor. İşte bu paranın üzerine yatmak isteyen iki firma, iki adet teminat kimliği alarak diğer 70 tanesini fotokopi ile çoğaltmış. 2 bin 100 dolar haksız kazanç sağlamış." Cenk Türkezer, İstanbul
2 bin kişiye daha hac imkanı doğdu
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Suudi yetkililer arasındaki görüşme sonucunda hac için 20 bin ek kontejan sağlandı.
Kontenjandan 10 binini DİB kullanırken, 10 binini acentelere verdi. Acenteler 19 Kasım'da biten kesin kayıtların ardından ek kontenjan umuduyla 2 Aralık'a kadar 8 bin ek kayıt yaptı. Acente yetkilileri, şu ana kadar herhangi bir müracaatta bulunmayan 2 bin kişinin daha hac yapma imkanı bulunduğunu söyledi. Hacca gitmek isteyenlerin 14 Aralık 2001'e kadar hac organize eden bir acenteye müracaatı yeterli olacak.
Hakan Yılmaz, İstanbul
Otogaz servisinde patlama: 9 yaralı
Giresun'da otogaz servisinde meydana gelen patlama sonucu, 6'sı ağır, 9 kişi yaralandı.
Dün saat 15.30 sıralarında Büyük Sanayi Sitesi 11. Blok Milenyum Otogaz Servisi'nde bir otomobile LPG deposu takılırken gaz sızması sonucu patlama meydana geldi. Patlama sonucu serviste çalışan ve çevrede bulunan 9 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınan yaralılardan 6'sının durumunun ağır olduğu bildirildi. Yaralılar arasında bulunan ibrahim Kaya, yangının ve patlamanın, iftar saatinin yaklaşması nedeniyle işçilerin acele etderek tedbirsiz, dikkatsiz iş yapmasından kaynaklandığını ileri sürdü. Giresun, aa
Sezer YÖK’e iki üye daha atadı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, açık bulunan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Azrak'ı seçti.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre Sezer, açık bulunan YÖK üyeliğine Üniversitelerarası Kurul tarafından Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Ruacan'ın seçilmesini de onayladı. Ankara, aa
Meclis, Sezer ile restleşmeyi DGM yasasında da sürdürdü
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bir kez daha görüşülmek üzere Meclis'e gönderdiği ve çete suçlarını DGM kapsamından çıkaran kanun tasarısı, Adalet Komisyonu'nda aynen kabul edildi. Görüşmelerde, iktidar ve muhalefet milletvekilleri Cumhurbaşkanı'nı eleştirdiler.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından kimi maddeleri bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gönderilen ve çete suçlarını Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) kapsamından çıkaran kanun tasarısı, Adalet Komisyonu'nda aynen kabul edildi. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, kanunun yıl sonuna kadar Meclis'ten çıkarılacağını söyledi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu'nda da aynen kabul edilmesi durumunda Cumhurbaşkanı, kanunu yayınlamak üzere Resmi Gazete'ye göndermek zorunda kalacak. Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne başvurma hakkı bulunuyor.
Meclis Adalet Komisyonu'nun dünkü toplantısında, milletvekillerinin tümüne yakını, Cumhurbaşkanı'nın geçici birinci maddeyi veto gerekçesinin dışında kalan hususlara itiraz etti. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Sezer'in veto gerekçelerine katılmadığını söyledi. Daha önce kanunun kabulü yönünde genel kurulda hükümete destek veren muhalefet partilerinin milletvekilleri de ilk kez Cumhurbaşkanı'nı eleştirdiler.
Saadet Partisi (SP) Van Milletvekili Fethullah Erbaş, "Cumhurbaşkanı'na karşı durmamız lazım. Sayın Cumhurbaşkanı, Meclis'in varlığını zedelemeye çalışıyor. Bu noktada (kanunun aynen çıkması için) direnmek lazım." dedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman, vetoyu yadırgadığını söyledi. SP Erzurum Milletvekili Fahrettin Kukaracı, Sezer'i daha önceki düşüncelerinin aksi yönde hareket etmekle suçladı.
Komisyonda, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte TCK'nın çete suçlarını düzenleyen 313 ve 314. maddeleri kapsamına giren fiillerle ilgili olarak soruşturma, yargılama veya temyiz aşamasında bulunan dosyaların Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden alınıp, cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilmesi yönündeki hüküm, muhalefet ve kimi DSP'li vekiller tarafından eleştirildi. Bu milletvekilleri, Sezer'in gerekçesine katıldıklarını belirtirken, AK Partili Ramazan Toprak, "Dosyalar kamyonların arkasına doldurularak ağır ceza mahkemelerine gidecek. Orada görev yapanlar da bunun içinden çıkamayacaklar. Davalar zamanaşımına uğrayacak." dedi. DSP İstanbul milletvekilleri İsmail Aydınlı ve Erol Al, verdikleri ayrı ayrı önergelerle Cumhurbaşkanı'nın talebi doğrultusunda hareket edilmesini istediler.
Kanunun yürürlüğe girmesiyle, Susurluk davası ve banka yolsuzlukları ile ilgili davalar DGM yerine ağır ceza mahkemelerinde devam edecek.
Halen TCK'nın 313'üncü maddesine göre 'cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak' suçundan DGM'lerde yargılanan ve aralarında Dinç Bilgin, Yahya Murat Demirel, Cavit Çağlar, Hayyam Garipoğlu gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu sanıklar DGM'den kurtulacak.
Meclis Adalet Komisyonu, daha önce de, cumhuriyet başsavcılarının soruşturma açma haklarını kısıtlayan bir kanunu Sezer'in gerekçelerini dikkate almayarak aynen kabul etmişti. (Süleyman Kurt)
Zanlı Hizbullahçı, ‘teslim olun’ çağrısı yaptı
İstanbul Küçükçekmece'de 3 sivil polis memurunu şehit ettikleri ve Esenler'de Hizbullah itirafçısı babaoğlu öldürdükleri iddia edilen katil zanlılarına dün olay yerlerinde tatbikat yaptırıldı.
Olay yerine önce zanlı Rıfat Demir getirildi. Demir, polislerin kendisini takip ettiğinden şüphelendiğini ve bu yüzden cinayeti tek başına işlediğini söyledi. Demir daha sonra Davutpaşa'da Hizbullah itirafçısı babaoğulun öldürüldüğü olay yerine götürüldü. Demir, cinayeti birlikte işlediği öne sürülen Mehmet Tahir Ak ile yüzleştirildikten sonra zanlılar olayı detayı ile anlattılar. İtirafçı cinayeti sırasında, Abdülaziz Ketme ile Beşir Acar isimli kişilerin istihbarat yaptıkları anlaşıldı. Rıfat Demir, örgütteki arkadaşlarına silahlarını bırakıp teslim olmaları çağrısında bulundu. 4 Hizbullahçı, yer göstermeleri için dün Diyarbakır üzerinden Batman'a götürüldü. Murat Akan, Ercan Gün, İstanbul
Hırsızlar kovalamacada 2 polisi yaraladı
İstanbul, Bursa ve İzmir'de dün meydana gelen polis hırsız kovalamacalarında 1 hırsız öldü, 2 polis de yaralandı.
İstanbul Gaziosmanpaşa'da devriye görevi yapan polislerle oto hırsızları arasında çıkan silahlı çatışmada, 2 polis memuru ayağından hafif yaralandı. Devriye görevi yapan polis ekipleri, içinde 3 kişi bulunan otomobili durdurarak arama yapmak istedi. Dur ihtarına silahla karşılık veren bu kişilerle polis arasında çıkan çatışmada, polisler Lütfi Altın ve Ayhan Korkmaz ayaklarından hafif yaralandı. Olay sırasında yol kenarındaki bariyerlere çarparak kaza yapan oto hırsızları ise çaldıkları araçla birlikte yakalandılar.
Bursa'daki hırsız-polis kovalamacasında ise bir kişi öldü. Çalıntı aracı terk ederek polisten kaçan Coşkun Köşder, çıktığı bir binanın eternit çatısının kırılması üzerine 8 metreden aşağı düşerek hayatını kaybetti. İzmir'de meydana gelen olayda da hırsız, polisin ateş açması sonucu yaralandı. Dün sabaha karşı Alsancak'ta bir tekel bayiini soymaya kalkan 3 hırsız, polisi görünce kaçmaya başladı. Polisin dur ihtarına uymayan hırsızlardan İbrahim Bulut (22) açılan ateş sonucu yaralandı. Fatih Karakılıç, Dedebay Amanov, Bursa, İzmir, İstanbul
Krizden sonra 2 milyon kredi kartı sahibi icralık oldu
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), krizi fırsat bilen bankaların kredi kartı faizlerini fahiş oranlarda artırmasıyla binlerce tüketicinin 'kartzede' konumana düştüğünü açıkladı.
İş Bankası, Yapı Kredi, Vakıfbank ve Halkbank temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla 'Kredi Kartı Sorunları Nasıl Çözümlenir?' konulu konferans toplayan Sevim, bankacılara ve hükümete, 'Bu ülke için seve seve kredi kartı faiz oranların düşürme' kampanyası yapma çağrısında bulundu. Sevim, "Bankalar ekonomik krizi fırsata dönüştürmemeli, bu ülke için seve seve kredi kartı faiz oranlarını indirmeli ve soyguna dönüşen temerrüt faizlerinden vazgeçmelidir." dedi. Sevim'in verdiği bilgilere göre 13,5 milyon kredi kartı kullanıcısından 2 milyona yakını borçları yüzünden takip ve icra aşamasına gelmiş durumda. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Turgut Öz, kredi kartı sözleşmeleriyle ilgili yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Yeşim Atamer de, sözleşmelerin tüketicinin risklerini paylaşmak yerine, tüketici aleyhine zoraki faiz uygulamalarıyla bankalara gelir getirir konumda olduğunu savundu. İş Bankası Kredi Kartları Müdürü Uğur Çelebioğlu ise, faizlerin tüketicinin mağdur olmayacağı, finans sektörünün de fonlama maliyetini çıkarabileceği bir oranda buluşturularak düşürülebileceğini dile getirdi. Kredi kartlarıyla ilgili temel sorun, genel işlem şartlarıyla doldurulmuş sözleşmelerden kaynaklanıyor. Sözleşme metinleri, tek taraflı olarak bankaların tayin ettiği faiz oranları, İcra ve İflas Kanunu hükümleri dışındaki sözleşme maddeleri, maaş ve ücret hacziyle ilgili sorunlar tüketicilerin rahatsızlık konuları arasında yer alıyor. Fatih Uğur, İstanbul
Selçuk Parsadan: Bütün başbakanları dolandırdım
Dolandırıcı Selçuk Parsadan, "İlk ve son toplantım." diyerek bir basın açıklaması yaptı. Bütün başbakanları dolandırdığını söyleyen Parsadan, örtülü ödenekten, Abdi İpekçi suikastına kadar birçok olay hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu.
Parsadan'ın açıklamaları özetle şöyle:
- Hamdi Akın vasıtasıyla Mesut Yılmaz'dan gelen talimatları yerine getirdim. Mahkemeye saldır dediler, saldırdım. Tansu Çiller bu olayla linç edilmek istendi. Mesut Yılmaz 11 yolsuzluk dosyasını bir tek örtülü ödenek ile takas etti. Temizlendi.
- Çiller'i dolandırdıktan sonra Hamdi Akın ile tanıştım.
- Mustafa Duyar'ın bildiği her şeyi ben, benim bildiğim her şeyi de Mustafa biliyor. Derin devlet bizi orada ikimizi de yok etmek için aynı odaya koydu. Mustafa Duyar bir gün Şam'da televizyon izlerken Abdi İpekçi olayıyla ilgili bir belgesel görüyor. Orada da Yalçın Özbey'i görüyor. Bu adam suikasttan sonra kaçtığım Almanya'da evime gidip gelen adam diyor. O anda jeton düştü diyor. Abdi İpekçi cinayetini yapan güçle Sabancı suikastını yapan güç aynı güç; derin devlet.
- Mirasyedi burjuva mensupları beni dolandırdı. Ama bu dolandırılmaktan başka hayatımdan şikayetçi değilim. Bütün başbakanları dolandırdım. Dolandırmak sadece para ile olmaz. Ararsın başbakanı bir paşa diye. Yeğeninin askerlik işini hallettirirsin. Bu da dolandırıcılıktır. Süleyman Demirel'i dolandırmaktan 3 yıl, Tansu Çiller'i dolandırmaktan 6 yıl, Kamuran Çörtük'ü dolandırmaktan da 3 yıl hapis yattım. Bunlar benim onurumdur. Hiçbir garibanı dolandırdığımı duydunuz mu?
-Hapisten çıkarken 15 milyar ödemem gerekiyordu. 5 milyarını Hamdi Akın, 10 milyarını da canlı yayına çıkmak karşılığında Kanal D ödedi.
Bu arada Akfen Yönetim Kurulu Başkanı ve Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Hamdi Akın, Parsadan'ın iddialarıyla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Akın, başvuruda, Parsadan'ın akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etti. Akın'ın yakın çevresine, Parsadan'dan yaklaşık bir yıldır tehdit aldığını, şantaj karşılığında kendisinden para istendiğini söylediği öğrenildi.
Ankara, Zaman
Türkiye gaz için son kez masaya oturuyor
Ölçüm istasyonlarının yetersizliğini ileri sürerek İran'dan doğalgaz alımını erteleyen Türkiye, bu ay içinde gaz alımına başlamak zorunda. İran ile son kez anlaşma zemini aranıyor.
Türkiye ile İran arasında 1996 yılında yapılan ve iki yıldır ertelenen doğalgaz alım-satım anlaşmasında kritik bir noktaya gelindi. İki ülke, doğalgaz alım-satımı için bu ay son kez masaya oturacak. Anlaşma gereği Türkiye İran'dan 22 yıl süre ile yıllık 10 milyar metreküp doğalgaz alacaktı. İlk gaz alım tarihi ise Ocak 2000 olarak öngörülmüştü. Ancak Türkiye hazır olmadığı için karşılıklı anlaşma ile 22 yıllık gaz alım süresi 25 yıla çıkarılmış ve gazın teslim tarihi de 30 Temmuz 2001'e ertelenmişti. Botaş, bu tarihten sonra da İran gaz ölçüm istasyonunun yetersiz olduğunu ileri sürerek gaz alımına başlamadı. Yaşanan uzun süreçten sonra gaz alımı bu ay da gerçekleşmezse konu uluslararası kamuoyuna taşınacak. Konuyla ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Yurdakul Yiğitgüden açıklama yapmak istemedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan, İran ölçüm istasyonunun yeterli duruma getirilmesi halinde 15 Aralık 2001 tarihi itibarıyla gaz alımına başlanacağını vurgulamıştı. İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene ise, ölçüm istasyonlarının hazır olduğunu açıklamıştı. Zengene, Türkiye'nin gazı aralık ayında da almaması durumunda yasal yollara başvuracaklarını ifade etmiş ve ölçüm istasyonu ile ilgili de Bazergan sınır kapısında bütün tarafların katıldığı ortak bir basın toplantısı yapılmasını istemişti.
Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Bülent Aras, uluslararası akitlerini yerine getirmeyen devletlerin, uluslararası arenada ciddiyetten uzak hukuki yapıya sahip bir ülke konumuna itildiğini ifade ederek anlaşmaya uymayan tarafın böyle bir durumla karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Aras, uluslararası anlaşmaların tek taraflı feshedilebileceğini veya askıya alınabileceğini de belirterek, "Ancak, anlaşmalara bu durum için bir madde konur ve bu caydırıcı bir şart olur. Bunun en çok rastlanan örneği de tazminattır." dedi.
Türkiye'nin İran ile yaptığı anlaşma uyarınca toplam 2 bin 577 km uzunlukta olan doğalgaz boru hattından ilk yıl 3 milyar metreküp gaz alınması planlanıyor. Bu rakam 2007 yılında 10 milyar metreküpe çıkacak. İran'dan alınacak gazın rakamsal değerinin 25-30 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. (İsmail Altunsoy)
Rosenbergler davasında baş tanık yalancıymış
ABD'de yaklaşık 50 yıl önce Sovyetler Birliği casusu oldukları gerekçesiyle idam edilen Ethel ve Julius Rosenberg'in davasının baş tanığı Ethel'in kardeşi David Greenglass, yalan ifade verdiğini itiraf etti.
Greenglass, New York Times editörlerinden Sam Roberts'ın 'The Brother' adlı yeni kitabında, kardeşini idama götüren davada yalan ifade verdiğini açıkladı. O dönemlerde atom araştırmalarıyla ilgili Sovyetler'e bilgi veren casus Greenglass, Rosenbergler mahkemeye çıkarıldığında suçlama altında olduğunu ve karısı Ruth'la mahkum edilmekten korktuğunu, daha sonra McCart-hy'nin yardımcısı olan savcı yardımcısı Roy Cohn'un yalan söylemesi için kendisini cesaretlendirdiğini anlattı. New York, aa
Amerika, bu sefer kendi askerini vurdu
Afganistan'da, bir Amerikan bombasının hedef şaşırması sonucu 3 ABD askeri öldü, 19'u da yaralandı.
Taliban'ın son kalesi Kandahar şehrinin kuzeyine B52 bombardıman uçağıyla yanlışlıkla düzenlenen akında, 3 Amerikan ve 5 Afgan askerinin öldüğü, 19 ABD askerinin de yaralandığı açıklandı. Hedef şaşıran bombanın, 907 kg'lik uydu güdümlü JDAM bombası olduğu açıklandı. Bu "akıllı bomba" elverişsiz hava şartlarında hedefleri daha isabetli vurmak için Körfez Savaşı'ndan sonra geliştirilmişti. Bu arada, Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, Afganistan'ın doğusundaki Tora Bora'ya yönelik bombardımanda, cumartesiden bu yana 80 sivilin öldüğünü açıkladı. Dış Haberler Servisi
|